leylak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
leylak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

1 Haziran 2024 Cumartesi

Günaydın Ey Sevgili Kendim

...Günaydın Ey Sevgili Kendim...
Uykusu bölünen, korkulu gecelerden birinin sabahında,
Güneş ışıltıları öpüyorsa kirpiklerinden,
Aralık bıraktığın pencerenden süzülen,
Ilık bir rüzgar okşuyorsa yanaklarını,
Hiç yoktan, burnunun ucuna konduysa leylak kokusu,
Güne gülümseyerek uyanmaktan başka çaren yok!
Günaydın ey sevgili kendim, sadesinden bir kahveye ne dersin?
Cemre.Y.

15 Temmuz 2023 Cumartesi

Bana Bir Bahar Gerek

...Bana Bir Bahar Gerek...
Mor salkımlı leylakların kokusunu duymayı özlemek gibi bir şey bu!
Hiç de mevsimi değilken,
Sümbüllerin, nergislerin, zambaklarının kokusunu özlemek gibi.
Ne var ki artık...
Güneş bile özlediğim güneş değil.
Sarıp sarmalayıp saçlarımı okşayacak yere,
Haşlayıp duruyor omuz başlarımı.
Bana bir bahar gerek!
Şöyle nemsiz...
Buram buram çiçek kokulu bir bahar.
Cemre.Y.

19 Aralık 2020 Cumartesi

Hiç yoktan

 ...Hiç Yoktan...
Hiç yoktan leylak kokusuyla,
Sümbül kokusunu aynı anda özledim misal.
Ne bileyim...
Denizde ayaklarımı sallandırmayı,
Kıpkırmızı tahta masanın üzerine kurulmuş,
Rakıyla acılı şalgamın dostluğuna,
Balığın da eşlik etmesini özledim.
Ilık bir rüzgarla savrulan saçlarımdan,
Yasemin kokusu saçılmasını özledim.
O değil de, kaç zaman oldu hatırlayamadım,
Şah damarıma iki dudak arası öpücük konmayalı.
Neyse...
Bir tutam fesleğen okşayalım da,
Burnumuzun ucuna hızma yapalım.
Hiç yoktan o bari mutlu olsun değil mi?
Cemre.Y.

16 Temmuz 2020 Perşembe

Bilmem Ki

...Bilmem Ki...
Sana...
Bunaltıcı yaz günlerine inat,
Leylak kokulu akşamlardan sesleniyorum,
Hani ılık bir bahar gecesine öykünür gibi.
Adının yerine...
Hangi sıfat yakışır henüz bilmiyorum!
Bilmem ki adın kaç harf,
Adımın yanına yakışır mı soy adın?
İyot kokusu yapışmış olur,
Güneş ışıltılı saçlarına o kesin.
Bir de lirik bir şiir gibi olur sesin.
Bilmem ki sen şimdi,
Nerede, kimlerlesin?
Hangi günün gecesine gebe,
Hangi sabahın akşamına sobe'sin!
Hangi yıldızlar eşlik ediyor yalnızlığına,
Hangi yakamozlar hatırlatıyor beni sana.
Bilmem ki varlığımdan haberli misin?
Cemre.Y.

16 Ocak 2020 Perşembe

Çocuk

...Çocuk...
Sana yıldız tozlarıyla, güneş ışıltılarından aşırılmış,
Leylak kokusuyla, zambak karışımı, yasemin esintili,
Mutluluk rengi rengarenk cümleler biriktirdim çocuk!
Boş vermiş ol gitsin, günün dilleri zemheri ağusu çınlıyormuş kulaklarında,
Boş vermiş ol bitsin, gecenin sessizliği yalnızlık çığlığı gibi her an yanında.
Ben sana...
Kış günü taze kesilmiş çimen kokusu vaat ediyorum.
Ben sana...
Yaz günü ayakların kumda yanarken serin bir esinti vaat ediyorum.
Çünkü ben seni hesapsız, kitapsız, katıksız seviyorum çocuk!
"Çünkü sen benim..."le bitmiyor sana dair yüreğimdeki hislerim.
Ben seni "Çünkü!"süz seviyorum!
Nokta.
Cemre.Y.

13 Ocak 2020 Pazartesi

Ömrüm

...Ömrüm...
Ömrümün ağır aksak adımlarını da güneşle yıkadıktan sonra...
Saçlarıma bahar dalları astım, ayaklarıma mavi atlaslar serdim.
Yüreğime taze karanfiller, leylaklar sürdüm.
Az kaldı çok az, ömrümü yazacağım yeniden.
Cemre.Y.

4 Ekim 2019 Cuma

Hayal



...Hayal..
Bu bizim hayalimiz sevdiceğim...
Hayal havuzumuzun her damlası bizim.
İster nilüferleri yüzdürürüz üzerinde,
İster hanımeli çiçeklerini...
İster leylakları salındırırız hafif dalgasında,
İster iğde çiçeklerini.
Bu bizim hayalimiz sevdiceğim...
Hayal havuzumuzun bütün cenneti biziz!
Cemre.Y.

15 Eylül 2019 Pazar

Ihlamur Kokusu

...Ihlamur Kokusu...
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip,
Seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Daha...
Gırtlağına takılıp kalan yumrunun sebebinin müsebbibini,
Rakımı bol kadehli kendi kendilerine sırdaşlı dost meclislerinde,
Küfür gibi savurmayacaktı ulu orta!
O da biliyordu zira!
Bir çocuk doğacak kadar hiç kimse...
Kendi kendisini s***iremezdi.
Yasal bir sevişmenin en organik hücresiyken,
Hayat ona hep inorganik uzaylı muamalesi yapmayı tercih etmişti.
Şimdilerde mi?
Kapatmış bütün şehrinin ışıklarını tek bir mum alevine dahi tahammülü yok.
Doya doya bir ciğer dolusu ferah bir tek nefesi yok, razı!
Zifiri karanlıksa onsuzluk razı!
Cennet şuasıysa ondan tek bir haber razı!
Tam dalacakken uykunun rehavetine...
Kapı tıkırtısını andıran o gecenin bütün seslerine de razı!
Yeter ki...
Kimse...
Hiçbir şeye karışmasın ve de kalkışmasındı.
O, ona razı...
Ne kadar tanıdık geliyordur bütün hikayeler değil mi?
Lakin herkes yer değiştiriyor zaman sonra ilk seçtiği karaktere!
O...
Razı.
Varsın yarın bir gün hiç ummadığı yerden,
Tohumunun meyvesinden yesin o en büyük tokadı.
Üstünden yıllar geçince bir hasret köprüsünden,
"Yine gel!" diye atar yürekleri nasıl olsa!
O, ona, o olmasa bile,
Ona dair hiçbir kırıntı kalamasa dahi, ondan kalana kadar razı!
Ah nasıl da büyüyüp serpiliyor gençliğinin ıhlamur kokuları...
Daha lale cennetine gidip seyrine doyulası anları özümseyecekti doya doya!
Daha tazesinden hiç tatmadığı leylak kokularını ağacından nefeslenecekti.
Cemre.Y.

5 Haziran 2019 Çarşamba

Benim Bayramım Sensin Bil İstedim

...Benim Bayramım Sensin Bil İstedim...
Güneş ışıltılı saçlarına burnumu gömüp,
Her bir telinden, yaseminler, zambaklar,
İğde çiçekleri, nergisler, hanımeliler,
Leylaklar, sümbüller kokladığım.
Yosun gözlerinin derin okyanuslarında kulaç atarken,
Yüzünün her zerresini, gülüşünün gamzesini,
Boynunun, omzunun, sinenin,
Yüreğinin her bir ben tanesini ezber çektiğim.
Benim bayramım sensin bil istedim.
Misal sen şimdi gittin ya...
Omzumda saçlarının kokusu,
Sehpa da ellerinin dokunuşu,
Halılarımda ayaklarının izi kalmış.
Birkaç gün de öyle bayram ederim.
Cemre.Y.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

Adam Dediğin


…Adam Dediğin…
Gel sevdiğim,
Sarıl bana sımsıkı…
Öyle sarıl ki gitme bir daha,
Öyle sarıl ki gitmeyeyim bir daha,
İçinde "Biz" olmayan hiçbir yere.
Gel sevdiğim,
Sen yine sus bana sesiz avaz dolusu çığlıklarınla…
Öyle sus ki bilmeyeyim hala…
Beni unutmak için işlediğin o bütün günahları,
Sen de bilme ama seni unutmak için işlediğim o bütün suçları.
Gel sevdiğim,
Son kez bir daha affedelim biz "Biz!"i…
Son kez ağlaya ağlaya gülelim birbirimizden vazgeçemeyişlerimize.
Nasılsa ben bunca aldatılış yüzlü maskelerden boğulmuşken,
İntikam için dahi aldatamayacağım madem kendimi, yine!
Gel sevdiğim,
Sen kızıl saçlı baharlarını unut,
Ben yaz ortası zemheri ayazlarımı.
Vakit…
Ecele ramak kala!
Sevişmeye vakit yok zira.
Sarılıp sımsıkı…
Koklayalım mı madem birbirimizi!
Gerçi onu da unutmuşsundur sen!
Sanki egzotik bir kuş kanadının o son teleğine dokunmuş
Yasemin notalarından, zambak ile leylak arası ara tondum ben!
Sonraki hayatımı bilemem ama,
Sen zamanlarımdan öncesinde de,
Sakalı ve de bıyığı,
Hele kapalı mekanlarda güneş gözlüğünü,
Hele hele benden aceleci yürüyen,
Zamana geç kalmış gibi, ecele gider gibi,
Hızlı yürüyüşlerden hala, hep kıllanırım.
Bence adam dediğin'in adımları senle aynı adımı atmalı!
Cemre.Y.

19 Ocak 2018 Cuma

Seni Her Gördüğümde

…Seni Her Gördüğümde…
Seni her gördüğümde,
Hayata inatlı bir azimle gülümsediğin aynalardan birinde,
Gözlerinin bebeğinden şavkıyan bir ışıltıda hatırladığım,
Mor Salkımlı Ev'in anıları geliverir aklıma!
Efsaneleşirken acılarına gülümseyebiliyordu bir kadın.
Seni her gördüğümde,
Papazın evine her gittiğinde,
Fırsatçı Durmuş'u her seferinde alt eden,
Salkım Hanımın Taneleri geliverir aklıma!
Büyüdüm sanıyordum yaş kırk üç olunca.
Ömrüme de oldukça küsmüştüm oysa!
Seni her gördüğümde,
Leylakların, sümbüllerin, zambakların kokusu geliveriyor burnuma!
Yeniden ümitleniyorum hayata!
Cemre.Y.

14 Aralık 2017 Perşembe

Son Teşekkür

...Son Teşekkür...
Biliyorum, o haliyle bile bir kere olsun,
Bana dair'li mutlu olup...
Hiç öpemediği kadar
Öpmeye çabalamıştı ya beni.
O an bana teşekkür etmişti güya kendince...
Onu sevmekten hiçbir zamanın, hiçbir şartında,
Onun beni sevebilme ihtimalimden hiç vazgeçmediğim için.
Bana ettiği sondan ikinci
En uzun cümlesi bu teşekkürü olmuştu.
İkincisiyse;
Gecenin üç yirmisinde
Hastanedeki odamızdan
Duş alıp çıktığımda
"Ah be kızım!
Saçların sanki yaylarımdaki
Bütün baharları getirdi buraya,
Beni gizlice soksak ya oraya,
Bende senin gibi zambak, yasemin, leylak...
Hani farkındayım toplamaya çalıştıklarının,
Ya öyle koksam ya!" demişti de
Sabah doktorlar gelene kadar da,
Fısıl fısıl çabalamıştım onun o hasta haline
Gücüm yetip de dileğini yerine getirmeye gücüm yoktu hem de hiç!
Tek başıma becerememiştim tabi.
Ertesi günse artık benimde dinlenme günümdü.
Behiye gelecekti
Anacım onu da hep yanında istiyordu,
En evladından bakan bizi seçiyordu.
Ona sımsıkı tembihledimdi.
Bir leğen ve kocaman bir sünger
Ve zambak kokulu
Ve yasemin kokulu şampuanlar aldırtmış sağ olsun,
Tam anamın koku arzularını,
Anacımın son dileklerini...
Nakşetmiştim ona da öylece!
Giderken anama…
"Yüreğin ferah olsun anam,
Ben beceremedim ama gelinin geliyor,
O misler gibi yıkacak seni." dedimdi de
Nasıl da muzibe benzer gülümsemişti.
Anlamıştı tabi.
Her zaman biliyordum ben onun bütün hayallerini!
Ertesi sabah döndüğümde,
Döner dönmez beni koklayarak
Hasretle öptü ve yine teşekkür etti.
Ben ömrümce anamdan
Hiç o kadar
Bana dair'li şükür ve teşekkür'ü
Bir arada görmedimdi!
O gün...
O günlük teşekkürüydü...
Meğerki en son bana güvenecekti...
Cenaze yıkamalarında en son halleriyle
Anamı son yıkayışımda
Nasıl da teşekkür ediyordu bütün hücreleri.
Cemre.Y.

17 Ekim 2017 Salı

Mezar Üstüne Mezar Olmaz!

...Mezar Üstüne Mezar Olmaz!...
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
Sevdamı ve yangınımı anlattıkça,
Kim bilir, orayı kendilerine,
Nasıl da bir Aden Cenneti sanıyorlar!
Bana değil be güzelim!
Hevesleri ve hayalleri bana değil!
Aslında ona olan sevdama hasretler hep.
Belki de bu hayatta bir kere,
Öyle sevilirim diye aldanıyorlar.
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
“Onun gibi olmam.” diye yeminler ediyorlar...
Bilmiyorlar...
Hem de hiçbir şey bilmiyorlar!
Aşka dair,
“Sevda” ya dair,
Hem de hiçbir şey bilmiyorlar!
Ben yüreğimi, sorup sorup durana değil,
Ansızın, hiç ummadığım anda gelip,
Ciğerimin kanadına konana açtım hep!
Ben bile istemedim ki sevdayı.
Öylece gelip kondu,
Kendine en uygun baş köşeye.
Öylece ansız ve zamansız ve...
Hesapsız ve kitapsız ve sonsuz sevdim onu.
Sabırla nakış gibi işlendi yüreğime azar azar.
Ben bile, ben değilken,
Kime ne kadar aitlik duygusu vereceksem?
Sandım ki onunla kapanır gider. bütün eksiklerim.
Sandım ki onunla tamamlanırım.
Oysa o, kendine bile yarımdı,
Binbir parçaydı her yeri.
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
Bilmiyorlar...
Benim artık yüreğim yok!
Şimdi orada, iki ölüm var.
Biri öylece olduğu gibi.
Teni soğumadan mumyalanmış,
Diğeri öldü mü, var mıydı, yoksa hiç mi olmadı?
Yüreğimin tamamını kaplamışlar.
Ben her gün hayata gülümserken siz,
Gülleri ve leylakları ve hanım ellerini ve...
Papatyaları gördükçe hep,
Orayı botanik bahçesi mi zannettiniz!
O yüreğimin her yerinden her an,
Sızım sızım, sızan kan damlalarını gördükçe siz!
Onları da, birer yaz hayali, birer gelincik mi sandınız!
Halbuki biraz daha dikkat etseydiniz.
Yeni kazılmış, o en taze toprağı görecektiniz!
Mezar üstüne mezar olmaz bilmez misiniz?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...