...Hayat Kırıklığı...
Her incelik, her olduğun gibi kabulleniş,
Sen onu yüreğinin baş köşesine alana kadar!
Ondan sonrası,
Ondan sonra olmak için ellerinden, dillerinden geleni yaparlar!
Seni azaltmak ve sadece
Kendi bencilliklerine dahil etmektir bu çabaları!
Sen, ben, biz...
Zaten azalmamak için bunca yıldır yalnızlığı tercih etmedik mi?
Yoksa yok muydu onun gibiler!
Gerisi hayat kırıklığı, gerisi hayal kırıklığı.
Kırıklıklarımızın olmadığı günlerimiz gelsin artık!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
tercih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tercih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Mayıs 2024 Çarşamba
Hayat Kırıklığı
Labels:
bundan sonra,
can kırıkları,
hayat,
köşe,
sadece,
sonra,
tercih,
yalnız,
yoksa,
yüreğim,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Mart 2023 Cumartesi
Ve Bu Senin Tercihin
…Ve Bu Senin Tercihin...
Ölüm kokuyordu buralar!Ben senin misafir yatağındaki
Uykulu saçlarından
Koca bir hayatı koklamayı seçtim de kötü mü ettim!
Terinin kokusunu,
Saç telinin tek bir ışıltısını çaldım senden,
Burnumun direğine, yeni bir sızı ettim de, kötü mü ettim!
En büyük intikamın bana, bu olsa gerek!
Zira başka hiçbir koku!
Sensiz sızamaz ciğerime!
Hep, olduğu, gibi!
Unutma!
Ben sensiz değilim a yüreğimin çiziği!
Ama!
Sen...
Bensizsin ve bu senin tercihin.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Aralık 2020 Pazartesi
Bazı Şeyler
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Mart 2020 Cumartesi
Corona Mı Ne Sokum Sa, Belki De Geçip Gitti De, Biz Ölemedik!
...Corona Mı Ne Sokum Sa, Belki De Geçip Gitti De, Biz Ölemedik!!...
"Corona mı ne sokumsa belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"Yok!...
Benim cümlem değil bu cümle.
Çok şükür herkes her şeyin farkında!
Güya Corona hakkında hiçbir şey yazmamaktı niyetim.
Kafalarına at gözlüğü takmış, at kadar beyni olmayan,
Yıllar yılı ezber ettikleri cümleleri tekrarlayan,
Toplumun asalak kesimi hariç,
Başka başka, bambaşka yaşlılarımızın da var olduğunu hatırlayana kadar!
Kulağımdan bahçedeki yaşlılara, tükürürcesine,
"Yaşlılar, ya yaşlılar, evlerinize gidin ya!" diye seslenen genç delikanlının sesi,
Dimağımdan yaşlı amcaların o çaresiz bakışı geçip gitmezken.
Öyle bizim millet gibi markette ne var ne yok evime stoklamadığımdan!
Zira kalbim şiir yürekli olsa da, beynim muhasebecidir benim.
Eğer, bu musibet bize de uğrar da, ölmez de sağ kalırsak,
Ay sonu o kredi kartının kaç para geleceğini hesap edenlerdenim.
Çok şükür temizliğimi bitirmiş, hem evimin ihtiyaçlarını almak,
Hem de şöyle insanlara uzak mesafe bir tutam nefes almak için dışarı çıktım.
Birkaç maskeli, birkaç da eldivenli insan dışında herkes normalindeydi.
Bu sefer ben uzak ara korunmasını tercih ettim.
Parkın sonuna doğru ilerlerken hayret ettim mangal sefalarına bari ara verilmiş!
En köşedeki kamelyada iki kasketli yaşlı amca vardı.
Tam "Eyvah, eyvah hala söz dinlemiyorlar bunlar!" diye söylenecekken,
Daha yaşlı olanın şu cümlesini duyduğum an donakaldım.
"Korona mı ne sokum sa, belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"
"Ne biliyim aga! Sen tee Çinlerden gez dolaş, dünyayı kavur,
Bir bize uğrama! Olacak iş mi şimdi?" dedi diğeri!
Beynim yanmıştı duyduklarımdan gittim karşı kamelyaya oturdum.
Nasılsa iki kamelya arası ikişer metreydi.
"Sankim biz şinci çıktık sokaklara, sanki hep evde böyle torun torba,
Sanki böyle, gelin, oğul, damat, kız, iç içeydik de şimdi böyle diyolar" dedi biri.
"Sorma aga! Bu olaylar olmadan evvel duydum daha bizim oğlandan,
Emekli maaşım olmasa çoktan huzur evine atacaklarmış beni!" dedi öteki!
Diğerinin sesi çatallaştı öylece uzaklara bakarak konuşurken...
"Sanki dünden önce sarılmamıza izin veriyorlar mıydı torunlarımıza,
Ya da ne bileyim hatırlamıyorum en son ne vakit sarıldık biz oğlumla!"
Öteki burnunu kırıştırdı böyle direği sızlamış da ağlayacakmış gibi!
"Ben en son dört bayram önce sarılmıştım kızıma,
Sonra emekli maaşımı oğlana veriyorum diye gönül koyduydu bana!" dedi.
"Sanıyorlar ki, derdimiz onlara heder olmak!
Rabbim ömürlerimizden alıp onlara verse ya keşke!" derken bey amca...
Ah nasıl da koşup sarılmak istedim her ikisinin de boyunlarına!
Hiç benim babam gibi değildiler, ya ne biliyim gerçek baba gibiydiler işte.
Ortalıkta hastalık kol gezerken köyüne gideceği günü,
Kahvehane arkadaşlarıyla okey taşı yuvarlayarak geçirmiyorlardı misal.
Onlar, sadece, doya doya, sevip, sevmek ve sarılmak istiyorlardı emeklisiz!
"Önceden evlerimizde iğreti bakıyorlardı bize fazlalık diye,
Şimdi sokaklarda aynı bakışlar üzerimizde aga!" dedi kasketli amca.
"Hee, eskiden camilerde, meydanlarda dolanırdık da kimse görmezdi,
Hani bizde bu bacaklarla sokaklarda olmaya meraklı değildik lakin,
Ya gelin temizlik yapacaktır, ya oğlan evden çalışacaktır,
Ayakaltında olmamak içindi bütün gayretimiz." dedi diğeri.
"Şimdi her yerde fazlalık olduk mirim,
Şu Corona mı ne sokumsa belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"
Şu insanlar ne kadar zenginler bir farkına varsalar!
Benim ne böyle bir babam oldu, ne de...
(Rahmetli anamın gücüne gitmesin)
Ne de böyle bir anam!
Ne dedelerimden gördüm bir tek sevgi dolu bakış,
Ne de anneanne ya da babaannemden!
Çocukluğunun hayli yerleşiverdi hülyalarıma,
Keşke kocaman cam fanustan bir dünyam olsa da,
Bütün sevgileri bir araya toplayıp koskocaman sarılsam!
Bütün sevgilere de ölmeyi yasaklasam.
Cemre.Y.
Labels:
bayram,
belki,
Corona,
cümle,
dünya,
insan,
kalbim,
keşke,
maske,
niyet,
sokak,
şiir,
tercih,
uzak,
vakit,
yaşa,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Eylül 2019 Pazar
Ihlamur Kokusu
...Ihlamur Kokusu...
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip,
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip,
Seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Daha...
Gırtlağına takılıp kalan yumrunun sebebinin müsebbibini,
Rakımı bol kadehli kendi kendilerine sırdaşlı dost meclislerinde,
Küfür gibi savurmayacaktı ulu orta!
O da biliyordu zira!
Bir çocuk doğacak kadar hiç kimse...
Kendi kendisini s***iremezdi.
Yasal bir sevişmenin en organik hücresiyken,
Hayat ona hep inorganik uzaylı muamalesi yapmayı tercih etmişti.
Şimdilerde mi?
Kapatmış bütün şehrinin ışıklarını tek bir mum alevine dahi tahammülü yok.
Doya doya bir ciğer dolusu ferah bir tek nefesi yok, razı!
Zifiri karanlıksa onsuzluk razı!
Cennet şuasıysa ondan tek bir haber razı!
Tam dalacakken uykunun rehavetine...
Kapı tıkırtısını andıran o gecenin bütün seslerine de razı!
Yeter ki...
Kimse...
Hiçbir şeye karışmasın ve de kalkışmasındı.
O, ona razı...
Ne kadar tanıdık geliyordur bütün hikayeler değil mi?
Lakin herkes yer değiştiriyor zaman sonra ilk seçtiği karaktere!
O...
Razı.
Varsın yarın bir gün hiç ummadığı yerden,
Tohumunun meyvesinden yesin o en büyük tokadı.
Üstünden yıllar geçince bir hasret köprüsünden,
"Yine gel!" diye atar yürekleri nasıl olsa!
O, ona, o olmasa bile,
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Daha...
Gırtlağına takılıp kalan yumrunun sebebinin müsebbibini,
Rakımı bol kadehli kendi kendilerine sırdaşlı dost meclislerinde,
Küfür gibi savurmayacaktı ulu orta!
O da biliyordu zira!
Bir çocuk doğacak kadar hiç kimse...
Kendi kendisini s***iremezdi.
Yasal bir sevişmenin en organik hücresiyken,
Hayat ona hep inorganik uzaylı muamalesi yapmayı tercih etmişti.
Şimdilerde mi?
Kapatmış bütün şehrinin ışıklarını tek bir mum alevine dahi tahammülü yok.
Doya doya bir ciğer dolusu ferah bir tek nefesi yok, razı!
Zifiri karanlıksa onsuzluk razı!
Cennet şuasıysa ondan tek bir haber razı!
Tam dalacakken uykunun rehavetine...
Kapı tıkırtısını andıran o gecenin bütün seslerine de razı!
Yeter ki...
Kimse...
Hiçbir şeye karışmasın ve de kalkışmasındı.
O, ona razı...
Ne kadar tanıdık geliyordur bütün hikayeler değil mi?
Lakin herkes yer değiştiriyor zaman sonra ilk seçtiği karaktere!
O...
Razı.
Varsın yarın bir gün hiç ummadığı yerden,
Tohumunun meyvesinden yesin o en büyük tokadı.
Üstünden yıllar geçince bir hasret köprüsünden,
"Yine gel!" diye atar yürekleri nasıl olsa!
O, ona, o olmasa bile,
Ona dair hiçbir kırıntı kalamasa dahi, ondan kalana kadar razı!
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Cemre.Y.
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Cemre.Y.
Labels:
cennet,
ciğer,
dost,
hayat,
Hiç kimse,
hikaye,
ışık,
kadeh,
karanlık,
koku,
küfür,
leylak,
nefes,
rakı,
şehir,
tercih,
yeter,
yürek,
zifiri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Ocak 2019 Çarşamba
Tercih
...Tercih...
Evet, yapayalnızlığımın, tek müsebbibi benim!
Ben, o çok sevdiğiniz Kız Kulesinin.
Köşe bahçesindeki o deniz feneriyim!
Faili meçhuliyetsizliğimin, tek müsebbibi benim.
Hiç suçlu yok!
Hiç delil yok!
Hiç yara yok!
Her yer, kar gibi tertemiz, mis.
Sonra zaten...
"Yar" dediklerim beni yardan attıktan,
"Yaren" dediklerim beni, hep bi yalana sattıktan,
"Ana'm" dediğimin bile benden cayıp,
Beni cennete tercih saydıktan sonra,
Evet...
Tercih ettiğim doğrudur,
Yalnızlığımın fecrini...
Faili meçhuliyetsizliğimin apak kefenini giyip,
Gözümü açtığım her güne,
Gözümü yumduğum her geceye,
Hakkıyla teslim edip,
Artık uyanmamayı dilediğim doğrudur!
(Siz... şiiri bir de sondan okuyun dilerseniz!)
Cemre.Y.
Evet, yapayalnızlığımın, tek müsebbibi benim!
Ben, o çok sevdiğiniz Kız Kulesinin.
Köşe bahçesindeki o deniz feneriyim!
Faili meçhuliyetsizliğimin, tek müsebbibi benim.
Hiç suçlu yok!
Hiç delil yok!
Hiç yara yok!
Her yer, kar gibi tertemiz, mis.
Sonra zaten...
"Yar" dediklerim beni yardan attıktan,
"Yaren" dediklerim beni, hep bi yalana sattıktan,
"Ana'm" dediğimin bile benden cayıp,
Beni cennete tercih saydıktan sonra,
Evet...
Tercih ettiğim doğrudur,
Yalnızlığımın fecrini...
Faili meçhuliyetsizliğimin apak kefenini giyip,
Gözümü açtığım her güne,
Gözümü yumduğum her geceye,
Hakkıyla teslim edip,
Artık uyanmamayı dilediğim doğrudur!
(Siz... şiiri bir de sondan okuyun dilerseniz!)
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Ekim 2018 Perşembe
Başlamadan Bitti Yani
...Başlamadan Bitti Yani...
Aşktı aşk olmasına, sevdaydı sevda olmasına,
Adı aklımdan geçse, yüreğim...
Bayram harçlıklarının hepsini lunaparkta harcamış,
Küçücük bir kız çocuğu gibi pır pır ederdi.
Sanki dönme dolabın en tepesindeymiş gibi,
Sanki çarpışan arabama o sevdiğim çocuk çarpmış gibi.
Sanki uçan salıncaklarımız birbirine çarpmış gibi.
Heyecandı heyecan olmasına ama...
O...
Bunca yıl ayrılıktan sonra, çocuğunun anasını tercih etmişti.
Elbette her şey depresyona giren o kız çocuğu içindi de.
Sanki ben bu romanı başka bir kitaptan,
Başka bir karakter olarak içindeyken okumuştum hani bir ara!
Ne gerek vardı her akşam evine dönecek kocasını bekleyen o kadını,
"O kadın." olup yeni gelecek umutlarından vurmaya!
Varsındı adam kimi kiminle aldatsındı da yeter ki,
Gurur onursuzluğa yenik düşmesindi, başlamadan bitti yani!
Cemre.Y.
Aşktı aşk olmasına, sevdaydı sevda olmasına,
Adı aklımdan geçse, yüreğim...
Bayram harçlıklarının hepsini lunaparkta harcamış,
Küçücük bir kız çocuğu gibi pır pır ederdi.
Sanki dönme dolabın en tepesindeymiş gibi,
Sanki çarpışan arabama o sevdiğim çocuk çarpmış gibi.
Sanki uçan salıncaklarımız birbirine çarpmış gibi.
Heyecandı heyecan olmasına ama...
O...
Bunca yıl ayrılıktan sonra, çocuğunun anasını tercih etmişti.
Elbette her şey depresyona giren o kız çocuğu içindi de.
Sanki ben bu romanı başka bir kitaptan,
Başka bir karakter olarak içindeyken okumuştum hani bir ara!
Ne gerek vardı her akşam evine dönecek kocasını bekleyen o kadını,
"O kadın." olup yeni gelecek umutlarından vurmaya!
Varsındı adam kimi kiminle aldatsındı da yeter ki,
Gurur onursuzluğa yenik düşmesindi, başlamadan bitti yani!
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
aşk,
ayrı,
bayram,
bitti,
çocuk,
elbette,
gurur,
heyecan,
kız çocuğu,
küçücük,
roman,
sanki,
sevda,
sevdiğim,
tercih,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Mayıs 2018 Çarşamba
En Başından Sövmek
| …En Başından Sövmek… |
| Arkasını döner dönmez |
| Yedeği olmasını |
| Tercih etmeyenlerin kaderidir |
| Her bitiş'de |
| Geçmişine en başından sövmek! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Mart 2018 Çarşamba
Güçlü Olmak Mı?
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
24 Şubat 2018 Cumartesi
Vazgeçmezdim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Şubat 2018 Pazar
Tercih
...Tercih...
Yokluğunu,
Varlığına tercih ettirenler yüzünden
Kimsesiziz!
Yoksa...
Sevecek yürek mevcuttu bizde de.
Cemre.Y.
Varlığına tercih ettirenler yüzünden
Kimsesiziz!
Yoksa...
Sevecek yürek mevcuttu bizde de.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Şubat 2018 Pazar
Bu Da Benim Tercihim
…Bu Da Benim Tercihim…
Tutkulu bir aşkın bedeli,
İkinci, üçüncü, vs. hatun olmak değildir,
"Yüreğin ve bedenin,
Tek aiti olmaktır sevda!"yı seçtim.
Şimdi yalnızlığım,
Geçmiş karşıma alay ediyor benle ya!
Etsin!
Bu da benim tercihim…
Başım dik, alnım, apak!
Cemre.Y.
Tutkulu bir aşkın bedeli,
İkinci, üçüncü, vs. hatun olmak değildir,
"Yüreğin ve bedenin,
Tek aiti olmaktır sevda!"yı seçtim.
Şimdi yalnızlığım,
Geçmiş karşıma alay ediyor benle ya!
Etsin!
Bu da benim tercihim…
Başım dik, alnım, apak!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Ocak 2018 Pazar
Yaşamayı Seçtim
…Yaşamayı Seçtim…
Bazen…
Ardına bile bakmadan gitmeyi bilmelidir insan!
Geçmişle yaşamaya devam ederek…
Hayata devam edilemez!
Ya…
Ölebileceksin bir yerlerde ıssız ve suskun…
Ya..
Yaşama tohum ekeceksin,
Üstelik hiç olmayacak bir yerlerden!
Eee...
Ben yaşamayı seçtim
Geçmişimin tercihi artık beni ilgilendirmez!
Cemre.Y.
Bazen…
Ardına bile bakmadan gitmeyi bilmelidir insan!
Geçmişle yaşamaya devam ederek…
Hayata devam edilemez!
Ya…
Ölebileceksin bir yerlerde ıssız ve suskun…
Ya..
Yaşama tohum ekeceksin,
Üstelik hiç olmayacak bir yerlerden!
Eee...
Ben yaşamayı seçtim
Geçmişimin tercihi artık beni ilgilendirmez!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Selam Olsun
...Selam Olsun...
Sonrası cehennem korkusu...
Ben insan gibi müthiş bir varlığı yaratmış olanın
Kullarını cehenneme atacağını dahası
Onunla sınamaya kalkacağını düşünmüyorum,
Misal evlatlarımız...
Onları bile tek başımıza var edemediğimiz halde,
Elbette en çok, en ilk,
Her şeyden çok bizi sevsinler, bizi tercih etsinler isteriz.
Ancak özgürdür yürekleri.
Beni seversen şöyle olur, sevmezsen cehennem demeyiz.
Ki yaradan?
Bence o, o kadar acımasız değil.
Sadece insanların bu kadar ve gereksiz yere
Kendi kendilerinden çoğalabileceğini ön görememiştir
Ya da farklı evrenlerde bizden daha da önemli işleri vardır!
Selam olsun ona!
Cemre.Y.
Sonrası cehennem korkusu...
Ben insan gibi müthiş bir varlığı yaratmış olanın
Kullarını cehenneme atacağını dahası
Onunla sınamaya kalkacağını düşünmüyorum,
Misal evlatlarımız...
Onları bile tek başımıza var edemediğimiz halde,
Elbette en çok, en ilk,
Her şeyden çok bizi sevsinler, bizi tercih etsinler isteriz.
Ancak özgürdür yürekleri.
Beni seversen şöyle olur, sevmezsen cehennem demeyiz.
Ki yaradan?
Bence o, o kadar acımasız değil.
Sadece insanların bu kadar ve gereksiz yere
Kendi kendilerinden çoğalabileceğini ön görememiştir
Ya da farklı evrenlerde bizden daha da önemli işleri vardır!
Selam olsun ona!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
1 Ocak 2018 Pazartesi
Gurur
| …Gurur… |
| Oradan bakınca nasıl göründüğüm |
| Beni çok uzun zamandır ırgalamıyor! |
| Buradan bakınca yaşadıklarım, |
| Yaşamayı tercih ettiklerim ve |
| Yaşamayı tercih etmeyi bile |
| Düşünmediklerim beni çok ırgalıyor! |
| Ve bu huyum beni de, |
| Anemi de kızımı da, |
| Çok gururlandırıyor! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Aralık 2017 Pazar
Aşk Lütfen Sen Kal
...Aşk Lütfen Sen Kal...
Boşversene!
Bu akşam tam da o akşam!
Kendimle kalmak istiyorum!
Merak edilesi o soruya en el cevap!
"Elbette, bir insan uğruna ölünecek kadar'a,
Sadece bir kere aşık olunur."
O, en ilk'lerime tercihimdi,
Ölemedim se suç benim mi?
Ortada bir seri katil var!
Mükemmel ötesi yalanlarıyla geziniyor...
Hadi yaa...
Aynaya bakıyoruz.
Hadi itiraf et...
Bütün yalanlara kanmak isteyenimiz,
Hiç yok mu?
Peki... madem..
Tek salak benim.
Aşk lütfen sen kal...
Gerçek isen gülüşün yeter zaten.
Cemre.Y.
Bu akşam tam da o akşam!
Kendimle kalmak istiyorum!
Merak edilesi o soruya en el cevap!
"Elbette, bir insan uğruna ölünecek kadar'a,
Sadece bir kere aşık olunur."
O, en ilk'lerime tercihimdi,
Ölemedim se suç benim mi?
Ortada bir seri katil var!
Mükemmel ötesi yalanlarıyla geziniyor...
Hadi yaa...
Aynaya bakıyoruz.
Hadi itiraf et...
Bütün yalanlara kanmak isteyenimiz,
Hiç yok mu?
Peki... madem..
Tek salak benim.
Aşk lütfen sen kal...
Gerçek isen gülüşün yeter zaten.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ciğer Alevi
| …Ciğer Alevi… |
| Ki ben... |
| Güneşimin... |
| Benden gittiği bütün günlerde, |
| Hayli bir çok üşürüm. |
| Tercihim belliydi de... |
| Bundan gayrı, üşümekten de, |
| Haylice hicap duyacağım! |
| Zira, gün zemheri olsa da! |
| Her taraf... |
| Gazeteden çocuk yanığı! |
| Her taraf... |
| Ciğer alevi! |
| Yan, kül, yan. |
| Kal, git, kal! |
| Ömür-ül sefer bu, |
| Ötesi yok! |
| "Bana sade bir, Eylül getirin acilen! |
| Lütfen!" |
| Ne o öncesini sorsun, |
| Ne ben sonrasını söyleyeyim. |
| Susalım öylece. |
| Her taraf zifiri duman zira! |
| Yanıyorlar! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Aralık 2017 Pazartesi
Affetmek Seansı!
…Affetmek Seansı!...
Uzun süren affetmek seanslarım sonrasında,
Şükretmem gereken…
Tuhaf ama güzel şeyler oluyor şu sıralar.
Geçen gün dolabımı düzenlerken
Birkaç tişörte ihtiyacım olduğunu gördüm ve dün,
Bir melek bana,
Artık giymediği cillop gibi tişörtlerini hediye etti.
Ben de döndüm
Artık bana büyük gelen kıyafetlerimi
Başka birilerine hediye ettim.
Yazlık ayakkabım bir taneydi,
Bir iki daha olsa fena olmazdı derken
Yine bir melek internet sitesinden
İyi markaların süper ötesi
İndirimini gösterdi ve iki yazlık ayakkabım oldu.
Bende döndüm hemen kızımı aradım.
Onun da ihtiyacı vardı, baksındı.
Hemen alayımdı.
Dolabıma fare girse, küfredecekti bir şey yok diye,
Bu akşam %10 indirimli o markete gidip bütün ihtiyaçlarımı aldım.
(Ey evren, kredi kartımı ödeyebilmeyi onaylıyorum.
Bana bahşedeceğin bütün iyilikleri kabul ediyorum.)
Hatırlarsanız babamı affetmemin
Son seansı geçen gün nihayet bitmişti.
O günlerde okuduğum kitapta;
"Sizi üzen insanların 3-4 yaşlarını hayal edin
Onu o yaşlarında üzen her ne ise affederek
Ona şefkatle sarılın ve kalbinize alın." diyordu.
Çok zorlandım ama inat ettim başardım.
Babamın 3-4 yaşındaki korkmuş haline sarıldım ve kalbime aldım.
Ardından annemin 3-4 yaşındaki üvey anneli, üvey kardeşli
Çaresiz haline sarıldım, yine yeniden sevdim onu.
Yine sımsıkı sarıldım ama bu sefer o da bana sarıldı.
Onu da kalbime koydum.
Sonra ve asıl en zor olanı kendimdi ki
Ben uzak geçmişimi asla net hatırlayamazdım.
Soru/n/u/mu buldum.
Beş yaşımdaydım,
Bir kardeşim daha olacağını ve erkek çocuk olacağını!
Daha yeni öğrenmiştim ve fena içerlemiştim.
O andaki halimin gözlerinin içine bakarak
Sımsıkı,
Sonsuz şefkatle sarıldım o korkmuş kız çocuğuna,
Ve yerleştirdim kalbimin
Baba ve annemi ağırlayan odasına
Ama yetmedi sanki!
Hemen!
Acilen ilk hayal kırıklığımı buldum.
Doğduğum ve cinsiyetimin göründüğü o ilk ana!
Hem çok zayıftım, hem çok çirkin!
Hem de çüküm yoktu!
Ağa torununa hiç de yakışmıyordum!
Bütün hayatım boyunca
"Bu Dünya'ya gelmeyi ben istemedim ama
Madem nefes alıyorsak,
Yaşamalıyız da!" diyerek geçirmiştim.
Oysa okuduğum kitap;
"Bu Dünyaya gelmeyi siz seçtiniz.
Ailenizi siz seçtiniz.
Cinsiyetinizi bile siz seçtiniz
Yoksa siz sadece ruhtunuz." diyordu.
Şaşkındım.
Aslında afallamıştım o an.
Canımın canı çok fena yandı valla!
Tam bir saat aynaya bakarak ağlamışım!
Sonra aceleyle doğduğum anda bulundum kendimi.
İlk işim o anımda,
Anamın kayın validesinin
Ve onun da kayın validesinin
Cinsiyetimi görmemesini sağlamak oldu.
Kız velet olduğumu gösteren yerlerime
Kalbimi yapıştıra yapıştıra
Sımsıkı sarıldım kendime ve hemen kundakladım kendimi.
Doğruca babam, annem ve benim beş yaş halim olan odanın
Baş köşesindeki beşiğe koydum kendimi.
Kitapta evlatlardan bahsetmiyordu hiç!
Onlar daimi aflarımızdaydı zaten.
Her daim şefkate müebbetli olduklarından sebepti elbette.
Ben yine de...
Kızımın orta okullu ergen zamanlarına
Bir kere daha sımsıkı sarıldım.
Onu da aldım kundağımın yanı başına.
Böylece...
Birike birike,
Azalarak kendilerimizden
Hiç ayrılmamış olduk
On birinci sınıfında ondan tam yedi ay ayrı kaldığım için!
Kalbimin odasındaki kundaklı halimle ondan tekrar özür diledim,
Şu an ki sonuç;
Akşam elim kolum dolu marketten gelirken babama rastladım.
Halimi, hatırımı sordu mahçup bakışlarıyla!
Hatta hemencik aldı poşetlerimi elimden,
Yardım etti evime kadar!
Yolun yarısında durduk yere gömleğinin ön cebini göstererek,
"Aaa! Bak burda harçlığın varmış a kızım!
Baksana!
Seninmiş bu!" diyerek
On kuruş (10-KRŞ)' u tutuşturuverdi elime!
Tuhaf olan ne biliyor musunuz?
Babam bana en son harçlık verdiğinde
Ben beş yaşındaydım,
Verdiği harçlıkla bakkala koşarak cimcime sakızlardan almıştım.
Sanki o sakızı yine almışım da kocaman balon yapmışım sandım!
Öyle sevindim lan!
Artık cimcime sakız satılmıyordu elbette
Yoksa poşetleri babama bırakıp yine bakkala koşardım.
Zaten ağzımdaki üçlü köprülerden sebep!
Artık sakız filan da çiğneyemiyordum
Ama olsundu!
Çantama atıverdim gülümseyerek!
"Çantamın dibi olsun bu para, bana artık uğur ola!" dedim.
O ise hala anlatıyordu içli içli
Ona en küçüğümüzün oruç ağızlı yüklediği yeni yükleri.
Yok onu yap demiş, yok şunu hallet demiş vs.vs.
Konuşa konuşa evimin kapısına dek geldik,
İçeri buyur ettim elbet de.
Ama o nedense "Teşekkür ve şükür!" diyerek
Kalbimin odasındaki 3-4 yaşı haline dönmeyi tercih etti.
Uzun zamandır,
Evimde akşam yemeği yemediğim için,
Misafirim yoksa eğer!
Yemek de yapmıyordum.
Durduk yere kalbimdeki çocuklarıma,
Canımın çektiği bir yemeği yaptım
Hem de türküler söyleyerek!
Pişti de ama çok uzun zamandır da
Yemekleri yaparken kokusundan doyduğum için.
Şimdi öylece duruyorlar mutfakta!
Kalbimdeki çocukluklarımız
Ezan saatini bekliyorlar,
Üstelik hayli de heyecanlılar!
Şimdi tam zamanı işte...
"Şükürler Olsun Rabbim!"
Artık biliyorum ve ısrarla deniyorum
Bundan sonra bütün pişirdiğim yemekleri,
Yalnız da olsam afiyetle yiyeceğim
Ve bundan sonra bozduğum bütün oruçlarımı tutacağım!
Hatta sigarayı da bırakacak,
Ömrümün kalanında bütün kışlarımı oruçlu geçireceğim.
Tabi sen "Kün Fe Yekün!" dersen.
Şimdi gülümsüyorum kalbimin odasındaki küçümen çocuklara!
Kırk bir yaşlık mahcubum bende.
Konumuz,
Yine hayat elbette!
Ömrüm boyunca hep bir öğretmen edasıyla
"Şükredecek bir şey varsa
Zaten şükrediyoruz, karşımıza hep kötüler,
Hep kötülükler çıkıyorsa…
Bütün suç bizim mi!
Şimdi neyimize!
Şükredelim ki!" diyordum ya!
Mahçupluğum,
Yanılmışlığımdan!
Meğer...
Nice öğrensem de hiçbir şey bilmiyor muşum!
"Madem bu dünyaya gelmek, bu aileyi seçmek,
Bu aileyi seçmek, bu bedeni tercih etmek,
Yaşadıklarımızın müsebbi!
Hep...
Bizim seçimimiz miş!
Aldığımız her nefese şükürler olsun rabbim!
Amin."
Şimdilerde...
Geleceğe dair çok güzel meleklik hayallerim var!
Birçok öğrenciyi okutmak gibi.
Cemre.Y.
(Okuduğum kitabın yazarını ve adını merak edin ve okuyun bence!
DÜŞÜNCE GÜCÜYLE TEDAVİ/ Louise Hay )
Uzun süren affetmek seanslarım sonrasında,
Şükretmem gereken…
Tuhaf ama güzel şeyler oluyor şu sıralar.
Geçen gün dolabımı düzenlerken
Birkaç tişörte ihtiyacım olduğunu gördüm ve dün,
Bir melek bana,
Artık giymediği cillop gibi tişörtlerini hediye etti.
Ben de döndüm
Artık bana büyük gelen kıyafetlerimi
Başka birilerine hediye ettim.
Yazlık ayakkabım bir taneydi,
Bir iki daha olsa fena olmazdı derken
Yine bir melek internet sitesinden
İyi markaların süper ötesi
İndirimini gösterdi ve iki yazlık ayakkabım oldu.
Bende döndüm hemen kızımı aradım.
Onun da ihtiyacı vardı, baksındı.
Hemen alayımdı.
Dolabıma fare girse, küfredecekti bir şey yok diye,
Bu akşam %10 indirimli o markete gidip bütün ihtiyaçlarımı aldım.
(Ey evren, kredi kartımı ödeyebilmeyi onaylıyorum.
Bana bahşedeceğin bütün iyilikleri kabul ediyorum.)
Hatırlarsanız babamı affetmemin
Son seansı geçen gün nihayet bitmişti.
O günlerde okuduğum kitapta;
"Sizi üzen insanların 3-4 yaşlarını hayal edin
Onu o yaşlarında üzen her ne ise affederek
Ona şefkatle sarılın ve kalbinize alın." diyordu.
Çok zorlandım ama inat ettim başardım.
Babamın 3-4 yaşındaki korkmuş haline sarıldım ve kalbime aldım.
Ardından annemin 3-4 yaşındaki üvey anneli, üvey kardeşli
Çaresiz haline sarıldım, yine yeniden sevdim onu.
Yine sımsıkı sarıldım ama bu sefer o da bana sarıldı.
Onu da kalbime koydum.
Sonra ve asıl en zor olanı kendimdi ki
Ben uzak geçmişimi asla net hatırlayamazdım.
Soru/n/u/mu buldum.
Beş yaşımdaydım,
Bir kardeşim daha olacağını ve erkek çocuk olacağını!
Daha yeni öğrenmiştim ve fena içerlemiştim.
O andaki halimin gözlerinin içine bakarak
Sımsıkı,
Sonsuz şefkatle sarıldım o korkmuş kız çocuğuna,
Ve yerleştirdim kalbimin
Baba ve annemi ağırlayan odasına
Ama yetmedi sanki!
Hemen!
Acilen ilk hayal kırıklığımı buldum.
Doğduğum ve cinsiyetimin göründüğü o ilk ana!
Hem çok zayıftım, hem çok çirkin!
Hem de çüküm yoktu!
Ağa torununa hiç de yakışmıyordum!
Bütün hayatım boyunca
"Bu Dünya'ya gelmeyi ben istemedim ama
Madem nefes alıyorsak,
Yaşamalıyız da!" diyerek geçirmiştim.
Oysa okuduğum kitap;
"Bu Dünyaya gelmeyi siz seçtiniz.
Ailenizi siz seçtiniz.
Cinsiyetinizi bile siz seçtiniz
Yoksa siz sadece ruhtunuz." diyordu.
Şaşkındım.
Aslında afallamıştım o an.
Canımın canı çok fena yandı valla!
Tam bir saat aynaya bakarak ağlamışım!
Sonra aceleyle doğduğum anda bulundum kendimi.
İlk işim o anımda,
Anamın kayın validesinin
Ve onun da kayın validesinin
Cinsiyetimi görmemesini sağlamak oldu.
Kız velet olduğumu gösteren yerlerime
Kalbimi yapıştıra yapıştıra
Sımsıkı sarıldım kendime ve hemen kundakladım kendimi.
Doğruca babam, annem ve benim beş yaş halim olan odanın
Baş köşesindeki beşiğe koydum kendimi.
Kitapta evlatlardan bahsetmiyordu hiç!
Onlar daimi aflarımızdaydı zaten.
Her daim şefkate müebbetli olduklarından sebepti elbette.
Ben yine de...
Kızımın orta okullu ergen zamanlarına
Bir kere daha sımsıkı sarıldım.
Onu da aldım kundağımın yanı başına.
Böylece...
Birike birike,
Azalarak kendilerimizden
Hiç ayrılmamış olduk
On birinci sınıfında ondan tam yedi ay ayrı kaldığım için!
Kalbimin odasındaki kundaklı halimle ondan tekrar özür diledim,
Şu an ki sonuç;
Akşam elim kolum dolu marketten gelirken babama rastladım.
Halimi, hatırımı sordu mahçup bakışlarıyla!
Hatta hemencik aldı poşetlerimi elimden,
Yardım etti evime kadar!
Yolun yarısında durduk yere gömleğinin ön cebini göstererek,
"Aaa! Bak burda harçlığın varmış a kızım!
Baksana!
Seninmiş bu!" diyerek
On kuruş (10-KRŞ)' u tutuşturuverdi elime!
Tuhaf olan ne biliyor musunuz?
Babam bana en son harçlık verdiğinde
Ben beş yaşındaydım,
Verdiği harçlıkla bakkala koşarak cimcime sakızlardan almıştım.
Sanki o sakızı yine almışım da kocaman balon yapmışım sandım!
Öyle sevindim lan!
Artık cimcime sakız satılmıyordu elbette
Yoksa poşetleri babama bırakıp yine bakkala koşardım.
Zaten ağzımdaki üçlü köprülerden sebep!
Artık sakız filan da çiğneyemiyordum
Ama olsundu!
Çantama atıverdim gülümseyerek!
"Çantamın dibi olsun bu para, bana artık uğur ola!" dedim.
O ise hala anlatıyordu içli içli
Ona en küçüğümüzün oruç ağızlı yüklediği yeni yükleri.
Yok onu yap demiş, yok şunu hallet demiş vs.vs.
Konuşa konuşa evimin kapısına dek geldik,
İçeri buyur ettim elbet de.
Ama o nedense "Teşekkür ve şükür!" diyerek
Kalbimin odasındaki 3-4 yaşı haline dönmeyi tercih etti.
Uzun zamandır,
Evimde akşam yemeği yemediğim için,
Misafirim yoksa eğer!
Yemek de yapmıyordum.
Durduk yere kalbimdeki çocuklarıma,
Canımın çektiği bir yemeği yaptım
Hem de türküler söyleyerek!
Pişti de ama çok uzun zamandır da
Yemekleri yaparken kokusundan doyduğum için.
Şimdi öylece duruyorlar mutfakta!
Kalbimdeki çocukluklarımız
Ezan saatini bekliyorlar,
Üstelik hayli de heyecanlılar!
Şimdi tam zamanı işte...
"Şükürler Olsun Rabbim!"
Artık biliyorum ve ısrarla deniyorum
Bundan sonra bütün pişirdiğim yemekleri,
Yalnız da olsam afiyetle yiyeceğim
Ve bundan sonra bozduğum bütün oruçlarımı tutacağım!
Hatta sigarayı da bırakacak,
Ömrümün kalanında bütün kışlarımı oruçlu geçireceğim.
Tabi sen "Kün Fe Yekün!" dersen.
Şimdi gülümsüyorum kalbimin odasındaki küçümen çocuklara!
Kırk bir yaşlık mahcubum bende.
Konumuz,
Yine hayat elbette!
Ömrüm boyunca hep bir öğretmen edasıyla
"Şükredecek bir şey varsa
Zaten şükrediyoruz, karşımıza hep kötüler,
Hep kötülükler çıkıyorsa…
Bütün suç bizim mi!
Şimdi neyimize!
Şükredelim ki!" diyordum ya!
Mahçupluğum,
Yanılmışlığımdan!
Meğer...
Nice öğrensem de hiçbir şey bilmiyor muşum!
"Madem bu dünyaya gelmek, bu aileyi seçmek,
Bu aileyi seçmek, bu bedeni tercih etmek,
Yaşadıklarımızın müsebbi!
Hep...
Bizim seçimimiz miş!
Aldığımız her nefese şükürler olsun rabbim!
Amin."
Şimdilerde...
Geleceğe dair çok güzel meleklik hayallerim var!
Birçok öğrenciyi okutmak gibi.
Cemre.Y.
(Okuduğum kitabın yazarını ve adını merak edin ve okuyun bence!
DÜŞÜNCE GÜCÜYLE TEDAVİ/ Louise Hay )
Labels:
acil,
affet,
amin,
anne,
ayrı,
baba,
dünya,
ergen,
ezan,
geçmiş,
hediye,
kalbim,
kara kış,
karşı,
kızım,
kitap,
sevdim,
tercih
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Kasım 2017 Salı
Hiçlik
| …Hiçlik… |
| Biz… |
| Hiçliğe doğru |
| Çölde yelken açabilen |
| Birkaç yolcuyuz! |
| Her insanın |
| Kaldırabileceği bir tercih değildir bu |
| Hele ki elindeki, |
| Sınırsızlıklarının sonu sınırsızken... |
| Ne ki vazgeçebilecek |
| Bir canımız var o da |
| Çoklarınca… |
| Mal varlıklılarına tercih edilebilir. |
| Oysa çokluktur "Hiç!"lik… Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Kasım 2017 Pazar
Teke Tek
| ...Teke Tek.... Haydi! Yapraklarımızı teke tek soyunalım. Mademki mevsim artık bize sonbahar! Bir yaprak sen dök geçmişinden Bir yaprak ben… Ama biliyorum senin vazgeçilmezin var. Saklarsın kendine kızıl bir tel sonbahar. Oysa acımaz o sana hiç çürütür seni içine içine… Ben tükendikten sonra hiçliğe erişerek yani vazgeçerek öğrendim. Ancak çetin bir kış sonrası yine ilkbaharın geleceğini! Haydi! Yapraklarımızı teke tek soyunalım. Mademki mevsim artık sonbahar, Çetin bir kış bekliyor bizi! ”Sana söz yine baharlar gelecek” Ben korkmuyorum hiçlikten Ya sen kendine hazır mısın ki? Yoksa sen artık… Kurak toprakların… O tek, yapraksız ağacı olarak mı kalacaksın? Tercih senin. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...



















