şefkat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şefkat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2025 Çarşamba

Şefkatle Sev

...Şefkatle Sev...
Kadınları anlamaya uğraşmakla harcayacağınız zamanı,
Onları, güven ve şefkatle sevmeye harcayın,
Size geri dönüşleri muhteşem olacaktır.
Cemre.Y.

2 Ekim 2025 Perşembe

Şefkat

...Şefkat...
Uyurken şefkatle, yavaşça yastığa serdiğim saçlarımı,
Uyanır uyanmaz usulca okşadım en çocukluğundan.
Cemre.Y.

30 Ağustos 2025 Cumartesi

Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi

...Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi...
Sana kulak memesi kıvamında şefkatler biriktirmiştim oysa.
Hani böyle sarılınır ya en kocamanından,
Sanki kalpler yer değiştirmiş gibi birbirine atar ya
Öyle derin, öyle sıcak sevdalar biriktirmiştim oysa.
Akşam önü, ikindi vakitleri yavaştan yaklaşınca,
Sen mangalı yakardın hafiften,
Ben penceresi denize bakan mutfağımızda salata yapardım.
Şöyle acılı şalgamı da rakıya yakıştırdıktan sonra,
Günbatımını şereflerimize tokuştururduk misal.
Buselerimizden bizi, bize içerken,
Radyodan denizi dalgalandırırdı kanun taksimi.
Olamaz mıydı, bence olabilirdi.
Hayallerimizin hayalini bile bize, çok görmeselerdi,
Olabilirdi.
Cemre.Y.

20 Nisan 2025 Pazar

Onu Bekliyorum

...Onu Bekliyorum...
Oysa ne sıcaktı elleri,
Ne şefkat ve ne bekleyişti bilsen!
İlk defa öylesine bir şarkı sundum “O”na!
O kadar kabulüydü ki...
Hiç düşünmeden kabul etti de
Hani bana şimdiye kadar
Söylenmiş hiçbir şarkı uymazdı ve bizim olmazdı ya!
Onu bekliyorum ben işte nedense.
Lakin biliyorum daha yazılamadı,
Bana sunulacak o şarkının cümleleri.
Cemre.Y.

4 Nisan 2025 Cuma

Uyan!

...Uyan!...
Hani onu özlemeyi bile unuttuğun yılların ardından,
Öylesi bir pişmanlıkla rüyana akar ya biri!
Sanki gidişine kılıf uydurmak için, almış kucağına bir erkek çocuk,
Bir ona, bir sana sarılır ya sımsıkı!
O sarılmadaki yabancıl hissi sana anlatamam.
Ruhun bilir, tanır ezelindeki o kokuyu lakin,
Sanki sen aynı sen değilsin de o hep,
Aynı aldatışındaki anında kalmış gibi!
Şöyle bir acıma gelir de yoklarsın yüreğini,
Hani sevdayı geçtim de ufacık bir şefkat bari kalmış mı diye?
Bırakmamış!
Kim bilir kaç kere kırdığı, dağıttığı,
İhanet camlarıyla kanattığı yüreğinde tek bir his olsun bırakmamış.
"Uyan!" dersin rüyandaki kendine, "Kaç kurtul bu andan."
Öyle ya...
Pişmanlıksa bu onun pişmanlığı!
Seni kendini düşündürtmesine izin verme biliyorsun ki değmez.
Bu sabahlık sade kahveyi es geç,
Bir fincan çay koy kendine,
Sabah sabah şöyle en güzelinden bir meyhane pilavı demle!
Ne rüya kalsın, ne de kabus!
"Uyan Cemre'm uyan,
Sana ne, senden sonra,
Kim, hangi pişmanlığının denizindeyse!
Aç bir müzik, salın kendi kendine!,
Artık bu hayat senin kime ne?"
Cemre.Y.

7 Aralık 2024 Cumartesi

Birlikte Yaşlanacakmışız Gibi Gel

...Birlikte Yaşlanacakmışız Gibi Gel!...
Metcezir devinimlerle geleceksen hiç gelme!
Geleceksen, gitmeyecek gibi, bitmeyecek gibi,
Birlikte yaşlanacakmışız gibi gel!
Cemre.Y.

22 Kasım 2024 Cuma

Oysa Ben!

…Oysa Ben!…
Oysa ben!
Omuzuna yaslanıp,
Sessizce ağlamak isterim sevgilimin!
Neden?
Niçin?
Sorgulamasın gözümün yaşı bitene kadar!
Sadece sarılsın,
Sımsıkı sarılsın,
Yüreğinin çırpınışını hissedeyim o sarmalanışta.
Ben hıçkırırken o,
Saçlarımı okşasa usulca.
Ne ben bilsem,
Bütün erkeklerin duygusal devinimlerden nefret ettiğini!
Ne o aklından geçirse!
"Eeee!
Sevişme faslı ne zaman?" diye.
Bi dursa,
Bi dursak öylece,
Söz, anlatacaktım en kısasından hikayemi,
Oysa ben,
Ben bugünlük şehvetini değil!
Şefkatini isterdim sevgilimin!
Eksiklerimi tamamlasın,
Sadece dokunsun,
Dokunayım,
Sarsın,
Sarmalayayım!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2022 Pazartesi

Nazara Geldik Biz Yine!

...Nazara Geldik Biz, Yine!...
Oysa...
Sonu bucağı yoktu seni sevmelerimin!
Durduk yere,
Gözlerimin içine özlemle bakışını severdim.
Durduk yere de,
Muzip bir tebessümünü severdim misal.
Durduk yere, yüreğinin bana yansımasını severdim.
Durduk yere de, ömrüme dahil olmuşluğuna şükrümü.
Durduk yere,
Okşamalara doyamadığım,
O güneş ışıltılı saçlarını severdim.
Durduk yere de,
Kalp dudaklarından dökülen,
Şefkat dolu sözlerini.
Sonu bucağı yoktu seni sevmelerimin.
Sana, daha, katrilyonlarca bahaneler sayabilirdim.
Ta ki...
Güvenimde artık kırılacak yer kalmayana kadar!
Göze geldik biz, söze geldik,
Nazara geldik biz,
Hiç olmayacak bir kazaya değdik!
Belki de...
Aslında bizimle hiç alakası olmayan o,
Uğraklara uğradık belki kim bilir?
Bittik, gittik!
Oysa...
Neyse!
Belli ki nazara geldik biz yine!
Cemre.Y.

5 Şubat 2022 Cumartesi

En Şefkatli Özürler

…En Şefkatli Özürler...
Önce, nicedir, sürgüleri lime lime dökülmekte olan,
Yüreğimin kilidinin pasını sildim güzelce.
Sonra, bol sirkeli, bol çamaşır sulu yara bantlarıyla,
Kalbimin bütün odalarını tertemiz, mis, temizledim iyice.
Dudağımın kenarındaki uçuğa,
Sıcak kahve telvesi sürdüm özenle.
Zorla da olsa, aynaya, gülümseyen iki gözümü astım.
Kendime dair en şefkatli özürlerimi,
Tavuk suyuna çorba yaptım.
Korkularımla yüzleşmeye hazırdım,
Covid pozitif olsam ne yazar!
Cemre.Y.

7 Ocak 2022 Cuma

Tepeden Tırnağa

…Tepeden Tırnağa…
Şimdi.
Huzurunun hamağında salla beni usulca,
Dokunmaya kıyamayarak okşa saçlarımı.
Sevgili cümleler kur bana!
Denizin kumsala,
İnceden vuran dalga sesleri gibi olsun.
Geçmişin…
Fırtına sonrasından arındır ruhumu, sana boya!
Rengarenk sen koksun dudaklarım kelebek öpücüklerinle.
Sonra tenimi seninle giyindir,
Tepeden tırnağa sen koksun terim.
Cemre.Y.

1 Ağustos 2021 Pazar

Oysa Bugün Pazar

...Oysa Bugün Pazar
Yapış yapış,
Buhran dolu bir geceden geliyorum sevgili,
Sensizlik yetmiyormuş gibi,
Uykusuzluk da yoldaşım şimdi.
Kışı çok sessiz olan bir sahil kasabasındaki,
Gecekondu evinin pencere önüne dizilmiş,
İki küçük kırmızı tahta sandalyenin,
Kimsesiz başlarını okşayan fesleğen yaprakları gibiyim,
Kim bilir, belki birilerinden biri,
Yazları kalabalık olan bu yerde,
Yolumdan öylece geçip giderken,
Durup iki tutam şefkat sunarlar belki.
Oysa bugün pazar,
Ağzım, yüzüm, buram buram kahve kokusu şimdi.
Birazdan kahvaltı sesleri yankılanır sokaklardan,
Çay kaşığı tıngırtıları eşlik eder onlara.
Hiç yoktan, güneşe, buluta gülümsemeli.
Günaydın ömrüm demeli.
Cemre.Y.

26 Temmuz 2021 Pazartesi

Kırık

...Kırık...
"Sen de, artık, canını yakan her şeyine,
Kırılmış diyorsun!" demişti bir keresinde.
Kaburganı incitmişsin,
"Kırıldı." diyorsun!
Dizinde sadece bir yırtık var,
"Kırık." diyorsun!
Midende gastritli ülser var,
"Kenarı kırılmış." diyorsun!
Kalbini üzmüşler,
"Zaten hep kırıkmış." diyorsun!
"Sen de, her şeye kırık diyorsun." demişti.
Ona...
Bunca zaman sonra,
Bunca kırıklarım hakkında,
İlk kez, tek bir cevap vermiştim.
"Artık, canımın canını üzen her ne olsa da,
Çoktan kırılmıştır benim için,
Canımı yakan her yerim, kırıktır benim için,
Kırılmıştır yani, çoktan olanından!
Ve buna birilerini inandırabilmek için,
Ayrıca bir çabam yok!
Kırıksa bana kırık,
Acısını da ben çekiyorum yani!" demiştim.
Anlamamıştı...
Yine hiçbir şey anlamamıştı.
"Sen öyle mutlu oluyorsan,
Herkese hep öyle de madem." demişti.
Bir kere daha kırılmıştım.
Ama bu sefer...
Canımın yongası, ciğerimin çiziği,
Taa en dibinden kırılmıştı.
Elbette, ben, ondan,
Onun bebekliğinden ergenliğine kadar,
Ayağına taş değse,
Büyüme ağrılarından kemiklerine acı değse,
Yüreğine gam değse,
Onu şefkatimle zerre zerre öptüğüm gibi,
Her şeylerimin yerlerine koyduğum sevgilerim gibi,
Ne kaburgamın,
Ne dizimin, ne midemin,
Ne de kalbimin kırıklarını,
Teker teker öpsün de geçsindili,
En ufak bir şefkat belirtisi beklemiyordum ama!
Ama, bu kadarı da...
İnsan olan,
Anahtarı, hem elinde, hem de cebindeyken,
Girip çıkacağı bir kapıyı,
Koca bir hayatın intikamıyla, öylesine dolu,
Kocaman bir tekmeyle,
O yürek kapısını darmaduman eder mi?
Neyse ya neyse...
Cemre.Y.

20 Temmuz 2021 Salı

Bayram

...Bayram...
Uyandım...
İlk iş, her zamanki gibi,
Aç karnına içilecek ilaçlarımı içtim,
Yatağımın kenarında duran sehpamdan bir sigara yaktım,
Sade kahvemi ocağın üzerine koydum,
Pencere kenarındaki fesleğenlerimin başını okşadım,
Kahvemi fincana koyarken,
Bir yandan da çaydanlığa su koyup ocağa koydum.
Bir sigara daha yakıp,
Terasımdaki minderime kurulmadan önce,
Kenardan kenardan, bana bakan,
Kokulu güllerimin burunlarından öptüm.
Bayramımı kutlayıp, usulca elimi öptüler, sevindim.
Kahvaltı mı?
Yoook daha acıkmadım!
Kavurmasız kurban bayramı kahvaltısı mı olurmuş,
Acıkmadım o yüzden.
Aslında ben en çok sevgiye, şefkate acıktım.
Neyse bir çay daha içeyim en demlisinden.
Sevenin sevdiği tarafından incitilmediği,
Nice güzel bayramlar olsun.
Amin olsun.
Cemre.Y.

31 Ekim 2020 Cumartesi

Yaşıyor Muyuz Gerçekten

...Yaşıyor Muyuz Gerçekten!...
Bugün...
Durduk yere...
Yaşımdan fazlaca ihtiyarladım yine!
Göçük altında kalmış yüreğim,
Canımın canları ellerinde!
Çocukluğumun desen...
Saçları ağarmış şefkatsizlikten!
Usulca sarıldım omuz başlarıma,
Ortalığı tertemiz mis ettim,
Ölürsem arkamdan "... demesinler!"diye!
Oysa çocukluğum orada,
Tertemiz sabun kokulu evlerden birinde!
Kir kokulu gecelerden kurtulmaya çabalamakta.
Dün...
Göçük altında kalan o gencecik kız!
"Köpekleri salın, ben miyavlarım!"dedi ya!
Çocukluğumun çığlık figan,
Miyavlarıydı beni kurtaran!
Sahi...
İyi miyiz hepimiz?
İyilikte, şefkatte, sevgide miyiz biz?
Yaşıyor muyuz gerçekten!
Nasıl olsa gün...
Gün değil mi geçip giden?
Cemre.Y.

25 Eylül 2020 Cuma

Olmuyor İşte


...Olmuyor İşte...
Ömrümün...
Taze kesilmiş çimen kokularını saymazsak,
Yüzümden makas alan güneş ışıltılarını,
Kızgın kumlardan serin sulara atlayış anlarını,
Yeni açmış bir lalenin özündeki,
Gül kıvrımlı gülümseyişli zamanlarını,
Bembeyaz bulut öbeklerinin arasından,
Usulca, şefkatle beni okşayan ılık rüzgarları
Saymazsak...
Ya da sayalım yahu!
Sayalım!
Eh, onları da yine en çok ben sevmişim hani.
Ne yaparsam yapayım,
Ne yapmazsam yapmayayım,
Hani, oluruna bırakayım olmuyor işte.
Doğduğumdan beri,
Bir sevilmemişlik kundağı var üzerimde.
Ne kadar yaş alsam, ne kadar kilo alsam,
Ne kadar çocuk olsam, ne kadar zayıflasam,
Olmuyor işte!
Bir türlü kurtulamıyorum,
Üzerime sinmiş sevilmemişlik zıbınımdan.
Hani delirsem bari diyorum kendime!
Geçer belki...
Yeterince deliremiyorum da!
Ne olacak benim bu halim?
Rahmetli anacığım, şimdi zoruna gitmesin...
Bana sebepsiz kızmalarının her birinde,
"Keşke taş olsaydın,
Bir duvara koyardım da,
Bari bir işe yarardın." derdi.
Ben bir türlü taş olmayı beceremedim.
Taş olmayı becerebilseydim zira!
Beni en çok annem severdi.
Ve yaşanmazdı bunca yaşanmayasıcalar.
Şimdi bunca yaşımda...
Buruk bir tebessüm yapıştı dudağımın kenarına,
Kaşımı gözümü düzelttim,
Saçlarımı taradım.
Artık biliyorum o gün geldiğinde,
Ben en sonunda taş olacağım!
Ömrümde sevilmediğim kadar da sevileceğim.
Umarım adımı hissettiğim gibi yazarlar.
Cemre.Y.

20 Eylül 2020 Pazar

Pazar

...Pazar...
Uyandım,
Güneş'im, gri bulutların ardına saklanmış.
Eylül rüzgarı,
Sararan yaprakları koparmış dalından.
Aç karnına içilen ilaçlarımı içip,
Sade bir kahve yaptım kendime.
Sigaramı tüttürürken demliği ocağa koydum,
Güzel bir müzik açtım.
Fesleğenimin başını okşadım şefkatle,
Çünkü bugün günlerden pazar'mış!
Cemre.Y.

9 Nisan 2020 Perşembe

Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...

...Ölmedim Hala, Lakin, Yaşamıyorum Da!...
Nicedir, "Neyin var?" diye soranım bile yok ki,
"Hiçbir şeyim yok!" diyeyim de...
Buna, sen de dahilsin'i, varsın da, yine, anlayamasınlar!
Haberler'in şefkatli bir anına denk geliyorum misal,
Aksi, nalet, huysuz, umursuz bir ihtiyar olacaktım güya,
İstemsiz akıveriyor gözyaşlarım,
Yine kötü kraliçe taç yapraklarının taçlarını takmış,
Hüzün zırhındaki kötücül hücrelerine.
Seveni sevdiğinden ayırmakta hala,
Ve haz almakta hayatı çürütmekten,
Sevenin ciğerini de yara yara.
Şimdi adı da konmuş üstelik Corona!
Nicedir, günde üç öğün gözüm yaşını içiyorum,
Epeydir öğün vakitlerimse, çok bilinmeyenli denklem zaten.
Ve eminim ki seni de çoktan unuttum epeydir,
Yani sebeb' i mazeretim değilsin.
Şimdi mi sormasınlar sakın diye de,
Ömrüme yeni insan dahi, dahil etmiyorum?
Hani es kaza biri soracak olsa...
Daha "Hiçbir şeyim yok!" un...
"Hiç!" faslında büzülüveriyor dudaklarım,
Titremeye başlıyor kirpiklerim,
Karanlıktan çoktan korkmuş,
Elbiseleri limelenmiş, saçları dağılmış,
Yırtık kırmızı pabucunun teki ayağının ucunda asılı kalmış,
O kız çocuğu hallerime dönüp,
Hemencecik, büzülüveriyorum olduğum yerde...
Çocuk olamadan büyümüşlüğümün,
Büyümeden küçülmüşlüğümün,
Hiç'liğimin neresine sığınacağımı şaşırıyorum,
Beynimin bütün kıvrımlarında şimşekler çakıyor,
Kalbimin ritmine yetişemiyorum!
Boğuluyormuyum diye kendimi sınarken,
Derin derin nefes alıyorum, alabiliyorum,
Hava, hala sekiz aylık halimdeki gibi zemheri!
Tahta beşiğimin üstünde hala beş karış kar, korkuyorum,
Ölmedim hala lakin, yaşamıyorum da!
Cemre.Y.

26 Şubat 2020 Çarşamba

Gülümse


...Gülümse...
"Kırgın yürekler denizinde boğuluyorum,
Hayat...
Bir küfür savurup,
Çıkıp gidecek kadar kolay olsaydı keşke!"derken,
Birden güneş başını uzatıverdi bulutların arasından.
Saçlarımı okşadı önce...
Sonra yüzümü, gözümü, burnumu, çenemi,
Alnımın tam ortasını öptü şefkatlice...
Yaramın üzerindeki yamayı çıkartıp güneşe uzattım.
Hiç gocunmadan onu bile öpüverdi gülümseyerek!
Kocaman bir tebessüm yerleşiverdi yüzüme,
Bu kez ben öptüm yaramı şefkatle.
Öyle ya bulutlar önünü, yönünü kesiyor,
Gün geceye dönüp,
Ay ve yakamozlar kurum kuruluyor diye,
Gitmiyordu ki güneş!
Hep oradaydı.
Hiç gitmemişti.
Terk edilmiyordum en sevdiğim tarafından.
Şimdi akşamın hemen ardında gece!
Ve yüzüm hala güneşe gülümsemekte.
Cemre.Y.

6 Şubat 2020 Perşembe

Hislerimi Kaybettim Hükümsüzdür


...Hislerimi Kaybettim Hükümsüzdür...
Bir vakit sonra...
Kendi kendine ördüğün duvarların,
Boyunu aştığını görüyorsun.
Bir zaman sonra...
O duvarların gölgesinden,
Göğün maviliğini yeterince göremediğini fark ediyorsun.
Uzunca bir süre sonra da...
Tam geçmişi dünde bıraktığın o anda!
Depremler oluyor bir yerlerde,
Olmadık virüsler sapır sapır kırıyor insanlığımı,
Sanki ilk defa kar görmüş şehirmiş gibi,
Çığ üstüne çığ yağıyor üzerime!
Şehit haberleri üst üste al bayraklı tabutlara sarılmış.
Sonra yeterince ölmüş müyüm diye bakıyorlar bir an!
Uçak düşüyor.
Uçak üşüyor,
Bunca vakitten,
Bunca zamandan,
Bunca süreden sonra,
Bütün o görünmeyen kanlar,
Yaralı bir adamın anlından, burnundan akıyor,
Sonra durduk yere bir ihtiyar açıyor kapısını,
"Gel ısın!" diyor sana,
Seni tam da...
O kara kışın zemherisine,
Terk etmeden sadece bir akşam öncesiymiş gibi.
"Sahi ne değişti?" diyorsun kendi kendine!
Soramıyorsun tabi.
Lakin...
Saçı, sakalından yorgun, o da gitmeye meyilli, belli.
Ah bir bilsen içimden nasıl da sımsıkı sarılmak geldi.
Lakin biz hiçbir zaman,
Hiç şefkatli sarılmamıştık ki,
Bilemedim ki, nasıl bir şeydi?
Teşekkür ettim, evim beni beklerdi,
Üşümüştür şimdi, hemen evime gitmeliydim,
Oysa asıl şimdi en şefkatli şefkatlerle,
Hiç olmadığı kadar sımsıkı sarılmak vaktiydi,
Beceremedim!
Gücüm yetmedi!
Acelece evime girip, birkaç tuğla daha ördüm üzerime!
Yarın diye bir şey kendini tekrarlarsa,
Bir tutam mavi yeterdi lakin,
Bu gece şiir kadar bile acı yok!
Tıpkı bir zamanlar aynı böyle öldüğüm gibi.
Hislerimi kaybettim hükümsüzdür,
Ve bütün şiirler birer katildir.
Cemre.Y.

26 Ocak 2020 Pazar

Git Tabi

...Git Tabi...
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ömrümün cennet ırmaklarını,
Çöllerle kavurdun ya!
Tam da seni en babalığından affetmişken...
Eril kişiliğinden bulmuşsun diyorlar kanseri!
Vakit çok geç lakin.
"Öc!" desen,
Öc değil!
"Şefkat..."desen,
Şefkat değil!
Tam da ben seni affetmişken olacak iş mi?
Sen de gidiyormuşsun diyorlar!
Git tabi.
Ama sakın anamın yakınına uğrama.
Öldüğüm günden sonra,
Benim de!
Herkesin cenneti kendine!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...