Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
27 Şubat 2026 Cuma
Bahar
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Ocak 2026 Cuma
Özlersin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Mart 2025 Çarşamba
Ağır Sabahlar
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Şubat 2025 Cuma
Kardan Kadın
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
29 Aralık 2024 Pazar
İyiydim Böyle
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Ekim 2024 Cumartesi
Serin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Ekim 2024 Salı
Günaydın
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Eylül 2024 Cumartesi
Nicedir Aklımdasın Oysa!
Yakındır yaz kokuları da çekip gider başka diyarlara.
Renkler solmaya başlar yavaş yavaş.
Deniz soğur, su soğur, yağmurlar soğur yakında.
Zaman, nasıl da zembereği bozulmuş saat gibi uçup gidiyor.
Bu sabah durduk yere, kahvemin telvesine sordum seni.
Nicedir aklımdasın oysa!
Sonra dedim ki kendime bugün cumartesi uyuyordur o daha!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Temmuz 2024 Cuma
Sıcak
Uykularımı böldüğü yetmezmiş gibi!
Her gece çarşafıma dolanmaktan da,
Kendimi onun kollarından ayırmaya çalışmaktan da yoruluyorum.
Gündüzler desen gecelerden daha da nemli.
Soğuk soğuk sularda yıkansan da ne çare!
Çıkar çıkmaz bütün gözeneklerimden
Elekten akar gibi boşalıyor damlacıklarım.
Sen diye biri olsaydı ömrümde
Bugünleri, parmak uçlarımızı öpüştürerek geçirebilirdik.
Çok sıcak.
Neyse uyandık madem yeni güne,
Sade kahve sonrası çay var içersen?
İçi çocukluğundan kırık ben var seversen!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Ekim 2023 Salı
Bu Neyin Yokluğu
Sen ömrüme,
Sıcak bir yaz sabahı gibi doğmayalı beri,
Buralar hep ayaz sevdiğim,
Hani "Özledim." desem.
Yüreğimin kıyısı, köşesi,
Ne var, ne yok hepsini söküp gitmişsin.
Öyle dingin bir hissizlik bırakmışsın ki,
Sanki sana dair ruhumda ne vardıysa,
Onu da alıp gitmişsin gibi.
Lakin...
Ne vakit, zaman sonbahara doğru aksa,
Ellerim, ayaklarım buz kesiyor ya,
Bu işte bu!
Bu neyin yokluğu çözemiyor insan.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
3 Şubat 2023 Cuma
Mektup
Yıllar sonra ilk defa uzun bir mektup yazdım.
Sen, sadece, soğuk Times New Roman karakteri ile
On iki puntoluk uzun bir mesaj okudun sanıyorsun ya!
O mektubun sayfaları sana özel alındı,
Yıllardır kullanılmayan dolmakalemim, saklandığı kuytudan bulundu.
Özenle seçilmiş kızgınlık içermeyen harfler sıraya dizildiler.
Mektubumdaki,
“Suskunluğun...
Kabulümdür.
Sen sustukça da bu, böyle olacak!
Sen benim hayatımda ilk kez gördüğüm,
Masalımsı bir rüya olarak kalacaksın.
Dizelerinin üzerine istemsiz iki damla yaş aktı.
“Oysa ben!
Gerçekten ilk gözlerimin içine baktığında aşık oldum sana!”
Dizelerinin üzerine pembe rujlu küçük bir buse konduruldu.
“Ben ömrümde ilk defa korkuma sarılıp uyudum, sana...”
Cümlesini bir kere koklayabilmiş olsaydın…
Parfümümden sıkıldı özenle, koklasaydın ben kokardım.
Sol ucu yakıldı o mektubun mesela!
Sana özel renkte bir zarfa koyuldu ki rengin bana göre yeşil’di.
Ve bu sana ilk hediyemdi.
Sonra mı?
Terastaki şöminemde yandılar ve bu benim
Kızım gittiğinde, ona dair her şeyi yaktığım gibi
İkinci yangınımdı.
Sen, sadece soğuk Times New Roman karakteri ile
On iki puntoluk uzun bir mesaj okudun
Hepsi bu!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Ocak 2023 Çarşamba
Ben En Çok Anne Olabildim Sanıyordum!
"Sen bu hayatta, en çok neyi başarabildin?" deseler!
Şimdi olduğu gibi…
"Yaşamaya devam edebilmek!" demek yerine,
O zaman ki düşüncelerimle,
Şöööyyyle bir koltuklarımı kabartıp,
Derin, çok derin bir nefes alıp,
Gururla!
"Annelik!" derdim.
Öyle ya…
Ne zaman çaresiz kalsam,
Olabilitesi en yüksek çareleri,
Çocuğum için,
Onun üvey baba ellerinde büyümemesi için reddetmiştim.
Yememiş, yedirmiş, giymemiş, giydirmiş,
Sevdirmemiş, sırf, safi, en çok, onu sevmişim!
Oysa sınıfta kalmışım son ü yıldır.
Üç yıl da bundan evveli var tabi yıllar içinde.
Ben en çok anne olabildim sanıyordum!
Uğruna gençliğimi serdim yollarına,
O ateşlendiği ve babasını sayıkladığı zamanlarda
Sesimi kalınlaştırarak,
Babası gibi konuştuğum geceler boyu,
Gözyaşlarımla ıslattım anlındaki bezi.
(Şimdi belki beni sayıklıyordur,
Ateşi yükseldiğinde de…
Herkes ben mi ki, babası sansın diye sesimi kalınlaştırdığım gibi,
Başucunda, sesini inceltip, annesinin sesini versin ona?)
O buğulu yosun gözleri, hiç ağlamasın istedim.
İstedim ki hep gülsün.
Sahte rejimler yaptım param olmadığı zamanlarda,
O yemeğini huzursuz olmadan yiyebilsin diye.
Bazen soğuk yatağım,
Bir insan tenine ihtiyaç duyduğunda,
Yanına gittim kokladım onu, sarıldım ona.
"Olsun varsın." dedim.
"Benim bebeğim,
Benimle ve ben hiçbir zaman korkmayacağım,
Düşünmeyeceğim üvey babası ona zarar verirse!" diye.
Bayramlarda yeri geldi,
Başkalarının verdiği kıyafetleri giydim ama!
Ona her zaman en güzel,
En beğendiği bayramlıklarını aldım,
"Olsun!" dedim.
"Benim bebeğim bayram çocuklarının en güzeli ya."
Benden başkaları, akrabaları, amcaları bile!
Ona aldıkları bir iki çikolatayı bile hesaptan sayarken,
Ben ömrümü verdim bedavadan!
"Olsun!" dedim.
"Ben yavrumu, yavrum olduğu için,
Canımın, etimin parçası olduğu için seviyorum." dedim.
"Bu hayat senin!" dedi anneannem bir gün bana,
Üstüne "Bir daha gelmeyeceksin bu dünyaya,
Gençliğin, güzelliğin, tazeliğin,
Elinden gitmeden bul bir hayat arkadaşı kendine.
Ben yedi tane doğurdum ama yatağımın sol yanı hep boş,
Evlat dediğin nankör bir kedi misali, verdikçe alır." ı ekledi.
Meğer!
Şu hayatta en çok anneannem sevmiş beni.
Oysa benim meleğim...
Sadece bir evlat değildi ki bana,
Arkadaşımdı, dostumdu, annemdi, dert ortağımdı,
Hiç olmayan ablamdı, her şeyimdi.
Ben de onun için öyleyim sanıyordum.
Meğer ne çok nefret saklamış küçücük yüreğinde,
Minicik yüreği kaldıramamış,
Nefretinin ağırlığını sayfalara doldurmuş.
Bütün sahip olamadıklarının suçu bendeymiş de,
Haberim yok-muş?
Ben yetmeye çalışıp daha çok yoruldukça,
Yetemiyor muşum meğer!
Koruyup, kollayamıyor muşum onu.
O kadar konuştuklarımızın ve paylaştıklarımızın,
Neresine sakladın nefretini meleğim.
"Canım annem!" derken,
İçinden nefretini mi haykırdın yüzüme.
Ve ben tıpkı babana aldandığım gibi,
Sana da mı aldandım bunca yıl.
Her şeye katlanırdım dayanırdım da
İki yüzlü davranmasaydın bana.
Ben en çok anne olabildim sanıyordum.
Tutunmaya çalıştıkça hayata bir yerlerden,
Tutunduğum son dalımı da kesiyorsun dibinden.
Yüreğimin ateşi,
Şimdi seni de mi söndürmeye çalışacağım?
Bilmiyorum ki bir on yedi yılım,
Yahut yirmi beş yılım daha var mı?
Peki
Şimdi
Onca kaybedilenlerimden sonra,
Senden sonra!
Benim evim kim?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Aralık 2022 Pazar
Hava Çok Soğuk!
Vazgeç artık şu hırka sevdasından,
Artık bizim olmayan kapından çıkarken…
Sesimi hatırla!
"Paltonu giyin kızım,
Kaşkolunuda dola boynuna, hava soğuk!
Sen, yinde eldivenlerini de cebine koysan,
Üşürse ellerin takıverirsin cebinden alıp!"
Hava çok soğuk!
Hele yüreğin…
Ondan da soğuk şimdi.
Ü-şü-tür-sün kimse anlamaz…
Hastalanırsın bak sonra!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Ekim 2022 Pazar
Son Yaz Demleri
Sonbahar, soğuk sabahlarına soyunmadan,
Son yaz demlerinden birinin sabahındaydım.
Sade kahvem eşliğinde güne gülümsedim.
Terasıma kurulup, Pazar sabahının kokusunu içtim.
Ve az evvel bir uçağa el salladım biliyor musun?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Mart 2022 Cuma
Mart Karı
Mart ayazı yerleşmiş ciğerlerime,
Nazlı bir kedi gibi hırıl hırıl, hırıldamakta.
Penceremden karlı kiremitlere bakarken,
Öksürük nöbetleri kaburgamı zorlamakta!
Hiç değilse sigarayı azaltsam diyorum,
Fincanımdaki çayım soğumuş,
Mutfağa gitmek lazım ayakları sürüyerek.
Hiç yoktan birkaç lokma kahvaltı etmek lazım.
Halsizliğime gücenip,
Bir sigara daha yakıyorum.
"Mart karı ağulu olur!" derdi rahmetli anam.
"Mevsiminde yağan kar gibi değildir,
Hasta eder insanı, içinin içi acır!" derdi.
İçimin içi acıyor annem, çok özledim seni derinden.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Mart 2022 Cumartesi
Kış
Kış ayazı günlerden geçip,
Nihayet, cemreler de düşünce birer birer!
Meyve ağaçlarının, ilkbahara filizlenip,
Çiçek açmaya hazırlanması gereken bugünlerde,
Gelmeyi unutan bir bahar güneşinin yüzünden,
İstanbul'un üzerine çöken bu kar taneleriyle,
Üstelik, hiç de öyle,
Çocukluğunun yıl başı kartpostallarındaki,
Simli kardan adamlı, evlerin içinden ışıklar saçan,
Bacalarının dumanından yürekleri de ısıtan,
Mutluluk dolu hayallerine,
Sayfa sayfa, umut ektiren günlerden biri de değil bu kış.
Geçer ama!
Bu yalancı güneşin,
Elleri, ayakları, yürekleri dondurduğu günler de geçer!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Şubat 2022 Pazar
Bana Kalan

...Bana Kalan...
Uyandım, gün, griye bulanmış.
Bembeyaz pamuk bulutlar güneşe küsmüş,
Çekip gitmişler, mevsimi bahar olan diyarlara.
Güneş desen, çoktan yüzünü dönmüş,
Mevsimi yaz olan,
Sevgililerin koyun koyuna beklediği,
Gün doğumu manzarasıyla,
Denizin iyot kokusunun buluştuğu,
Sahili altın sarısı olan kumdan diyarlara.
Ben mi?
Bana kalan...
Pazar sabahıma hiç de yakışmayan,
Puslu ve soğuk bir pencere manzarasından,
Yaprakları çoktan solmuş, fesleğen yalnızlığıyla,
Çiçeksiz sardunyalarım bir olmuşlar,
Öylece bakıp duruyor kahve fincanıma.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Şubat 2022 Perşembe
Yeniden Doğmuş Gibi
Şubat güneşinin yüzümüzden makas aldığı günlere geldik.
Bulutlar, yaz bulutu gibi serilmişler masmavi gökyüzüne.
Sanki ilkbaharın ilk günleriymiş gibi,
Sanki fesleğenlerim yeniden çiçek açacakmış gibi,
Sanki bütün virüsler, bütün hastalıklar bitmiş gibi.
Sanki hayat, yeniden doğmuş gibi bir gün bugün.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Mart 2021 Cuma
Bu Sefer
Şu mart yarısının, kocakarı soğukları da bitip gidince,
Zemheri ayazlı, kış yanığı günler bitecek sevdiğim.
Ki zaten ne vakittir çocukluğunun o soğuk,
O karanlık, o yalnız odalarını da dolaşmaktaydın.
Epeyce bir vakittir de...
Unuttuklarını hatırlamakla yorulmaktaydın.
Sonra bahar güneşi doğacak yüreğinin pencerelerine!
Sımsıkı kapattığın perdelerini aralayacaksın.
Laleler boy verecek toprağın altından.
En sevdiğin meyve ağaçları çiçek açacak yine,
Bu sefer...
Onlar bahar rüzgarıyla salınıp saçlarına sarılırken,
Çocukluğunu, gençliğinin üzgün günleri hatırına bile olsa,
Görmezden gelemeyeceksin mutluluğu, umudu, sevinci.
Durduk yere dans edeceksin sokak ortasında.
Durduk yere yeni gelinler gibi salınacaksın,
O meyve ağacının altında.
Üzerine baharlar yağarken yeni bir söz vereceksin kendine,
Ömrünün bundan sonrasının her gününü hevesle karşılamaya!
Bu sefer...
Kaygılandıkça kaşınmayacak omuz başların.
Başka yaralar açamayacak hiç kimse yeni ömrüne.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
23 Ekim 2020 Cuma
Sahi Çok Mu, Mutlu Musunuz Şimdi Yani!
Ömrümün birçok yılını unutmaya koşullandığımdan beridir,
Ömrümün birkaç yılının taze anılarını da unutur olmuştum.
Durduk yere, hiç olmayacak yerde bile...
Aslında çok da önemi olmayan bir şeyi,
Sadece gerektiği anda hatırlayamadım diye,
Yüzüme koca bir şamar gibi inen,
Şakayla karışık…
"Ne çabuk unutuyorsunuz!" cümlesi asılıyordu.
Unutmaya çalıştıklarım yüzünden,
Hatırlamam gerekenleri de unutur olunca!
Yüreğime bir es çekip...
Beynimin kıvrımlarında dolanmaya başladım yeniden.
Lapa lapa yağan karlar soğuktu,
Tahta beşiğim kapıya atıldığında.
Tek gözlü evin ocağı çoktan sönmüş,
Aylardan zemheriydi.
Toz kaplamış yeni dehlizlerin kilitlerinden birini açınca...
Yağmurlar hep çamurluydu,
Çoğunlukla...
Lağım basardı bodrum katındaki kapıcı dairelerimizi.
Annem pembe bir hayale dalıp nihayet kiralık bir daire tutunca...
Bizden çok, bizimle büyüyüp evlenecek kardeşinin,
Eşiyle ayrı bir odaları olmasını dilediğini düşünemedik tabi!
Annem sevdiği adamları hep kıskanırdı!
Akrabalık derecesine bakılmaksızın,
Ondan başka hiç kimse, o adamı,
O kadar çok sevmesin isterdi sevdiğini!
Olmadı tabi!
Hiç yoktan bir arsa aldı keşfedilmemiş diyarlardan birinde!
Hiç yoktan, ev, yurt kurdu kendine.
Bizi de oraya "Ev!" diye sokuşturdu.
Olmadık tabi!
Çok geçmeden her birimiz bir başka diyarlara dağıldı.
Beynimin süzgeçlerinden geçerken...
Durduk yere, hiç olmayacak yerde bile...
Evliliğimin ilk zamanlarına rastladım.
Annem… (Kayınvalidem)
Babam… (Kayın atam)
Ve yeni kardeşlerim… (Kayınlarım)
Bir de sevdiğimdi işte!
Ondan önce başkaları alamadan…
Namusumu, nikahımı, doğmamış çocuğumu teslim ettiğim, sevildiğim.
"Ne çabuk unutuyorsun!" diyorlar bana!
Oysa ben...
Benden öncekine gitmek için,
Çok da beklemediğini de çabuk öğrenmiştim.
Oysa ben...
Daha, doğumhane kapılarında sancılanırken öğrenmiştim,
Aldatılmışlığımı, terk edileceğimi!
Sonrası sıkı bir pazarlık işte hani şu filmlerdeki gibi!
"Kızım olmadan asla!" demiş, başka da cümle etmemiştim.
Tam tamına on altı yıl...
Her gece...
Gözümü geceye yummadan önce ben...
İstisnasız her gün, en çok, onu sevdim, sadece onu!
Oysa onun bütün günlükleri beni suçluyordu hep...
Onca yıl sonra tekrar sevip, sevilmiş,
Tam da evleneceğiz, yavruma bir kardeş getireceğiz derken,
Hayallerimin ortasında aldatılmıştım yeniden!
İşte...
Tam da...
O günlere gelmişti onun, en buhranlı ergenlik hırçınlıkları!
İkimizde artık, birbirimize yetemiyorduk.
Bu çok belli!
İkimizin de yangının tam orta yerinde...
"Annen,
Ne zaman terk etti seni?" cümlesi çınlıyordu kulaklarımızda.
Benim annem, bebekliğimden terk etmişti beni!
Bense onu...
Çaresizliğimin en çaresiz zamanında…
Yetememezliğimin...
En yetimsiz zamanında!
O zamanlar!
Ne o beni tam anlayabilirdi, ne de ben onu.
Ben...
Bir an önce büyüyüp sırdaşım olmasını bekledim,
O...
Tam da büyümeye meyilliyken,
Benim ergenlik yaşlarıma dönüp,
Onunla saçma sapan kız kardeş kavgalarına bürünmemizi.
Olamadık tabi!
Nihayetinde...
Yazıların rengi olduğu kadar,
Renklerin de yazısı vardı ne yazık ki!
Sonra zaman dondu.
Hiç olmadı olması gerekenler.
Ölen, rahmetli anam oldu, kalan hiç kimse!
Barıştık, dost olduk, akran, hatta yaren.
Lakin konduramadık ömrümüzdeki o gedikteki,
Bütün boşluğumuzun yokluğuna ait bir kimse!
Ey insanlık...
Şimdi, bütün ömrümün,
Her saliyesini sayan,
Zaman sayaçlarını dahi hatırlıyorum!
Artık, unutmuyorum,
Sahi çok mu, mutlu musunuz şimdi yani.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...
















