mesela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mesela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2025 Cumartesi

Çek Git Yoluna

...Çek Git Yoluna...
Yıllar önce dinlemiş olduğum sözsüz müziği,
Tam sekiz saat aralıksız araya araya sonunda bulmuş insanım ben.
Bana boşuna "İmkansızız!" deme istersen!
"Sevmiyorum." de mesela.
"Bi heveslenmiştim işte,
Şimdi de hevesim geçti!" de mesela.
Zira bu hayatta,
"İmkansız!" diye bir şey yoktur,
Olasılıksızlıkları,
Azaltabilmeye bakar her şey!
Şimdi çek git yoluna, bir daha da karşıma çıkma!
Cemre.Y.

6 Ağustos 2024 Salı

Hiç Yoktan

…Hiç Yoktan…
Hiç yoktan kahkahalarla gülen kadınlara rastladım bu sabah!
Masalarında yeşil güzeli üzüm salkımları,
Ellerinde kıpkırmızı şarap dolu kadehleriyle,
Oturmuşlar kamp sandalyelerine…
Sanırsın güneş makas almış yanaklarından,
Deniz de orada, sahil de orada, şiir de orada.
Öyle güzel gülüyorlardı ki,
Bir tutam gülüş yerleşti dudaklarımın kenarlarına.
Hiç yoktan birkaç dakikalığına da olsa güzelleşti dünyam.
Hiç yoktan sevmeyi sevdim mesela, günüm günaydınlandı.
Cemre.Y.

21 Temmuz 2024 Pazar

Evlat

...Evlat...
Evlat!
Değeri paha biçilemeyen
Tek hazinendir.
Mesela sen papatya severdin o ise lale!
Kim bilir şimdilerde,
Kim, neyi sevmekten vazgeçmiştir.
Oysa evlat...
Pahası edere denk gelemeyen
Ruhunun en eş, tek cevheridir.
Dinlenmeyi umma ondan.
Ondan sonra doğmadın sen!
Dinle...
Anla...
İdrak et!
Gerekiyordur kesin pes et, vazgeç!
Ama asla yenilme ve sakın ölme!
Doğurabildin diye de kendini,
Öyle çok da ana sanma!
Zira...
Güya analığımla övünürdüm ben en çok!
Oysa görüyorum bazen etrafımda,
Etrafındakilere yettiği yetmezmiş gibi,
Rahmetli anamın...
Bana hiç sunamadığı gözleriyle,
Gözümün dibine bakıyor şefkati.
Olası hata kararlarımdan dönüyorum.
Küsüp durduğum yaradanıma
Bir şans daha şükrediyorum....
Hala "Amin!" yani.
Cemre.Y.

23 Mayıs 2024 Perşembe

Sen Yine De Gülümse Hayata


...Sen Yine De Gülümse Hayata...
Hadi gel, bugün bir değişiklik yap!
Kimse-siz şiirlerimin, kimse-si ol mesela demek isterdim birine.
Sonra ne mi oldu?
Kız Kulesine karşı bir sigara daha yaktım.
İkimiz de kalabalığa yalnızız ne de olsa.
Dedim ki kendime...
Sen yine gülümse hayata,
Olursa olur, olmazsa kendisi bilir.
Cemre.Y.

14 Ocak 2023 Cumartesi

Yazık

…Yazık…
Seni bensiz yalanlara bırakıyorum,
Yaşarken yaşadığını sanır,
Dibe battığını ise…
Ansızın, kimsesiz kaldığında görüverirsin!
Ben asla kimsesiz kalmadım mesela!
Hiçbir zaman kendimden vazgeçmedim zira!
Yazık benden sonraki sana!
Cemre.Y.

13 Ocak 2023 Cuma

Vazgeç

…Vazgeç…
Ama o yataklar soğur, o çarşaflar boşalır unutma!
Vazgeç!
Bu unutuşa bedel kendinden harcanmaktan!
Ben seni hiçbir şeye bedel harcamadım mesela!
Arkandaki şarkıyı unutturacak kadar, hala vardın işte!
Cemre.Y.

28 Kasım 2021 Pazar

Senden Sonra

…Senden Sonra…
Bazı aşklar öylece vazgeçiştir!
Ağır yaralarım ve susmalarım oldu mesela!
Senden sonra
Sarıldım ve kucakladım sensizliğe dair ne varsa!
Lakin, yine de, her şeye rağmen,
Sus zamanlı sevmelerim vardır benim,
Öyle her yürek kaldıramaz.
Cemre.Y.

11 Aralık 2020 Cuma

Sonra Mı? Sonra, Birdenbire Büyüdüm

…Sonra Mı? Sonra, Birdenbire Büyüdüm…
İmsak vakitleri yalnızlığım kadar,
İftar vakitleri kalabalıklarım vardı benim!
Gece yorgunu, sabah neşelerim kadar,
Akşam sefası keyiflerim vardı benim!
İkindi sarhoşu hayal kırıklıklarım kadar,
Sabah rüzgarı, rüyalarım vardı benim!
Uykumun en derininde gelen canavarlar kadar,
Gün ortası, yıldızlı, yakamozlu hayallerim vardı benim.
Çikolatayı çok severdim mesela her kadın kadar!
Sonra mı?
Sonra, birdenbire büyüdüm!
Ve sonra...
Hikayesi olmayan hiçbir çikolatayı asla yemedim!
Cemre.Y.

22 Nisan 2020 Çarşamba

Mesela

...Mesela...
Yüreğin üşüyünce Güneşe çık sevdiceğim,
Belki eriyiverir,
Geceleri uyanık kalmaktan buz tutan yüreğin!
Arada bir terasa çık mesela,
Terasın yoksa balkona çık.
Balkon da yoksa pencerenden uzat kafanı.
Gökyüzüne bak!
Salıncağında salla ruhunun çocukluğunu.
Bulutlara selam ver, kuşlarla muhabbet et.
Arada bir...
Arada bir insan ol mesela!
Cemre.Y.

27 Ocak 2020 Pazartesi

Olmadı Yani

...Olmadı Yani...
Ve bütün o ağulu şiirlerin o kırılgan çocuğunun,
Bütün öc'ü alındı.
Soy'una eril kişiliğini...
Soy'unun daha küçümen yaşında dirilten herif!
Çığlık figanı tam tamına kırk yıl sonra tam duyuldu!
Mesele namustu!
O gün de...
Bugün de pişman değilim hakim bey!
Sen değil miydin ki...
"Madem ki,
Tecavüze uğramamış bekareti tastamam,
Çocuk bu!
Kabus da görmüş olabilir!" diye o günün kalemini kıran!
Boğazımda bir yumru öyle böyle de değil ha!
Hani ne yukarı, ne de aşağı denilen bir tıkanıklık gibi.
Bunca yaşımın vicdanı olmasa…
Küçücük bir kız çocuğunun babasızlığı gelir aklıma!
Olmadı yani!
Yine olmadı.
Olamazdı da.
Cemre.Y.

12 Ocak 2020 Pazar

Ölmem

...Ölmem...
Saçlarına bahar dalları asmak isterdim çocuk...
Sen saçlarının her telinden bir gece vakti öylece vazgeçerken!
Boşuna yorulmayın bayım!
Boşuna da fikir yürütmeyin hanımlar!
Siz hiç...
Annenizin hiç olmayan saçlarını,
Yavrunuzun bir zamanlar ki bebe tarağıyla taramadınız zira!
Ki tararken de...
"Ne çok taradın be evladım,
Sanki çocukluğumdaki gibi belik belik saçlarım!"dediğini de duymadınız!
Ve benim...
"Lülücanımın saçı gibi çok tazeler be anam, belik belik büyüyorlar,
Ondan bunca hassas, uzun taramalarım"deyince...
Yüzünün uzunca bir süre sonra gözlerinin içinden gülümsediğini de görmediniz!
Saçlarına bahar dalları asmak isterdim çocuk!
Biliyorum hiçbir şeyi yeterince de beceremedim.
Ama senin için...
Elimden geldiğince ölmem mesela!
Nice ramağına an kalsa da gücüm yettiğince atlatırım mesela!
Cemre.Y.

11 Eylül 2019 Çarşamba

Mesela

...Mesela...
Mesela uykularımı yırtıp duran,
Sebepsiz ve de oldukça gereksiz kabuslarımdan,
Beni korkutmadan uyandırıp,
Sımsıkı sarılıp "Ben varım!" diyebilirdin.
Mesela zifiri karanlıklarda boğulan yalnızlığıma,
Bir ışık hüzmesi olabilirdin.
Mesela bir kere olsun,
Alarmın saatinden birkaç dakika önce uyandırabilirdin beni.
Günün herhangi bir saatinde arayıp sadece "Alo!" sesime,
Sadece "Özledim!" deyip kapatabilirdin o telefonu!
Sonrası parlement mavisiydi, sonrası çimen yeşili,
Sonrası güneş sarısı, sonrası,
Şarap kırmızısı, kar beyazıydı sonrası.
Sonrası cennet gülümsemesi dudaklara tebessüm olan.
Olmadı işte neylersin sonrası yürek sancısı.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2019 Cumartesi

Kendine İyi Bak

…Kendine İyi Bak..
"Kendine iyi bak!" bazen bir vedadır aslında.
Sessiz, kavgasız, suskun bir gidiştir…
Ve bir kadın böyle giderse dönmemek üzere gitmektedir.
Yolun sonuna varmadan yetişir de tutarsan kollarından ne âlâ…
Tutamazsan kaybettin demektir.
Oysa…
Bizde, bir kere sevmişsen derinden…
Yıl, ay, hafta, gün, saat gibi zaman ayrımı yok mesela...
Her nefesi besmele gibi onun adıyla almak var!
Neyse sen yine de "Kendine iyi bak!"
Cemre.Y.

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Günaydın, Kahve?

...Günaydın, Kahve?...
Sana kulak memesi kıvamında,
Yumuşacık vuslatlar biriktirip de gelmiştim oysaki,
İstesen...
Yıldız yakamoz kurabiyeler asardın karanlık gecelerimize,
İstesen yaz güneşinde,
Yağmur yağmış da,
Sanki ufkumuza gökkuşağı salınmış gibi eserdin.
Lakin ne sen vuslatı diledin,
Ne de ben gökkuşaklarının geçici hevesine kandım.
Biz bir sabaha doğduk lakin, sen bir geceyi bile biz edemedin.
Fakat yine de iyi olsun gecelerimiz sevdiğim.
Hiç yoktan,
Birimizden birimiz güzel ve gerçek olası rüyalar görsün mesela!
Zaman dilimlerimiz ayrı nasıl olsa,
Sen nereden bileceksin sana ne iyi dilekler dua eylediğimi?
Hayat!
Bana doğan bir an mı yoksa çoktan mı batmış ömrüm?
Neyse...
Günaydın, kahve?
Ben sade içerim de!
Cemre.Y.

5 Mart 2019 Salı

Neredesin

...Neredesin...
Şimal yıldızlarını anlat bana mesela...
Hiç batmayan güneşin olduğu şehirleri anlat.
Ki aslında ne çok sevdiğimi bilirsin güneşimi
Ama özlemeliyim ki vuslatı bana daim kalsın.
Lakin ben seni kalubeladan beridir özledim.
Şimdi ruhun dolaşıyor, odalarda, eşyalarda.
Sesini duyuyorum sanki.
Sonra sonra ruhunda gidecek her yerden.
Ey minel aşk...
Neredesin?
Cemre.Y.

21 Ocak 2019 Pazartesi

Ansızın


…Ansızın…
Ansızın,
Aşk'a sızmalı mesela yeniden.
Sen…
Tam da…
Vazgeçmelerin ramağındayken.
Hiçbir şeyden…
Haberi bile yokken!
Ansızın...
Sızı sızı sızmalı,
Ruhuna ruhuna, en derinine.
Cemre.Y.

12 Kasım 2018 Pazartesi

Ne Bileyim

…Ne Bileyim…
Ne bileyim misal ben bir huzur evinin verandasında
Elimdeki kitabın harflerini seçmeye çalışırken akşamüstü olmuş
Biraz üşür gibi olmuşum da içim titremiş,
Ansızın biri ceketini uzatmış omzuma…
Ben de karşı sandalyemde durup duran sarınmayı unuttuğum şalımı ona.
Ne bileyim misal ilk iliği yanlış ilikledik diye,
En sonuncuya gelmeden daha ikinci ilmekte,
Başıyla sonuna, aynada olsun, bir baksaydık bir mesela...
Bakınca oluşan asimetriye sebep, yanlış ilikten başladığımızı fark edip,
En baştakinin iliğini çözüp sil baştan başlayabilseydik.
En sonuncuya gelince elinde bir fazla düğmeyle şaşa kalmalar olmazdı elbette!
İliklenecek bir ilmeksizlikle baş başa kalmamaklar olmazdı elbette!
Ya da ne bileyim ömrümüze yeni göletler, göller, denizler açmışken,
Hiç yoktan ardımızda bıraktıklarımız umman mıydı ki yi merak etmeyi es geçseydik!
Yüreğimizdeki kıpırtıları sadece birer taşikardi zannnetmeseydik de sahiplenseydik!
Ne bileyim misal ben daha keşfedilmemiş bir sahil kasabasının balıkçı lokantasında,
Elimdeki kahve fincanınımdan kader çarklarımı seçmeye çalışırken akşamüstü olmuş,
Biraz üşür gibi olmuşum da içim titremiş,
Ansızın biri ceketini uzatmış omzuma…
Ben de karşı sandalyemde durup duran sarınmayı unuttuğum şalımı ona.
O, orada kalmış kendi geçmişlerinin iliksiz düğmeleriyle,
Ben zaten iliksiz, düğmesiz kullanıyormuşum bütün varlıklarımı.
Ne bileyim, artık mıknatıslı çıt çıtlı şeyler giyiniyormuşum!
Sondan mı başlamışım, ilkden mi umuru değilmiş mekanizmanın,
Bir kere giydiysen onu…
Seni eksiklerinle, yanlışlarınla sorgulatmıyormuş!
Öyle ya zaman, uzay çağında!
"Çıt!" diye bütün hayaller doğru kodlanıyormuş!
Öyle ya zaman, uzay çağında!
Misal, evladın sana aynı anadan, aynı babadan kader farkıyla aynı aidiyette doğarmış.
Ne bileyim, aynı evlat olacağını bilsem, nice tohum'a da şans verirdim amma!
Deli gömleğinin bağlanma noktalarının ipli mi yoksa,
Don lastikli mi olduğunu düşünmekten daha güzel bir hayal bence!
Be hey insan oğlu…
Sen ne vakit…
O derin uykulu zaman dilimini eksiksiz ve deliksiz ve derin uykulu üç saati geçtin?
"Derin uyumuşum anne'm" demişti kızım son bende kalışında…
"Oh ne güzel değil mi kuzum, nicedir dinlenemediğin kadar,
Nihayet, dinlenmişsin be yavrum!" demiştim ona.
"Öyle deme anne'm…
En çok sen biliyorsun derin uyku'dan ne kadar nefret ettiğimi!" demiş ti ya!
Yavrum…
Çünkü o, es kaza, derin uykuya dalarsa…
Onun, ben ona gelene kadar,
Uykulu gözlerinin yorgunluğunu sırtına her sardığında!
O kendini savunuyordu, ben kendimi!
Ertesi günü ona hatırlatmak!
Onu sırtıma yüklenip, onca saat boyunca ona sıcak,
Çok sıcak yuva sunmaya çok geç kalmıştık çoktan.
Bunu, o gece, birbirimizin, yangın isi suratlarımızdan çoktan anlamıştım ben.
Ne bileyim, gerisi uyak, gerisi kafiye eksiği, gerisi alınmacalı redifli.
Cemre.Y.

15 Ekim 2018 Pazartesi

Dua

…Dua…
Ben…
Yine de belki gelirsin diye…
Senden başka hiçbir ayrılığı yutkunmadım mesela!
Ne bileyim…
Yine bir yıldız kayardı bir yerlerde!
Yine bir güneş tutulurdu.
Yine yürekler ağıza gelip gelip,
Dua ederdik hep bir ağızdan!
Cemre.Y.

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Hikaye

...Hikaye...
Sık...
Çok sık kitap okurum…
Neredeyse her saniye hatta bazen bildiğim bir yolda yürürken bile...
Öylece bakar insanlar
"Şimdi bir cama veya duvara toslayacak veya bir çukuru göremeyecek” diye...
Yarım kalır duvara veya cama tosladığımda
Canımın nasıl yanacağının hayalinin sevinci ve yarım kalır
Bir çukuru göremeyip bacaklarımın havaya dikileceği anın hayali...
Ben hiç görmediğim kadar görebilirim kitap okurken,
Yolda yürürken ve altı üstü bir buçuk gözümle
Ve ben hep şort giyerim uzun veya kısa etek giydiğimde...
Çünkü okumayı bırakınca bile istediğim,
Benim biçtiğim mekanlarda
Vücut olur kitaplardaki her bir karakter ve her bir yer...
Bir insansa betimlenen hayatımın bir köşesinden
Şöyle bir geçip gitmiş biri olabilir mesela
Ve bir mekansa...
Hayatımda şöyle bir geçmiş bulunduğum bir yer...
Ve çok nadir bazen sezonu bitip geçtikten sonra meftun olurum bir diziye
Ama şöyle bir değil bu sefer baş karakterlerden biri olurum bende…
Ve baş karakterlerden biri olur “O” mutlaka…
Bugünlerde en sevdiğim yazarın, en sevdiğim kitabı elimdeydi
Bir de neredeyse hayatımdan öykülenmiş olan
O sessiz çığlıklı dizisi gözümde ve yüreğimde...
Şimdi ikisi de bitti ya...
Hala anlayamadım ben kimdim aslında ve o kimdi hangi karede ve hikayede...
Bulutların üzerinden hayatı seyretmek hala hayalim evet
Ama hala uçan bir balon olmaya kadar ilerleyememişim demek...
Konuştuğumdan daha çok suskunum aslında evet de
Herkes beni çenebaz sanırken sustuklarımı kim nereden bilecek!
Ve o kitaptaki kızın bir adı bile yoktu galiba...
Ya sessiz çığlıklar...
Hangisi daha çok yakışıyor acaba bugünlerdeki bana.
Cemre.Y.

3 Ağustos 2018 Cuma

Sevin Ulan Hayatı

...Sevin Ulan Hayatı...
Her gün...
En az bir tanecikden fazlaca
Yeni şeyler öğrenmeye ön yargısız açık olun.
Hiç duymadığınız bir kelimenin anlamını merak edin mesela!
İlk uygun cümlenizde de kullanın.
(Daha çok kitap okumanız gerek.)
Sevin ulan hayatı çabucak!
Ellerinizde oyuncak olan o akılı telefonlarınızın
Bir özelliğini daha merak edin mesela!
İlk uygun anınızda da kullanmaya başlayın.
(Teknolojiye açık olmanız gerek.)
Sevin ulan hayatı çabucak!
Ukalalığın sınırı yok elbette, merak etmeyin.
Her gün kendinize yeni bir ukalalık edinin mesela!
Ukalalığın, aslında yeterince bilmediğiniz bir konuda,
Hiç fikri olmayana çok bilmişlik taslamak değil de,
Bildiklerini öğretmenin hazzı olduğunu öğrenin mesela!
Ama öğretirken, öğreten kadar,
Tevazulu özenli ve heyecanla!
Sevin ulan hayatı çabucak!
Benim gibi görebilmeyi deneyin bir kerecik!
Pencerelerinin kapalı halinden, açık halinden içeriden.
Pencerenin kapalı halinden, açık halinden dışarıdan.
Sağından, solundan, köşesinden, perdelisinden,
Perdesizinden bakmayı öğrenin önce!
Elbet bir ya da birkaç açıdan görebilirsiniz hayatı!
Üstelik!
Yeterince uslu bir çocuk olursanız
Bütün bunları yalnız yapmayabilirsiniz!
Hatta tepenizdeki asma yapraklarının ardına saklanmış
Bir türlü olmayan üzümlere artık
"Ne üzüm oluyor, ne şarap,
Ne bağ, ne bahçe ne gereği vardıysa?" ya bile
Kızmaktan vazgeçip
Onların rüzgarla salınan yapraklarının altında
Hala sevinçle saklambaç oynayan salkımlarını görebilirsiniz.
Öyle ya!
Üzüm olsaydı, şarap olsaydı,
Bağ olsaydı, bahçe olsaydılar...
Yeterince uslu çocuk olup
Rüzgarda salınan yaprakların arasında
Heyecanla saklambaç oynayamayacaktılar!
Ne olmuş kimsenin midesine inmeden,
Onca zaman çocuklar gibi şen,
Hayata ne geç,
Ne de çok erken öylece salınıp duruyorduysalar!
Ne olmuş yani bir tek ben anladıysam onları sonunda!
Hem de bütün hayata,
İnadına,
İnatçı bir zaferle tebessüm ederek!
Sevin ulan hayatı çabucak!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...