cevap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cevap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2021 Cumartesi

Hep Sıfırdan

…Hep Sıfırdan…
Şimdi...
Bana soruyorlar;
"Güven kalenin zincirlerinin kilidi nerede?"
Diyemiyorum hiç kimseme!
Oysa cevabı oldukça basit hem de onlarca sene!
"Yüreğimin çiziği…
Yutmuş!" diyemiyorum.
Oysa…
Dese ki…
"Ölüm sana yakışmaz ey sevdiceğim,
Hem de hiç yakışmaz!
Üstüne bol gelir, eğreti durur.
Gel, seni ölüme razı edenlerin,
Cenaze namazlarını beraberce kılalım." dese.
Sıfırdan başlamalara alışık bu yürek....
Hayatı da sıfırdan alabilirim ansızın!
Demedi.
Neyse ki, şükür ki!
Eksiye düşecek kadar eksilmedim kendimden hiç!
Hep sıfırdan...
Hep sıfırdan...
Kimse yoksa ben,
Bana hep var’ım!
Cemre.Y.

26 Temmuz 2021 Pazartesi

Kırık

...Kırık...
"Sen de, artık, canını yakan her şeyine,
Kırılmış diyorsun!" demişti bir keresinde.
Kaburganı incitmişsin,
"Kırıldı." diyorsun!
Dizinde sadece bir yırtık var,
"Kırık." diyorsun!
Midende gastritli ülser var,
"Kenarı kırılmış." diyorsun!
Kalbini üzmüşler,
"Zaten hep kırıkmış." diyorsun!
"Sen de, her şeye kırık diyorsun." demişti.
Ona...
Bunca zaman sonra,
Bunca kırıklarım hakkında,
İlk kez, tek bir cevap vermiştim.
"Artık, canımın canını üzen her ne olsa da,
Çoktan kırılmıştır benim için,
Canımı yakan her yerim, kırıktır benim için,
Kırılmıştır yani, çoktan olanından!
Ve buna birilerini inandırabilmek için,
Ayrıca bir çabam yok!
Kırıksa bana kırık,
Acısını da ben çekiyorum yani!" demiştim.
Anlamamıştı...
Yine hiçbir şey anlamamıştı.
"Sen öyle mutlu oluyorsan,
Herkese hep öyle de madem." demişti.
Bir kere daha kırılmıştım.
Ama bu sefer...
Canımın yongası, ciğerimin çiziği,
Taa en dibinden kırılmıştı.
Elbette, ben, ondan,
Onun bebekliğinden ergenliğine kadar,
Ayağına taş değse,
Büyüme ağrılarından kemiklerine acı değse,
Yüreğine gam değse,
Onu şefkatimle zerre zerre öptüğüm gibi,
Her şeylerimin yerlerine koyduğum sevgilerim gibi,
Ne kaburgamın,
Ne dizimin, ne midemin,
Ne de kalbimin kırıklarını,
Teker teker öpsün de geçsindili,
En ufak bir şefkat belirtisi beklemiyordum ama!
Ama, bu kadarı da...
İnsan olan,
Anahtarı, hem elinde, hem de cebindeyken,
Girip çıkacağı bir kapıyı,
Koca bir hayatın intikamıyla, öylesine dolu,
Kocaman bir tekmeyle,
O yürek kapısını darmaduman eder mi?
Neyse ya neyse...
Cemre.Y.

29 Ağustos 2019 Perşembe

Kadın

...Kadın...
Kim bilir kaç yüz yıldır,
O baharları bilmiyordu kadın, ne ilkini ne de sonunu.
Alarm çalıyor, kirpikleri aceleyle yeni güne açıyor,
Yine acele bir sigara yakıp, uyandığına kendini inandırıyor,
Ocağa en sadesinden Türk Kahvesini koyup,
Acele giyiniyor, aceleyle aynaya bakıyor...
Meğerki sabah olmuş da,
Güne uyanmışsa, bugüne de bir umut ışığı olmalı ya,
Kendi kendine derin bir nefes alıp,
"Günaydın ömrüm!" diyor,
Onun, dün gece kendisine,
"İyi geceler, gecem!" demeyi yine unuttuğunu hatırlayarak!
Aceleyle yorgunluk kokan göz kapaklarını,
Sağını solunu boyuyor, artık hiç de özenmeden.
Ne gerek vardı ki,
Şimdi sevgiliye,
Pürüzsüz görünmek ister gibi fondötene bulanmanın,
Rutin aynı rutindi işte.
Meğerki dün gece, ola ki yine es kaza...
Yeni bir şiire heves edip hayallenmişse
Onun üzerine eski şiirlerini,
Sabaha yeni umut niyeti paylaşıyor.
Neyse ki işi, günü, sevilmeyi, sevmeyi seven,
Ara sıra biraz uzaklaşsa da,
Çokça ruhuna yakın insan doluydu.
Akşam olup,
Evine giden o servise binince çöküyordu asıl yalnızlık.
Usulca son okuduğu kitabına gömülüyor
Oradaki dostlarıyla hasbıhal ediyordu bin bir umutla!
Evine giden yolda yürürken okuyarak giderken,
Sırnaşık kahvehane herifleri laf atıyordu ardından.
Kitabından alıp başını
Dimdik bakıyordu,
Gözlerinin en dibine lafından utandırana kadar!
Ya da ne bileyim bazen bir amca keser yolunu
"Eh be kızım her seferin de aferin çekiyorum sana" derdi.
"Teşekkür ederim amca!" deyip yoluna ve kitabına
Ve evinin son basamaklarına kadar dönerdi.
Dün akşam farklıydı,
Yine evine giden yolda yürürken okuyarak giderken,
Sırnaşık bir kadın seslenmişti ona...
Tam da o kitaptaki dostlarıyla dertleşmekteyken
Bölüvermişti kimsesizliğinin terk edilişini!
"Şşiitt!
Kızz!
Bi şi diğcem!
Sahiden okuyon mu sen o elindeki kitabı,
Yoksam dikkat çekmek için mi?
Yani anlıyon mu bi de içinde yazılanı he" diyerek
Yanındakinin koluna dokunup kahkahayı koyvermişti ya.
Kitabına ara verdi kadın, durdu,
En insaniyetli gülümsemesini yüzüne iyice maskeledi.
İçinden nice küfürler esiyordu o anlarda oysa!
Öyle ya...
Kırklı yaşlarına bastığı zamanlardı,
Kızının ağzından ilk küfrünü duyduğunda,
"Evladım ne bu erkek ağzı küfürler,
Hiç yakışıyor mu o kalp dudaklarına,
Ben seni böyle mi yetiştirdim."dediğinde,
"Annem!
Küfrün söz dizimi öyle görünse de aslında doğuran ana ile,
Ecdad ile, akraba olan bacı ile hiç de alakası yok,
Ben şimdi sana, bu derdimi anlatırken tam da bu anda,
Senin yok saymaya çalıştığın bu cümleyi etmesem!
Nasıl anlayacaktın ki,
Hüznümün kederinin derinini!" dedi ya susup kalmıştı hani kadın...
Bütün küfür güncellemelerini sundu o kadına gülümserken içinden!
Lakin cevap verebilmek ise asaletindendi…
"Evet ablacım, siz nasıl kocalarınız işten gelmeden önce son kere,
Yolda yürürken,
Kocalarınız olmayan adamlarla bik bik mesajlaşıyorsunuz ya!
Hani şu saatten sonra daha da size, siz yazana kadar yazmasın diye!"
Hiç de bir yere de çarpmıyorsunuz
Ve de yazdıklarınızda emin gülümseyip,
Eski mesajlarınızı silip eve yürüyorsunuz ya hani!
Tam da öyleye bir durum benimkisi...
Misal, bu elimde okuduğum kitap,
Azra Kohen'in -Gör Beni- romanı!
Ben tam da,
Orhan'ın İlmiye'ye filizlenen aşk ihtimalinde,
Tam da Selim'in Ülkü'ye olan,
Merak ve de gizli açlığının peşindeydim, okuyun bence!" dedim.
Yüzünün bütün aksamı,
Sırıtma doluydu kadının yanındakine dönüp işvelice,
"Ayyy kızzz biz de alıp okuyak heee yedeklerimize,
Kim bilir ne işveler döner orada!" diye fısıldadı yanındakine.
Herkes memnundu aydınlanmaktan
Ve de öğrenilesi merak içeriğinden de!
Değil mi ya, şimdi ne gereği vardı,
Kitabının aslında insanlık tarihine ışık tutan,
"Koskoca bir devrin yok oluş anlarıyla,
Koskoca bir devrin başlayış anlarına şahitlik sunduğunu,
Dahası iki tarafın nasıl da hassas olduğunu anlatıyor,
Sanki hepimizin,
Adem baba ile Havva anamızdan geldiğini unutuyormuşuz gibi,
Bütün dinlerin birbirine akraba olduğunu ama asıl...
Hepsinden öte bir şeylerin döndüğü o tarihin
Nefesini duymaya çalışıyorum" dese,
Durduk yere deliye çıkacaktı adı sustu.
Cemre.Y.

7 Mayıs 2019 Salı

Ey Şefkat Neredesin?

...Ey Şefkat Neredesin?...
Ben seni en çok...
Altı yaşımın, ilk ramazan ayında bekledim.
Sıcacık ekmek kokan bacalardan dumanlar süzülürken misal.
Annemle babam,
Gizlice ziyafete konuyorlardı gecenin üç otuzu.
Kardeşimi de uyandırıp zar zor,
Kafalarımıza sümsüğü yiye yiye,
"İyi madem, tekne orucu tutarsınız sizde!" diye diye,
Boğazımıza takılan o lokmalarda bekledim.
Lakin yine de tuttum orucumu,
İftarında da ilk duamı,
"Ey şefkat neredesin?" diye ederek!
Ben seni en çok...
On üç yaşımın ramazanında bekledim.
Oruçlu ağzımla, kapıcılık yaptığımız dairelere,
Sıcak pide yetiştirmeye çalışırken,
Süslü kokana teyzelerin başımı acıyarak okşadıkları anlarda,
Eve geldiğimde, sofrayı hala kurmadan gitmişim diye diye,
Ulu orta dayak yiyerek orucumu iftar ettiğim o zamanlarda.
Lakin yine de tuttum orucumu,
İftarında da..
Orucumu açarken...
İlk duam olan,
"Ey şefkat, ya şimdi neredesin?" diyerek açarken misal.
Ben seni en çok...
On dokuz yaşımın ramazanında bekledim.
Oruç ağzımla,
Sıfatına baba denen biyolojik kimyasalın oruç falan tutmayıp,
Yine memelerime ayrı bir dokunmaya çalıştığı zaman.
Ölüme razı atlatıp,
Lakin yine de orucumu bozmadım,
Hani iftarında hani!
"Ey şefkat,
Peki ya şimdi bari neredesin?" diye dua ederek açtım orucumu!
Ben seni en çok...
Yirmi üç yaşımın ramazanında bekledim!
Karnımda beklenen o yavrunun doğumuna üç ay kala,
Eniştemin arabasıyla,
Yavrumun babasının eski sevgilisiyle kaza yaptığı gün!
Hani ben suçlanmıştım akrabalarımca,
Akrabalık bağını kuran ben oldum diye!
Ne aldatıldığımın ispatına yanabildim,
Ne de kan bağım olan insanların akrepliğine!
Lakin yine orucumu bozmadım,
İftarında da...
"Ey şefkat, ey güven, ey sevda ,
Ey yürek, neredesin?" diye dua ederek açtım orucumu.
Ben seni en çok...
Tam her şeyin artık güzel olacağına inanarak, yeni bir adımla,
Hayata yeniden başladığım o son iftarımda bekledim!
Hani sabaha kadar sarmaş dolaş sevişmişsiniz de,
Evinizden an olup çıkıp gelmişken,
Dönüşünüz boşaltılmış gibi!
Elinize haberinizde de,
Şüphenizde de olmayan bir tebligat tutuşturuluyor!
Ve siz boşanıyorsunuz!
O gün bugündür iftarım filan yok benim.
Yaktım bir sigara!
Açtım bir bira!
İftarsız açtım orucumu!
Bütün atmış bir gün cezalarım hepinize ayrı bir girsin.
Günah mı?
Baştan okuyun, yaşadıklarımı,
Bana bu kaderi yazanın adaletinin ve dahi cevapsız sorularımın,
Cevaplarını eksik bırakan, ulaştıran, ulaştıramayan,
Sorgu ve şahit melekeliğinin,
Yetki ve melekelerinde eksiklik yapan her ne cins var ise...
Taaaaaaaaaaa!
Şefkat mevkat istemiyorum ben.
Sevgi, sevda, şehvet, aşk, güven vs. de istemem!
Üstü size kalsın.
Var mı öte aleme gidip de gelen!
Bana babamın da...
Anamın da anlattığı bütün gerçekler yalanken.
Tanıdığım eril veya dişil her kim varsa,
Hani es kaza ilk anda dahi sevdiğim olsa,
"Sevişmeyelim,
Bedenim tadilatta!" demek istiyorum her seferimde!
Yakalım mı bir sigara!
Çünkü şefkat falan yazmıyor,
Okunmuyor, hiçbir ramazan mukabelelerinde!
Zulamıza saklamış mıyızdır hani, var mıdır ki iki de bira!
Neyse,
Pide kokusunu özledim ben!
Cemre.Y.

11 Ocak 2019 Cuma

Mevsimsiz

...Mevsimsiz...
İnsan yalnız kalmak istediği zaman,
Bunu yalnızlığına bile söylemez.
Olur ki yalnızlığı,
Kıyamaz bunca yıllık yaren'ine!
Olur ki,
Yine yalnızlığı ona, yeniden dost olur diye.
Alır mey'ini...
Birbiriyle alakasız en sevdiği şarkılarını listeler,
Sözleri, ömrüne cevap olanları,
Birbiriyle kolajlayıp kolajlayıp dinlerken,
Sessizce akıtır gözyaşlarını....
İçini kanser edecek olan,
Bütün o zehrini akıtana kadar.
Zira artık...
Yeterince değerli değildir,
Kimine gül...
Kimine orkide...
Kimine papatya...
Artık yeterince değerli değildir,
Mevsimsiz açan hiçbir lale!
Zamanında bir tastamam gelmediyse.
Mevsimsiz soldu bütün zamanlarımız azizem!
Bizim mutluluk şiirimiz, nerede?
Cemre.Y.

29 Kasım 2018 Perşembe

Vazgeçilmezimsin

...Vazgeçilmezimsin...
Her şeye rağmen...
"Vazgeçilmezimsin!" diyenin bile,
Gün olup başkasıyla nikah kıyıyor!
Baba desen zaten bir tek spermden ibaretken,
Sevdasından yandığın,
Bir tek sevgi dolu öpücüğüne cennet biçtiğin anan bile,
Gün olup hastane köşelerindeyken seni öpüp gidiyor.
Gün olup karındaşın bile "Nasılsın?" diye sorduğunda,
Gerçekten nasıl olduğunu anlatmaya koyulunca,
"O kadar da sormamıştım be abla,
Hani, iyiyim diye cevap verileninden sormuştum ben." diyor.
Gün olup...
Yetemediklerine yetemediğini sayfalarca,
Yeşil kalemli günceler tutan evladın bile,
Tek bir küfürlü cümlenle,
Sarılıp, "Her şeye rağmen vazgeçilmezimsin!
Tövbe bir daha seni üzmem." demek yerine çıkıp gidiyor!
Yani kalmıyor hiç kimse, kalması daim olması gereken yerde.
Şimdi canım bile benim vazgeçilmezim değilken,
Hangi tehdit yıkacakmış yorgun ruhumu!
Oysa…
İki oda, bakla sofa, sobası bacasız da olsa,
Aynı evin içinde üç nefes çok gelmezdi bu dünyaya be!
Geldi işte.
Cemre.Y.

13 Kasım 2018 Salı

Değer Di

...Değer Di...
Ömre dair bana yakışan ne çok başlangıç kaçırdım ah!
Ne çok da bitiş'e de, biten taraf olmaya hiç yakışmadığım gibi.
Ne çok gönül yorgunluğuma denk geldi de olmadı olasılıklarım,
Ne çok gelecek umutsuzluğuma denk geldi de olmadı kararsızlıklarım.
Ne çok "Hayır!" çektim, "Evet!"lerim birkaç adetken.
Ama en çok...
İmkansız'ın imkansız hallerine, ne çok gözyaşı dökmüşümdür kim bilir?
Üstelik, madalyam filan da yok ha dürüstlüğüme, namusuma dair!
Arada bir gün geceye karışınca,
Kendi kendime konuşurken yakalıyorum kendimi.
Penceremi açıp yıldızlara bakıyorum uzun uzun.
Tek bir kelime edip,
Sigaramın dumanını yıldızların yüzüne üfleyip soruyorum kendime!
"Değdi mi?"
Yüreğimin içi kavruluyor ama cevabımı duyuyorum içimden,
"Aşk'ı, sevda'yı, yürek içinin kalp atışını çokça biliyorsun en azından,
Her şeye rağmen!
Değer di!"
Cemre.Y.

14 Temmuz 2018 Cumartesi

Bilmiyorum Ki

...Bilmiyorum Ki...
Gece usulca çekilip, yerini güne bırakınca
Elimde cevapsız cümleler var şimdi.
Uzunca süren bir rüya mı görmüş müydüm ben
Yoksa hepsi, yoksa her şey birer hayal miydi?
Oysa dudaklarımda hala sen sızısı,
Yüreğimde esmekte hala sevda yangısı,
Bilmiyorum ki yine gelir misin gecelerime,
Bilmiyorum ki artık kalır mısın bütün geleceğimde.
Cemre.Y.

23 Şubat 2018 Cuma

Cevap Bekliyorum?

...Cevap Bekliyorum?...
Allahım,
Rabbim,
Tanrım,
Yaradanım...
Öyle başımdan küçük,
Dünya nüfusuna,
Ve bütün dünya dinleri, inanışlarına,
Dünya dilleri,
Ayinleri ya da,
Herhangi bir tarikatına dair büyük...
Tapınmalarına göre ise
Ömürlerinden foseptik,
Sorularım olmadı sana dair!
Ne...
Nereden geldiğimizi merak ediyorum,
Ne de nereye gideceğimizi!
Ben sadece...
Ne diye beni bu dünya'ya zerk edip,
Ne diye...
Bütün ömrümün içine sıçmaktan yorulmayıp,
Bundan da...
Ne gibi bir zevk aldığını düşünüyorum?
Ve artık bir cevap bekliyorum.
Cemre.Y.

4 Şubat 2018 Pazar

Bu Şarkı Da Dinlenmeli

...Bu Şarkı Da Dinlenmeli...
"Artık mümkünse hiç kimse gelmesin,
Gelen olursa da sonsuz olsun"
Diye dualarıma tek cevap
Sendiysen eğer
Bir bahar rüzgarı öpücüğü gibi
Mademki estin de geçtin
Bu şarkı da dinlenmeli ve artık hayata küsmeli.
Cemre.Y.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Aşk

...Aşk...
Kalabalığın içindeki yalnızlıklarda
Daha doğru cevaplar alıyor insan kendine dair.
Bir kere hürsün, teksin, yalnızsın ama
Omzuna vurup duran insanlardan anlıyorsun ki değilsin.
Ben seni benden azaltmak için gittim İstiklal Caddesi'ne.
Yüreğimde çoğaltıp, yine sana döndüm.
Uzun zamandır çıktığım her yol sende bitiyor sevdiğim.
Sen de beni azaltamıyorsun işte yüreğinden.
Anladım ki...
Son kararım'sın aşk.
Cemre.Y.

15 Aralık 2017 Cuma

Hatun Tav Olduktan Sonra

...Hatun Tav Olduktan Sonra...
Bir adam bir kadının dikkatini çekip,
Onu etkileyene kadar olabilecek bütün yerlerden
Çekincesiz bir şekilde
Size ilgisini belli ediyorken
Siz ona "Evet." dedikten sonra,
"Sevgilim özelimizi her yerde paylaşmayalım,
İçimizde yaşayalım,
Kimsenin bilmesine gerek yok."diyorsaaaa
İçindeenn;
"A-) Bak hatun nasılsa seni kafesledim,
Kimseye çaktırma ki
Bir yandan arayışlarıma devam edebileyim.
B-) Sen benim gerçekten özelimsin ve kadınımsın
Üçüncü şahısların
Bizi yıpratmasına izin vermeyeceğim.
C-) Yan yana iken tadına varalım,
Bir birbirimize sırtımızı döner dönmez
Kimin ne halt yediği beni ırgalamaz." diyordur.
Oysa kadın;
"Özelimiz elbette özeldir de
Neyin ne kadar
Paylaşılması gerektiğini bilecek karakterdeyiz.
Biz bir birlikteliğe adım atmışsak
Bunun bilinmesi gerekir ki
Sevgilim senin de, benim de
Artık bize ait olduğumuzu anlayıp
Ona göre davransınlar." diyordur!
Evet hanımlar beyler!
Ben kafamdaki deli sorulara cevap bulamadım sizce?
Hatun tav olduktan sonra adam ne düşünüyordur?
Cemre.Y.

2 Kasım 2017 Perşembe

Son Destan

...Son Destan...
Hani “Her duyduğum ezan sesinde ahım olacaksın,
Hiç kimse seni benim gibi sevmeyecek!" demiştim de,
Gözlerimin bebeğine bakıp,
Sadece bir buruk gülümsemeyle susarak cevap vermiştin de
Sadece parmak uçlarınla, dudaklarıma "Sus!" der gibi dokunmuştun ya!
Bilmiyorum ki…
Şimdilerde seni severken sevdiler mi ben gibi?
Bir koyunun kuzunu sevdiği gibi mesela.
Bilmiyorum ki…
Sana bakarken, baktılar mı sana,
Bir annenin, yeni doğmuş bebeğine baktığı gibi.
Bilmiyorum ki…
Sana dokunurken!
Dokundular mı sana,
İçleri sızlayarak bir yaranın kabuğunu kaldırır gibi.
Ahım kadar mı, ah ettiler mi be yarim, terk ettin mi onları da!
Senden sonra…
Her harabemin altından sen çıktın,
Ne kimseleri, seni sevdiğim kadar sevebildim!
Ne de kimseler beni sen gibi sevdi.
Senden sonra…
Her yıkık şehrimin viranesinden sen çıktın,
Duydum ki sen de hiç mutlu değilmişsin hani ama artık bizden olmaz.
Meğer!
Son destan, bizimkisiymiş hiçbir yerde bir daha yazılamayan.
Cemre.Y.

8 Ekim 2017 Pazar

Hükümsüz


...Hükümsüz...
Adı bölümü boş bırakılmış bir kimliğin,
Hükümsüz ilanlı iki kaybıydık biz!
Yüklemsizdik, hiçbir yargıya varılamazdı sonumuzda.
Öznesizdik, olmayan yüklemin gizlisi bile olamazdık.
Nesnesizdik, etkilenmelerin sınırsızlığında,
Cevaplanamayan sorguların cevapsızlığıydık.
Yüklemin, öznen ve nesnen yoksa,
Koca bir avazlık sessiz çığlıklarla,
Cümleye dökülemeyen kitaplar dolusu,
Uzuunnn noktalardan oluşan,
Sözsüz cümlelerimizin dolaylı tümleci bile yoktu.
Yükleyemediğimiz sevdanın,
Ölçüsüzlüğünü ölçecek,
Zamansızlığını zamanlayacak,
Bir zarf tümlecinden bile yoksunduk.
Nedensiz, amaçsız bir akışa,
Artık edat tümleci ne desindi ki!
Sustu harfler.
Adı bölümü boş bırakılmış bir kimliğin
Hükümsüz ilanlı iki kaybıydık biz,
Başlamadık ki bitelim.
Cemre.Y.

26 Eylül 2017 Salı

Kendime Gülümsemek

...Kendime Gülümsemek...
Ve bir arabanın camından elini uzatıp
Bir makas almak
Güneşli rüzgardan.
Parmak aralarım'dan
Geçerken rüzgarın elleri
Biliyorum artık yalnız değilim,
Bir yerlerde
Cevaplı şiirler yazıyor o "Bir" i.
Dilimde bir şarkı
"Aramakmış oysa sevmek,
Özlemekmiş oysa sevmek,
Sevmek diye bir şey varmış,
Sevmek diye bir şey yokmuş."
Dikiz aynasına yansıyan yüzümle
Göz göze geldiğimde,
Yine kendime gülümsüyordum.
Cemre.Y.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Çocuktum Ben Aşk'ta!

...Çocuktum Ben Aşk'ta!...
Ya okyanusu geçmeyi seçecektim...
Fırtına olabilecek herhangi bir mevsiminde.
Ya gökyüzünün o bembeyaz bulut yumağında,
Pamuktan yataklarda dünyayı seyredecektim...
Beni gerçekten iyi tanımışsın ey sevgili...
Aşkta bana hep iki renk vardı
Ya siyahtı, ya beyaz...
Arada grilerden, cevapsız soruları saymazsak
Üzerini basma kumaşlardan
Yamalamaya çalıştıklarımı saymazsak
Ben aşkta gök kuşağı kadar yerden göğe,
Bir avuç kum tanesi gibi savuramadım kendimi hiç!
Okyanussam...
Yelkeni bile olmayan küçücük bir takaydım,
Bulutlardaysam…
Ufacık bir yağmur damlası olsa
Savunmasız tepe taklak düşebilecek kadar
Bir paraşüte hiçbir zaman gerek duymayacak kadar
Çocuktum.
Ve güvendiysem o fırtına beni alabora etmezdi hiç!
O bulutlara da hiçbir yağmur damlası gelemezdi!
Dedim ya çocuktum aslında ben Aşk’ta...
Büyüdüm...
Artık dokunma bana...
Cemre.Y.

29 Ağustos 2017 Salı

Şerefsiz

…Şerefsiz…
Hadi bu sadece bir hikaye de!
İsmini,
İsmimizi ve sarsılışımızı isimlendirmeyeyim!
Ben kor ateştim!
O yere düşmek üzere olan bir çiy damlası.
Ne uğruna…
Sattınız kadını da…
Sen…
"Güvenilecek en emin.” din…
Herkes seni soruyor, nasıl şerefsizleşebildiğini!
“Neden ona değil de…
Öbürüne kırgınsın diye”
Cevap aslında hep belli!
Güvenilecek en eminim din de boşa çıktı….
Tek bir sorum var hepinize
Hatta herkese değdi mi be!
(Sen bu son cümleleri,
Belki kitabımda belki mesajımda…
Ya da herhangi bir anımda…
"Olur olmadık zamanda
Olmasın mesajların" diyordun ya!
Olur olmadık zaman da…
Bana hiç yormadığın o aklını
Mesleğimde hem de ikinci kere
Beni kullanmasaydın ya!
Yeni yılım ilk kez sensiz geçti ve sen
İlk kez avans aldın benden
Bana almaya layık görmediğin hediyeleri
Ona almak için!
Sevgiler günüm sensiz geçti ilk kez ve sen,
Avans aldın benden.
Bana almaya layık görmediğin hediyeleri,
Ona almak için!
"Evet çocuksun!
Evet düşüncesiz ve şerefsizsin!"dee!
Ne fark eder, ona layık görmüşsün ya,
Baaakkk ona gelince ince düşünebilmişsin ya
Borç alaydın birilerinden ya aaa!)
Ya benim canımın canını bu kadar kanırtmasaydın ya!
Cemre.Y.

Türk Kadar Sıcak

...Türk Kadar Sıcak...
Bir Türk Kadar Sıcak!
Sokağımın geç gelen parkında en çok
Suriyeli çocuklarımı seviyorum!
Kel kafamı görünce Fransızca seviniyorlar,
Hatta bazen Fransızca küfrediyorlar
Önlerine çıkana gülümseyerek...
Beldeme, ilkeme ve öz'üme inat
Özlerinden uzak olduklarının sevinciyle...
Nice mutsuz olsam da ben de
Fransızca gülümsüyorum onlara
Bir tek bana küfretmiyorlar!...
Türkçe cevap veriyorlar
Anlamayacağımı sanarak
"Türk kadar sıcak!"
Cemre.Y.

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Unutulmuş Adres

...Unutulmuş Adres...
Epeydir...
Cevapsız sorular biriktiriyorum cebimde.
Belli ki adresin aynı değil sevdiceğim.
Posta kutun ayrı maviliklere.
Oysa ben epeydir,
Cevapsız sorular biriktiriyorum cebimde.
Yıllar sonra döndüğünde,
Adresi çoktan unutulmuş,
Adı üstünde; Unutulmuş adres,
Çoktandır kaçılıp gidilmiş!
Kaçamak bir sevgiliden sana hediye.
O kadar da çok yalnız kalma diye.
Cemre.Y.

10 Ağustos 2017 Perşembe

O, Sorulduğunda Hiç Acıkmazdı

...O, Sorulduğunda Hiç Acıkmazdı...
Tam tamına 335 gündür
Bütün varlığını tükettiklerini bildikleri halde,
Hepsinin sadece öylesine sordukları sorularına,
Cevap olmadı mıydı
"Yok, şükür tokum!" cümlesi.
Öyle ya!
Anası…
Bütün parası bittiğinde…
Tam da bittiği gün ölmedi miydi!
"İhtiyacın var mı?" diye, öylesine sorup durmak,
Hep de "Yok, şükür tokum!" cevabını almak yerine,
Henüz hak bile etmediği halde,
Bir kenarda onu beklemekte olan,
Kocaman erzak kutusunu görünce,
Öylece kalıveriyor kadın.
Aklına geliveriyor kadının, iyi zamanlarında
O kutulardan taşıyabildiği kadarını,
Evlerine ekmek bile alamayan bazı komşularının,
Kapılarının önlerine kutuyu koyup, zillerine basıp kaçtığı zamanlar.
Aklına geliveriyor kadının, dar zamanlarında,
Kendisinden zengin komşularının,
Ziyafet sofralarından artanları çöpe atarlarken,
"Çöpe atmasalar da, akıllarına geliversem hani,
Koysalar ya bir tabak da bana!" diye
İçinden iç çekişleri.
Ne hayatlar yaşadı oysa kadın!
Ama her sorulduğunda,
Boğazın en güzide lokantasında da toktu.
Mevlüt sofralarında da.
O, sorulduğunda hiç acıkmazdı.
Ömründe ilk kez sormadılar!
"Bu senin." dediler, hiç de bir karşılık beklemediler!
İnan/a/madı!
Yutkundu kaldı.
Acıksa mı,
Yoksa yine mi tok olsa bilemedi.
Öylece sustu kaldı, sonunda bila-bedel seviliyordu.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...