boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2024 Cuma

Yoruldum

...Yoruldum...
Ben...
Sen'i...
Beklemekten,
Ummaktan,
Ümit etmekten,
İhtimallerden,
Yoruldum artık.
Eyy!
Sevgili!
Hem de çok!!!
Yoruldum.
Hep diyorum kendime "Boşver!"
Ama...
Olmuyor!
Çarpıntısını hissetmediğim bir kalbi,
Sızı sızı, sızlamayan bir ciğeri neyleyim?
Cemre.Y.

14 Temmuz 2023 Cuma

Hissizlik Gibi

…Hissizlik Gibi…
Siz de…
Hayata dair…
Bir tek hayaliniz dahi olmadığı zamanlarda,
Kendinizi,
Boşuna nefes alıyormuş gibi hissediyor musunuz?
Yani böyle depresyon falan değil de,
Ona dahi gerek yokmuş gibi.
Kocaman bir boşluk, koskocaman bir hissizlik gibi.
Cemre.Y.

31 Mart 2020 Salı

Sarılmamız Gereken Acil Durumlar Var


...Sarılmamız Gereken Acil Durumlar Var...
Sana eksik kalmış bir şiirimin,
Derin özleminden sesleniyorum biriciğim.
"Sarılmamız gereken acil durumlar var...
Ki ayak izlerinden topluyordum,
Bütün uykusuzluklarını ben.
Sarılmamız gereken acil durumlar var sevgili...
Belli ki...
İkimizin de bir yanı boşlukta..."demişim yıllar önce!
Kim bilir ayrılığımızın, kaçıncı gününde, kaçıncı haftasında,
Kaçıncı ayındaydık,
Özlemin uykularımı kaçırmayı abarttığında.
Sonra sonra çok sarıldık yüreklerimizin atışıyla.
Çok çok öptük birbirimizi koklaya koklaya!
Şimdi yeniden gönül koymuşsun bana...
Olmayacak dualara,
"Amin!" demekten yorulmadın mı dedim diye.
Bilmiyorum ki kaç nefeslik ömrüm kaldı şu dünyada!
Fakat artık cesedime bile sarılamayacak olman,
Uykularımı bölüyor, yüreğimi yarıyor,
Ciğerimi söküyor yerinden.
Sen sesini bile yoksun bırakıyorken benden,
Gülüşün solmasın diye fotoğraflarını bile öpemiyorum ben.
Bu devran geçip giderse sağ salim kalırsak şu hayatta.
Bana epeyce bir sarılmak borcun var bil istedim.
Cemre.Y.

13 Aralık 2019 Cuma

Severim Tabi


...Severim Tabi...
Ah be yürek boşluğum...
Hani hasbelkader olur ya aniden...
Senin adın geçse herhangi bir filmin repliğinde,
Benim yüreğimin telleri titrerdi.
Ah be ciğer çiziğim hani hissikablel vuku olur ya birden!
Senin kokun esse en seher yelinden,
Benim burnumun direği sızlardı.
Ah benim unuttuğumu unuttuğum...
Senin gülüşüne benzese küçücük bir çocuğun tebessümü,
Benim bedenim bahara yeşillenirdi.
Hani soruyorlar ya!
"Bir daha sevebilir misin?"
"Sevebilirim elbette!
Lakin...
Misal aynı misal değil!
Kışın sobayı seversin misal!
Yazın denizi!
Ne bileyim...
Sehpanı seversin misal,
Yahut yeni aldığın koltuk kılıfının rengini.
Velev ki bunlar yitip gittiğinde...
Yoklukları boşluk yaratmaz nefesinde!
Bilmem anlatabildim mi?
Neyse şimdi ömre kurumsallık katmak lazımsa madem!
Ahde vefa niyetine...
Derin bir nefes alıyoruz...
Yavaşça bırakıyoruz...
(İşe yaramıyor bilirim!)
Şöyle ağıza buruna yastık falan tıkamadan...
Ciğerin yettiği kadar,
İçinin boşluğu dolana kadar,
Lunaparkta hızlı trene yokuş aşağı salınmış,
Sonra aniden göğe uçurulmuş kadar avaz avaz...
Kaç sessizlik yuttuysan hepsini bağırıyoruz!
"Bir daha sevebilir miymişim!"
"Severim tabi, o sevdi ya hani!"
Cemre.Y.

30 Eylül 2019 Pazartesi

Hislerim

...Hislerim...
Şükür ile boşluk arasında bir yerdeyim sevgilim.
Ne zamandır bu haldeyim farkında bile değilim.
Hüzünlü ya da kederli de değilim,
Yahut kalbimin,
Titreşimlerini hissedecek kadar mutlu da değilim.
Sanki...
Zamanda uyutmuşum kendimi öyle rahvan hislerim.
Günü gelecek anda uyanacağım eminim!
Eskiliğinin üzerinden,
Ne kadar zaman geçtiğini unuttuğum kadar,
Eskiden...
"Hislerimi kaybettim, hükümsüzdür!" dediğim zaman da yine böyleydim.
Dudaklarımın kenarında,
Yeni bir umut kırıntısı tebessüm etti, 
Gelecek de gelecek!
Cemre.Y.

28 Ağustos 2019 Çarşamba

Umudu Yıldızlara Astık Ay Tutuldu

...Umudu Yıldızlara Astık Ay Tutuldu...
"Alıp başımı gitsem!" diyordu kadın,
Nicedir kendi kendine…
Kimliği, hiçbir hüviyette ifşa edilmemiş
Ve de edilmeyecek olan kişiliğini de yanına alarak!
Kim bilir kaç yüzyıldır,
Denemeyi deniyordu umudu yıldızlara asıp,
Ertesi gün, ruhuna,
Dalga dalga rengarenk gök kuşağı konacak diye…
İstisnasız her zaman da,
O en kısa şiirlerinden biri hatırlatıveriyordu kendini.
"Umudu yıldızlara astık,
Ay tutuldu." diyordu hep,
Tanışmaların yüzleşme kısmına geçememişliği!
Bir şey vardı bir şey?
Kaderinin ağını örerken,
Bir ilmek atlanmışcasına örneğinin,
En güzel deseninde boşluk kalan anasının yeleği gibi.
İlk hayal kırıklığından sonra,
Örgü örmeyi öğrenmişti rahmetli anası!
Daha tomurcuğu açılmamış,
Tazecik bir zambak kokusuydu oysa nişanlıyken.
Şimdi yiğidi öldür hakkını yeme
Bakınca bir daha dönüp bakılası yakışıklılıktaydı babası,
İstanbul gibi giyiniyor, İstanbul gibi davranıyordu lakin,
Söz konusu köyün en güzeli olunca,
Dili damağı kuruyor,
Saçma sapan köylü lafları geveleyip kaçıp gidiyordu.
Daha o zaman karar vermişti aslında anası!
Bu adamla hiçbir kaderin ilmeği atılmazdı ya,
Verilmiş bir söz duruyordu köy meydanında,
Değil mi ki darağacı gibi de başlık parası en ederinden!
Bir daha da bir araya gelmemeye çabalamamış anası!
Geçmişi yad ederken,
Onca kırgınlığı hamal eylemişken kendine,
"Değil mi ki biz darıları çatıdaki ambara taşırken,
Bir kez olsun elimi tutmadıydı biliyordum o günden!" derdi.
Şu "Söz!" gelmiş ve de geleceği düşünülmeden edilmişse
İnsanoğlunun başına ne de büyük vebaldi.
Oysa her aşk,
En hakikisinden iki yakasından tutulmayı hak ederdi,
Ki üstelik en karşılıklı olanından be üstad!
Hani hiç değilse sonradan olsun tutulsaydı o sözler
Kim bilir ne de güzel örülürdü o bütün kaderlerin yelekleri.
Tutulmamış…
Eceline yakın itiraf etmişti ya anası kızına!
"Tabi ki aşk'tı ya...
Yoksa nasıl olurdu da,
En affedilememesi şeylere af gibi boyun eğerdi!"
Tutulmamış aşk kalmış adı, ara sıra bakılası sarı sandukalardan…
Alıp başımı gitsem diyordu kadın nicedir kendi kendine…
Kimliği, hiçbir hüviyette ifşa edilmemiş
Ve de edilmeyecek olan kişiliğini de yanına alarak!
Kim bilir kaç yüz yıldır denemeyi deniyordu umudu yıldızlara asıp,
Ertesi gün, ruhuna,
Dalga dalga rengarenk gök kuşağı konacak diye…
İstisnasız her zaman da,
O en kısa şiirlerinden biri hatırlatıveriyordu kendini.
"Umudu yıldızlara astık,
Ay tutuldu." diyordu hep,
Tanışmaların yüzleşme kısmına geçememişliği!
Bir şey vardı bir şey...
"Çok dil bilmem, yürekçe severim" şiirini aşan bir şey,
Yeterince olamamış bir şey...
Hani hiç kimsesi?
Kaderinin ağını örerken bir ilmek atlanmışcasına örneğinin
En güzel deseninde boşluk kalan ilk yazma oyasının deseni gibi.
Oysa o vakitlerde de el oğlu/el kızı
Kağıttan havluya lunapark kafesi atma derdindeydi!
Ki atmaları tutturamadıysa da üstünden esip geçmekteydi.
Dün gece sokağında yangın çıktı kadının misal,
Doksan yedide deprem olmuştu onun gibi!
Adına yakışırcasına Eylül'ü, lülüsü aradı bir tek,
O vakit de o daha koynunda küçümen bir bebekti…
Çok şükür kadına bir şey olmamışa
Sevinerek sıra sıra sıraladı ömrünün törpülerini tek tek!
Neyse ki büyümüştü o da!
Diyemedi ki ona bir cümle edip, bir şey vardı bir şey!
"Kaderimizin bozuk zincirinin daha geçmişli ilk halkasındayım!
Daha kaç yıldız var kim bilir umutlarını yıldızlara asıp,
Bütün hayallerini mehtaba asılmış bulan,
Kaç ana öncesi hayal kırıklığımız?
Lakin alnının,
Tam da kaş çatımından gururla öpüyorum seni." diyemedi.
İçinden sadece
"Birkaç gün sal beni ey kaderim,
Dönersem, dönebilirsem, döndüğüm de
Kalbimize de yüreğimize denk gelen de
E artık hoş gelsin e mi?" diye en içinden fısıldadı o kadar!
Cemre.Y.

22 Nisan 2019 Pazartesi

Baharın Işığı

...Baharın Işığı...
Baharın ışığını kim kapattı acep!
Epeydir zemheriydim,
Epeydir de beklemekteydim,
İlkbaharın çimen kokulu,
Rengarenk lale mevsimini.
Kaç zaman geçti kim bilir,
Nicedir pas tuttu yüreğimin kilidi.
Elimde kurumuş bahar dalından bir anahtar,
Hani güneşi bulsam,
Hiç yoktan yeşillenirdim,
Hiç yoktan bir sızımlık boşluk bulup,
Sürgün verirdim yeni ömrüme ya!
Bu bahar da bir tastamam gelemeyecek belli.
Baharın ışığını kim kapattı acep!
Siyah beyaz resimleri hiç sevemedim halbuki.
Her yer simsiyah,
Her yer bembeyaz,
Her yer gri.
Cemre.Y.

28 Kasım 2018 Çarşamba

Yağmurun Suçu Yok

...Yağmurun Suçu Yok...
Ben de isterdim yağmurlu günleri, yağmurlu akşamları çok sevmeyi,
Lakin ne vakit yağmur yağsa, evimin yalnızlığı geliveriyor aklıma.
Yine tavan, bacasından akmış,
Yine eskimiş koltuğuma yağmur ağlamıştır zira.
Evim de isterdi yağmurlu günleri, yağmurlu akşamları çok sevmeyi,
Lakin ne vakit yağmur yağsa, benim yalnızlığım geliveriyor aklına.
Yine bastığım kaldırım taşının altı boşluk kalıp su dolmuş,
Ayağımı bastığım anda bütün su üstüme sıçramıştır.
Yine şemsiyem rüzgardan kırılmış, bütün yağmur kafama boşalmıştır.
Yine bütün kayıplarım aklıma düşmüş,
Yine ağlamışımdır usul usul yürürken.
Yağmurun suçu yok,
Evimin suçu yok,
Benim suçum yok bütün bu kaderin yazılmasında.
Başkaca her şey çoktan hüküm giydi ruhumda!
Cemre.Y.

25 Kasım 2018 Pazar

Deniz Kenarı

...Deniz Kenarı...
Aylar oldu bir deniz kenarına tek başıma gidip,
Şöyle kordon boyunda bir banka oturup,
Uzun uzun denize içimi dökmeyeli.
Şöyle bir yüreğimi yokladım da,
Huzur yerli yerindeydi çok şükür de,
Bu kadar boşluk yoruyordu ruhumu.
Neyse yine de ben en yakın zamanda denize gideyim.
Belki bu sefer de onun bana anlatacakları vardır kim bilir?
Cemre.Y.

8 Ağustos 2018 Çarşamba

Sarılmıyoruz Sanma


…Sarılmıyoruz Sanma…
Sarılmıyoruz sanma!
Ben çokça kalbimi sağ yanımda atarken hissediyorum, 
Sanki ilk defa buluşmuşuz gibi, 
Senin kalbin o boşluğumu dolduruyormuş gibi
Sarılmıyoruz sanma!
Ruhlarımız hep yan yana.
Cemre.Y.

21 Mayıs 2018 Pazartesi

Boşluk

…Boşluk…
Sen hiç kocaman boşlukta kendini aradın mı defalarca?
Ve hiç bulamama ihtimal'inle rastlaştın mı?
Ya sonra tam her şeye pes etmişken…
Senden çoktan vazgeçilmiş bir ayna bolluğunda
Buldun mu kendini çoktan kırılmış bir aynanın sırlı camında.
Baktın mı gözlerinin bebeklerinin içine içine, dikine dikine!
Ağlamadan durabildin mi geçmişine, gelmişine, gelmeyen'ine!
Sonra öylece affettin mi hepsini, hep birden!
Artık ulaşılmak istesen ne!
İstenmesen ne?
Sen hiç yok oldun mu kendinde, herkesine, hep birden?
Cemre.Y.

3 Mayıs 2018 Perşembe

Gitme


…Gitme…
"Sensiz boşlukta gibiyim."diyeceğim,
"Biliyorum,ama gideceğim, 
Gitmeliyim!" diyeceksin.
Sen benden bir gitme!
Gideme!
No'lur gitme be!
Cemre.Y.

30 Nisan 2018 Pazartesi

Evdeki Yalnızlık

...Evdeki Yalnızlık...
Eş, dost, akrabalı kalabalık
Sevgi dolu ziyaretlerin
En buruk yanı ne biliyor musun?
Evinin kapısından girdiğin an
Yapayalnız bir boşluktasın...
Kalbin gümbür gümbür sevgi dolu
Ama sen uçurumdan düşer gibi yalnızsın...
Yapayalnızsın...
Cemre.Y.

4 Nisan 2018 Çarşamba

Boşluk

…Boşluk…
Sana dair çocukça hayallerim vardı, 
Çok acılar çekmiş geçmişi unutamayan,
Geleceğin gelmeyeceğini gören koskocaman
Büyük bir kadın gelip hayallerimi söküp attı! 
Şimdi kalbim sapasağlam ama…
Bir boşluk dolu içi!
Koskocaman bir boşluk.
Cemre.Y.

7 Şubat 2018 Çarşamba

Orospuluktan!

...Orospuluktan!...
Ben ne zaman boşluğa düşecek olsam
Adamların kucağına düşmek yerine
Kitaplarımın içine düşerim mesela!
Hayatıma dahil olmuş
Bir adam varken
Diğerine dönüp yazışmam mesela!
Maskeler düşmüşse
Yerdeki yüzlere tükürmeden silerim.
Çünkü sizin yaptığınız
Boşluktan değil
Orospuluktan!
Cemre.Y.

30 Ocak 2018 Salı

Tek Şans

…Tek Şans…
Öyle olmalı ki,,,
Onun için,
Boşluktaki
Çok fırsatından biri değil,
Çokluktaki tek fırsatı,
Tek şansı
Ben olmalıyım...
Cemre.Y.

9 Ocak 2018 Salı

Aşk Dediğin

…Aşk Dediğin…
Neyi beklediğimi bilmeden bekleyecek kadar genç değilim...
Zaman artık geriye doğru!
Ya var'sındır, ya yoksundur.
Ya yüreğindeyim'dir, ya hiç var olmamışımdır.
Ben avcı değilim bir kenarda susup,
Sinsi sinsi doğru zamanı bekleyip,
En ufak bir boşluktan sızı vereyim hayatına...
Benim için "Sen" demişsem artık,
Hep doğru zamandır sana ait ne varsa.
Bilirim…
Yanımda olamazsan yüreğimde'sindir.
Bilirsin…
Yanında olamazsam yüreğinde'yimdir...
Aşk dediğin tene bakmaz, tenle tamamlanır..
Cemre.Y.

31 Aralık 2017 Pazar

Her Şey Boşlukta

...Her Şey Boşlukta...
"Bir Pulsar'ın deviniminde solalım!" desem
Kimsem anlamazdı nasılsa!
Ölmeyeyse kimsenin mecali yok zaten.
Evren denen bu alemde
Her şey boşlukta.
Cemre.Y.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Dolandırıcı

…Dolandırıcı...
Garip bir merak!
"Neden hiçbir aracı kurum
En azından iş imkanı için
Beni kandıramıyor!
Neden hiçbir dolandırıcı
Beni dolandırmaya çalışmıyor!
Neden hiçbir büyücü
Benim olmayan altınlarımı isteyemiyor!
Neden hiçbir medyum
Sevdiğimi ayağıma
Kul köle etmek için kırk mezardan,
Kırk ölü toprağıyla,
İki sırt sırta tahta kaşık istemiyor!
Neden hiç kimse!
Benim kapımı define yerleri için çalmıyor!
Neden düşmanlarımı
Helak etmek için (zaten bildiğim)
Sırlı dualarla kandırılmıyorum!
Neden termal tatil köyleri,
Ya da spor salonları için
Ev telefonumdan arayanlara bile
"Vaktinizi çalmak istemem ama
Reklam ve kampanyalarla,
Hiç mi hiç ilgilenmiyorum." diye açıklama yaptığımda
"Anlıyorum efendim size iyi günler dilerim" diyecek kadar
Mütevazi oluyorlar bana!
Neden ısrar etmiyorlar!
Sahi işsiz ve parasız ama
Zeka ve idrak sahibi olduğumu
Biliyor olmalılar!
Şu sanal medya yok mu?
Bütün boşlukları yine sanal doldurmaya çalışıyorlar değil mi?
Aha ha ha haay!
"Dikan açarım belkim hem
Hiçbir şeyimi de belli etmem de elimdekilerimi satarım
Ben bi kerem facede" diyenlerin
Fake hesaplarında aslında
Neleri sakladığını, neleri fazla aşikar ettiğini bilen benken!
Ben kimsenin haram olan tek lokmasına aç değilken
Onlar ellerindeki o makaslarla kestiklerini
Kırpıp kırpıp onların bi yerlerine sokuşturuyorlar işte.
Yıllar yüzyıllar önce bu fikirler
İtinayla fikir benden çıkmışken...
Ha bir gün es kaza elim harama değer,
Dilim, helal sanıp yutar,
Gönlüm, "Bunca ömrün helal için savaştı da ne oldu sanki!" diye
Hiç bıkmadan hala başıma kakar da es kaza yanılır da
Haramla zengin olursam,
Helal olsun beni kandıranlara!" yesinler tabi.
Cemre.Y.

19 Ekim 2017 Perşembe

Ne Diyeyim Pardon

...Ne Diyeyim Pardon...
Kim bilir kaç kereler dinledim bu şarkıyı,
Aylar ve geceler boyu...
Her bir cümlesinde,
Kelime kelime akmıştır gözlerimin yaş taneleri.
Yüzüm solmuş, dudaklarımda
Acı bir anı tebessümü,
Bir yanı buruk, her yanı kırık.
Ben sana yüreğimdeki çizikle geldim ey yar...
Ve ne yazık ki hep var!
Daha ortalık darmadağınıktı,
Toparlayamamıştım daha
Paramparça can kırıklarımı.
Azaldıkça çoğalmaya başlamıştım da…
Ben sana bitirmiş de gelmiştim
Son kırıntılarımı, kırgınlıklarımı.
Hani göz bebeklerimin içine bakıp,
“Boşluk duygusu seni bana getiren” demiştin de
Ben susmuştum sana.
Bilemedin ey yar!
Sen daha insanoğlu
Vücut bulmamışken dilediğim o tek dilektin.
Kaderimdin.
Olmamam gereken hallerden,
Gitmemem gereken yollardan koruyanımdın.
Bir nisan yağmuru kadar yeşilin en tazesine umut,
Bir zemheri ayında yağan
Kar kadar unutulmuşluktun.
Kederimdin belki ama dileğimdin,
Sen geldiğinde ben boşlukta değildim.
Sen geldiğinde vazgeçmiştim
Hayattaki varlığımdan.
“Hiç” likteydim!
Sana saçmaladığım kadar
Hiç kimseye ve hiçbir şeye saçmalamadım ben.
Hiçbir zaman öyle bir şans verilmedi bana...
Sen verdin!
Varlığın…
Var olabilme nedenin boşluktan değildi de
Yokluğun ve olamama halin,
Bermuda şeytan üçgenindeymişim
Hissi uyandırıyor bana
Ne bitirebiliyor, ne başlayabiliyorum...
Bir girdabın içinde öylece dönüp duruyor,
Öylece savrulup duruyorum...
Sadece bu şarkıyı dinliyorum...
Sadece seni yaşıyorum...
Yokluğun bile sen be sevgili,
Ne diyeyim ki!
Pardon...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...