güven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2026 Çarşamba

İşte O Zaman Görüşürüz

...İşte O Zaman Görüşürüz...
Hani en son giderken,
"İstersen görüşürüz." demiştin ya,
Sana olan o eski güvenimin
İki yakasını tekrar bir araya getirebilirsen
Görüşürüz tabi.
Çünkü neden olmasın?
Ama şimdilik...
Gözlerimin içi bile sana üşüyor.
Yani aslında,
Benim korkum ölmek değil ki,
Varsın canına can kattığımdan olsun.
Lakin...
Ya yeterince ölemezsem?
Toprak üstünde sakat kalırsam!
Kime yük olayım, benim kimsem yok ki.
İşte sen ne zaman ki
Her halimle benim her şeyim olacaksan
İşte o zaman görüşürüz.
Cemre.Y.

31 Aralık 2025 Çarşamba

Şefkatle Sev

...Şefkatle Sev...
Kadınları anlamaya uğraşmakla harcayacağınız zamanı,
Onları, güven ve şefkatle sevmeye harcayın,
Size geri dönüşleri muhteşem olacaktır.
Cemre.Y.

23 Aralık 2025 Salı

Haberin Yok

...Haberin Yok...
Kokundan sonra sesini de unutmuştum ya hani.
Geçen gün rastladım sesine.
Terasta oturmuş mırıl mırıl mırıldanmaktaydın.
Şöyle bir kulak kesildim de,
Sensin desem, sen değilsin.
Penceremden başımı uzattığımdaysa,
Anılarımdaki silüetin beliverdi karşımda.
Üşüme diye aldım içeri lakin,
Ne cümleler senin cümlelerin, ne dil senin dilin.
Gözlerin hala yosun yeşili ama,
Bakışlarını çalmışlar senden haberin yok.
Sarılma teklifine karşı koyamadım ama,
Ne eller senin ellerin, ne kollar senin kolların.
Seni senden çalmışlar haberin yok.
Meğer benim de ruhumu da çalmaya gelmişsin.
Benim sırat köprüm de sen olmuşsun meğer!
Ey benim ciğer çiziğim,
Olur da bir gün daha bana yolun düşerse,
Kaybettiğin kendini bul da öyle gel.
O güzelim bedenine,
Benim güzel meleğimin ruhunu giyindir de gel.
Belki o zaman sana yeniden güvenirim.
Cemre.Y.

13 Aralık 2025 Cumartesi

Yeter Ama!

...Yeter Ama!...
Bir tek güven kırıntısı bari bırakmış olsaydın bende!
Hadi yüreğini bıraktım, gözlerinde azıcık olsun pişmanlık olsaydı.
Belki dayanamazdı yüreğimin yufkası ama...
Sen, bunca yıl sonra,
Hala yakıp yıkmaya gelmişsin bendeki seni.
Aldıklarını aldın, kırdıklarını kırdın da,
Yeter ama!
Çıkma bir daha da karşıma.
Yoksa bir tek imdat çığlığıma bakar önümden yok olman.
Bana kıydın, sana kıydın, bize kıydın.
Ömrünü hiç uğruna harcadın da ne geçti eline be çocuk.
Şimdi sadece sararmış fotoğrafların kaldı elinde de değdi mi yani.
Cemre.Y.

28 Kasım 2025 Cuma

Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün

...Özlemelerimiz De Geçecek Bir Gün...
Ah nasıl da özlemişim,
Kadife gibi naif yumuşacık,
Kırmızıya meyyal sesinin tınısını.
Nasıl da özlemişim,
O derin nefesli özür dileyişli inceden iç çekişini.
Sesinin sessizlik içindeki özrüne de kabul.
Lakin eskisi gibi güvenemem ben sana.
Büyüdün be yavrucağım.
Hangi çocukluğuna sığdırayım beni yine hançerleyişini.
Özlemelerimiz de geçecek bir gün.
Herkes kendi masalının içinde kalacak sonunda.
Bizim hikayemiz çoktan bitti zira.
Hoşça kal ama!
Hoş kal.
Cemre.Y.

9 Ekim 2025 Perşembe

Hiç Aldatmadım Ben Seni

...Hiç Aldatmadım Ben Seni...
Yorgunum biraz...
Biraz halsiz.
Üstüme üstüme nazar atıp
İçimden içeri girmeye çalışanlarla
Savaşmaktan hayli de mecalsiz!
Ama en çok da sensizim biraz...
Oysa bi katre nazar atsan yüreğime
Ki yüreğim hala sana yanar,
Ben sözümdeyim ey yar!
Hiç aldatmadım ben seni.
Ya sen?
Cemre.Y.

16 Ağustos 2025 Cumartesi

İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!

...İçimde Bir Yerler Seni Hala Seviyor!...
Ey benim gözlerinin yosunundan çiy damlaları topladığım.
Sana hafif rüzgarlı bir ağustos ikindisinden sesleniyorum.
Her ne kadar sesim,
Ses tellerime ulaşıp dudaklarımdan çıkmasa da,
Ruhumun derininden avaz avaz fısıltılarla sesleniyorum.
Seni affedemediğimden beri,
Bütün affettiklerimin, tüm aflarını da sildim bilesin.
Bana bütün ayıp edenlere nefret dahi hissetmezken,
Yani tamamen duygusuzken,
Sana, sadece sana hissiz değilim bilesin.
Ciğerim ve yüreğim ve dahi ruhumun her yeri sana kırgın olsa da,
Sana bir daha asla kaburgalarımızı çatlatırcasına,
Eskisi kadar saf güven ve sevgiyle sarılmayacak olsam da,
İçimde bir yerler, söz geçiremediğim hücrelerim her bir tanesi,
Seni hala seviyor ya, sen kendini benden nasıl mahrum ettin duy istedim.
Cemre.Y.

28 Haziran 2025 Cumartesi

Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir

...Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir...
Kim bilir kaç yaz geçti şöyle bir...
Denizin koynuna boylu boyunca uzanıp,
Kulaç kulaç kaburgalarını çatlatacakmış gibi sarılmayalı!
İyot kokusunu özlemeye çare var azizim,
Tuzunu tatmaya da çare var,
Kumsalının bağrında adım adım gezinmeye de çare var.
Ama...
İlle de...
O...
İçinde olmak var ya...
Güvenli limanım yıkıldığından beridir
İşte ona çaresiz kalıyor insan olan.
Öyle ya...
Sahiline soyunsan,
Kumsalında senden kalanlara kim bakacak?
Hiç yoktan geri dönebilmek için,
Evinin anahtarını olsun kim koruyacak?
"Özledim!" derken burnunun direği sızlasa ne fayda.
Ne güven kalmış ne de liman.
Senden bana diyar olmaz birkaç zaman.
Cemre.Y.

8 Kasım 2024 Cuma

Siz İki Kardeş

...Siz İki Kardeş...
Şimdi siz iki kardeşe nasılsınız diyemiyorum bile...
Şimdi belki de siz, iki kardeşi birbirinizden ayırmaya kalkacaklar bile olabilir!
Sizi seviyorum, bunu bilin yeterli.
İki kardeş her şartta ve nasıl olursa olsun asla ama asla ayrılmayın ve de sizi ayırmalarına,
Fikir ayrılıklarına düşürmelerine izin vermeyin.
Rahmetli eniştem en çok, kız ya da erkek evlat sahibi olmak yerine.
Kendisine destek olacak bir karındaşı olsun isterdi.
Bu maddiyat falan değildir yahut sınırsız sadakat da değildir.
Ama ufacık bir kırgınlık olsa dahi,
Bunu birbirinize başkalarını karıştırmadan yahut fikri dahi sorulmadan,
Kendi kendinize...
Misal sana ya da ona uygun olmasa bile yani ille de haklı olduğunu bildiğin halde
Başkalarının laf sokuşturmalarıyla haklılığını savunmak için
Kırıp dökmeye gerek duymadan azıcık bir nefes alın.
Durun, dinlenin, dinleyin, sadece birbirinize karşı duygu akışınızı sağlayın.
Siz iki kardeş büyüyene kadar bir başına sayılırdınız.
Tıpkı ben ve kızım gibi.
Hayat mücadelesi devam ederken, kim kimin evladı, kim kimin kardeşi,
Kim kimin annesi yahut ablası kesin çizgilerle belli değildi
Nasıl olsundu ki!
Önünüzde, önümüzde koskocaman bir hayatta ama sapasağlam kalabilme mücadelesi vardı.
Şimdilerde göreceksiniz ki meğer ne çok seveniniz varmış ki elbette var!
Ama bunların içinde maalesef ki...
Çokça da yıkılıp yenilmenizi görmek isteyen insanların da
Gerçekte insan bile olamadıklarını göreceksiniz!
Hepsi birer birer bu anları bekliyor ve geçmişte,
Sizin iki gülüşünüzü çok görmüş olduklarını ispatlıyor olduklarını kanıtlamak için
Gizli birer sansar gibi incitecekler!
Zaman gelecek birbirinizi suçluyor olacaksınız, sen beni doğru anlamadın, anlamalıydın diyerek.
Ya da biriniz diğerine diyecek ki, sen olmasaydın yeterdik biz birbirimize!
Bu esnada başkaları…
Hep sırtlan gibi sırıtıp kıskançlık yahut çekememezlik anlarının hüsran oluşunu zevkle izleyecekler!
Buna asla izin vermeyin!
Misal ben yıllar sonra kimliğimde baba adı yazan adamla beraber,
Çok sevdiğim eniştemi son yolculuğuna uğurlamak için aynı araçta bulunmaya mecbur kaldım.
Çünkü işsizdim, durumum yoktu.
Emekli maaşı desen anca ayı zor atlatıyor.
Benim canım kardeşim…
Arabanın arka koltuğunda ikimizin ortasında size gelirken ve giderken set oldu aramızda.
Onunla aynı havayı soluyamadığımı bildiğinden ama yine de,
Din'di, yok beddua ederdi korkusundan onu def edemediğindendi bu sabrı ve davranışı!
Bildiğin yeğenim arabayı kullandı, kardeşimin eşi ön koltukta çünkü karısı yani!
O, bütün bu çirkef kayınpederine katlamayı kocasının hatrına kabul etmek durumunda hissederken
Bir de tutup orta koltuğa alacak değildi ya!
En doğrusu böyleydi.
Yani demem o ki!
Bir şeyleri daha çok korumak için diğer şeylere katlanmak gerekir ve de bu şarttır bazen.
Eğer başka seçeneğin yoksa tabi!
Katlanacaksınız!
Ele güne karşı değil!
Biri birinizin hatırına iki karındaş olduğunuzu unutmayacaksınız!
Yoksa ne olur bilinmez ama!
En kötüsü olmaz en azından!
Benim son kardeş efendi sağa sola şov yapmak isterken kendini yaktığında!
O videoyu görünce…
Hiç canım yanmaz sanıyordum!
Ama onun, o meydanda çığlıklarını, acı içinde feryatlarını figanlarını duyunca!
Hemen, ömrümüze kaç yıldır ayrılık otu doğranmış evladımı arar,
Bak ben işte o sırada iş yerinde çalışıyor olduğum için suçlu değilmişim!
Çalışmak zorunda olduğum için,
Seni onun sana taciz etmesinden koruyamadığım için suçlu değilmişim,
Sonunda Allah beni, seni, bizi gördü de belasını verdi diye müjdelerim sanmıştım.
Hatta yıllar önce bana tacizde bulunan öz babamı boşamadan,
Yıllar yılı onu gözümün önünde gezdirip,
Beni sırf bu yüzden hiçbir zaman tam sevmeyen,
Sevemeyen annemin bile öcü alınır sanmıştım.
Oysa tam tersine ben durumum olmadığı için
Bu yolculuğa katlandığım için annem beni kabul etmedi.
Gidip mezarında bir yasin okumamı bile nasip etmedi.
Ne yani şimdi ben rahmetli anacığımın ölüsüne de mi küseyim?
Ahan da buradan, evimden yolluyorum dualarımı zaten her gece.
Benim yavruma gelince, herkes çok merak ediyor!
Nasıl olup da bunca yıl sonra tek bir ah etmeden, tek bir beddua etmeden,
En ufak bir küslük gütmeden nasıl olup da bu bitişe katlandım!
Diyeyim, anlatayım bari iki kardeş, iki karındaş olan size!
Benim yavrum...
Altı yaşımdan tam on sekiz yaşıma kadar,
Öz be öz babamın tacizlerde bulunup bana bir şekilde sahip olmaya çalışıp,
Hepsinden de çok şükür ölümü bile göze ala ala namusumla kurtulduğumu,
Hatta babasıyla bile ondan ve bu hayattan kurtulmak için ve dahi
O zamanlar sevildiğimi sandığım için evlendiğimi bildiğinden
Hep ve her zaman kendisini korumayı öğrendi.
Yıllar geçti neredeyse benim yaşadığımın aynı yaşlarında,
Ben işteyken ne anne annesi ne de yengesi yanlarında yokken
Öz dayısı tarafından tacize uğradı.
Neyse ki ona öğrettiklerim sayesinde hemen kaçıp komşumuza sığındı!
İş yerinde Tülaydan o telefonu alınca var ya öldüm!
Ölüm koştu yavruma!
Ama yine de, onu üvey baba eline güvenemedim!
Bir yanda rahmetli annemin onu bırak git başkasıyla evlen baskıları,
Bir yandan ben yanımdaki evladımı anca bu kadar koruyabiliyorum korkuları!
Sizin gördükleriniz,
Bayramlarda etin yağlısını yutamayıp annesine bunu ne yapayım diyen yavru şımarıklığıyken,
Benim yaşadıklarım
Yavrum bugün yağsızını alamadım ama misafirlerimize belli etme çaresizliğiydi.
Çünkü o bilmiyordu ki, ona zaten zar zor alabildiğim etin güzelini ona yedirirken
Ah ben yağı çok severim diye diye ekmeğin arasında zorla yutkunduğumu!
Zira etin kendisi yoksa, kokusu vardı o yağda!
Öyle öyle büyüdü benim yavrum!
Şimdi buraya kadar ki bu anlattıkların iyi güzel,
Biz bu kadarını bilemezdik falan filan bir sürü konu geçecek akılarınıza
Epeyce de bir giriş, gelişme, sonuç falan
İstediğiniz kadar geyikti, dedikoduydu konuşun birbirinizle,
Hatta acınızı hafifletecekse
Gazetelere bile manşet yapabilirsiniz konularımızı inan ki bence sorun yok!
Yeter ki iki kardeş, siz, ikinizi kimsenin, hiçbir şartta ve şekilde ayırmasına izin vermeyin.
Bizim yavrumla, ömrüme biçtiğim bütün sıfatları yakıştırdığım,
Ama bir türlü…
Beklediği anne performansını sergileyemediğimi düşündüğü evladımla
Yollarımız nasıl ayrıldı biliyor musun!
Bilmiyorsun!
Bunu sadece...
Kardeşim, kardeşimin karısı
Ve eski işyerimde annem gibi sevdiğim biri ve kızımın öz babası biliyor!
Ben bunca yıl her şeye rağmen, beni aldatıp giden bir adamla, kızım için görüşürken,
Kızımı ona ve ailesine gösterirken herkes beni hor görüyordu.
Eğer ki ben bu dengeyi sağlayamamış olsaydım
Şimdiye ölmüş, ya da öldürülmüş olurdum!
Haberlerde görürdünüz beni!
Sana, size aman ha denge, aman ha sabır,
Aman ha her kafanın sesini duymayın derken bunu anlatmaya çalışıyorum!
Benim yavrum dengeyi kaybetti bir ara!
Tabi ki benim de ona ayıracak dengem için sabrım kalmamıştı ki tam o aralar!
Çıldırdı!
Haklıydı!
Kafayı yemekte değil ha!
Benden başka kendisine,
Benim ona koyduğum sıfatları bulamadığında çaresiz kalıp sıyırdı!
Bunları bilmesem, hikayeler ayrı olsa da,
Hayatların sonucunun aynı ayrılığa yazıldığını bilmesem
İnan çok yorgunum, çok yorgunsunuz.
Ama sadece,
Sizin de bilmeniz gerektiğini ve ona göre ders almanız ya da almamanız gibi bir duygudayım şimdi.
Karar sizin.
Gün geldi, taa benim babasıyla evliyken,
Babasının edebiyat öğretmeniyle ortak arkadaşımızken olan zamandan olan kadının kızını,
Çünkü biz ayrıldıktan sonra yeni karısıyla samimi olup tatiller falan gittiler ya
Güya o kadının kızı, benim yavrumun babasındanmış bunu uydurdu kafasında.
Uydurmaya yetmedi bütün ana ve baba sülalesini
İspatlar bulmaya çalışarak neredeyse ikna edecekti.
Bahsettiği kızla benim yavrum neredeyse aynı yaşta!
Üstelik tesadüf o ki,
Kızımın babasının öğretmenin adı da aynı şimdi ki karısının adına aynı!
Yani ben öncesinde eski kocamın edebiyat öğretmeni tarafından aldatılmışım
Hala da yeni karısıyla beraber onu da aldatıyormuş gibi bir hikaye!
Anam bir görsen, baba annesi, amcası akrabaları vs. herkes duydu.
Kimi inandı, kimi inanmadı.
Bana sorsan ortadayım.
Ben, anama güvenememişim, babama güvenememişim,
Öz be öz küçük kardeşime güvenememişim,
Elin oğluna evladıma baba olur diye hiç güvenememişim!
Şimdi bu hikaye yalandır nasıl diyeyim.
Baktı ki olmuyor!
O ne zaman kimden hoşlansa, ne vakit ayrı bir gülse,
Ne vakit mutlu hani ayrı bir mutlu hissetse anlarım ben!
Bir tane orta okulda vardı biri.
Kızım bu çocuk hoşlanıyor senden dedim yok anne yav diyerek bana inanmadı.
Gitti çocuğu başka biriyle yaptı bir de yakınlaştırdı.
Sonra sonra anladı hislerini ama iş işten geçip
Bir de onları buluşmalarında ne giyseler yakışıra kadar halletti olayları evlendiler.
Ben, benim kızım üzülecek nasıl etsem de onu avutsam derken bana
Sırf haklıymışsın anne dememek için,
Evlatlarımı evlendirmiş gibi mutluyum aslında dedi.
Sonra üniversiteye başladı, yine bir platonik aşk!
Ondan hoşlanan, hatta işte veya okulda onunla evlenme isteyen onca insan varken.
Yok!
O çay sevmiyor, o bilmem ne hiç birine şans bile vermedi.
Sonra başka bir çocuk çıktı, dedim kızım bu çocuk senden hoşlanıyor bi bak!
Yok ben ona öyle dememişim gitti ona da bir arkadaşını ayarlayıp bir ton acısını çekti.
Sonra o çocuk karışık karışık davranınca,
Bir bunda gözü varmış gibi, bir yandan her haltı karıştırıyor,
Bir yandan en samimi ve de sevgilisi olan insanla
Böyle çapraşık bir ilişkilere girmiş mi girmemiş mi durumları!
Hepsi belki de yavrumun en yakın arkadaşının
Orospuluğundan dolayı onu da elde etme telaşından mı,
Ama elde edemeyince kuduruşundan mı bilemem.
Bak şimdi burası en heycanlı yeri!
Kızım babasına demiş ki!
Güya ben, onun platonik olduğu sevgilisiyle,
Güya taa o çocukla ilk tanıştıkları zamandan beri
Kızımın kendisiymişim gibi sosyal medyalardan konuşuyormuşum!
Bir de üstüne üstlük...
Kızımın çıplak fotoğraflarını falan da paylaşıp öyle yazışıyormuşum
Güya benim kızım bunca sene ne bana ne de o çocuğa
Konuştukları kişinin kendisi değil
Öz annesi yani ben olduğumu söylememiş ama ispatlarmış!
Kızımın babası ya buna bir çare bulsunmuş
Ya da o artık hayatına bensiz devam etmenin bir çaresini arayacakmış!
Kızımın babasına, ben böyle bir şey yapmış olsaydım,
Böyle bir oyun etseydim şimdiye evlenmiş olmaları gerekirdi demem yetti.
Çünkü o da biliyor ki ben evladımı ona göre öğrettim bunca yıl!
Benim yanımda yıkanırken dahi çırılçıplak olmadı o!
Öğrenmesi için her şeyi öğrettim.
Nasıl onun, yavrumun çıplak fotoğrafını paylaşıp,
Bir de onun platonik olarak aşık olduğu çocuğa oymuşum gibi konuşayım!
Babasına da dedim!
Bir tek kere daha bana iftira atsa!
Bilerek ya da bilmeyerek bana kötülük etmeye kalkarsa,
Ona uzaklaştırma davası açacağım dedim!
O gün, bugün uzağız!
Ha bütün bunları nasıl olup da kardeşin hariç, nasıl olup da kardeşinin eşi hariç,
Nasıl olup da kimselere anlatmadın,
Nasıl olup da bütün bunlar yüreğinde patlarken
Evladına tek bir ah bile etmeden dayanabildin diye sorma!
İnsan olan dişlerini teker teker ya da hiç bilemedin üçer beşer döker!
Öyle görmemiş gibi emeklilikten kalan bütün parayı sayıp
Beyaz, bembeyaz, apak gülmez değil mi?
Güler!
Çünkü kim, neden, nasıl, ne hadle hangi kıymete değer ile bilmeye hakkı var ki,
Yarın öbür gün iyi ki, çok şükür, anam hiç beklemezdik denilecek derinin derinini!
İşte!
Tam da bu yüzden!
Acının derinin dibini aynı hissetmek böyle bir şey diye paylaştım içimi.
Bir kardeşi olmalı insanın.
Ki canım kardeşim olmasaydı çok kolaydı bu hayattan vazgeçmek!
Ki yavrum bile senden kurulmak istiyorum ama başımı belaya sokmadan!
Bir mektup yaz, ahan da bu terastan aşağı atla!
Zaten hiç gün görmemişsin, ne şiş yanar, ne kebap!
Eh benim de iyi kötü bir evim de olur,
Zaten emekli de oldun ama merak etme arkandan epeyce ağlarım dedi ya!
İşte tam da o zaman anladım!
Terk edilmekten korkuyor o!
Sınırları zorluyor!
Onun, o güzel ömrü sağ olsun!
Tam üç sene oldu, kızgın değilim, kırgın olamayacağım kadar ağır bu yaşatılanlar.
Evet!
Beni yıllar sonra canlı ama eniştemin hüznüyle cenaze gibi görenlerim,
Bütün en yakın akrabalarım iyi ki varlar!
Yoksa, araya dereye sıkıştırılmış güzel gülüşlerimin arasında,
Aslında çoktan yaşlandığımı, yüzümdeki çizgilerimin,
İçimin içinden nasıl çekilmişliğini
Ben rahmetli eniştemin cenazesi vesileyle gün yüzüne sermesem,
Nasıl anlayıp, nasıl kendi eksikliklerinin üstünü kapayacaklar!
Ara da bir, siz iki kardeş sunun onlara!
Birkaç zaman eğlenirler lakin, kınadıkları kınam kınam başlarına gelince anca anlarlar!
Bana sorma!
Ben hiç kimseyi, hiçbir zaman kınamadım!
Annemin olmaması gereken, hiç doğmaması gereken birine bile
Geleceğine beddualarla ölemeyen çocuğuyum!
Kızıma tek bir güceniklik etmeyin lütfen!
Onun suçu değil!
Ha sadece sizinle paylaştığım bu sırrımı,
Sizi bir arada her şeye rağmen tutmak için uğraşımı umursamadan,
Otuz yılda bir çalışa çalışa anca koluma taktığım bir bilezik gibi
Dalga geçerek ifşa da etmeye kalkabilirsiniz
Yahut birer ders alıp iki kardeş, iki karındaş
Bir bilek, iki yumruk dünyaya gardınızı da alabilirsiniz.
Ben sadece rahmetli eniştemin son dileğine inanmanız için içimi açtım size!
Şu insanoğlu her şeyi unutup hep başkalarının hayatı hakkında konuşur durur!
Yani derleerrr hikayesi işte!
Dedirtmeyin!
Cemre.Y.

31 Ekim 2024 Perşembe

Sıcak Olsun

...Sıcak Olsun...
"Sağım solum sobe!" dedim ve gözlerimi açtım.
Meğer, herkesim, bir oyunda saklanmak için değil,
Hayatımdan kaçarken vicdanları acımasın diye yumdurtmuş gözlerimi!
Özür dilerim!
Sana, hep canından büyük değerler biçtim ben, be çocuk!
Sonsuz ve sınırsız güvenimdin sen!
Sıcaksın değil mi çocuk!
Sıcaktasın değil mi?
Adımını attığın her yer yumuşak bir sıcak nefes mi?
Odan sıcak, yatağın, yorganın, yastığın sıcak!
Ya!
Beni,
Yıllar boyu bir hiç’ e sattığın ruhun?
Sıcak olsun çocuk, o bile…
Cemre.Y.

30 Ekim 2024 Çarşamba

Seninle, Senden Öğrenmiştim

...Seninle, Senden Öğrenmiştim...
Yıllar yılı,
Yere düşen bir bardak kadar ederim yoksa,
Koca bir ömrü hangi değere feda ettiğimi düşünmekteydim!
Oysa!
Seninle, senden öğrenmiştim...
En güvendiğinin bile farklı düşünebileceğini ve herkesin,
Bir gün yüreğinden gidebileceğini...
Cemre.Y.

15 Haziran 2024 Cumartesi

Kime, Nasıl Güvenirim?

...Kime, Nasıl Güvenirim?...
Sana...
Sevdası yüreğine saklı bayramlar biriktirmiştim oysa!
Hani arefe gününün akşamından,
Bin bir heyecanla yastık altlarına saklanan,
Bayramlık elbiseler gibi uçuyordu eteklerim.
Yarın bayram olmasına bayram ama...
Nicedir ne bayramlarım bayram,
Ne de akşamlarım akşam.
Sonra ne mi oldu?
Hayallerimi, düşlerimin tam ortasından kestim.
Şimdi ben kime, nasıl güvenirim?
Cemre.Y.

3 Şubat 2024 Cumartesi

Korkuyorum Çünkü

...Korkuyorum Çünkü...
Ne kadar şanslı olduğunuzu hiç düşündünüz mü misal?
Olur olmadık zamanlarda,
Benim dedikodumu yapacak birileriniz bari etrafınızda hep var!
Ya ben...
Bir tek an...
Birinize dahi gücenecek olsam,
"Kırıldım ama neyse bari, diyemedim" diyebileceğim kadar,
Güvenebilebileciğim hiç kimsem yok!
Evet, hala gönlüme göre bir iş bulamadığım doğru!
Lakin...
Hanginizin kapısını tıngırdattım ki,
Bir bardak un veya bir tek soğan,
Yahut, bir yemek kaşığı salça için!
Nedendir bu, beni, benden çok dile dolamalarınız!
Limon mu istedim misal,
"Salatama eksik kaldı." diye bahane uydurarak!
Ne bileyim bayat ekmek falan mı istedim,
Köfte yapacağım diye kafiye koyararak!
Neyse...
Bu gece de...
Binbir dua ve aminlerle,
Dolanın dolandıklarınıza bir güzel uyuyun siz!
Beni de, öyle çok merak etmeyin!
Gürültünüz sustuğunda uyurum!
İlk kapı çarpışlı çıkışlarınızda uyanırım!
Korkuyorum çünkü!
Hepinizden, hepimizden, herkesten!
Korkuyorum çünkü.
Cemre.Y.

4 Ağustos 2023 Cuma

Güven

…Güven…
Nasıl mıyım, sahi mi nasılım!
Hani böyle…
Kış ayazında özlediğin,
O sımsıcak kumları aşmışsın da,
Adım adım arşınlamışsın ya kumsalı!
Hani böyle…
Bütün zemheri aylarında hayallendiğin o sıcak günde,
Denizde mutlulukla yüzmeye bir adımın kalmış ama!
Ama sen…
Denizden başka her şeye güvenemediğin için,
Yüzemiyormuşsun gibi!
Hani böyle, sırtındaki bütün yükleri atsan bile,
Günün sonunda evine gidebilecek
Bütün kuruşlarını çalacaklarmış gibi!
Yürürüm desen ev uzak!
Yüzerim desen ölemezsin.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2023 Perşembe

Ah Be Çocuk!

…Ah Be Çocuk!...
Ah be çocuk!
Benim sadece sana…
Kalbim gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Yüreğim gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Canım gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Ciğerim gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Gönlüm gücenmedi ki,
Ah be çocuk!
Benim sana içimin içi gücendi.
Artık daha nasıl,
Nerenden güvendirebilirsin ki kendini?
Şimdi…
İhanetlerin de senin olsun, iftiraların da!
Zira artık benim sana dair…
Kırgınlığım dahi kalmadı.
Ne doğuruldum ne de doğurdum!
Vücudumda bıraktığın kalıcı izleri,
Ruhumda bıraktığın yeni kalıcı izlerle tanıştırdım.
Döne dolaşa affedip unutuyorlar her gün seni.
Ah be çocuk!
Ödüm kopuyor sana…
Sen bıkıp usanmadan,
Canımın kırıklarının üstünde,
Cam kırıkları dolu ayakkabı tabanlarınla,
Sek sek oynar gibi tepinip dururken,
"Aaaaahhhhhh!
Be çocuuukkkkk" derim de,
Yine...
Senin için,
En çok ben üzülürüm diye!
Ah be çocuk!
Cemre.Y.

12 Mayıs 2023 Cuma

Olmuyor Yani!

...Olmuyor Yani!...
Sensiz...
Sarhoş bile olamıyor ki insan!
Nicedir, sana bile güvenilemiyorken,
Kimine güveneceksin?
Olmuyor yani!
Sensiz..
Ölünmüyor bile!
Cemre.Y.

31 Mart 2023 Cuma

Bilemedim

…Bilemedim…
Benim sana olan güvenim kırıldığından beridir,
Artık şaşırtmıyor hiçbir ihanetin.
Ben seni yüreğimin,
Ben seni ciğerimin,
Ben seni…
İçimin taa en içinde taşıyıp dururken,
Sen içten içe beni çürütmeye meyilliymişsin bilemedim.
Cemre.Y.

24 Mart 2023 Cuma

Kalem Kırılmış, Konu Kapanmıştır

…Kalem Kırılmış, Konu Kapanmıştır…
Bunca yılımı geçmişin "Vah!"larına harcadım...
Bundan sonra tutan "Ah!"larımı da ardımda bıraktım!
Nasıl olsa beni kaybeden ben olmadım...
Artık "An"ın ve geleceğin huzurunu duyma vakti.
Zira güven,
Bir yüreğin kalesinin bayrağıdır,
Bayrağı çalan terhis olur.
Bayrağı tutan direkse, ömür boyu mahkum!
Yüreğimden terhis olanlara selam olsun ki,
Bundan sonra…
Kimsenin egosuna tavan direği olamam!
Kalem kırılmış, konu kapanmıştır!
Bu hayat,
Can kırıklarıyla dolu kalbimi,
Acımasız adımlarıyla eze eze öğretti ki,
Ömrünü feda ettiğin evladın bile olsa,
Sahibinden çok değer verirsen,
Senin ederinden düşermiş.
Seni de yüreğimden azat ediyorum.
Cemre.Y.

31 Aralık 2022 Cumartesi

Madem

...Madem...
Eğer...
O tek doğru "adam",
O en doğru zamanda, güveninize dokunabilmişse
Yüreğinize başkaca tek kelam etmesine gerek yoktur.
Sadece bir kez görünür,
Sonra iki ve sonra üç!
Daha fazla olmayacak bilirsiniz!
Onu beklemenin faydası yok!
Zaten o vermiştir tek bir görüntü ile size olsun mesajını...
"Ama, seni çok özledim ve bekledim." bile diyemeden uyutur sizi,
Kendisi, sanki güneşin doğuşuna bekçi.
Peki!
Madem var'dım diye gelmedin,
Peki!
Mademki artık yok'umdur diye geldin?
"EYVALLAH!" derim ruhun bile duymaz giderim.
Cemre.Y.

11 Aralık 2022 Pazar

Sus!

…Sus!…
Yaklaş yanıma sevdiceğim...
Gözlerinin yosununa baka baka,
Susarak, seni, bir sarayım!
Yüreğinin atışı ninnim olsun hele.
Yorma!
Germe!
Kasma!
Üşürse battaniyenin dışında kalan kollarım,
Sen sar...
Sen sarmala...
Sen koru ve sen kolla beni …
Beni...
Uyuduğumu sandığında değil!
Beni..
Senden giderken değil!
Bu defa beni,
Sana, o ilk sarıldığımda çek nefesine,
Derin, derin…
Ve hala sus…
Sus ki yüreğinin sesini duyabileyim.
Sus ki…
Gözlerinin ışığında kendimi görebileyim.
Sus ki…
Kalbim kalbine yoldaş olsun,
Seni güvenimle seveyim.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...