...Yoruldum...
Ben...
Sen'i...
Beklemekten,
Ummaktan,
Ümit etmekten,
İhtimallerden,
Yoruldum artık.
Eyy!
Sevgili!
Hem de çok!!!
Yoruldum.
Hep diyorum kendime "Boşver!"
Ama...
Olmuyor!
Çarpıntısını hissetmediğim bir kalbi,
Sızı sızı, sızlamayan bir ciğeri neyleyim?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boşluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Şubat 2024 Cuma
Yoruldum
Labels:
bekle,
boşluk,
ciğer,
ihtimal,
kalp,
sevdiceğim,
sevdiğim,
sevgilim,
umut,
yokluğun,
yoksun,
yorgun
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Temmuz 2023 Cuma
Hissizlik Gibi
…Hissizlik Gibi…
Siz de…Hayata dair…
Bir tek hayaliniz dahi olmadığı zamanlarda,
Kendinizi,
Boşuna nefes alıyormuş gibi hissediyor musunuz?
Yani böyle depresyon falan değil de,
Ona dahi gerek yokmuş gibi.
Kocaman bir boşluk, koskocaman bir hissizlik gibi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
31 Mart 2020 Salı
Sarılmamız Gereken Acil Durumlar Var
Derin özleminden sesleniyorum biriciğim.
"Sarılmamız gereken acil durumlar var...
Ki ayak izlerinden topluyordum,
Bütün uykusuzluklarını ben.
Sarılmamız gereken acil durumlar var sevgili...
Belli ki...
İkimizin de bir yanı boşlukta..."demişim yıllar önce!
Kim bilir ayrılığımızın, kaçıncı gününde, kaçıncı haftasında,
Kaçıncı ayındaydık,
"Sarılmamız gereken acil durumlar var...
Ki ayak izlerinden topluyordum,
Bütün uykusuzluklarını ben.
Sarılmamız gereken acil durumlar var sevgili...
Belli ki...
İkimizin de bir yanı boşlukta..."demişim yıllar önce!
Kim bilir ayrılığımızın, kaçıncı gününde, kaçıncı haftasında,
Kaçıncı ayındaydık,
Özlemin uykularımı kaçırmayı abarttığında.
Sonra sonra çok sarıldık yüreklerimizin atışıyla.
Çok çok öptük birbirimizi koklaya koklaya!
Şimdi yeniden gönül koymuşsun bana...
Olmayacak dualara,
Sonra sonra çok sarıldık yüreklerimizin atışıyla.
Çok çok öptük birbirimizi koklaya koklaya!
Şimdi yeniden gönül koymuşsun bana...
Olmayacak dualara,
"Amin!" demekten yorulmadın mı dedim diye.
Bilmiyorum ki kaç nefeslik ömrüm kaldı şu dünyada!
Fakat artık cesedime bile sarılamayacak olman,
Uykularımı bölüyor, yüreğimi yarıyor,
Bilmiyorum ki kaç nefeslik ömrüm kaldı şu dünyada!
Fakat artık cesedime bile sarılamayacak olman,
Uykularımı bölüyor, yüreğimi yarıyor,
Ciğerimi söküyor yerinden.
Sen sesini bile yoksun bırakıyorken benden,
Gülüşün solmasın diye fotoğraflarını bile öpemiyorum ben.
Bu devran geçip giderse sağ salim kalırsak şu hayatta.
Bana epeyce bir sarılmak borcun var bil istedim.
Cemre.Y.
Sen sesini bile yoksun bırakıyorken benden,
Gülüşün solmasın diye fotoğraflarını bile öpemiyorum ben.
Bu devran geçip giderse sağ salim kalırsak şu hayatta.
Bana epeyce bir sarılmak borcun var bil istedim.
Cemre.Y.
Labels:
acil,
boşluk,
ciğer,
dua,
eksik,
gönül,
hayat,
kim bilir,
koku,
nefes,
ömrüm,
ömür,
özledim,
sarıl,
sevgilim,
sonra,
şiir,
uyku,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Aralık 2019 Cuma
Severim Tabi

...Severim Tabi...
Ah be yürek boşluğum...
Hani hasbelkader olur ya aniden...
Senin adın geçse herhangi bir filmin repliğinde,
Benim yüreğimin telleri titrerdi.
Ah be ciğer çiziğim hani hissikablel vuku olur ya birden!
Senin kokun esse en seher yelinden,
Benim burnumun direği sızlardı.
Ah benim unuttuğumu unuttuğum...
Senin gülüşüne benzese küçücük bir çocuğun tebessümü,
Benim bedenim bahara yeşillenirdi.
Hani soruyorlar ya!
"Bir daha sevebilir misin?"
"Sevebilirim elbette!
Lakin...
Misal aynı misal değil!
Kışın sobayı seversin misal!
Yazın denizi!
Ne bileyim...
Sehpanı seversin misal,
Yahut yeni aldığın koltuk kılıfının rengini.
Velev ki bunlar yitip gittiğinde...
Yoklukları boşluk yaratmaz nefesinde!
Bilmem anlatabildim mi?
Neyse şimdi ömre kurumsallık katmak lazımsa madem!
Ahde vefa niyetine...
Derin bir nefes alıyoruz...
Yavaşça bırakıyoruz...
(İşe yaramıyor bilirim!)
Şöyle ağıza buruna yastık falan tıkamadan...
Ciğerin yettiği kadar,
İçinin boşluğu dolana kadar,
Lunaparkta hızlı trene yokuş aşağı salınmış,
Sonra aniden göğe uçurulmuş kadar avaz avaz...
Kaç sessizlik yuttuysan hepsini bağırıyoruz!
"Bir daha sevebilir miymişim!"
"Severim tabi, o sevdi ya hani!"
Cemre.Y.
Labels:
avaz,
boşluk,
burnumun direği,
ciğer,
çocuk,
elbette,
film,
kader,
kara kış,
koku,
küçücük,
neyse,
niyet,
sızı,
tebessüm,
unut,
vefa,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Eylül 2019 Pazartesi
Hislerim
...Hislerim...
Şükür ile boşluk arasında bir yerdeyim sevgilim.
Ne zamandır bu haldeyim farkında bile değilim.
Hüzünlü ya da kederli de değilim,
Yahut kalbimin,
Şükür ile boşluk arasında bir yerdeyim sevgilim.
Ne zamandır bu haldeyim farkında bile değilim.
Hüzünlü ya da kederli de değilim,
Yahut kalbimin,
Titreşimlerini hissedecek kadar mutlu da değilim.
Sanki...
Sanki...
Zamanda uyutmuşum kendimi öyle rahvan hislerim.
Günü gelecek anda uyanacağım eminim!
Eskiliğinin üzerinden,
Günü gelecek anda uyanacağım eminim!
Eskiliğinin üzerinden,
Ne kadar zaman geçtiğini unuttuğum kadar,
Eskiden...
"Hislerimi kaybettim, hükümsüzdür!" dediğim zaman da yine böyleydim.
"Hislerimi kaybettim, hükümsüzdür!" dediğim zaman da yine böyleydim.
Dudaklarımın kenarında,
Yeni bir umut kırıntısı tebessüm etti,
Gelecek de gelecek!
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Labels:
boşluk,
dudak,
eksik,
fark,
gelecek,
hüküm,
hüzün,
kalbim,
kalp,
keder,
mutlu,
sanki,
sevdiceğim,
sevgilim,
tebessüm,
umut,
unut,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Ağustos 2019 Çarşamba
Umudu Yıldızlara Astık Ay Tutuldu
...Umudu Yıldızlara Astık Ay Tutuldu...
"Alıp başımı gitsem!" diyordu kadın,Nicedir kendi kendine…
Kimliği, hiçbir hüviyette ifşa edilmemiş
Ve de edilmeyecek olan kişiliğini de yanına alarak!
Kim bilir kaç yüzyıldır,
Denemeyi deniyordu umudu yıldızlara asıp,
Ertesi gün, ruhuna,
Dalga dalga rengarenk gök kuşağı konacak diye…
İstisnasız her zaman da,
O en kısa şiirlerinden biri hatırlatıveriyordu kendini.
"Umudu yıldızlara astık,
Ay tutuldu." diyordu hep,
Tanışmaların yüzleşme kısmına geçememişliği!
Bir şey vardı bir şey?
Kaderinin ağını örerken,
Bir ilmek atlanmışcasına örneğinin,
En güzel deseninde boşluk kalan anasının yeleği gibi.
İlk hayal kırıklığından sonra,
Örgü örmeyi öğrenmişti rahmetli anası!
Daha tomurcuğu açılmamış,
Tazecik bir zambak kokusuydu oysa nişanlıyken.
Şimdi yiğidi öldür hakkını yeme
Bakınca bir daha dönüp bakılası yakışıklılıktaydı babası,
İstanbul gibi giyiniyor, İstanbul gibi davranıyordu lakin,
Söz konusu köyün en güzeli olunca,
Dili damağı kuruyor,
Saçma sapan köylü lafları geveleyip kaçıp gidiyordu.
Daha o zaman karar vermişti aslında anası!
Bu adamla hiçbir kaderin ilmeği atılmazdı ya,
Verilmiş bir söz duruyordu köy meydanında,
Değil mi ki darağacı gibi de başlık parası en ederinden!
Bir daha da bir araya gelmemeye çabalamamış anası!
Geçmişi yad ederken,
Onca kırgınlığı hamal eylemişken kendine,
"Değil mi ki biz darıları çatıdaki ambara taşırken,
Bir kez olsun elimi tutmadıydı biliyordum o günden!" derdi.
Şu "Söz!" gelmiş ve de geleceği düşünülmeden edilmişse
İnsanoğlunun başına ne de büyük vebaldi.
Oysa her aşk,
En hakikisinden iki yakasından tutulmayı hak ederdi,
Ki üstelik en karşılıklı olanından be üstad!
Hani hiç değilse sonradan olsun tutulsaydı o sözler
Kim bilir ne de güzel örülürdü o bütün kaderlerin yelekleri.
Tutulmamış…
Eceline yakın itiraf etmişti ya anası kızına!
"Tabi ki aşk'tı ya...
Yoksa nasıl olurdu da,
En affedilememesi şeylere af gibi boyun eğerdi!"
Tutulmamış aşk kalmış adı, ara sıra bakılası sarı sandukalardan…
Alıp başımı gitsem diyordu kadın nicedir kendi kendine…
Kimliği, hiçbir hüviyette ifşa edilmemiş
Ve de edilmeyecek olan kişiliğini de yanına alarak!
Kim bilir kaç yüz yıldır denemeyi deniyordu umudu yıldızlara asıp,
Ertesi gün, ruhuna,
Dalga dalga rengarenk gök kuşağı konacak diye…
İstisnasız her zaman da,
O en kısa şiirlerinden biri hatırlatıveriyordu kendini.
"Umudu yıldızlara astık,
Ay tutuldu." diyordu hep,
Tanışmaların yüzleşme kısmına geçememişliği!
Bir şey vardı bir şey...
"Çok dil bilmem, yürekçe severim" şiirini aşan bir şey,
Yeterince olamamış bir şey...
Hani hiç kimsesi?
Kaderinin ağını örerken bir ilmek atlanmışcasına örneğinin
En güzel deseninde boşluk kalan ilk yazma oyasının deseni gibi.
Oysa o vakitlerde de el oğlu/el kızı
Kağıttan havluya lunapark kafesi atma derdindeydi!
Ki atmaları tutturamadıysa da üstünden esip geçmekteydi.
Dün gece sokağında yangın çıktı kadının misal,
Doksan yedide deprem olmuştu onun gibi!
Adına yakışırcasına Eylül'ü, lülüsü aradı bir tek,
O vakit de o daha koynunda küçümen bir bebekti…
Çok şükür kadına bir şey olmamışa
Sevinerek sıra sıra sıraladı ömrünün törpülerini tek tek!
Neyse ki büyümüştü o da!
Diyemedi ki ona bir cümle edip, bir şey vardı bir şey!
"Kaderimizin bozuk zincirinin daha geçmişli ilk halkasındayım!
Daha kaç yıldız var kim bilir umutlarını yıldızlara asıp,
Bütün hayallerini mehtaba asılmış bulan,
Kaç ana öncesi hayal kırıklığımız?
Lakin alnının,
Tam da kaş çatımından gururla öpüyorum seni." diyemedi.
İçinden sadece
"Birkaç gün sal beni ey kaderim,
Dönersem, dönebilirsem, döndüğüm de
Kalbimize de yüreğimize denk gelen de
E artık hoş gelsin e mi?" diye en içinden fısıldadı o kadar!
Cemre.Y.
Kimliği, hiçbir hüviyette ifşa edilmemiş
Ve de edilmeyecek olan kişiliğini de yanına alarak!
Kim bilir kaç yüzyıldır,
Denemeyi deniyordu umudu yıldızlara asıp,
Ertesi gün, ruhuna,
Dalga dalga rengarenk gök kuşağı konacak diye…
İstisnasız her zaman da,
O en kısa şiirlerinden biri hatırlatıveriyordu kendini.
"Umudu yıldızlara astık,
Ay tutuldu." diyordu hep,
Tanışmaların yüzleşme kısmına geçememişliği!
Bir şey vardı bir şey?
Kaderinin ağını örerken,
Bir ilmek atlanmışcasına örneğinin,
En güzel deseninde boşluk kalan anasının yeleği gibi.
İlk hayal kırıklığından sonra,
Örgü örmeyi öğrenmişti rahmetli anası!
Daha tomurcuğu açılmamış,
Tazecik bir zambak kokusuydu oysa nişanlıyken.
Şimdi yiğidi öldür hakkını yeme
Bakınca bir daha dönüp bakılası yakışıklılıktaydı babası,
İstanbul gibi giyiniyor, İstanbul gibi davranıyordu lakin,
Söz konusu köyün en güzeli olunca,
Dili damağı kuruyor,
Saçma sapan köylü lafları geveleyip kaçıp gidiyordu.
Daha o zaman karar vermişti aslında anası!
Bu adamla hiçbir kaderin ilmeği atılmazdı ya,
Verilmiş bir söz duruyordu köy meydanında,
Değil mi ki darağacı gibi de başlık parası en ederinden!
Bir daha da bir araya gelmemeye çabalamamış anası!
Geçmişi yad ederken,
Onca kırgınlığı hamal eylemişken kendine,
"Değil mi ki biz darıları çatıdaki ambara taşırken,
Bir kez olsun elimi tutmadıydı biliyordum o günden!" derdi.
Şu "Söz!" gelmiş ve de geleceği düşünülmeden edilmişse
İnsanoğlunun başına ne de büyük vebaldi.
Oysa her aşk,
En hakikisinden iki yakasından tutulmayı hak ederdi,
Ki üstelik en karşılıklı olanından be üstad!
Hani hiç değilse sonradan olsun tutulsaydı o sözler
Kim bilir ne de güzel örülürdü o bütün kaderlerin yelekleri.
Tutulmamış…
Eceline yakın itiraf etmişti ya anası kızına!
"Tabi ki aşk'tı ya...
Yoksa nasıl olurdu da,
En affedilememesi şeylere af gibi boyun eğerdi!"
Tutulmamış aşk kalmış adı, ara sıra bakılası sarı sandukalardan…
Alıp başımı gitsem diyordu kadın nicedir kendi kendine…
Kimliği, hiçbir hüviyette ifşa edilmemiş
Ve de edilmeyecek olan kişiliğini de yanına alarak!
Kim bilir kaç yüz yıldır denemeyi deniyordu umudu yıldızlara asıp,
Ertesi gün, ruhuna,
Dalga dalga rengarenk gök kuşağı konacak diye…
İstisnasız her zaman da,
O en kısa şiirlerinden biri hatırlatıveriyordu kendini.
"Umudu yıldızlara astık,
Ay tutuldu." diyordu hep,
Tanışmaların yüzleşme kısmına geçememişliği!
Bir şey vardı bir şey...
"Çok dil bilmem, yürekçe severim" şiirini aşan bir şey,
Yeterince olamamış bir şey...
Hani hiç kimsesi?
Kaderinin ağını örerken bir ilmek atlanmışcasına örneğinin
En güzel deseninde boşluk kalan ilk yazma oyasının deseni gibi.
Oysa o vakitlerde de el oğlu/el kızı
Kağıttan havluya lunapark kafesi atma derdindeydi!
Ki atmaları tutturamadıysa da üstünden esip geçmekteydi.
Dün gece sokağında yangın çıktı kadının misal,
Doksan yedide deprem olmuştu onun gibi!
Adına yakışırcasına Eylül'ü, lülüsü aradı bir tek,
O vakit de o daha koynunda küçümen bir bebekti…
Çok şükür kadına bir şey olmamışa
Sevinerek sıra sıra sıraladı ömrünün törpülerini tek tek!
Neyse ki büyümüştü o da!
Diyemedi ki ona bir cümle edip, bir şey vardı bir şey!
"Kaderimizin bozuk zincirinin daha geçmişli ilk halkasındayım!
Daha kaç yıldız var kim bilir umutlarını yıldızlara asıp,
Bütün hayallerini mehtaba asılmış bulan,
Kaç ana öncesi hayal kırıklığımız?
Lakin alnının,
Tam da kaş çatımından gururla öpüyorum seni." diyemedi.
İçinden sadece
"Birkaç gün sal beni ey kaderim,
Dönersem, dönebilirsem, döndüğüm de
Kalbimize de yüreğimize denk gelen de
E artık hoş gelsin e mi?" diye en içinden fısıldadı o kadar!
Cemre.Y.
Labels:
affet,
anam,
aşk,
baba,
boşluk,
deprem,
İstanbul,
kader,
kadın,
kırgın,
kim bilir,
neyse,
söz,
umut,
üstadım,
yıldız,
yüreğim,
yürek,
yüzyıl,
zambak
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Nisan 2019 Pazartesi
Baharın Işığı
...Baharın Işığı...
Baharın ışığını kim kapattı acep!
Epeydir zemheriydim,
Epeydir de beklemekteydim,
İlkbaharın çimen kokulu,
Rengarenk lale mevsimini.
Kaç zaman geçti kim bilir,
Nicedir pas tuttu yüreğimin kilidi.
Elimde kurumuş bahar dalından bir anahtar,
Hani güneşi bulsam,
Hiç yoktan yeşillenirdim,
Hiç yoktan bir sızımlık boşluk bulup,
Sürgün verirdim yeni ömrüme ya!
Bu bahar da bir tastamam gelemeyecek belli.
Baharın ışığını kim kapattı acep!
Siyah beyaz resimleri hiç sevemedim halbuki.
Her yer simsiyah,
Her yer bembeyaz,
Her yer gri.
Cemre.Y.
Epeydir zemheriydim,
Epeydir de beklemekteydim,
İlkbaharın çimen kokulu,
Rengarenk lale mevsimini.
Kaç zaman geçti kim bilir,
Nicedir pas tuttu yüreğimin kilidi.
Elimde kurumuş bahar dalından bir anahtar,
Hani güneşi bulsam,
Hiç yoktan yeşillenirdim,
Hiç yoktan bir sızımlık boşluk bulup,
Sürgün verirdim yeni ömrüme ya!
Bu bahar da bir tastamam gelemeyecek belli.
Baharın ışığını kim kapattı acep!
Siyah beyaz resimleri hiç sevemedim halbuki.
Her yer simsiyah,
Her yer bembeyaz,
Her yer gri.
Cemre.Y.
Labels:
anahtar,
bahar,
beyaz,
boşluk,
çimen,
gri,
halbuki,
ışık,
koku,
lale,
mevsim,
nicedir,
ömrüm,
rengarenk,
resim,
sızı,
siyah,
yeşil,
yüreğim,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Kasım 2018 Çarşamba
Yağmurun Suçu Yok
...Yağmurun Suçu Yok...
Ben de isterdim yağmurlu günleri, yağmurlu akşamları çok sevmeyi,
Lakin ne vakit yağmur yağsa, evimin yalnızlığı geliveriyor aklıma.
Yine tavan, bacasından akmış,
Yine eskimiş koltuğuma yağmur ağlamıştır zira.
Evim de isterdi yağmurlu günleri, yağmurlu akşamları çok sevmeyi,
Lakin ne vakit yağmur yağsa, benim yalnızlığım geliveriyor aklına.
Yine bastığım kaldırım taşının altı boşluk kalıp su dolmuş,
Ayağımı bastığım anda bütün su üstüme sıçramıştır.
Yine şemsiyem rüzgardan kırılmış, bütün yağmur kafama boşalmıştır.
Yine bütün kayıplarım aklıma düşmüş,
Yine ağlamışımdır usul usul yürürken.
Yağmurun suçu yok,
Evimin suçu yok,
Benim suçum yok bütün bu kaderin yazılmasında.
Başkaca her şey çoktan hüküm giydi ruhumda!
Cemre.Y.
Ben de isterdim yağmurlu günleri, yağmurlu akşamları çok sevmeyi,
Lakin ne vakit yağmur yağsa, evimin yalnızlığı geliveriyor aklıma.
Yine tavan, bacasından akmış,
Yine eskimiş koltuğuma yağmur ağlamıştır zira.
Evim de isterdi yağmurlu günleri, yağmurlu akşamları çok sevmeyi,
Lakin ne vakit yağmur yağsa, benim yalnızlığım geliveriyor aklına.
Yine bastığım kaldırım taşının altı boşluk kalıp su dolmuş,
Ayağımı bastığım anda bütün su üstüme sıçramıştır.
Yine şemsiyem rüzgardan kırılmış, bütün yağmur kafama boşalmıştır.
Yine bütün kayıplarım aklıma düşmüş,
Yine ağlamışımdır usul usul yürürken.
Yağmurun suçu yok,
Evimin suçu yok,
Benim suçum yok bütün bu kaderin yazılmasında.
Başkaca her şey çoktan hüküm giydi ruhumda!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
25 Kasım 2018 Pazar
Deniz Kenarı
...Deniz Kenarı...
Aylar oldu bir deniz kenarına tek başıma gidip,
Şöyle kordon boyunda bir banka oturup,
Uzun uzun denize içimi dökmeyeli.
Şöyle bir yüreğimi yokladım da,
Huzur yerli yerindeydi çok şükür de,
Bu kadar boşluk yoruyordu ruhumu.
Neyse yine de ben en yakın zamanda denize gideyim.
Belki bu sefer de onun bana anlatacakları vardır kim bilir?
Cemre.Y.
Aylar oldu bir deniz kenarına tek başıma gidip,
Şöyle kordon boyunda bir banka oturup,
Uzun uzun denize içimi dökmeyeli.
Şöyle bir yüreğimi yokladım da,
Huzur yerli yerindeydi çok şükür de,
Bu kadar boşluk yoruyordu ruhumu.
Neyse yine de ben en yakın zamanda denize gideyim.
Belki bu sefer de onun bana anlatacakları vardır kim bilir?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Ağustos 2018 Çarşamba
Sarılmıyoruz Sanma
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Mayıs 2018 Pazartesi
Boşluk
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
3 Mayıs 2018 Perşembe
Gitme
| …Gitme… |
| "Sensiz boşlukta gibiyim."diyeceğim, |
| "Biliyorum,ama gideceğim, |
| Gitmeliyim!" diyeceksin. |
| Sen benden bir gitme! |
| Gideme! |
| No'lur gitme be! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Nisan 2018 Pazartesi
Evdeki Yalnızlık
...Evdeki Yalnızlık...
Eş, dost, akrabalı kalabalık
Sevgi dolu ziyaretlerin
En buruk yanı ne biliyor musun?
Evinin kapısından girdiğin an
Yapayalnız bir boşluktasın...
Kalbin gümbür gümbür sevgi dolu
Ama sen uçurumdan düşer gibi yalnızsın...
Yapayalnızsın...
Cemre.Y.
Eş, dost, akrabalı kalabalık
Sevgi dolu ziyaretlerin
En buruk yanı ne biliyor musun?
Evinin kapısından girdiğin an
Yapayalnız bir boşluktasın...
Kalbin gümbür gümbür sevgi dolu
Ama sen uçurumdan düşer gibi yalnızsın...
Yapayalnızsın...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Nisan 2018 Çarşamba
Boşluk
| …Boşluk… |
| Sana dair çocukça hayallerim vardı, |
| Çok acılar çekmiş geçmişi unutamayan, |
| Geleceğin gelmeyeceğini gören koskocaman |
| Büyük bir kadın gelip hayallerimi söküp attı! |
| Şimdi kalbim sapasağlam ama… |
| Bir boşluk dolu içi! |
| Koskocaman bir boşluk. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Şubat 2018 Çarşamba
Orospuluktan!
...Orospuluktan!...
Ben ne zaman boşluğa düşecek olsam
Adamların kucağına düşmek yerine
Kitaplarımın içine düşerim mesela!
Hayatıma dahil olmuş
Bir adam varken
Diğerine dönüp yazışmam mesela!
Maskeler düşmüşse
Yerdeki yüzlere tükürmeden silerim.
Çünkü sizin yaptığınız
Boşluktan değil
Orospuluktan!
Cemre.Y.
Adamların kucağına düşmek yerine
Kitaplarımın içine düşerim mesela!
Hayatıma dahil olmuş
Bir adam varken
Diğerine dönüp yazışmam mesela!
Maskeler düşmüşse
Yerdeki yüzlere tükürmeden silerim.
Çünkü sizin yaptığınız
Boşluktan değil
Orospuluktan!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Ocak 2018 Salı
Tek Şans
…Tek Şans…
Öyle olmalı ki,,,
Onun için,
Boşluktaki
Çok fırsatından biri değil,
Çokluktaki tek fırsatı,
Tek şansı
Ben olmalıyım...
Cemre.Y.
Onun için,
Boşluktaki
Çok fırsatından biri değil,
Çokluktaki tek fırsatı,
Tek şansı
Ben olmalıyım...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Ocak 2018 Salı
Aşk Dediğin
…Aşk Dediğin…
Neyi beklediğimi bilmeden bekleyecek kadar genç değilim...
Zaman artık geriye doğru!
Ya var'sındır, ya yoksundur.
Ya yüreğindeyim'dir, ya hiç var olmamışımdır.
Ben avcı değilim bir kenarda susup,
Sinsi sinsi doğru zamanı bekleyip,
En ufak bir boşluktan sızı vereyim hayatına...
Benim için "Sen" demişsem artık,
Hep doğru zamandır sana ait ne varsa.
Bilirim…
Yanımda olamazsan yüreğimde'sindir.
Bilirsin…
Yanında olamazsam yüreğinde'yimdir...
Aşk dediğin tene bakmaz, tenle tamamlanır..
Cemre.Y.
Neyi beklediğimi bilmeden bekleyecek kadar genç değilim...
Zaman artık geriye doğru!
Ya var'sındır, ya yoksundur.
Ya yüreğindeyim'dir, ya hiç var olmamışımdır.
Ben avcı değilim bir kenarda susup,
Sinsi sinsi doğru zamanı bekleyip,
En ufak bir boşluktan sızı vereyim hayatına...
Benim için "Sen" demişsem artık,
Hep doğru zamandır sana ait ne varsa.
Bilirim…
Yanımda olamazsan yüreğimde'sindir.
Bilirsin…
Yanında olamazsam yüreğinde'yimdir...
Aşk dediğin tene bakmaz, tenle tamamlanır..
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
31 Aralık 2017 Pazar
Her Şey Boşlukta
...Her Şey Boşlukta...
"Bir Pulsar'ın deviniminde solalım!" desem
Kimsem anlamazdı nasılsa!
Ölmeyeyse kimsenin mecali yok zaten.
Evren denen bu alemde
Her şey boşlukta.
Cemre.Y.
"Bir Pulsar'ın deviniminde solalım!" desem
Kimsem anlamazdı nasılsa!
Ölmeyeyse kimsenin mecali yok zaten.
Evren denen bu alemde
Her şey boşlukta.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Aralık 2017 Cumartesi
Dolandırıcı
| …Dolandırıcı... |
| Garip bir merak! |
| "Neden hiçbir aracı kurum |
| En azından iş imkanı için |
| Beni kandıramıyor! |
| Neden hiçbir dolandırıcı |
| Beni dolandırmaya çalışmıyor! |
| Neden hiçbir büyücü |
| Benim olmayan altınlarımı isteyemiyor! |
| Neden hiçbir medyum |
| Sevdiğimi ayağıma |
| Kul köle etmek için kırk mezardan, |
| Kırk ölü toprağıyla, |
| İki sırt sırta tahta kaşık istemiyor! |
| Neden hiç kimse! |
| Benim kapımı define yerleri için çalmıyor! |
| Neden düşmanlarımı |
| Helak etmek için (zaten bildiğim) |
| Sırlı dualarla kandırılmıyorum! |
| Neden termal tatil köyleri, |
| Ya da spor salonları için |
| Ev telefonumdan arayanlara bile |
| "Vaktinizi çalmak istemem ama |
| Reklam ve kampanyalarla, Hiç mi hiç ilgilenmiyorum." diye açıklama yaptığımda |
| "Anlıyorum efendim size iyi günler dilerim" diyecek kadar |
| Mütevazi oluyorlar bana! |
| Neden ısrar etmiyorlar! |
| Sahi işsiz ve parasız ama |
| Zeka ve idrak sahibi olduğumu |
| Biliyor olmalılar! |
| Şu sanal medya yok mu? |
| Bütün boşlukları yine sanal doldurmaya çalışıyorlar değil mi? |
| Aha ha ha haay! |
| "Dikan açarım belkim hem |
| Hiçbir şeyimi de belli etmem de elimdekilerimi satarım |
| Ben bi kerem facede" diyenlerin |
| Fake hesaplarında aslında |
| Neleri sakladığını, neleri fazla aşikar ettiğini bilen benken! |
| Ben kimsenin haram olan tek lokmasına aç değilken |
| Onlar ellerindeki o makaslarla kestiklerini |
| Kırpıp kırpıp onların bi yerlerine sokuşturuyorlar işte. |
| Yıllar yüzyıllar önce bu fikirler |
| İtinayla fikir benden çıkmışken... |
| Ha bir gün es kaza elim harama değer, |
| Dilim, helal sanıp yutar, |
| Gönlüm, "Bunca ömrün helal için savaştı da ne oldu sanki!" diye |
| Hiç bıkmadan hala başıma kakar da es kaza yanılır da |
| Haramla zengin olursam, Helal olsun beni kandıranlara!" yesinler tabi. Cemre.Y. |
Labels:
boşluk,
etme,
haram,
helal,
Hiç kimse,
hiçbir şey,
merak,
neden,
sanal,
sevdiğim,
yüzyıl,
zengin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Ekim 2017 Perşembe
Ne Diyeyim Pardon
...Ne Diyeyim Pardon...
Kim bilir kaç kereler dinledim bu şarkıyı,
Aylar ve geceler boyu...
Her bir cümlesinde,
Kelime kelime akmıştır gözlerimin yaş taneleri.
Yüzüm solmuş, dudaklarımda
Acı bir anı tebessümü,
Bir yanı buruk, her yanı kırık.
Ben sana yüreğimdeki çizikle geldim ey yar...
Ve ne yazık ki hep var!
Daha ortalık darmadağınıktı,
Toparlayamamıştım daha
Paramparça can kırıklarımı.
Azaldıkça çoğalmaya başlamıştım da…
Ben sana bitirmiş de gelmiştim
Son kırıntılarımı, kırgınlıklarımı.
Hani göz bebeklerimin içine bakıp,
“Boşluk duygusu seni bana getiren” demiştin de
Ben susmuştum sana.
Bilemedin ey yar!
Sen daha insanoğlu
Vücut bulmamışken dilediğim o tek dilektin.
Kaderimdin.
Olmamam gereken hallerden,
Gitmemem gereken yollardan koruyanımdın.
Bir nisan yağmuru kadar yeşilin en tazesine umut,
Bir zemheri ayında yağan
Kar kadar unutulmuşluktun.
Kederimdin belki ama dileğimdin,
Sen geldiğinde ben boşlukta değildim.
Sen geldiğinde vazgeçmiştim
Hayattaki varlığımdan.
“Hiç” likteydim!
Sana saçmaladığım kadar
Hiç kimseye ve hiçbir şeye saçmalamadım ben.
Hiçbir zaman öyle bir şans verilmedi bana...
Sen verdin!
Varlığın…
Var olabilme nedenin boşluktan değildi de
Yokluğun ve olamama halin,
Bermuda şeytan üçgenindeymişim
Hissi uyandırıyor bana
Ne bitirebiliyor, ne başlayabiliyorum...
Bir girdabın içinde öylece dönüp duruyor,
Öylece savrulup duruyorum...
Sadece bu şarkıyı dinliyorum...
Sadece seni yaşıyorum...
Yokluğun bile sen be sevgili,
Ne diyeyim ki!
Pardon...
Cemre.Y.
Kim bilir kaç kereler dinledim bu şarkıyı,
Aylar ve geceler boyu...
Her bir cümlesinde,
Kelime kelime akmıştır gözlerimin yaş taneleri.
Yüzüm solmuş, dudaklarımda
Acı bir anı tebessümü,
Bir yanı buruk, her yanı kırık.
Ben sana yüreğimdeki çizikle geldim ey yar...
Ve ne yazık ki hep var!
Daha ortalık darmadağınıktı,
Toparlayamamıştım daha
Paramparça can kırıklarımı.
Azaldıkça çoğalmaya başlamıştım da…
Ben sana bitirmiş de gelmiştim
Son kırıntılarımı, kırgınlıklarımı.
Hani göz bebeklerimin içine bakıp,
“Boşluk duygusu seni bana getiren” demiştin de
Ben susmuştum sana.
Bilemedin ey yar!
Sen daha insanoğlu
Vücut bulmamışken dilediğim o tek dilektin.
Kaderimdin.
Olmamam gereken hallerden,
Gitmemem gereken yollardan koruyanımdın.
Bir nisan yağmuru kadar yeşilin en tazesine umut,
Bir zemheri ayında yağan
Kar kadar unutulmuşluktun.
Kederimdin belki ama dileğimdin,
Sen geldiğinde ben boşlukta değildim.
Sen geldiğinde vazgeçmiştim
Hayattaki varlığımdan.
“Hiç” likteydim!
Sana saçmaladığım kadar
Hiç kimseye ve hiçbir şeye saçmalamadım ben.
Hiçbir zaman öyle bir şans verilmedi bana...
Sen verdin!
Varlığın…
Var olabilme nedenin boşluktan değildi de
Yokluğun ve olamama halin,
Bermuda şeytan üçgenindeymişim
Hissi uyandırıyor bana
Ne bitirebiliyor, ne başlayabiliyorum...
Bir girdabın içinde öylece dönüp duruyor,
Öylece savrulup duruyorum...
Sadece bu şarkıyı dinliyorum...
Sadece seni yaşıyorum...
Yokluğun bile sen be sevgili,
Ne diyeyim ki!
Pardon...
Cemre.Y.
Labels:
boşluk,
can kırıkları,
dağınık,
gece,
gitme,
keder,
kelime,
kırgın,
kim bilir,
nisan,
sol yanım,
şarkı,
şeytan,
tebessüm,
yama,
yazık
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...


















