heyecan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
heyecan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2026 Cumartesi

Bahar Geldi

...Bahar Geldi...
Dün Galata'nın eteklerinde gezdirdim kendimi.
Gümüşsuyundan çıktım yola,
Yürüye yürüye Galata'da buldum kendimi.
Sokaklar alabildiğince kalabalık,
İnsanlarda birer heyecan.
Masalarda tek bir boş sandalye yok.
Durduk yere içim sevinçlendi.
"Sonunda." dedim.
"Nihayet bahar geldi."
Cemre.Y.

24 Ocak 2026 Cumartesi

Bize Biraz Umut Lazım

...Bize Biraz Umut Lazım...
Nicedir güneşsiz günlere uyansak da,
Yüzümüze bulaşan tebessümsüz sabahları atlatmak lazım.
Mor çiçekli kırların da mevsimi gelecek elbet.
İyot kokulu denizlere kavuşacağımıza inanmak lazım.
Sebepsiz gülümsemelerle,
Heyecanlı sabahlara sarılacağımız günler de gelecek elbet.
Bize biraz umut lazım, birkaç tutam da sabır yeterli.
Gelecek de bir gün gelecek elbet.
Cemre.Y.

20 Ocak 2026 Salı

Yine Yağmur

...Yine Yağmur...
Daha dün sabah bembeyazdı İstanbul'umun çatıları.
Birkaç gün daha yağar diyordum kar taneleri.
Terasımın karlarında kahve içecektim daha.
Bu sabah da aynı beklentiyle uyandım ama
Ne kar kalmış ne de heyecan, her yer yine yağmur.
Şimdi hayallerimin kırıklarıyla oturmuş çay içiyoruz.
Cemre.Y.

1 Ocak 2026 Perşembe

Anason Kokulu Günaydınlar

...Anason Kokulu Günaydınlar...
Birazdan anason kokulu günaydınlar başlar.
Dün akşamdan kalan dağınıklıklar toparlanır yavaştan.
Salonun en güzel köşesinde yer alan
Işıklı çam ağaçları nasıl da üzgündür şimdi.
Bir kez daha aynı heyecanla kurulmak için,
Koca bir yılın daha bitmesini bekleyecek çünkü.
Tombala pulları da en az yılbaşı ağacı kadar üzgündür.
Ben mi?
Ben anason kokulu günaydınları geçeli çok oldu.
Hem yeni yıla dair hiçbir umudum kalmadığından,
Hem dilediğim bütün dileklerimin hala havada kalmasından.
Hem de artık rakıya da, acılı şalgama da ulaşamadığımdan.
Öyle yeni yıla girmek için gece on ikiyi falan beklemiyorum,
Çünkü yeni yıl heyecanımı da çaldılar benden.
Uykum gelince uyuyor, uykum bitince uyanıyorum.
Sade bir kahve eşliğinde güne başlamayı çok severdim ya
Kahveye de eskisi kadar ulaşamaz olunca,
Demli bir çay eşliğinde güne günaydın diyorum.
Öyle zeytinli, peynirli, ballı, reçelli kahvaltılarım da yok.
Ekmeğe katık ne varsa en güzel kahvaltı işte, günaysın madem.
Cemre.Y.

3 Mayıs 2022 Salı

Sahi Mi, Günaydın Mı?

…Sahi Mi, Günaydın Mı?...
Şöyle gerine gerine, uyunamayan gecenin,
Şöyle mutlulukla uyanılamayan sabahındayım.
Yağmur desen,
Güneşin çocuksu heyecanlarını çoktan çalmış,
Geceden beri, İstanbul'un bayram sevincini yıkamakta!
Sahi mi ,günaydın mı?
Cemre.Y.

23 Ocak 2021 Cumartesi

Can Parem

...Can Parem...
Ey benim sesinin heyecanından öptüğüm.
Gülüşünde güneş ışıltıları saklayanım.
Kokusunda misk-i amber rüyalar saçanım.
Günüm, gecem, can parem.
Cemre.Y.

10 Ekim 2020 Cumartesi

Öylece Geldin

...Öylece Geldin...
Oyyy benim!
Her sabahına uyandığım, o yeni günüme sabırla,
Güneş gülümseyişli zamanlarımın ansızında,
En umutlu amanlarıma heyecanlanmışken,
Gece karası sürülen kimsesizliklerimde,
Sanki yarın bayrammışçasına,
Kırmızı kurdelalarla,
Yeni tohumlarımı, toprağına sürgün ettiğim!
Günler geçti, geceler söndü,
Mevsimler de değişti ya…
Hani, sen bana inatla, gelmedin ya!
"Sen, bana hiç gelmeyeceksin belli!" diye diye…
Ömrünün, bana hiç gelememeşine de ayrıca,
Bil cümle yeni sitemler hazırladığım…
Ve türlü çeşit küfürlü şiirler demlediğim!
Tam da sana, körken, sağırken, dilsizken,
Öylece geldin "He!" mi,
Öpeyim mi yaprağından!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Yeni Yıldızlar

 ...Yeni Yıldızlar...
Gülüşünün,
Gül kıvrımlı gamzesinde saklıydı
Yüreğinin bunca vakit,
Sanki hiç okşanmamış da
Şimdi,
Usul usul saçlarını tarayıp,
Taaa....
Yüreğine değen ellerin heyecanı.
Işıldayıverdi gözleri,
Zifiri yalnızlığına teker teker
Yeni yıldızlar asmaya başladı.
İçinde bir yerlerinde...
Dost elinin ne kadar ılık olduğunu hatırladı.
Yarın başka bir hayata doğacaktı.
Cemre.Y.

27 Haziran 2020 Cumartesi

Neyleyim

...Neyleyim...
Nicedir, yüreğinin derin dehlizlerinde,
Kırık dökük, toz duman,
Örtüleri eskimiş heyecanlarının gizeminde,
Uzaktan, ırağa birbirimize iç çekerken yani!
Belki, hani olur ya...
O ilkbaharımızın ilk can suyunu,
Soluk bir mum ışığında ararken ben,
Ki hayat aynanda o günkü,
Gözlerinin ışıltısını gösterecektim sana ben!
Belki yeni bir hayata doğacaktın yeniden.
Lakin...
Acımasızdı hep kaderin ağlarından ilmek çalıp çalıp,
Kendi bitmeyen açlıklarına seni yem eyleyip,
Aşamadığı yıldız tozlarını,
Sen fark etmeden sana çuvallar dolusu döküp,
Sen ona bakınca masumane gülüngeçler savurup,
Bitmiyordu sana sahte güneşler doğuran!
Bütün doğruların kilimlerini serip de sana,
Ulaşmaya çalıştıkça bulanıklaşıyordu gözlerim.
Yoruldum be sevgilim.
Mevsimli ya da mevsimsiz...
Ben vazgeçtikten sonra, hani...
Açan laleyi de...
Ne bileyim...
Neyleyim?
Cemre.Y.

15 Ocak 2020 Çarşamba

Düşünsene

...Düşünsene...
Düşünsene bir,
Bunca yıl sonra artık sadece iskeleti kalmış şu tahta evin,
Tam kırk altı yıl öncesindesin!
Rahmetli anan,
Sahibi diye başlık niyetine sayıldığı bütün o tarlalara,
Karnı burnunda ırgatlık yapmamış bütün gün!
Bütün tarlalarda hazır olmuş hasatlar.
Evin bütün odaları şen şakrak pür telaş heyecanda!
Ağustos sıcağı yakmıyor da efil efil esmekte o gün...
Baban ilk evladı doğacak diye,
Nasıl da gururlu cinsiyetini umursamaksızın!
Köyün tek ebesine haber etmiş daha imsak vaktindeki ilk sancıda.
Gece çökene kadar rahmetli anamın karnını sıvazlamış babam!
Güvenmişim,öyle çok güvenmişim ki babama...
Doğmuşum ve bütün ömür yaşadıklarım sadece bir kabusmuş,
Uyanınca,
Beni yine koruyup kollasın diye anamdan çok babama sarılmışım!
Cemre.Y.

2 Ocak 2020 Perşembe

Bana Güven

...Bana Güven...
Nicedir niceyim diye sordum da kendime şöyle bir...
Çok uzun zamandır güven sarsıntısı yaşamıyorum misal.
Çok uzun zamandır da eril dişil fark etmeksizin,
İnsan dahil etmiyorum ömrüme!
Nicedir heyecanlanmıyorum bir yerlere yetişmek için,
Nicedir de hayallenmiyorum,
Birilerine bir şeyler anlatabilmeye dair.
Ben bile hatırlayamıyorum ki,
Nicedir zamanımın zembereği durmuştu hayata dair.
En azından günde iki kez doğru zamandaydı o kesin.
Lakin...
Sırtımdaki görünmeyen yara izlerim kaşındıkça,
İdrak etmeye başladım ki...
Güven sarsıntılarının yaraları,
Üstlerine beton dökünce geçmiyormuş be azizim.
Her bir yaranın izini,
Yeni yeni, güvenlerle sarıp sarmalamak lazımmış meğer!
Yoksa...
Bunca yokluğa ve yalnızlığa rağmen,
Kaşınıp durmazdı olmayan izlerin yara yerleri!
Sen...
Her kimimsen...
Ne dersin?
Savuralım mı bütün kilitlerimizi,
Bütün o hiçbir yeri açamayan paslı anahtarlarımızı!
Denize asalım mı bütün o gelmeyenleri, gelemeyenleri.
Hiç gelmeyecekleri ve dahi gelmeyi hiç dilemeyenleri.
Böyle anası hariç dümdüz gelmişine, geçmişine...
Dümdüz sövelim mi en kelimelerin efendisinden taa!
Sana on yüz baloncukluk şefkat verebilirim,
Bana birkaç damla saf göz yaşını armağan edebilirsen eğer!
Çünkü bilirim ezberimden...
Güvendir bu!
Güveneyim sana.
Ve sen bana güven!
Cemre.Y.

25 Kasım 2019 Pazartesi

Kalp

...Kalp...
Durduk yere...
Hiç olmayacak bir anda...
Hiç de gereği ve sebebi yokken!
Kalbinin varlığını hatırlatıyor ya kendi EKG'n
Ne vakit, yanılıp, şaşıp da hani,
Yüreğine de danışmaya ramak kalsa...
Hiç yoktan var oluveriyor birileri!
Durduk yere açıveriyor eksikliklerini.
"Troid ilacını içmeyi mi unuttun acep?
Ya da...
Yanlışlıkla iki kere mi içtin ki?" diyor misal.
Öyle olmalı zira kaderimin yeni çizelgesi.
Merkürü dehleyip,
Satürn'ün gereksiz geçişlerini es geçip,
Durduk yere gelecekten bi yüreğe,
"Hoş geldin mirim!"diyemem misal.
Kesin...
Troid ilaçlarımının oranıdır sıkıntım.
Yoksa...
Bu kalp bunca yıl heyecanla atmamış,
Ne diye bi hayale kansın de mi?
Cemre.Y.

10 Ekim 2019 Perşembe

Çürük Zincir

...Çürük Zincir...
Uzak iklimlerin, uzak coğrafyalarında da karşılaşsak!
Bir yerlerden kırılmalı bu kader zincirlerimizin çürük halkası.
Bütün dünya bizi kendi kötücül hayallerine alet etmeye meyl etse de.
Nefes aldığımız havada oksijensiz kalmadan kenetlenmeliyiz hayata!
Belki yüreklerimiz ezilir, bileklerimiz kanar,
Yargılarımızı bir kenara atıp birbirimize kenetlenmekten lakin...
Sonunda...
Diyelim ki kırklı yaşlarında yorgun bir kadın ve bir bireysiniz!
Hiç tanımadığınız üç yaşlarında bir kız çocuğu,
Siz evinizin güvenine doğru adım atarken,
O kapı aralığında karşılaştığınızda
"Güzel kadın!" diyecek arkanızdan!
Pabuçlarını bağlarken ve sen merdivenleri hızla aşarken,
"Nasıl bir güzel kadın mesela!" diyecek ayakkabılarını giydirmeye çalışan abisi!
"Ya ne bileyim,
Hiç bizim annelerimiz gibi değil, güzel işte!" diyecek ve seslenecek ardınızdan!
"Güzel kadın!" 
Sesi yankılanacak merdivenlerinizde.
"Asıl güzel olan sensin yavrucuk, büyüyünce göreceksin!" desen de...
"Güzel kadın işte abi, kadın güzel!" derken anladım.
O, benim ruhumun içini görmüştü!
Bir zamanlar ön yargılarla uzak kalınması salık verilen bir kürt soyuydu!
Bunca vakittir de...
Kızım hariç...
Ruhumun dibini de en sadesinden gören tek oydu!
Asıl "Güzel kadın!" oydu!
Zira...
İçinden...
"Uzak iklimlerin, uzak coğrafyalarında da karşılaşsak!
Bir yerlerden kırılmalı bu kader zincirlerimizin çürük halkası.
Bütün dünya bizi kendi kötücül hayallerine alet etmeye meyl etse de.
Nefes aldığımız havada,
Oksijensiz kalmadan kenetlenmeliyiz hayata!" diyen de oydu!
Büyüdüğünde...
Kaderine razı aşiret gelini yahut, aile meclisi kararı olmaksızın,
Aşık olup evlendiğinde...
Güzel kadınları sevebilecek güzel oğullar doğuracaktı hem de coğrafyasız!
Çünkü anneler cinsiyetsiz severdi evlatlarını!
Öyle olmalıydı!
Türk'ü, Kürt'ü fark etmeden!
Bugün bir zincirini daha kırdım anne'm...
Affettin mi beni oğul doğamadım diye?
Değil mi ki kimse evladı gereksiz savaşlarda boğulsun istemez!
Uzak iklimlerin, uzak coğrafyalarında da karşılaşsak!
Bir yerlerden kırılmalı bu kader zincirlerimizin çürük halkası.
Bütün dünya bizi kendi kötücül hayallerine alet etmeye meyl etse de.
Nefes aldığımız havada oksijensiz kalmadan kenetlenmeliyiz hayata!
Misal...
Bugünden sonra doğacak bütün evlatlara, cinsiyetsiz...
Hayata nefes aldığı her gün...
Anneler hiç usanmadan, son nefesine kadar...
Ve seni her anımda hala aynı heyecanla seviyorum evlat!
"İyi ki doğurmuşum seni!" diyecek.
Çünkü ben o eski, ön yargılı çürük zincirlerin hepsini kırdım!
Cemre.Y.

18 Eylül 2019 Çarşamba

Olsun, Yine De Yüreğime Sağlık

...Olsun, Yine De Yüreğime Sağlık…
Açlığın hüküm sürmesine ramak kalmış bir ülkede,
Sabah, öğlen, akşam, gece kuşaklarında bile, ha bire gözlere sokulan!
Hiç yapamayacağımız yemeklerin,
Heyecanla, kavgayla karışık programlarını izlemek gibiydi seni sevmek!
Halbuki izleyicilerin çoğu, akşamın sofrasına marketlerin depo önü köşelerinde,
Atılmalıklardan ucuza sattığı sebzeleri seçip, alıp, ateşe karıp, yemek eylemiş,
Yine de bir kere olsun lutfedilip
"Ellerine Sağlık!" denmemiş gibiydi seni sevmek,
Olsun, yine de yüreğime sağlık.
Cemre.Y.

10 Eylül 2019 Salı

Gelişi Güzel

…Gelişi Güzel…
Kusursa, sen o kusuruma, iyi bak sevgili…
Hiç öyle aruz vezni kalıplarına sığdırmaya uğraşamam yürek dizelerimi!
Beyitlerimi ergenliğin verdiği platonik heyecanlarıma hediye ederken,
Akrostiş şiirlerimiyse kim bilir hangi lise defterinin arasında unuttum ben.
Hani şöyle ölçülü, vezin'li şiirlere kafa yormayıysa,
Edebiyat öğretmenimin, tam da rahmetli anam gibi…
"Sen buna şiir mi diyorsun yani,
Aç da, iki kelam Bediüzzaman Risale İ Nur oku!" dediğinde vazgeçmiştim!
Zira bütün çocukluğum, ergenliğim,
Genç kızlığım,
İki dudak arası kaderimin nedenini onlarla aramakla geçmişti.
Yani öyle keşke kalıplara sokmaya falan çalışmasaydın beni,
Önden önden yargılamasaydın bi!
Garipçiler gibi serbest ölçüde, gelişi güzel, severdim ben seni.
Yani öyle böyle de değil ha!
Allah ne verdiyse denilen cinsinden.
Hani olur da bir gün birini sevmeyi gerçekten denersen,
Geçmişinde bırak kafiyeleri, uyakları, redifleri.
Gelişi güzel sev yani.
Kışın can eriğine aşer misal, tatlı şeyler sevmediğim halde,
Şeker pudralı kreması bol çileğe misal.
Yazın, portakal,
Mandalina kabuğu kızart misal,
Kuzine sobanda ayağında yün çorapla yatarken.
İlkbaharda güz yaprakları savuştur ellerinde,
Böyle çıtır çıtır hayat geçsin ellerinden.
Sonbaharda da, yeni yağmur çiselemiş de,
Taze biçilmiş çimen kokusunu çek içine.
Kusursa sen o kusuruma iyi bak sevgili…
"Sevgili!"dediysek de hani lafın sana gelişiydi
Yoksa ben bütün o sanal sevişgenlerin ta ebesini.
Lakin, belli ki hiç olmamış,
Hiç de olmayacak bizden, senden önceki yalnızlığıma bir sal beni.
Cemre.Y.

9 Temmuz 2019 Salı

Yolda Yürürken Kitap Oku

...Yolda Yürürken Kitap Oku...
Evime doğru giden yolda serviste giderken veya
Yolda yürürken kitap okuyor olmama hala şaşıranlar var,
Ben de onlara şaşırıyorum!
Otobüste, minibüste, metrobüste ya da herhangi bir araçta,
Hatta yolda yürürken bik bik telefonlarıyla oynayabiliyor ama kitap okuyamıyorlarmış!
Bu akşam tam kitabımın son sayfalarının en heyecanlı yerine gelmişim,
Apartman girişinin merdivenlerine konuşlanmış mahalle gençlerini yarıp,
Tam yine okuyarak kapıyı açacağım...
Alt kat kiracı komşunun aylak kardeşi durduk yere,
"Abla bir şey sorabilir miyim?"dedi.
"Sor tabi, nedir derdin?"dedim.
"Abla sen bu kadar usanmadan ne okuyon yollarda,
Arabalara çarpmıyon, taşa çarpmıyon,
Öle dümdük gözün kitapta okuyon da okuyon ne okuyon, ne tarz okuyon!"dedi.
Gözüm kitapta doğru anahtarı bulup kilidi çevirirken,
"Kitap okuyorum gördüğün gibi."dedim.
"E tabi kitap da ne üzerine, konusu ne, hem nasıl düşmüyon yürürken."dedi.
"Birincisi; Yolda yürüyerek kitap okurken,
Telefonlardaki sanal sosyal medyalardaki gibi
Dikkat dağıtacak resim, fotoğraf vs. olmadığı için,
İnsanların kulakları çok daha keskin duyar.
İkincisi; Arada bir yürüyeceğin yol mesafesine,
Karşına çıkabilecek insan veya çocuk sayısına,
Hatta hiç olmadık anda yoluna çıkacak araç ihtimaline dikkat edersen,
Öle dümdük yürüyerek kitap okuyablirsin yürürken.
Üçüncüsü; Ne bulursam okuyorum, mesela bu bir roman,
Polisiye bir roman ve en güzel yerini de sen şimdi böldün."diyorum.
"Aa! Ben duymuşdum bu Polisiye Roman kitabını çok güzelmiş he"dedi.
İnsani bir sabırla içimden "La Havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim."çekip,
"Kardeşim roman okuyorum, tarzı da polisiye!
Yazarı; Jean Christophe Grange
Romanın Adı; Ölüler Diyarı"dedim.
Hay demez olaydım...
"Tamam abla ya bir şey demedik öyle ölü mölü oluyo mu şimdi
Ama onu da duymuştum çok güzel bir kitaptır ha!"dedi.
Saat bu saat oldu hala kendi kendime gülüyorum ağlanacak hallerimize!
Oysa öyle sıkı bir dindar olmasam da,
Hatta taa çocukluğumdan çoğunlukla yaradıma gücenip,
Çoğunlukla da "Eh o da ne yapsın ki insanların bu kadar üreyeceğini öngörememiştir,
Nasıl ki her yerimiz mobese kamerası doluyken ve herkes her şeyimizi,
Her anımızı gözlem altında tutuyorken bunca şiddete, cinayete,
Kimse öncesinden dahil olamıyorsa,
O neylesin bi dünya dolusu insanın kaderiyle"diyerek yeniden barışsam da.
Rabbimizin Peygamber efendimize ilk emridir "İkra!" "Oku!"
Neyse belli ki yine dünyayı biz kurtaramayacağız azizim,
Şiirimize bakalım biz.
Cemre.Y.

11 Mayıs 2019 Cumartesi

Günün Kutlu Olsun

...Günün Kutlu Olsun...
Tam...
"Bu sensiz beşinci anneler günüm annem!" diyecektim ki vazgeçtim.
Sen beni bırakıp bu sefer sonsuzluğa gittin diye,
Benim biricik annem olduğun gerçeği hiç değişmedi ki!
Tıpkı doğumumda kız evlat olduğumu öğrenip,
Beni sevgisizliğine terk ettiğin o gün gibi!
Ben beni bildim bileli kız evlatlar en ilk, babalarına aşık olurdu.
Ben babama hiçbir zaman o kadar güvenemedim.
Ben en ilk, anasına aşık olmuş tek bebeydim.
Anasının son günlerinde,
"Gel de bir koklaya koklaya, sarıla sarıla bir öpeyim seni kuzum,
Zaten ömrümce yeterince sevemedim!" denilen cinsinden
Sen benim...
"Anneler günün kutlu olsun be anam!" dediğim sevdam.
Biliyorum bu sene...
Sana aldığım bütün o hediyelerimi dolaba tıkmayacak,
Ben yokken açıp öpmeyeceksin.
Biliyorum bu sene...
Bütün heyecanınla açacaksın sana sunduğum armağanlarımı!
Öyle ya!
Daha kalubelam okunurken,
Zıt gitmiştim tanrıya neden bana böyle bir kaderi reva gördü diye
Kendime sunulan onca yalan cennetlerden öylece caymışken ben!
Ömrümün bütün zemherilerine göğüs germişken,
Senin için kaç ömür kaç vakit, kaç zaman,
Abdest alıp, namaz kılıp, nice dualar ettim bir bilsen.
Anneler günün...
Analar günün...
Her neredeysen, yaşadığını hissettiğin her günün kutlu olsun anam!
Cemre.Y.

29 Mart 2019 Cuma

Neyse Ya Neyse!

...Neyse Ya Neyse!...
Yaza çoktan razı bahar çocukları oynaşıyorlar sokağımda,
Heyecana karışmış sevinçli sesleri çığlık figan,
Ya seksek oynamakta.
Ya da ellerinde rengarenk bir topaç fırıldatmakta,
Ya da kızlı erkekli masumlar en çok yakan top oynamakta.
Yahut sek sek oynamakta birileri birileriyle!
Mahallenin en yeneni de artık ütmekten bıktıysa
Dolu dolu durup duran misket kavanozlarından da.
Geçenden de...
Bir tastamam gelemeyenden de...
Sorgusuz gelenden de...
Gidenden de...
Kalamayandan da!
Yürek bu.
Sonunda soğur!
Sen dur öyle,
Duyma, görme, sevme, sevilme öylece kal,
Aman eksilir narsistliğinin yalnızlık durağını aman terk etme.
Ölürken gülümsersin sana hiç takılmayan namus madalyalarına!
Geldi mi, görmedin mi,
Seçti mi, seçtin mi, sevdin mi yoksa sevemedin mi neydi,
Geçti mi geçen.
Haberin olsun seçtiğim o yalnızlığımın taaa!
Sahi bitti mi?
Bittin mi, yoksa bitirildin mi!
Neyse ya neyse!
Sarıl bari yine kendi omuz uçlarına.
Cemre.Y.

30 Aralık 2018 Pazar

Kristal Hayaller

...Kristal Hayaller...
Kar'dan daha kristal hayallerim vardı sana dair!
Ben ne zaman seni hülyalarıma dahil etsem,
Ne zaman...
"Ömrüme şans sonunda gülerse,
Önce senin hayallerini gerçekleştiririm." diye heyecan yapsam!
Senin dileğin olur ise...
Bir daha seni göremeyecek olmam da dahildi senin rüyalarına!
Olsun...du...
Senin bütün güzel rüyaların gerçek olsundu.
Varsın kalsın benim ömrümde eriyip giden,
Ömrümü tüketen o kristal hayaller'im.
Varsın kırılsın sana dair olan bütün o kalplerim.
Yeter ki,
Yosun gözlüme her mevsim,
Artık lale devri olsun...du.
Birilerinin bari...
Kar'dan kristal hayalleri gerçek olsun!
Cemre.Y.

25 Ekim 2018 Perşembe

Puzzle

…Puzzle…
Ah benim, konusu hayatsa, ömrüne dik duranım.
Ah benim, konusu sevdaysa, sevdasına yenik, suskun yüreklim,
Ah benim, yosun gözlüm, yürek çiziğim, lülücanım, heyecanım!
Ah benim, kendi kendine çelikten duvarlar örenim…
Ah benim, yüreği baştan yaralım, ciğeri parelim!
Ah benim, karıncanın yolu başka iken bile, ekmeği onu dilerse diye vazgeçenim.
Daha ne kadar...
Ömrünün boşluğunun tek karesini, sığdırmaya çalışacaksın koca bir puzzle'ı!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...