5 Kasım 2017 Pazar

Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler

...Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler…
Ömrümün labirentler dolusu,
Yorgun patika yollarında
Yerle gök de beraber olmak üzere,
Tam altı duvarı birden,
Üzerime üzerime çöküp dururlarken,
Çokça aradım o asfalt yolu ben.
Cangılların huzur yüklü bungalovlu
Mavi bataklığından ilk kaçabildiğimdeyse,
Henüz altı yaşındaydım.
Annemin anlatıp durduğu,
O yokken gelirse,
Olabildiğince kaçmam gerektiği,
Kabuslu canavar
İlk kez yüklenmişti, omuz başlarıma…
Küçücüktüm daha.
Yüreğimin başucunda,
Bir ömür boyu silinmeyecek
Koca bir yarayla
Başarmıştım işte kaçmayı.
Az gittim,
Uz gittim ama
Dere tepe hiç düz olmuyordu bana.
Annem bir kere daha gitti sonra,
İlk kabuslu canavarımı da alıp,
Çok ağladım ardından anamın.
Sustum sonunda ama...
Ne de olsa kardeşim vardı yanımda.
Köyümüzün merasında,
Kardeşimle sırt üstü uzanırdık çimlere,
Bilseydiniz nasıl da güzeldi.
Ellerimiz ensemizde...
Altımızda çimenler sıcacık,
Birer kaz tüyü yataktılar sanki.
Üstümüzde binlerce hayal yıldızı yorgan gibi.
Hayallerimizi hatırlamıyorum acaba neydi?
Şimdi...
“Ne zaman,
Hiçbir şeye bedelsiz en mutlu oldun?” deseler,
O gündü derim.
Sonra kardeşimle beni de ayırdılar ayrı köylere.
Daha, o gece, bir kere daha geldi,
Koyun kokulu yorganlar ardında
Uyuyamıyorken ben,
Uyudum sanıp dokundu tenime elleri,
Annem “Ölsen bile bağır!” derdi hep
Nedeni anlamazdım.
Ölmekten korkmadım da,
Bağırırsam, annem hemen gelecekti
Söz vermişti!
Bağırdım, herkes geldi.
Annem hemen gelemedi.
Çok dövdüler beni, kimseye söylemeyeyim diye,
Burnumdan akan kanın ilk tadı,
O günde saklıdır hala!
Nefret ettim sonra hep
Annem gibi olamayan bütün adamlardan!
On sekizime üç gün kala,
Bir yol ayrımındaydım hayatımın,
Beni bütün labirentlerimden çekip alacak,
Apayrı bir dünyaydı benim için,
Gidecektim adını bile
Sonradan öğrendiğim o ülkeye,
Öğrenecektim artık bilmediğim ne varsa
Gavur ellerinde gavur kocaya varırım diye
Son anda vazcaydılardı göndermekten
Hayat akıp geçerken
Yıllar yılı evimden koruduğum namusumu
Sevdim sandığım o gence hediye etmiştim çoktan
Telli duvaklı gelin olurken ben
Annem hem ağlıyor hem teneke çalıyordu ardımdan
Gittimse de geri döndüm annem,
Mutlu muydun, ben yaprak gibi direnirken hayata!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...