sanki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2026 Pazar

Güzel Gülümsemeler

...Güzel Gülümsemeler...
Bazı karşılaşmaların sımsıkı sarılışları vardır.
Sanki hep tanışıyormuşsunuz gibi hiç yabancılık çekmezsiniz.
Mutluluğu gözlerinden tanırım ben.
Yakınından da yakın hissettirir bazı insanlar.
Güzel gülümsemelerle sıcacık ısıtır yürekleri.
Özlemişiz böyle hisleri, hem de çok özlemişiz.
Cemre.Y.

20 Eylül 2025 Cumartesi

Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler

...Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler...
Orada, tam da kalbimin tam ortasında,
Bir şey var, umuda dair bir şeyler.
Sanki böyle...
Hani her zamanki gibi,
Çim adamının olmayan saçlarını sularken,
Birden bire,
O ufacık tohumların çimlendiğini görmek gibi bir şey.
Hani böyle hayata,
Yeniden yenilenmeye çalışan yama gibi bir şey.
Umuda sarılıp, geleceğe hayallenmek gibi bir şey.
Alnını güneşe doğru dikleştirip,
Gözlerinin içini ışıkla doldurmak gibi bir şey.
Cemre.Y.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Ölü Yapraklar

...Ölü Yapraklar...
Güneş bile, bize hiç de haber vermeden ansızın yüzünü dönüp,
Kim bilir hangi ülkenin, hangi şehrine yazı müjdelemeye gitmişken,
Bulutlar elbette yine ağlayacaklardı ardından.
Alışıklardı ta kalubeladan ama...
Onlar bile bu sefer, kırılan hayallerinin yerine
Yeni hayaller kurmaya meyillenmişlerdi belli ki
Ve sanki bu sefer, hiç de hazırlıklı değillerdi bu yeni gidişe.
Oysa nicedir ölü yapraklar hazırlıklıydı eylülün gelişine,
Öyle ki gelen geçen çatur çutur basıp geçiyordu üzerlerine.
Hiç, hem de hiç düşünmemişlerdi,
Onların her birinin, bir zamanlar taze çimen yeşili olduğunu.
Rüzgarlar bile acımamıştı, her fırsatta savurup durmuştu onları bir köşeye.
Amma velakin, güneş kandırıyordu hep bizi.
Bu sefer gitmemeye, bu sefer kalmaya meyilliydi sanki ama!
Eylüle hazırlamadan, sonbahara uyarmadan öylece gitti işte.
Hiç, hem de hiç, geride kalanları umursamadan.
Küçücük bir not bırakmış çıplak bir ağaç dalına,
"Bekle beni!" demiş, "Beni bekle!"
Oysa yağmur bile aynı yağmur değil artık,
Her yer bol köpüklü çamur kıvamında, artık beklesem ne, belemesem ne?
Cemre.Y.

20 Temmuz 2025 Pazar

Sorsan Herkes Şair!

...Sorsan Herkes Şair!...
Salon köşelerinde unutulmuş da, yaprakları tozdan görünmez olmuş plastik çiçekler gibi,
Hiç durmadan dize dize diziyorlar yapay zekalı şiirlerini, sorsan herkes şair!
Siz hiç sandık köşesinde unutulmuş kurutulmuş canlı çiçek gibi şiirinize rastladınız mı?
Çiçeğe dokunsan sanki hala yaşıyor, cümlesine dokunsan sanki o andasın gibi oldu mu size hiç!
Cemre.Y.

24 Mayıs 2025 Cumartesi

Koku

...Koku...
Misal...
Yıllar önce terasımdaki saksıma ektiğim,
Hiçbir zaman, hiçbir çiçeğinden de,
Özlediğim o zambak kokusunu bana hiç sunmayan
Ki buna rağmen sırf hiç yoktan çiçekleri açıyor diye
Onlardan vazgeçemediğim o kökleri,
An gelince yine çiçekler açmaya meyillenince,
Saksısını ne yana çevirirsem çevireyim,
İlle de akşam güneşine döndürüyorlar ya yapraklarını,
Gayri çiçek açsa ne, açmasa ne!
O güzel çiçeklerinin kokusu,
Misk-i amber kokusu olsa ne, olmasa ne!
Hayata her daim umutla tutunmaktan da yoruluyor insan.
Hem ben güneşi seviyorum diye
Güneşinde beni sevip
Mis kokulu çiçekler açtırması
Ya da...
Sadece yapay bir çiçekmişim gibi
Çiçek yapraklarımı kokusuz bırakması
Artık umurum dışı oluyor ya!
İşte ben tam ondan vazgeçtiğimde,
Onun bu mevsimde yeni çiçekleri açtığında
Artık misler gibi alıyorum o kokularını.
Sorsan sanki anamın köyünden
Doğduğum eve giderken rastladığımız
Sadece annemle ikimizin görüp bildiği
Doya doya doyumsuz kokladığımız
O dağ zambağının kokusuymuş gibi,
Sanki bir özür ve sanki,
Elden bu kadar gelir,
Ne sana ait kalabilirim, ne de sana dair!
Ama seni seviyorum gibi bir şey bu.
Cemre.Y.

31 Aralık 2024 Salı

Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?

...Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?...
Çatılarını kar kaplamış kalbimin duvarlarının.
Dumanı tütecek bir bacası bile kalmamış sanki,
Göğüs kafesimi sızlatan nefes borumun.
Sonra sonra fark ettim ki donmaya yüz tutmuş parmak uçlarım.
İçimin dehlizlerinde gezintiye çıktım ki ne göreyim!
Neresinden yamalasam ömrümü eskimiş, sökülmüş her anısı.
Yeterdi bu kadarı hem de çok yeterdi.
Açtım penceremi avaz avaz kahkaha attım.
Bir gören, bir duyan olsa delirdi sanırdı kesin.
Lakin biliyordum ki herkes kendi derdindeydi yine.
Yastık izi kalmış yüzümü yıkadım çıktım sokağa.
En yakın kumaşçıdan atlaslı, ipekli kumaşlar aldım ömrüme.
Dokundukça içimin çocuk yorganı sevindi.
Sarındım, sarıldım kendime,
Çünkü giden de, biten de bizdendi nihayetinde.
Yarına sevinçlenmek vakti gelmişti belki de.
Öyle ya, koskoca bir yıl daha bitti yine.
Küçük küçük umut kırıntıları ektim ruhuma!
Evet daha bahara çok vardı amma velakin,
Yaşasak da, ölsek de, gelecekti o günler de.
Kim istemezdi ki çiçekli baharlara soyunmayı?
Bu sefer hazırdım ölsem de yaşamaya!
Şimdiye kadar yaşayamadıklarıma gelinceyse,
Yeterdi çünkü, hem de çok yeterdi.
Cemre.Y.

28 Kasım 2024 Perşembe

Yoruldum Be Usta!

...Yoruldum Be Usta!...
Hayattan kopmak değil de...
Yoruldum be usta!
Yine de kedileri "Nankör!"
Köpekleri ise kendim gibi,
Boşuna "Sadık!" görmekten vazgeçmekle
Hayata başlayabilirim sanki.
Cemre.Y.

23 Ocak 2024 Salı

Hoş Geldin Madem!

...Hoş Geldin Madem!...
Cancağızım!
Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum.
Gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında,
Artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz.
Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da,
Sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bir duygu bu!
Hoş geldin madem!
Hiç korkma.
Ve merak da etme!
Ben...
Ölsem de ölmem.
Cemre.Y.

22 Temmuz 2023 Cumartesi

İçim Yetimhane Çocukları Gibi

...İçim Yetimhane Çocukları Gibi...
Doğduğum gün, içinden terk ettin beni.
Öldüğün gün, yine terk edeceksin.
Yine yanlış yaptın anne!
Şimdi yanımda,
Başımı göğsüne yaslayıp,
Gerçekten susabileceğim,
"O" diye biri bile yokken.
Yine yanlış yaptın anne!
Sanki yüzyıl olmamış gibi sen gideli,
Cennete kaçtığın günlerin yıl dönümlerinde,
İçim yetimhane çocukları gibi acıyor işte.
Cemre.Y.

19 Temmuz 2023 Çarşamba

Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında

…Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında…
Hani böyle…
Küs değilsindir artık!
Kırgınlık…
Yahut güceniklik de kalmamıştır çoktan!
Hani böyle…
Çookk eskiden…
Ruhun…
Ruhuyla kesişmiş sanki bir şekilde de,
O an…
Çoktan geçmiş bitmiş gibi bir histir bu!
Ama yara kabukların yerli yerindedir ya hani!
Yazık ama,
Kime, neye, ne kadar, hangi zamanda yazık?
O muamma işte!
Sonra bir gün yitip gidersiniz,
Bir şiirin son mısrasında da…
Geçip bitmiş o hissin ardından konuşurlar!
Derler ki;
O da öksüz kaldı desenize,
Gençliğimin mihenk taşları azalıyor git gide!
Cemre.Y.

6 Haziran 2023 Salı

Zira Çoktan Öldüm Ben!

…Zira Çoktan Öldüm Ben!..
Beş haziran iki bin on dörtte…
"Beklenen her dakikanın,
On yıl ettiği günlerdeyim!" demişim!
Tam tamına...
Dokuz yıl önce demiş, sonra da eklemişim;
"Dün şuurun tamamen kapalı ve her an gidebilirken,
Bugün şuurun yerine gelmiş ve kendi nefesini alabiliyorsun.
Yarın ne haber alırım bilmiyorum,
Hani sevinmeye bile korkuyorum!
Ama anne!
Eğer, bugün ölürsen seni öldürürüm!" demişim,
Bir tek gün daha olsa bile,
Nefesini duymaya dahi, sevinmişim yani!
Belki de, kendi ruhuma bile bencilceymiş bu his!
O gün, neyse ki, çok şükür ki, ölmemiş annem.
Bizi, tam tamına,
O günden, elli beş gün sonra,,
Öylece, tamamen terk etmiş annem!
Cennet diyorlarmış adına!
Sanki bizsiz orada ne işi varsa!
Hadi bensiz neyse de...
Sanki...
Biz'siz orada ne işi varsa!
Gitmiş...
Ah be anam!
Benim...
Kabem sendin.
Hala aynı yerdeyim şimdi.
"Bilmiyorum ki şimdi ne yapılır,
Daha önce hiç, annem ölmedi ki?" diyorum,
Her yıl dönümünde, hala aynı duygudayım.
Öyle ya!
"Senin olduğun yerdir benim kabe'm anam!
İstesem de uzaklaşamam yanından, yörenden.
Ömrüm boyunca olduğu gibi
Döner dururum tavafına,
Sen duysan da, duymasan da! "
"Doğurduğun andan beridir,
Sevsen de, sevmesen de,
Olsan da olmasan da!"
Ki zira...
"Yumurtadan çıkmamışımdır nihayet!" diyeceğim,
Bilim, yumurtadan çıktığımı söylüyor!
Ona da eyvallah!
Lakin,
O, hala, yaşıyor!
İsterdim ki,
Denize nazır o odada,
Karnından iğneyle beslenmek zorunda olan senken,
O, karşıki ağaçlardan dut toplayıp,
O ağacın altında piknik yapanlardan,
Gözlemeyle et isteyip, yüzsüzce...
Bunları...
Seni, bizi hiç düşünmeden,
Hapur hupur yeyip,
Cebine attığı o birkaç dut'u da,
Ziyarete gelmiş gibi davranıp,
Senin ağzına tıkmaya çalıştığı o an'ı...
Hiç mi hiç görmemiş olaydım!
Bence o gün karar verdin sen!
Kanmak istedin seni kandırıp duran meleklere!
Zorumuza gitmesinden zorsunsadın belli ki!
Gittin yani.
Öylece...
Birçok kere...
Terk mi ettin sanki, şimdi sen bizi?
Yarı gönüllü, sımsıkı dudaklarınla,
Yarı gönüllü,
Yanaklarımı öptürdüğüm günlerimiz geliyor aklıma!
Ellerini yarı gönüllü saçlarıma götürdüğüm,
Onları, okşattığım günler!
Sonrasında nasıl da zaferle gülümserdin!
Artık, benim de çok cepli çantam var be ana!
Lakin ben...
Her bir cebini açarken,
Hala...
Her şeye rağmen!
"Rabbim yoluna dikensiz güller saçtırsın." diliyorum kızma!
Lazımı mümkün değil lugatıma!
Yokmuş ama sanki çok dilenirsem kalınırmış gibi hallere!
Ama sakın...
Bugün ölme annem!
Gayri artık...
Benim ne kabem kaldı,
Ne de uğrak yer olacak bir viranem!
Zira çoktan öldüm ben!
Cemre.Y.

21 Ocak 2023 Cumartesi

Ki Zaten Hiç Yoktun

…Ki Zaten Hiç Yoktun…
Sanki!
Bana çok da vardı da!
Gizeminin kollarına hamak kurduğum!
İki dakika uyutmadı huzurunda!
Ya ağaç olmadı, ya hamak!
Hakkımda bilmediği tek şey!
Ben kuru yerde de yatabiliyorum!
Ki zaten hiç yoktun.
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

24 Şubat 2022 Perşembe

Ama Artık Yeter!

…Ama Artık Yeter!...
Günlerden ve aylardan da, tam da, bu zamanken,
Yıllardan, iki bin on dört iken,
İçimden gelmiş, "Gideyim de,
İki kocaman kokulu öpücük daha çalayım anamdan,
Hem artık…
O da koklayarak öpüyorken beni daha da lezzetli.
Terini tadayım, tenini tadayım.
Hani olur ya azıcıktan fazla gücü varsa,
Dizlerine yatayım da, saçlarımda kalsın avuçlarının izleri." demişim!
Sanki anama daha yeni kavuşmuşum gibi,
Doya doya, doyamadan öpmüş, koklamışım her yerini!
Şimdi ne rahmetli anam var, ne de o kokulu öpücükleri.
Aynı yılın temmuzunun yirmi dokuzuydu bizden gidişi.
Ve yine şimdi insanlara bakıyorum da!
Sanki bu dünyaya kazık çakacakmış da,
Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıyor zehirli dilleri.
Bir yerde kaybediyorum işte,
Sanki kimsesizliğim,
Alnımın ortasında floresanla yazılı gibi,
Sanki sahipsizliğim,
Kolumun, kanadımın kırıklarından görünüyor gibi,
Gelen, giden, hıncını benden almaya çalışıyor işte!
Bir yerde kaybediyorum işte!
Orası...
Neresi bilmiyorum!
Ama artık yeter, sabır taşı bir çatlarsa,
Yıkılır tüm şehirler!
Cemre.Y.

10 Şubat 2022 Perşembe

Yeniden Doğmuş Gibi

…Yeniden Doğmuş Gibi…
Battaniye altı, titreyerek uyanılan günlerden sonra,
Şubat güneşinin yüzümüzden makas aldığı günlere geldik.
Bulutlar, yaz bulutu gibi serilmişler masmavi gökyüzüne.
Sanki ilkbaharın ilk günleriymiş gibi,
Sanki fesleğenlerim yeniden çiçek açacakmış gibi,
Sanki bütün virüsler, bütün hastalıklar bitmiş gibi.
Sanki hayat, yeniden doğmuş gibi bir gün bugün.
Cemre.Y.

7 Ekim 2020 Çarşamba

Gözyaşı

...Gözyaşı...
Acının dibeğinde geziniyorum bugünlerde,
Sanki gözümün içine milyonlarca sivri uçlu cam kırığı dizmişler de,
Göz kapağım kapandıkça,
İçim kıyım kıyım kıyılmakta.
Bakma sen böyle gülümsediğime!
Ağlarsam, ağlamalarımı durduramazsam...
Gözyaşımın tuzu,
Gözümün yarasını yakar da,
Canımın canı daha çok yanar diye korkuyorum.
Söylesene anne...
Tam olarak ne zaman geçer içimdeki bu acı.
Şimdi sağ olsan...
Yine öpmezsin biliyorum,
Hiçbir yaramı da öpmedin zaten de...
Ne var oncacık yarada diye söylenirken,
Kaynamış, durulmuş suyla pansuman yapsın desen.
Beni...
Uzaktan da olsa sevdiğini bilsem.
Ağlamamam lazım,
Yoksa gözyaşımın tuzu, gözümün yarasını yakar!
İyileşince,
Deniz kenarına giderim diye teselli ediyorum kendimi.
Suya söyler söyler ağlarım, o da geçer!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Yeni Yıldızlar

 ...Yeni Yıldızlar...
Gülüşünün,
Gül kıvrımlı gamzesinde saklıydı
Yüreğinin bunca vakit,
Sanki hiç okşanmamış da
Şimdi,
Usul usul saçlarını tarayıp,
Taaa....
Yüreğine değen ellerin heyecanı.
Işıldayıverdi gözleri,
Zifiri yalnızlığına teker teker
Yeni yıldızlar asmaya başladı.
İçinde bir yerlerinde...
Dost elinin ne kadar ılık olduğunu hatırladı.
Yarın başka bir hayata doğacaktı.
Cemre.Y.

22 Mayıs 2020 Cuma

Yüreğim Bayram Yeri

...Yüreğim Bayram Yeri...
Az önce sokağımdan hayat geçti duydun mu?
Sanki yazlık mekanın açılışındaymış gibi,
Sonuna kadar açmış müziği,
Salına salına yavaşça ilerledi.
Terasımdan uzanıp el salladım ama,
Görmedi beni...
Beni burada bırakıp öylece geçip gitti.
Olsun ama...
Hiç yoktan ömre dair umutlandım.
Hiç yoktan, limon ağacımın yaprağından öptüm.
Hiç yoktan, filizlenen sebzelerime gülümsedim.
Hiç yoktan, yağmur tanelerine teşekkür ettim.
Yüreğim bayram yeri gibi sevinçlendi,
Hiç yoktan bugünüme de şükür ettim.
Cemre.Y.

19 Nisan 2020 Pazar

Farkında Değilim

...Farkında Değilim...
Dünya denen bir kapsülün içindeyim,
Nicedir, gün ne zaman doğmuş, ne zaman batmış,
Günlerden hangi gün, aylardan hangi ay farkında değilim.
Sanki gemimiz su almış da ben, suya ilk atılan fazlalık gibiyim.
Cemre.Y.

18 Mart 2020 Çarşamba

Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!

...Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!...
Şu sıralar...
Nasıl olduğumu soranlara,
Bu soruyu soran kendi kendime olsam da...
"İyiyim!" diyorum...
"Hatta,
"Hiç olmadığım kadar iyiyim!"
Zira artık...
Artıksız ve de fazlasız yaşanıyor şu ömür!
Düne çok geç kalınmış,
Defteri çoktan sürülmüş.
Ansa...
Teğet mi geçmiş gibi mi sanki!
Gelecek...
Gelecekse...
Salisesindeki yok oluş oranı belli değil!
Yeni açıklamalar için 00:00 a çok var ki....
Ertesi günümün ve de gecemin 23:59 una hapis!
Lakin...
Şu vakitlerde misal,
Ben ölürsem...
Dilimde aradığım o son telefon numarasının,
Gayette çeken o telefon teflonluğunda o mekanik ses...
"!Vıınnn, dıt, dıııtt!"
Hani mezarımda dillenmesin diye de...
Oldukça affedici şiirlerim vardı hani!
"Ben...
Seni...
Unutmak için...
Sevmedim" li.
Neyse...
Burnumun direğinde,
Boğazımın ilmeğinde,
Bir anason kokusu yığıldı hiç yoktan,
Hiç yoktan acılı şalgamın tadı dilimde,
Oysa...
Sadece...
En alt komşum mangal yakmıştı,
Beni hiç hatırlamadan!
Aslında...
Bütün ömrümün hikayesinin,
Bütün mütercimi buydu.
Ne sen duydun, ne o, ne de bir başkası!
Sen hariç!
İkinci,
Üçüncü,
Biz hariç...
Çoğul şahıslar sanki umurumdaymış gibi,
Hem de çoğulsuz!
Neyse...diye bir yer var!
Neyse hani ya?
Eyvallah ile ölesiye kapışıyor!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...