kadeh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadeh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2024 Salı

Hiç Yoktan

…Hiç Yoktan…
Hiç yoktan kahkahalarla gülen kadınlara rastladım bu sabah!
Masalarında yeşil güzeli üzüm salkımları,
Ellerinde kıpkırmızı şarap dolu kadehleriyle,
Oturmuşlar kamp sandalyelerine…
Sanırsın güneş makas almış yanaklarından,
Deniz de orada, sahil de orada, şiir de orada.
Öyle güzel gülüyorlardı ki,
Bir tutam gülüş yerleşti dudaklarımın kenarlarına.
Hiç yoktan birkaç dakikalığına da olsa güzelleşti dünyam.
Hiç yoktan sevmeyi sevdim mesela, günüm günaydınlandı.
Cemre.Y.

13 Kasım 2022 Pazar

Ölemem Ben Çocuk

...Ölemem Ben Çocuk...
“İki nota arası es!” lerim kısadır benim çocuk...
Sonatlarımsa uzun..
Derin...ve acılı...
Ama sonunda biterler...
Sonra olmazsa bambaşka bir tınıdan,
Bir hüdavendigar'ımdır,
Belki daha derin hüzzam'ım,
İki kadehçik acılı şalgamıma eşlik edecek,
Sohbetsiz, neşesiz...
İçinde "siz "olmayan,
Her şey kadar eksiklik....
Birkaç duble işte...
Sakin ve sessiz.
Kış vakti sahil kasabası kadar,
Issız ve çağlayan dalgaları,
Sahili hırçınca döven o engin deniz ağrısı
Ve sancısı ve intikamı kadar...
Yani tek başına çekilmez ya...
Birkaç dublecik rakılık kadar!
Neyimi anlayamadın çocuk!
Senin anandım!
Yani olması gereken her şeyin?
Olamadımsa...
Ver elini Shopen, Vivaldi, Emma Shaplin...
Olmadıysa da oldur!
Söz belki bir yerinden ağlarım,
Ağlarsam!
Yeniden başlarız belki!
Ölemem ben çocuk!
Boşuna vücudumu saran kitlelere,
Sebep bekleme ve umma!
Sensizliği düşünmekten,
Onları düşünmeye fırsat kalmıyor ki.
Her biri, ayrı bir yerden kanser'im ola!
Çatlaktı zaten,
Senden öncesinden yüreğimin sol yanı,
Öylece sızıverdin dışına dışına.
Cemre.Y.

5 Kasım 2022 Cumartesi

Hiçbir Şey Yok!

...Hiçbir Şey Yok!...
Ama ben…
Daima, önce yüreğimi sevdim!
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Giderken beni, gittiğin yerlere
Hangi acımasız hikayelere satabileceğin,
Hangi cümlelere,
Bedelsiz savurabileceğin,
Hangi kelimelere,
Asi bir rüzgarla fırtınalara koyvereceğin,
Hangi harflerle,
Zemheri ayazında donduracağın mühim değil çocuk!
Ben sana susarım!
Seninle ilgili her şeye buruk bir tebessümüm olursun ancak!
Duyamazlar seninle ilgili tek bir acı bile!
Çünkü ben!
Daima önce yüreğimi sevdim.
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Dayanabilirdim!
Dayandım!
Dayanıyorum!
Dayanacağım!
Öyle ya geldiğin gün ki kadar, acı değildi gidişin.
Ne kadar çok insanıma bedelmişsin meğer çocuk!
Sen gittin sülalem oldu benim!
Artık seni hissetmiyorum...
Size göre isyan etmeliyim, ağlamalı, sızlamalı,
Kendimi yerden yere atmalıyım!
Şişeler dolusu kadehlere sığınmalıyım...
Hiç değilse seni bari haklı çıkarmalıyım,
Yok!
Acımıyor hiçbir yerim!
Sadece arada...
Beynimden bağırsaklarımın içine kadar bir acı doluyor,
Derin bir nefes veriyorum,
Almaya gerek hissetmiyorum,
Geçiyor!
Ya da öyle sanıyorum!
Ayaklarımı dayıyorum sobaya sıcağı hissetmiyorum!
Dışarı çıkıyorum soğuğu hissetmiyorum!
Hani bir an karşıma çıksan...
Seni bile hissetmem o derece çocuk!
Biz artık yaşamıyoruz çocuk!
Sen yoksun!
Ben yokum!
Hiçbir şey yok!
Cemre.Y.

14 Şubat 2022 Pazartesi

Boş Sandalye

…Boş Sandalye…
Bazen…
Bazen iyidir o bazen'ler,
Şarkılar hep güzeldir,
Kafalar daha da güzel.
Bir eksik varsa,
O da masada hala yeri dolmayan,
Boş sandalyedeki o şiirdir.
Ey şiirim…
Hala, daha, neredesin?
Cemre.Y.

16 Ekim 2020 Cuma

Eksik


...Eksik...
Ucuza harcanmasın diye ömrümün gururu...
Pahalı gün batımlarının çok yıllık kadehlerini,
Yüzlerine döküp, arkama dahi bakmadan,
Çekip gitmişliğim çoktur da!
Hani es kaza...
Salaş bir balıkçı masasının,
Rengarenk masalarından birinde,
Hayata..
Yeni bir şans vermişçesine eğmişsem başımı,
Fesleğen yalnızlığımın tam ortasındaysam hani!
İzin vermişliğimde vardır hani,
Yüreğimin usulca okşanmasına.
Kalbimde çiçek bahçeleri açarken,
Misk-i amber kokularımı da salmışımdır ya hani!
Şimdi...
Şöyle bir bakınıyorum da yüreğimin kıyılarına,
O, onca yüze dökülen kadehlerin mi ahı vardı acaba!
Zira...
Nicedir masaların rengi solmuş,
Sandalyelerin hep bir ayağı aksak!
Bir tek fesleğen çiçeği bile yok, eksik!
Hadi insanı geçtim de...
Mavi eksik, yeşil eksik, sarı eksik,
Gururumun koca çınarının kahverengisi eksik!
Hani şöyle namus timsali falan da seçilmemişim,
Şu hayattan bir "Aferin!" bile bana hep eksik!
Daha denizi, yıldızı, yakamozu, mehtabı, ay'ı...
Daha...
Rakıyı, şalgamı, eşliğinde balığı saymıyorum bile!
Ulan özlenmeyi falan geçtim de,
"Sen bende eksik kaldın." diyenim bile olmamış hiç!
Eksik işte.
Her şey...
Herkes...
Fesleğen yalnızlığına bürünmüş ömrümde...
Ömrüm...
En başından terk edilmişçesine,
Hala, hep eksik!
Cemre.Y.

28 Eylül 2020 Pazartesi

Bu Hiç Olmadı Şimdi

...Bu Hiç Olmadı Şimdi...
Birazdan, gün, geceye dönünce,
Çiçek Pasajının üstündeki mahyasını,
Üzgünce söndürüverir İstiklal Caddesi,
Beyoğlu'nun o gizemli Dersaadet sokağında,
Hiç olmadık yere kırılır bir çay bardağı,
Hiç olmadık yere çatlayıverir,
Nevizadenin tam orta yerinde bir rakı kadehi!
Hadi Galata Kulesinin gönlünü aldın,
Eminönünde nefeslendin ya hani!
Daha yıldızlar kurulmadan gökyüzüne,
Olanca gönül koymuşluğuyla,
Zülüflerini döküverir Kız Kulesi!
"Salacak merdivenlerinde, bana karşı,
Yarinin dudaklarından kahve bile içmeden gittin he mi?
Hani, en çok, İstanbuldun sen, bu hiç olmadı şimdi!"
Cemre.Y.

23 Şubat 2020 Pazar

Sahi Biz

...Sahi Biz...
En son...
Ne vakit geçmiştik,
Anason kokulu akşamlardan,
En son...
Ne zaman,
İkinci kadehte, aynı şarkıya gülümsemiştik!
Hangi ara kahkahalarla gülerken,
El ele tutuşup sarsıla sarsıla ağlamıştık.
En son...
Ne vakit!
Gelmeyenlerin anasını, avradını, dümdüz sevmiştik.
Sahi biz en son...
Ne zaman,
Birbirimize kalıp, bizden gayrısına rest çekmiştik!
Hangi ara, birbirimize cancağız iken,
Hangi zaman,
Bu kadar yakınken birbirimizden uzaklaşmıştık.
Sahi biz ne ara...
Birbirimize bu kadar başkalaşmıştık.
Ne zaman bu kadar çok yabancılaşmıştık?
Cemre.Y.

7 Ocak 2020 Salı

Oy Benim Hissiz Yüreğim

...Oy Benim Hissiz Yüreğim...
Ne vakit sevdaya meyl edip,
Bir sevgilinin gamzelerinde gül reçelleri yapmaya heves etsem,
Ya bir kıta kökten yanar hiç olmayacak bir zamanda,
Ya da bir ülke göçer en iktidarsızlığından!
Ne vakit canımın içini hissetmeye meyl edip,
Hiç yoktan ömrüme bir insan dahil etmeye meyletsem,
Ya bir şehir fırtınaya yakalanıverir ansızın,
Ya da bir ilçe çöker heyelandan.
Yüreğimin mahallesine dönerim ıssız, ıpıssızca!
Kapıma selam eyler, anahtarı çevirir girerim içimden içeri.
"Ey benim mülteci göçebeliklere meyilli yalnızlığım." derim kendi kendime...
"Yine geldim madem beş duvar ortasına, hoş geldim diyelim." derim.
Hava epeyce bir hayli ayaz...
Günlerden yine zemheri.
Şöminemizde yok ki şöyle odunları çıtır çıtır yanarken kuzu postuna uzanıp,
Sevgilinin kadehinden sıcak şarap içsek!
Neyse şiir yazıp, şiirsel ısınalım bari biz!
Oy benim hissiz yüreğim, donuyorsun, ölüyorsun, farkında değilsin!
Cemre.Y.

6 Ekim 2019 Pazar

Gri

...Gri...
Burası çıkmaz sokak sevdiğim, günlerden, gri.
Kim bilir ne vakit açar,
İlkbaharın çimen yeşili yaprakları.
Ve kim bilir ne zaman serpilir meyve çiçekleri.
Burası çıkmaz sokak a ciğerim,
Gün... gri...
Kim bilir ne vakit yaz gelir de,
Egenin mavisinde yüzer kağıttan gemilerimiz.
Ve kim bilir ne zaman bir gün batımında,
Rakı kadehine eşlik edip şarkılar söyler birkaç balık?
Cemre.Y.

15 Eylül 2019 Pazar

Ihlamur Kokusu

...Ihlamur Kokusu...
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip,
Seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Daha...
Gırtlağına takılıp kalan yumrunun sebebinin müsebbibini,
Rakımı bol kadehli kendi kendilerine sırdaşlı dost meclislerinde,
Küfür gibi savurmayacaktı ulu orta!
O da biliyordu zira!
Bir çocuk doğacak kadar hiç kimse...
Kendi kendisini s***iremezdi.
Yasal bir sevişmenin en organik hücresiyken,
Hayat ona hep inorganik uzaylı muamalesi yapmayı tercih etmişti.
Şimdilerde mi?
Kapatmış bütün şehrinin ışıklarını tek bir mum alevine dahi tahammülü yok.
Doya doya bir ciğer dolusu ferah bir tek nefesi yok, razı!
Zifiri karanlıksa onsuzluk razı!
Cennet şuasıysa ondan tek bir haber razı!
Tam dalacakken uykunun rehavetine...
Kapı tıkırtısını andıran o gecenin bütün seslerine de razı!
Yeter ki...
Kimse...
Hiçbir şeye karışmasın ve de kalkışmasındı.
O, ona razı...
Ne kadar tanıdık geliyordur bütün hikayeler değil mi?
Lakin herkes yer değiştiriyor zaman sonra ilk seçtiği karaktere!
O...
Razı.
Varsın yarın bir gün hiç ummadığı yerden,
Tohumunun meyvesinden yesin o en büyük tokadı.
Üstünden yıllar geçince bir hasret köprüsünden,
"Yine gel!" diye atar yürekleri nasıl olsa!
O, ona, o olmasa bile,
Ona dair hiçbir kırıntı kalamasa dahi, ondan kalana kadar razı!
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Cemre.Y.

2 Mayıs 2019 Perşembe

Yürek İsterdi

…Yürek İsterdi…
Birkaç zamandır yeni şiir yazmıyor muşum?
İnsan olan gözlerinin içinden güneş doğmuşken,
Geceyi de aynı gülümsemeyle kapatmışsa,
İçine derin derin resmetmekten başka şiir yazamaz ki!
Yürek isterdi elbette hiç yoktan bir şiir etsin diye, 
Hiç yoktan bir sevdaya yine gönderme yapayım lakin.
Mesele dingin, kaygısız bir huzursa…
Nicedir hasretiyle yandığı o anları salise salise,
İçine derin derin resmetmekten başka şiir yazamaz ki şair!
En çok…
Cebinde üç beş kuruşu varsa, rakıya, tabağındaki balığı,
Tabağındaki balığa eşlik eden acılı şalgamı,
Ve her birine teker teker tanıttığı kalamarı,
Güveçte hala kaynamakta olan o kaşarlı karidesi,
Tanıştırırdı yeniden birbirleriyle,
Tam da o anda…
Göz göze gelip "Şerefimize!"diyerek
Tıngırdatabiliyorsak kadehleri…
Acılı şalgam bile sevinirdi bu işe.
Cemre.Y.

29 Nisan 2019 Pazartesi

Rengarenk Renkler

...Rengarenk Renkler...
Benim sadece güneşe ve renklere ihtiyacım vardı,
Fark etmezdi ki yerleri,
Yağmur sonrası çıkacak gök kuşağında da olabilirdi,
Sahil kenarı ayağıma takılacak istiridye kabuklarında da!
Ya da ne bileyim,
Issız bir ressamın gün doğumunu resmettiği,
Rengarenk renklerin karıştığı o tuvalde de!
Fark etmezdi ki.
Benim sadece, akşam olunca yitip gitmeyecek güneşe...
Benim sadece...
Gün yerini geceye terk ettiğinde yitip gitmeyecek renklere...
Benin sadece...
Bazı rüyaların gerçek olabileceğine inanmaya ihtiyacım vardı!
Oysa mütemadiyen her gece,
Güneş bana bakan yüzünü geceye terk ettiğinde,
Gece, hep renklerimi çaldı.
Gecelerin de renkleri vardı oysaki,
Gün griye terk edip geceyi siyaha keserken,
Misal birkaç mum alevi, iki kadeh kıpkırmızı şarap,
Ne bileyim üstüne sere serpe yerleşiverecek mavi bir peluş…
Fark etmezdi ki yerleri,
Misal o gece de koynunda yatacak biricik yavrunun,
Uykuya doğru yol alırken gözüne çarpan, o son dalgalanışıyla,
Aralara serpişmiş güneş sarısı saçları.
Sana yoldaş olmuş teninin, kalp atışının kokusu…
Gecenin renkleri…
Yanında kimin olursa olsun rüyasında seni sayıklamasıdır aslında.
Oysa gece hep…
Benim bütün, rengarenk, renklerimi çaldı.
Benim sadece güneşe ve renklere ihtiyacım vardı,
Fark etmezdi ki yerleri,
Yağmur sonrası çıkacak gök kuşağında da olabilirdi,
Sahil kenarı ayağıma takılacak istiridye kabuklarında da!
Ya da ne bileyim,
Issız bir ressamın gün doğumunu resmettiği,
Rengarenk renklerin karıştığı o tuvalde de!
Fark etmezdi ki.
Benim sadece, akşam olunca yitip gitmeyecek güneşe...
Benim sadece...
Gün yerini geceye terk ettiğinde yitip gitmeyecek renklere...
Benim sadece...
Bazı rüyaların gerçek olabileceğine inanmaya ihtiyacım vardı!
Cemre.Y.

16 Mart 2019 Cumartesi

Değmez Mi?

...Değmez Mi?...
Ona dahil olmaya dilerken, ona dair olduğunu fark etmek gibidir hayat!
İlk ateşi kimin yaktığı değil, kimi sardığıdır vuku bulan.
Biz seninle sarmaş dolaş gelecekler seyredeceğiz sevgilim.
Senin sakalların ağaracak benim saçlarım.
Sen gözlüklerinin yerini soracaksın, ben takma dişlerimin.
Titreyen seslerimizle birbirimizin ihtiyar zülüflerini seveceğiz daha.
Sen mangalı ateşleyeceksin hafiften, ben mezelerimizi yapacağım.
Yaz akşamlarında gençler kayan yıldızlara dilekler savururken,
Biz seninle bugün de yaşadık çok şükür diye rakılı kadehler tokuşturacağız.
Tatlı bir rehavet çöküp denizin dalgaları ninniye kestiğinde,
Usulca uzanacağız hamağımıza, gayri sevişmelere mecal kalmamış,
Ben nefes nefes öpeceğim şah damarından,
Sense artık nefesi sönmüş memelerimin altındaki yüreğimi.
Biliyorum zaman dar yaş almamak mümkün değil bu ömürden lakin,
En azından seve seve gideceğiz bu diyardan, değmez mi?
Cemre.Y.

13 Ekim 2018 Cumartesi

Gerisi Hikaye


…Gerisi Hikaye…
Gel biz seninle…
Rakı kadehine eşlik eden balığı ve de acılı şalgamı konuşalım,
Gerisi hikaye…
Cemre.Y.

26 Ağustos 2018 Pazar

Öperim Kirpiklerinden

...Öperim Kirpiklerinden...
Kim bilir kaç geceler boyu
Uyumadan hemen önce alet ettim seni yalnızlığıma ihanet etmeye.
Kaç günaydın biriktirdim dudaklarının gül kıvrımından gizlice öperken.
Kim bilir kaç rüyamda sayıkladım ismini şeytan beni aldatırken.
Kaç kere utandım yaptığım onca yaramazlığımdan.
Kaç kere varsın olsun helalim o benim diye kandırdım kendimi.
Kim bilir kaç kere unuttum seni, kaç kere geri döndüm o şiirin içine...
Kim bilir kaç kere mısralar arası cümlelerin içine gizlendim.
Kaç kere kelimeler arası hecelerinin içinde saklambaç oynadım kendimle.
Şimdi bunca vakit sonra...
Tenim terine bunca susamışken...
"İki kadeh şiir içelim." deme
Sonra Allah ne verdiyse severim seni de...
Sonra gidersin sen de...
Bütün gidenlerim gibi sende gidersin.
Öperim kirpiklerinden adam.
Gözünün yaşından öperim seni
Yüreğinin atışından öperim.
Kim bilir kaç kereler içimden çığlık çığlığa
"Sen böyle şiir içi daha güzelsin.
Kal bence." dedim sana.
Ama gitme.
Cemre.Y.

20 Mart 2018 Salı

Yandım Deme

…Yandım Deme…
Rakı kadehinde
Balığı hiç yüzdürmediysen...
Yandım deme
Bu hayatın gelmişine, geçmişine
Hatta hiç gelememişine!
Cemre.Y.

12 Şubat 2018 Pazartesi

Kim Bilir

…Kim Bilir…
Bir düğünde oynamışızdır belki 
Ayrı hayatlarımızın harman dalını
Şaha kalkıp hayallerimize...
Sonra feneri söndürmüşüzdür...
Yere vurmuşuzdur kadehin dibini...
Kim bilir?
Cemre.Y.

11 Şubat 2018 Pazar

Yalnız Uyuyacağız

…Yalnız Uyuyacağız…
Bazen biranın dibinde
En güzel güneşleri batırırken,
Bazen de en güzel rakı kadehinin dibinde,
Balıkları yüzdürürken, artık bi sen eksiksindir!
Artık bir ben eksiğizdir de…
Şimdi ne anlamı var bunca sensiz,
Bunca bensiz kalabalığın…
Neresinden bakarsak bakalım
Bu gece de yalnız uyuyacağız!
Cemre.Y.

10 Şubat 2018 Cumartesi

Biz Edebilseydik


…Biz Edebilseydik…
Seçilmiş yalnızlıklarımızda apayrı içtiğimiz,
Bütün bu basit içkiler yerine,
Şimdi salaş bir meyhanede, 
Rakı kadehlerimizi tanıştırıyor olabilirdik.
Bir "Biz" edebilseydik.
Cemre.Y.

5 Ocak 2018 Cuma

Benim Derdim

….Benim Derdim…
Benim derdim,
Ne senle ne de kendimle...
Benim derdim...
Seni kaderime yazanla.
Vardın çünkü,
Tam da yüreğimde…
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...