27 Ağustos 2017 Pazar

Simyalarını Ezber Çektiğim...Annem Ve Kızım

…Simyalarını Ezber Çektiğim...Annem Ve Kızım...
Bende bir anneyim, şimdi 20 yaşında,
Üstelik 18 yıldır da babasız büyüyor,
Babası eşiyle ve yeni çocuğu ile gayet mutluyken,
O yaşamının 14 yılını benim koynumda
4 yılını da babaannesinin evinde geçiriyor,
Gücüm gücüme yetmediğinde
Ona ömrümüzde ilk defa bir cümle küfür ettim
4 yıl önce çekti gitti, yedi ay hiç görüşmedik.
(Benim onun okulunun önünde
Gizli gözyaşlarımla uzaktan bakmam dışında.)
O vakitler anacım henüz vefat etmemişti,
Hastalığının son günlerinde bir de ömrümü tükettiğim,
O üvey baba ellerinde büyümesin diye
Uğruna yeniden evlenmediğim evladımın
Beni bir cümleme terk etmesi,
Üstelik yavrumun hakkında da
Tek cümle dahi
Sitemli laf etmemiş olmam çok koyuyordu ona.
Farkında değildi ki yaşadığım ilçe
Onun bir genç kız olarak büyümesine müsait değildi
Harcarlardı yavrumu,
Başka yere taşınmaya da gücüm yetemiyordu ki
Bilerek küfretmiştim evladıma!
Yoksa kimse kapısını öyle kalıcı açmazdı.
O günlerde,
Bütün sülalem kızıma otoriter bir anne değil de
Sanki kankimmiş gibi davranıp,
Her şeyi sanki dostum, sırdaşım gibi
Demogratik paylaşmış olmamın
Sonucunun elbette bu olacağını düşünüyordu.
Bir gün annem,
Torununu çok özlemişken haber saldı ona,
"Ben ölünce mi gelecek bu evlat,
Hiç mi hakkım geçmedi ona!" diye.
Güya...
O gece onda kalmasını sağlayacak da bizi barıştıracak!
Oysa evlat benimdi, tek bir bakışımla dünyamı çözerdi,
Tek bir bakışıyla da ben onun kimyasını.
Elbette anacığımın yanında gülüp oynayacak ve elbette
Evlat bana hala kırgınsa,
Hala beni doğru anlamamışsa,
Küs kalınacaktı anam hissetmeden!
O gece anacığımın koynunda yattı,
Evim zaten iki üst kattaydı.
Sabah işe giderken onlara uğradım,
Annemi uyuyor sanıyordum,
Ben uykusundan öptüğüm ciğerimin çiziğinin,
Uyanmasın da,
Kaçmasın benden diye en kelebek öpücüklerimle,
İpek saçlarının güneş tellerini,
Öpüp koklarken hepsini görmüş, duymuş!
Sabah kahvaltıda Eylül'üme anlatmış, anlatırken,
"O senin için,
Gençliğini harcadı." demeseymiş iyiymiş.
Barışamadık tabi.
İşsizdim, parasızdım,
Aldığım tazminatın yeri belliydi iki ay sonrası,
Özel hastane ile,
Anamın yaşam ömrü ne kadar uzayacaklı,
Hastane muhasebesiyle pazarlık konusu olacaktı,
Ve artık acılarımı...
Paylaşmamdan bıkıp usanan onlarca face ailem,
Yüzlerce de "Zaten ölecek biri için nedir bu çaba!" diyen
Akraba ve sülalem vardı, tek bir gerçek dostum yoktu.
Kızım beni o günlerden birinde aradı.
"Sakın annemi özledim sanma, sadece annem olsaydın,
Gelecekteki torunlarının yüzünü dahi göremezdin
Ama ben dostumu,
Sırdaşımı, kankimi çok özledim yaf!
Akşam evine (Evimizdi) geliyorum sakın bir yere kaçma,
Sana tam yedi ayı anlatacağın ona göre!"dedi.
Geldiğinde de ne zaman ona anne gibi yumulsam,
"Sarkma öyle sapık anneler gibi...
Dur bak bi bişi anlatıyoz şurda aa!"diye diye
Bensiz yedi ayının her saatini anlattı da anlattı.
"Meğer ne çok dostum varmış iyi ki varmış!" dedim ona!
O da "Meğer ben senin gibi bir dinleyiciyi
Hiçbir yerde bulamazmışım!" dedi.
Sarıldık ağlaştık.
Ertesi gün sarmaş dolaş,
Annemlere kahvaltıya indiğimizde anacım,
O kadar sevindi ki aylardır tek katı yemeği yemeyen anam,
Eylül'ümün ellerinden fasulye turşusu kavurması istedi,
Tariflerimizle güzel de yaptı hani, hepsini de yedi.
Hatırladığım son katı yemeği de buydu.
Ha kızımla ilişki seviyemizi merak ediyorsanız...
Geçen gün geldiğinde artık...
Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümünü
Geçen yıl kazanmış olan yavruma,
(Ayrı kaldığımız yedi ay boyunca yokluğumu
Test sorularını çözmekle oyalamıştı.)
Üniversite ikinci sınıf okuyan bir genç kızın bir zahmet
Artık bir sevgili edinmesi gerektiğini,
Bu yaşta armudun sapı, üzümün çöpüne
Daha çok erken olduğunu konuştuk.
O da bana "Hatun kusura bakma ama
Bana harcadığın bahane limitin doldu,
Artık bir zahmet seninle ömür sürecek
Bir koca ya da hiç olmadı,
Seni gerçekten mutlu edecek uzun soluklu
Bir ilişkiye he de bir zahmet,
Ulan kadın yaşın 43 oldu böyle sevgilisiz devam edersen
Menopoza gircen bak, demedi deme,
Hiç çekemem menopozlu bir kanki,
İyi ol böyle" dedi mi, dedi.
"Önce sen bir,
Nihayet gerçekten bir aşkı bul da bakarız!" dedim.
Söylediği cümleyi umarım oralardan anam da duymuştur!
Bana hep "Bu hayatta neyi becerebildin?" diyenlere
Kapak gibi bir cümleydi bu!
"Annem, beni, senin kadar sevebilen birini bulduğumda,
O benim her şeyim olacak, söz!" dedi.
(Ben anasının sevgisinin derecesini bırak,
Bir tek şefkat kırıntısına hasret bir çocuktum,
Annem beni onun için 11 yıllık işimi terk ettiğimde sevdi.
Yürüyen zamanlarında bütün yardım ettikleri yanındaydı,
Parası olduğu zamanlarda bir komşuya bile rica edip
Onun da yol parasını çekerek kemoterapiye gidebiliyordu,
Kardeşim desen anamız için,
Koskoca bir şirketini iflas etti de vakit son aylardı.
Herkes pes etti.
Ben…
"Rest!" dedim.
Çünkü ben anamı hep gelecekteki kızımı sever gibi sevdim,
Sadece ve sadece o rolünü otoriter bir analıkta seçmişti.)
Kimyasını sevdiğim kadınlar vardı,
Simyalarını ezber çektiğim annem ve kızım gibi.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...