ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ateş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2025 Pazartesi

Güzeldi Tabi

...Güzeldi Tabi...
Bir kalbin OD hali, AŞK hali gibi değil mi?
O ateşle kıvıl kıvıl yanmaktayken,
Nasıl da gezinirdi damarlarımızda hızlıca.
Rengarenk kelebek kanatları gibi,
Süzüm süzüm süzülürdük her tarafa.
Güzeldi tabi, hayata ışık saçmak elbette güzeldi.
Cemre.Y.

25 Temmuz 2025 Cuma

Uyu... Yavrum... Uyu

...Uyu... Yavrum... Uyu...
Neredeyse aklıma düşecektin bu gün,
Neredeyse sızım sızım sızlayacaktı ciğerimin köşesi!
Durduk yere yine...
Özlemelerin iskelesinde tek başıma oturmayayım diye,
Yordum kendimi tüm gün!
Önce toz, kir ne varsa yudum, yıkadım, yok ettim evimden,
Sonra sanki misafir gelecekmiş gibi
Tencereler dolusu yemekler yaptım ne zaman yerim bilmem.
Tam nihayet yine gittin aklımdan da yüreğimden de derken.
Kalbimin notaları çook eskilere götürdü beni,
Sana rast makamı şarkılardan ninniler söylerdim ya hani!
Elbette bütün ninnilerinin hepsi,
Ahmet Kaya'dan şarkılar, Yusuf Hayaloğlu'ndan şiirler değildi.
Sana rast makamından sözünü içime yuttuğum,
Bir sürü şarkının nağmelerini sunardım her biri, birer ninni gibi.
"Vuslatından gayrı el çektim yeter ey bî-vefâ
Dilfigar ettin beni şimden geru eyle safâ"
Ne de güze söylerdi Muazzez Abacı!
Sonra Nesrin Sipahi ile Nihavent Makamından
"Biraz kül biraz duman, o benim işte..." diyerek devam ederdik.
Daha da olmadıysa,
Kürdili Hicazkara geçer Mediha Sen Sancakoğlu'n dan,
"Bu ateşi sen yaktın içime, gel de sen söndür." diyerek
Beraberce ağlardık sen kollarımdayken.
Ağlayınca herkesin uykusu gelirdi zaten,
Uyu...
Yavrum...
Uyu...
Cemre.Y.

14 Nisan 2025 Pazartesi

İçinden Yandım Hep!

...İçinden Yandım Hep!...
Mesele ateş olup yanmak değil azizim,
Mesele kül olup içinden tutuşmak.
Oysa ben gün oldu kömür oldum,
Gün oldu çıra oldum,
Gün oldu kor ateş oldum,
Gün oldu kül oldum da yetmedi.
İçinden yandım hep!
En içinden,
En ciğerinin çiziğinden.
Olsun, ona da eyvallah!
Cemre.Y.

8 Ocak 2023 Pazar

Terk Etmek Gibi

...Terk Etmek Gibidir...
"SUSS!"
Bazen ateşten bir gömlek olur da,
Üzerine olup olmayacağını düşünmeden,
Giyiverirsin!
Herkes üşüyorsundur sanır.
Halbuki yanıyorsundur.
Donan birini kar'a terk etmek gibidir de...
Göremezler, sen en iyisi, yine "Suss!"
Cemre.Y.

7 Temmuz 2022 Perşembe

Renklere Bakın!

...Renklere Bakın!...
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Bıkılır, usanılır.
Ateşlesen...
Eriyik olup yeni bir cam olsa dahi...
Ne o aynı camdır, ne de o, aynı can.
Yüreğiniz fırtılandığında
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
O...
Olsa da, olmasa da.
Sen...
Olsan da, olmasan da.
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Ne cam olun, ne gölge, ne de ayna,
Aynayı ayna yapan,
O sır olduğunuzu unutmayın yeter!
Bırakın herkes geveze kuş olduğunuzu sansınlar.
"Sır" dediğinin de bir ömrü var,
Bir gün gelir...
Yorulup...
Aynanın arkasından, öyle dökülürsünüz,
Herkes sizi eskimiş, pörsümüş,
Gereksiz bir cam sanır!
İşte o zaman yine, sessiz bir avazla, fısıltıyla...
"Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında." deyin kendinize.
Sizi...
En güzel yansıtan ayna olun, yalansız!
Ne kumun haberi olsun,
Ne güneşin, ne de suyun,
Ateşi, har'ı, nar'ı, od'u saymıyorum bile!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Cemre.Y.

24 Haziran 2022 Cuma

Mavili Şeyler

...Mavili Şeyler...
Gecenin yıldızları serilince gökyüzüne,
Kumsala bir kamp ateşi yak ciğer çiziğim.
Belki bir şarkı mırıldanır,
Şöyle kenardan kenardan birileri.
Durduk yere meşk olur misal.
Durduk yere aşk olur kim bilir?
Sabaha kadar dinlerken,
Denizin kumsala gelip gidişini.
Bilirim seversin sen de benim gibi,
Mavili şeyleri.
Cemre.Y.

26 Kasım 2021 Cuma

Sus Olur Kelimeler

…Sus Olur Kelimeler…
Bazen yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler.
Görünmez raptiyelerle susturulduğun cümleler,
Konamaz asıl konması gereken yerlere.
Ya, yine, sessizce suskunluğunu giyinir…
Ya da yeniden yakarsın.
Sen en çok yakmalara alışıksın!
"Kül, toz gibi değildir a yavrucağım,
Yeniden hayat bulamaz." dediğimi ise hep hatırla!
Kelimeler…
Canlıdırlar…
Yazılırken acımışlarsa canlarının kırıkları,
Yanarlarken de hayallerinin kırıklarıyla beraber acırlar.
Sen gittin, beni yine yaktın,
Bense bütün hikayemi.
Güya bu sefer, bütün acı anı yüklerimin küllerini,
Denize atacaktım ya hani,
Martılar görürse,
Geçmişleri acır diye kıyamadım!
Sen, beni yaktın, ben kitabımı.
Ateşler göğünü sardığında,
Öldüm sanacaksın ya!
Korkma!
Doğdum, yeniden.
An'dan öncem yok artık!
Bazen, sonu harlı ateşler de olsa,
Yazar da yazarsın,
"Sus!" olur kelimeler de,
Dönüp tek bir cümle ses eylemezsin.
Öyle gerekir bazen.
Cemre.Y.

9 Aralık 2019 Pazartesi

Hiç Yoktan

...Hiç Yoktan...
Güneş...
Yavaş yavaş yüzünü ayaza dönüp,
Günler zemheriye doğru akarken,
"Evvel zaman içinde" li geçmişleri de ateşe attı kadın.
Ayağına yün çoraplarını geçirdi, ateşi harladı,
Acaba, geceye sıcak bir de şarap mı alsaydı?
Neyse vakti saati değil demek ki!
Hiç de yüksünmedi kendinden,
Bütün akşam mağaza mağaza gezip eli boş dönmekten.
Bundan sonrası ondaydı, onaydı nasıl olsa!
Artık kendisine ne kaldıysa.
Koltuğuna yumuşak bir yastık koyup üzerine oturdu,
Ayaklarını emektar sehpasına uzattı,
Nicedir merakında olduğu yabancı dil dersine zaman ayırdı,
Sonra usulca laptopunu kucağına alıp gülümsedi.
Ne çok şey biriktirmişti dimağında sözlere dökülemeyen.
Hiç yoktan kar yağdı hayaline, lapa lapa,
Sonu çamurlu siyaha bürünmeyen!
Hiç yoktan sıcak bir sahil kasabasında buldu kendini,
Sonu ödenecek borçlarla birikmeyen.
Hiç yoktan...
Fuşya rengine bürümüştü ömrünün rüyalarını.
Sonu, soğuk, puslu, umutsuz griyle bitmeyen.
Lakin bu akşam,
Parlement mavisi bir koltuğa da vurulmuşluğu da doğrudur!
Neyse...
Vardır onun da vaktine seyrü seferi!
Cemre.Y.

20 Mayıs 2019 Pazartesi

Ben Mi Seçtim

…Ben Mi Seçtim…
İçimde gizli saklı bir yaranın kor ateşlerinden çıkan
Bir tek kıvılcımlık ukdesi soruyor yaradanına!
Şu alemde yarattığın herkese, her şeye…
Ne bileyim doğumundan şu anlarına kadar.
Ne bileyim iyi kötü günlerinden bir aralıkta,
"Yaşıyorum çok şükür!"dedirttin de…
Beni neden es geçtin bütün ömrümce?
Hep mi günahtım, hep mi günahkardım sana göre!
Doğduğum günde bile.
Ben mi seçtim yaratılmayı sence?
Cemre.Y.

22 Mart 2019 Cuma

Yüzümü Düşürme Ayak Dibine, Ben En Son, Sana Güvendim

...Yüzümü Düşürme Ayak Dibine, Ben En Son, Sana Güvendim...
Sen hiç yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüzyıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Şimdi sen say bakalım...
Ömrünün, ömrüme eksikliği kaç etti?
Beni ateşlere attılar, sevdiğimi başkalarına eş ettiler ölmedim.
Beni yardan uçurdular,
Evladımı evimizden uzak koydular ölmedim.
Beni yalancı baharlarla, zemheri ayazlı kara kışlı beşiklerde unuttular ölmedim.
Tam tamına, yüzyıl sonra, çırılçıplak, son, sana, güvendim.
İçim dışım ne kaldıysa,
Her zerremi sana emanet ettim lakin,
"Olmayacak bizden!"e kefen biçmişiz madem!
Yüzümü düşürme ayak dibine, ben en son, sana güvendim.
Sen yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüz yıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Neyse üç beş sigara daha yakalım biz ardı ardınca!
Cemre.Y.

16 Mart 2019 Cumartesi

Değmez Mi?

...Değmez Mi?...
Ona dahil olmaya dilerken, ona dair olduğunu fark etmek gibidir hayat!
İlk ateşi kimin yaktığı değil, kimi sardığıdır vuku bulan.
Biz seninle sarmaş dolaş gelecekler seyredeceğiz sevgilim.
Senin sakalların ağaracak benim saçlarım.
Sen gözlüklerinin yerini soracaksın, ben takma dişlerimin.
Titreyen seslerimizle birbirimizin ihtiyar zülüflerini seveceğiz daha.
Sen mangalı ateşleyeceksin hafiften, ben mezelerimizi yapacağım.
Yaz akşamlarında gençler kayan yıldızlara dilekler savururken,
Biz seninle bugün de yaşadık çok şükür diye rakılı kadehler tokuşturacağız.
Tatlı bir rehavet çöküp denizin dalgaları ninniye kestiğinde,
Usulca uzanacağız hamağımıza, gayri sevişmelere mecal kalmamış,
Ben nefes nefes öpeceğim şah damarından,
Sense artık nefesi sönmüş memelerimin altındaki yüreğimi.
Biliyorum zaman dar yaş almamak mümkün değil bu ömürden lakin,
En azından seve seve gideceğiz bu diyardan, değmez mi?
Cemre.Y.

10 Mart 2019 Pazar

Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!

...Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!...
Günün güzelliği bir kamp ateşi gibi içinde ışıldarken,
Güneş…
Pılını pırtısını toplayıp ufukta kaybolur aniden.
Sonra sandalyeler katlanır çimenlerin üzerinden,
Yollara düşülür bir ayrılık için daha.
Kim bilir kaç veda daha yaşayacak ömrün ey kadın.
Ve kim bilir kaç vuslata gün sayacaksın şimdiden.
Çoktan vardığın koltuğuna kurul şöyle
Yorgun ayaklarını uzat şimdi sehpaya,
Pencerenden karanlığa bak,
Ay bir hilal gibi süzüm süzüm süzülmekte.
Bugünlük boşver yalnızlık şarkılarını dinleyip,
Yalnızlık şiirleri yazmayı.
Göz kırp sabahtan beri haber alamadığın yarine.
Artık ne gam görmüş görmemiş, sevmiş sevmemiş.
Günün güzelliğine selam edip geceye gülümse.
O da yıldızlarla ay'ı konuk edip duruyor nihayetinde.
Üstelik koca bir evren dolusu uydu var ömür yükünde.
Kim bilir o da yüzyıllar boyu günün hasretinde.
Tan yeri, şafak vakti, gün batımı derken ayrılıp durmuş yolları.
Sevin lan hayatı hem de acilen!
Öyle ya da böyle.
Cemre.Y.

23 Şubat 2019 Cumartesi

Cemre Düşmüş


...Cemre Düşmüş..
Yüreğimin duvarlarını yıktım bir kez daha.
Hani Cemre düşmüş diyorlar ya havaya,
Zemheri ayazlı kara kışlarım biter belki.
Suya düşecek sonra, sonra da toprağa salacak kor ateşini.
Ya sen, hazır mısın yüreğine akacak son Cemre'ye onu söyle.
Cemre.Y.

9 Şubat 2019 Cumartesi

Kurutulmuş Güller

...Kurutulmuş Güller...
Geçmişin tozlu sayfalarından arındıktan sonra,
Yaprak döktü ömrümün duvarları.
Hücrelerime kadar soyundum karanlıktan.
En son...
Kurutulmuş güller kavanozuna uzandı elim.
Kandil yağı döktüm üzerine bolca,
Önce bir sigara daha yaktım alevlediğim çakmağımla,
Sonra ateşe verdim yüreğimi yakan ne kaldıysa.
Burnumun direğini sızlatırken,
Yanık güllerle, papatyaların kokusu
Söz vermiştim kendime,
Ardıma dönüp bakmayacaktım bir daha.
Cemre.Y.

22 Eylül 2018 Cumartesi

Eylül

...Eylül...
Yaz aşklarının terk edip gittiği günlerdeyiz sevdiceğim.
Günler sararan yapraklarından kurtulma çabasıyla,
Geceyi akşam ayazlarıyla karşılar oldu.
Adına en çok yazılan şiirdir Eylül.
Bir sorsalardı ona...
Yüreğindeki incinmişlikleri Ekim'e dökerken o!
Aşk avcıları Kasıma doğru koşar adım gidiyordu.
Sevişgen gecelerin sabahlarını geçip,
Öpüşürken dahi ne kadar da yalnızlardı.
Eylül işte...
O içini dökerken gözyaşlarına onlar hep gidiyorlardı.
Yaktığı ateşin közünü kardı.
Cezvesinde her zamanki gibi tek kişilik kahvesini koydu.
Suyunu eklerken bir damla yağmur damladı.
Kahvesi köpürürken "Bu son." dedi.
Bu...
Son!
Yağmur çiselerken tek kişilik çadırına girip kahvesini yudumladı.
İçinin içini canının kırıklarına sardı.
Hayattı işte...
Bir şekilde yaşanıyordu aylardan hangisiyse!
Cemre.Y.

28 Haziran 2018 Perşembe

İnsan Dediğinin

...İnsan Dediğinin...
İnsan, dediğinin...
Sen onunla cehenneme olsa gidebilecek kadar onu seviyorken!
Seni cehennemin kor ateşinde bırakıp gitmişken.
İnsan, dediğinin...
Onunla cennete olsa girecek kadar ebede tapıyorken!
Seni cennetin buz gibi sularında bırakıp gitmişken.
İnsan, dediğinin....
Onunla bu dünyanın en ücra, en yitik bir kasabasına,
Herhangi bir dağ yamacında sadece onunla yaşayacak kadar aşıkken...
Seni fırtınalara terk edip gitmişken.
İnsan dediğinin, insanlığından utanıp,
Böylece, kendine dahi susup...
Gider mi?
Gider!
Sabah yüzünü yıkayınca aynaya baktığında olsun,
İnsan dediğinin, kendisinden başkası yoksa yanında,
Ne bir tek yansıma, ne de bir tek yanılsama yoksa!
Hani bari göz kapaklarını yorgunluğa kapattığında olsun...
Bari geceye çoktan yenik...
En uykulu anlarında, uykuya bari savunmasız olsun da...
"Bundan sonra ben varım ve buradayım!" diyeni yoksa...
Eninde ve de sonunda gider...
İnsan, dediğinin...
Eninde ve de sonunda , yorgunluğa yenilip gider...
İnsan dediğinin...
Ruhu hafiftir ama eti, canı ağırdır hani!
Bir gün kendinden bile bıkar...
Kendi iç savaşlarından bile bıkar...
Ve susup gider!
İçinde, çoktan yitik bir şarkının nağmeleriyle...
Dudaklarının ucunda bir ıslık vardır hep...
"Eyvallah gözüm, sana da hoşça kal!"
Cemre.Y.

25 Haziran 2018 Pazartesi

Ateş

…Ateş…
Kırmızı, aşk…
Siyah, ölüm…
Bazen, çarpışıp dolanırlar ruhumda.
İkisi de, ikisi birden huzura çıkan tek yoldur,
Ya aşk'ın doruğuna!
Ya da ecelin sonsuzluğuna.
Bense ateş'tim aslında…
Biraz kırmızı, biraz mavi,
Biraz sarı, biraz siyah
Biraz yeşil, biraz da beyaz
Topraktan ve yanmaktan korktuğum kadar,
Korkmadım hiçbir şeyden...
Oysa ateş bendim!
Yani yanmazdı hiçbir şey ben izin vermezsem…
Arada su olmasaydı, ortada hava kabarcığı kalmasaydı...
İçimde tenha kalabalıklar geziniyor bu aralar,
Şiirleri çoktan geçtik belli ki,
Belli ki özet geçmek basmıyor kafalara…
Uzun uzun paragraflardan
Yeni hikayeler anlatıyorum geleceğime.
Bana dudakların şart değildi ey yar!
Gözlerinle, yüreğimden öpsen yeterdi.
Cemre.Y.

22 Mayıs 2018 Salı

Yoruldum

…Yoruldum…
Camlarıma yağmur vuruyor ey yar!
Senin gözyaşların da var!
Benim gözyaşlarımda var!
Ne sen bana bir adım geldin…
Ne ben senden ayrılabildim…
Korkma sevdamın ateşinden artık…
Yanmayacaksın asla…
Yeter korunma, kaçma, sessizliğine sığınma…
Çünkü ben…
"Öz"ünden hep "Üvey" çıkmasından yoruldum !
Fırtınamın şiddetiyle geldiğim gibi, 
Yere düşen kar tanesi gibi 
Usulca giderim sessiz ve sensiz.
Cemre.Y.

16 Mart 2018 Cuma

Çok Özledim

...Çok Özledim...
Yarimin sol yanında, başımı göğsüne yaslayıp,
Kokusunu en büyük nefesimle ciğerlerime çekip,
Kedi gibi sokulmayı, kalbinin atışlarını ninni saymayı,
Bana sarılmış kollarının sıcaklığını, ateşini hissetmeyi,
"Beni seviyor musun?" gibi saçma sapan
Kadınca sorularla sıkıştırmayı,
Sanki bakışında, duruşunda, sarılışında,
Öpüşünde, nefesinde, gözlerinin içinin gülümseyişinde
Ve daha birçok paylaşımında aslında binlerce kez hissettiğimi,
Gıcıklık olsun diye cümleye dökmesi için ikide bir sormak!
Yani aslında…
Normal bir kadınım demeye çalışmak ki o da biliyordu
Ki o da biliyor "Arıza" sıydım.
Özledim, çoookkk özledim.
Ben sevilmeyi çok özledim.
Cemre.Y.

6 Mart 2018 Salı

Nasıl Affedeyim


…Nasıl Affedeyim…
Benim ateşim sanaydı…
Sen gittin benden başka
Bütün cümleleri sevdin... 
E ben artık seni nerenden,
Nasıl affedeyim?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...