acı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
acı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2026 Cuma

Narkoz Kokusu

...Narkoz Kokusu...
Uyandırıldım.
Burnumun direğinde kesif bir narkoz kokusu
Gözümün birinin ışığı sönük,
Çene kemiklerimde derin bir ağrı.
Acımın acısının henüz farkında değilim.
Halbuki uykuya dalarken,
Rengarenk çiçekler diyarının
Gökkuşaklarına salıncak kurarım belki diyordum.
Olduysa da hatırlamıyorum.
Uyanmasam da hiç gocunmazdım gaip diyara gittiğime.
Uyandırıldım.
İki gündür sağ gözümün içinde cam kırıkları
Beyazının çoğu kırmızıyla kaplanmış ya
Üst kirpiğimi alt kirpiğimle kavuştursam bir dert,
Kavuşturmasam bin dert.
Geçecek elbet, hem de çok yakında geçecek.
İşte o vakit uzun uzun bakacağım rengarenk çiçeklere
Ve derin derin koklayacağım en güzel kokuları.
Madem ki "Gitsem de olur!" deyince gidilemiyorsa öte dünyaya.
Yaşaya yaşaya yaşayacağım bu hayatı ben de!
İnadına ve hem de seve seve!
Cemre.Y.

20 Şubat 2026 Cuma

Sus

...Sus...
Bütün konuştuklarım az gelir de!
Suss zamanlı hırkamı geçiriveririm sırtıma!
Yorgun susuşlu zamanlar bunlar.
Ağlamaklardan yorgun, gülmeye sebep kalmamış.
Hayat bu işte, hep acıdır, hep acıtır.
Cemre.Y.

6 Ocak 2026 Salı

Arın Ruhum!

...Arın Ruhum!...
Arın ruhum!
Tozlarından arın.
Seni kirletmek isterken yakaladığın,
Yalancılardan da,
Yürek dolandırıcılarından da arın.
Korkma yokluklarına alışamamaktan.
Acıtmaya acıtır lakin geçer.
Hiç değilse,
Sahte sarılışlarla ömrünü törpüleyemezler artık.
Arın ruhum!
Ömrüne ömür verdiğin bile olsa,
Hiç usanmadan seni incitmekten zevk alan,
Seni yormaktan yorulmayan herkesten, her şeyden arın.
Cemre.Y.

16 Aralık 2025 Salı

Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun

...Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun...
Dilinin zembereği bozulmuş ağulu cümleler akıyordu dudaklarından.
Yüreğinde bir gram pişmanlık yok kırıp döktüklerine dair.
Gecenin bir yarısı tam karakolluk acılar yaşanmakta.
Kıyılamıyor işte ömrünün sicili bozulacak diye,
İçime içime akıtıyorum gözyaşlarımı.
Lakin...
Ağrılarım hala çok ağrıyor işte.
Bedenimdeki mor güller elbet geçer de,
Güvenimin korkularının sonu ne olacak?
Ruhumu da ruhundan ayrı koydun ya,
Yine de iyi bak ama kendine.
Benden olabildiğince uzak, kendine çok yakın ol lütfen.
Cemre.Y.

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

30 Ağustos 2025 Cumartesi

Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi

...Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi...
Sana kulak memesi kıvamında şefkatler biriktirmiştim oysa.
Hani böyle sarılınır ya en kocamanından,
Sanki kalpler yer değiştirmiş gibi birbirine atar ya
Öyle derin, öyle sıcak sevdalar biriktirmiştim oysa.
Akşam önü, ikindi vakitleri yavaştan yaklaşınca,
Sen mangalı yakardın hafiften,
Ben penceresi denize bakan mutfağımızda salata yapardım.
Şöyle acılı şalgamı da rakıya yakıştırdıktan sonra,
Günbatımını şereflerimize tokuştururduk misal.
Buselerimizden bizi, bize içerken,
Radyodan denizi dalgalandırırdı kanun taksimi.
Olamaz mıydı, bence olabilirdi.
Hayallerimizin hayalini bile bize, çok görmeselerdi,
Olabilirdi.
Cemre.Y.

19 Temmuz 2025 Cumartesi

Ağlamasın Yaramı Tanıyanlar

...Ağlamasın Yaramı Tanıyanlar...
Acılarımın acıları gözyaşlarımı durduramadıkça,
Nasıl olur da benimle benzer acıları yaşamış olanlar,
Tek bir damla gözyaşı dökmeden sadece dinleyip,
Üstüne üstlük;
"Sakın ha!
En kötüsü ne olabilir ki diye merak etme!" dediklerinde,
Benim yaşadığım kadar acıyı
Hissederek yaşamamışlardır demek ki derdim hep.
Varmış.
En kötüsü de varmış!
Anlatamadığımda, ağlayamadığımda anladım.
Gençtim, o zamanlar gözyaşlarım da gençtiler.
Bilemezdim ki bu derin yaralar beni,
Yüreğimin en çiziğinden, en çok acıtırlar.
Ağlamasın yaramı tanıyanlar.
Ben artık ağlamıyorum çünkü.
Bu yaşıma kadar ben, sayamadığım kadar öldüm.
Ama sorsalar, nefes alıyorum hala.
Ve artık asla merak etmiyorum
Ömrümün en kötüsü ne olabilir cümlesini.
Yiten gitti çoktan.
Varsa yeni güne, yeni cesaretin,
Yarın yeniden doğarız nasıl olsa.
Gelsin, gelecek olanın iyisi,
Hem daha iyisi ne olabilir ki?
Cemre.Y.

11 Temmuz 2025 Cuma

Elbet Bir Gün Şöyle Ağız Dolusu Kahkahaların Da Zamanı Gelecek

...Elbet Bir Gün Şöyle Ağız Dolusu Kahkahaların Da Zamanı Gelecek...
Dudağımın kenarına izinsiz yerleşiveren uçuk yarası
Gülümsemelerimi acıtsa da,
Gelip konmalaranının zamanını aksatmadığı için
Her yıl aynı zamanlarda sadece onu ve kendimi affediyorum ben.
Ötesi hep...
Vakitsiz gelip geçen hayat kırığı zaten.
Durup durup yüreğimi incitmeye değmez diyerek
Sağ elimi de kalbimin üzerine koyarak
Acıtmadan, incitmeden, üzmeden,
Hafiften bir tebessüm yerleştiriveriyorum dudaklarıma.
Elbet bir gün şöyle ağız dolusu kahkahaların da zamanı gelecek.
Cemre.Y.

6 Haziran 2025 Cuma

Başka Bir Bayram

...Başka Bir Bayram...
Şöyle bir yokladım da içimin içini,
Artık acıtmadan anlatabiliyorum yaralarımın sebeplerini.
Geçmiş de geçmiş, bitmiş nihayet.
Kolay olmadı tabi!
Kırgın yürekler denizinde boğula boğula öğrendim yaşamayı.
Ondan mıdır bilinmez ama bu bayram başka bir bayram.
Kendi kendimin ellerini öptüm misal,
Çocukluğumdan sevdim kendimi, yetmez mi?
Cemre.Y.

1 Mayıs 2025 Perşembe

Olmuyorsa Zorlama

...Olmuyorsa Zorlama...
Kin değil de...
Sırtımda bir hançer yarası daha,
Çıkarabilirsem, ölümüm olur!
Çıkartamazsam, ölene kadar acım.
"Hepsi de bana uyar" lıyerindeyim geriye kalan ömrümün.
“Ne yapsam?
Ne yapmasam?” derken usulca dökülüverir yağmurlar.
O vakit de içimden...
“Bazen de yağmur,
Gidilmemesi gereken yollar,
Verilmesi gereken kesin kararlar için ağlar!
Olmuyorsa zorlama,
Anla ki yaratanın bir bildiği var!” der geçerim!
Cemre.Y.

26 Nisan 2025 Cumartesi

Özledim Sanma!

...Özledim Sanma!...
Ben senin,
Şakaklarındaki beyazlara bile şiir yazdım be adam!
Yüzüne konan kar tanelerinde,
Gecelerce eridim de sevdim.
Özledim sanma!
Şimdi sadece "Ahh!" ettim.
Cemre.Y.

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

4 Nisan 2025 Cuma

Uyan!

...Uyan!...
Hani onu özlemeyi bile unuttuğun yılların ardından,
Öylesi bir pişmanlıkla rüyana akar ya biri!
Sanki gidişine kılıf uydurmak için, almış kucağına bir erkek çocuk,
Bir ona, bir sana sarılır ya sımsıkı!
O sarılmadaki yabancıl hissi sana anlatamam.
Ruhun bilir, tanır ezelindeki o kokuyu lakin,
Sanki sen aynı sen değilsin de o hep,
Aynı aldatışındaki anında kalmış gibi!
Şöyle bir acıma gelir de yoklarsın yüreğini,
Hani sevdayı geçtim de ufacık bir şefkat bari kalmış mı diye?
Bırakmamış!
Kim bilir kaç kere kırdığı, dağıttığı,
İhanet camlarıyla kanattığı yüreğinde tek bir his olsun bırakmamış.
"Uyan!" dersin rüyandaki kendine, "Kaç kurtul bu andan."
Öyle ya...
Pişmanlıksa bu onun pişmanlığı!
Seni kendini düşündürtmesine izin verme biliyorsun ki değmez.
Bu sabahlık sade kahveyi es geç,
Bir fincan çay koy kendine,
Sabah sabah şöyle en güzelinden bir meyhane pilavı demle!
Ne rüya kalsın, ne de kabus!
"Uyan Cemre'm uyan,
Sana ne, senden sonra,
Kim, hangi pişmanlığının denizindeyse!
Aç bir müzik, salın kendi kendine!,
Artık bu hayat senin kime ne?"
Cemre.Y.

16 Mart 2025 Pazar

Yaralarımın Yeri

...Yaralarımın Yeri...
Yaralarımın yerini iyi bildiğiniz halde,
Neden, hep oralardan konu açıyorsunuz?
Kanarsa durmaz, onu da biliyorsunuz!
Cemre.Y.

24 Şubat 2025 Pazartesi

Kar Taneleri

...Kar Taneleri...
Kim bilir kaç mevsimdir gücenikti kara kış'a!
O gün durduk yere giyinip dışarı çıktı kadın.
Öyle ya daha ne kadar uzaktan seyredecekti,
Önünden geçip giderken,
Kar topu oynayan çocukların sevinçli çığlıklarını.
Zamanında dost dediklerinden birinin
İçine taş koyup ona attığı,
Gözünü mosmor eden o acı anıyı bir kenara koyup,
Kendi kendine yumuşacık bir kar topu yaptı,
Usulca atıverdi kendi başından aşağı.
Öyle ya, kendi kendine de ihanet edecek değildi ya!
Sonra gökyüzüne baktı gözlerini kısarak.
Oradaydı, gülümsüyordu güneş!
Kadına kalpten kar taneleri yolluyordu usul usul,
Kirpiklerinin tellerine konuverdiler kalpten taneler.
Kristal ışıltılar doldu göz pınarlarına.
Birkaç tane de burnunun ucundan öptüler.
Durduk yere sevinçlendi kadın, unuttu gücenikliğini her şeye!
Cemre.Y.

21 Şubat 2025 Cuma

Yaşamaya Çalışmak

...Yaşamaya Çalışmak...
Bu kadar ölümün arasında
Yaşamaya çalışmak "Ar!" geliyor bana!
Biri beni öldürsün!
Cemre.Y.

24 Aralık 2024 Salı

Toz Oluyor Hepsi

...Toz Oluyor Hepsi...
Bizim dost kervanımız...
Kapalı gişe oynuyor bu gece.
Ne vakit dara düşsek toz oluyor hepsi.
Oysa...
Benim ütopyamı da bir sorsaydılar.
Camdan saraylar yapardım her birine.
Eksiksiz mutluluklar sunardım her birine.
Sorgusuz, sualsiz, hesapsız, kitapsız,
Yüreğimin en baş köşesiydi yerleri.
Ama ne vakit ayağım tökezlese, hiç yoktular!
Böyle böyle acılaştı kahvelerin telveleri.
Böyle böyle azalıp bittiler ömrümden.
Cemre.Y.

9 Aralık 2024 Pazartesi

Yeter Ki Artık Sus!

...Yeter Ki Artık Sus!...
Sen daha küçükken,
Yaramaz bir laf ettiğinde,
"Ağzına acı biber sürerim." der idim!
Benden korkma diye de,
Sana ben sevdirdim acı biberi.
Şimdi ne diyeyim sana çocuk!
Kötü söz etmişsin benden yana!
Ağzını öpeyim çocuk senin.
Yine bebekliğinde olduğu gibi,
Yeter ki artık sus!
Cemre.Y.

4 Aralık 2024 Çarşamba

Her Şey İçin, Herkesi Affediyorum!

...Her Şey İçin, Herkesi Affediyorum!...
Acının hıncını, dizini döverek alırsan dizin morarır,
Duvarları yumruklayarak alırsan parmakların kırılır!
O anda ve sonrasında yeni acılar kalır.
Şimdi mor bir dizim,
Kırık değil ama çatlak bir parmağımla,
Başta kendim olmak üzere,
Her şey için, herkesi affediyorum!
Cemre.Y.

30 Kasım 2024 Cumartesi

Renklerinle Kal Çocuk

...Renklerinle Kal Çocuk...
Sadece artık...
Yaralardan yorgan,
Acılardan yastık yapmaktan
Bir hayli yorgunum.
Bana bir tek renk bırakmamıştın,
En nefret ettiğim griden başka!
Renklerinle kal çocuk!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...