...O, Sorulduğunda Hiç Acıkmazdı...
Tam tamına 335 gündür
Bütün varlığını tükettiklerini bildikleri halde,
Hepsinin sadece öylesine sordukları sorularına,
Cevap olmadı mıydı
"Yok, şükür tokum!" cümlesi.
Öyle ya!
Anası…
Bütün parası bittiğinde…
Tam da bittiği gün ölmedi miydi!
"İhtiyacın var mı?" diye, öylesine sorup durmak,
Hep de "Yok, şükür tokum!" cevabını almak yerine,
Henüz hak bile etmediği halde,
Bir kenarda onu beklemekte olan,
Kocaman erzak kutusunu görünce,
Öylece kalıveriyor kadın.
Aklına geliveriyor kadının, iyi zamanlarında
O kutulardan taşıyabildiği kadarını,
Evlerine ekmek bile alamayan bazı komşularının,
Kapılarının önlerine kutuyu koyup, zillerine basıp kaçtığı zamanlar.
Aklına geliveriyor kadının, dar zamanlarında,
Kendisinden zengin komşularının,
Ziyafet sofralarından artanları çöpe atarlarken,
"Çöpe atmasalar da, akıllarına geliversem hani,
Koysalar ya bir tabak da bana!" diye
İçinden iç çekişleri.
Ne hayatlar yaşadı oysa kadın!
Ama her sorulduğunda,
Boğazın en güzide lokantasında da toktu.
Mevlüt sofralarında da.
O, sorulduğunda hiç acıkmazdı.
Ömründe ilk kez sormadılar!
"Bu senin." dediler, hiç de bir karşılık beklemediler!
İnan/a/madı!
Yutkundu kaldı.
Acıksa mı,
Yoksa yine mi tok olsa bilemedi.
Öylece sustu kaldı, sonunda bila-bedel seviliyordu.
Cemre.Y.
Tam tamına 335 gündür
Bütün varlığını tükettiklerini bildikleri halde,
Hepsinin sadece öylesine sordukları sorularına,
Cevap olmadı mıydı
"Yok, şükür tokum!" cümlesi.
Öyle ya!
Anası…
Bütün parası bittiğinde…
Tam da bittiği gün ölmedi miydi!
"İhtiyacın var mı?" diye, öylesine sorup durmak,
Hep de "Yok, şükür tokum!" cevabını almak yerine,
Henüz hak bile etmediği halde,
Bir kenarda onu beklemekte olan,
Kocaman erzak kutusunu görünce,
Öylece kalıveriyor kadın.
Aklına geliveriyor kadının, iyi zamanlarında
O kutulardan taşıyabildiği kadarını,
Evlerine ekmek bile alamayan bazı komşularının,
Kapılarının önlerine kutuyu koyup, zillerine basıp kaçtığı zamanlar.
Aklına geliveriyor kadının, dar zamanlarında,
Kendisinden zengin komşularının,
Ziyafet sofralarından artanları çöpe atarlarken,
"Çöpe atmasalar da, akıllarına geliversem hani,
Koysalar ya bir tabak da bana!" diye
İçinden iç çekişleri.
Ne hayatlar yaşadı oysa kadın!
Ama her sorulduğunda,
Boğazın en güzide lokantasında da toktu.
Mevlüt sofralarında da.
O, sorulduğunda hiç acıkmazdı.
Ömründe ilk kez sormadılar!
"Bu senin." dediler, hiç de bir karşılık beklemediler!
İnan/a/madı!
Yutkundu kaldı.
Acıksa mı,
Yoksa yine mi tok olsa bilemedi.
Öylece sustu kaldı, sonunda bila-bedel seviliyordu.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder