koku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2026 Pazar

Hoş Geldin Lan Yaşamak

...Hoş Geldin Lan Yaşamak...
Belki de...
Hiç yoktan karşına çıkan bir çiçeğin özüdür hayat.
Uzanıp usulca koklasan,
Sanki küçük bir top renk kondurmuşsun gibi,
Burnunun ucuna konuverir polen taneleri.
Yüzünü güneşe dönüp gülümsersin sebepsiz.
"Hoş geldin lan yaşamak." dersin.
Seversin işte, yine, yeniden seversin.
Cemre.Y.

17 Nisan 2026 Cuma

Narkoz Kokusu

...Narkoz Kokusu...
Uyandırıldım.
Burnumun direğinde kesif bir narkoz kokusu
Gözümün birinin ışığı sönük,
Çene kemiklerimde derin bir ağrı.
Acımın acısının henüz farkında değilim.
Halbuki uykuya dalarken,
Rengarenk çiçekler diyarının
Gökkuşaklarına salıncak kurarım belki diyordum.
Olduysa da hatırlamıyorum.
Uyanmasam da hiç gocunmazdım gaip diyara gittiğime.
Uyandırıldım.
İki gündür sağ gözümün içinde cam kırıkları
Beyazının çoğu kırmızıyla kaplanmış ya
Üst kirpiğimi alt kirpiğimle kavuştursam bir dert,
Kavuşturmasam bin dert.
Geçecek elbet, hem de çok yakında geçecek.
İşte o vakit uzun uzun bakacağım rengarenk çiçeklere
Ve derin derin koklayacağım en güzel kokuları.
Madem ki "Gitsem de olur!" deyince gidilemiyorsa öte dünyaya.
Yaşaya yaşaya yaşayacağım bu hayatı ben de!
İnadına ve hem de seve seve!
Cemre.Y.

5 Nisan 2026 Pazar

Güneş Öpsün Yüreğinizi

...Güneş Öpsün Yüreğinizi...
Sanki hiç beklemediği bir anda
Eline rengarenk uçan balonları tutuşturmuşlar gibi,
Çakmak çakmak ışıldıyordu gözlerinin içi!
Kalbi kelebek kanatları gibi titreşirken,
Dudaklarının kenarlarına koca bir gülüş yerleştirmiş,
Ritmik bir şarkı mırıldanıyordu neşeyle.
Burnunda denizin iyot kokusu yürüyordu kordon boyunca.
Sonra yavaşça açtı gözlerini,
Günlerden pazar, sabahlardan güneşli bir sabahtı.
Her şey hayal gibi birer rüya olsa da
Güneş öpsün yüreğinizi.
Cemre.Y.

14 Mart 2026 Cumartesi

Günaydınlar

...Günaydınlar...
Sana limon kokulu günaydınlar biriktirdim sevgili, gelsen de doya doya sevilsek.
Az kaldı ayaza kesen sabahların yerini güneşli günlerin almasına.
İğde ağacı çiçeklerinin kokusuyla hanımeli çiçeklerinin karışması yakındır.
Gelse de şöyle sımsıkı kavuşa kavuşa karışsak.
Cemre.Y.

 

1 Mart 2026 Pazar

Gitme Diyebilsem

...Gitme Diyebilsem...
Nede güzel salınıyor saçların,
Işıl ışıl parlıyor gün ışığında!
Sesinden kırgınlık akıyor koltuğunun kenarlarına ama!
Yine de yıkatmam perdeleri,
Bir kaç yumuşak bakış asıldı çiçeklerine.
Kokunu çektim ciğerlerime de,
Bir tek kere daha sarılsam bedeninle beraber yüreğinin tellerine...
Ve...
"Gitme!" diyebilsem.
"Benden bir tek kere daha gitmeee!"
Cemre.Y.

28 Şubat 2026 Cumartesi

Özledim

...Özledim...
Güneşin omuzlarımı okşamasını özledim.
Ilık bir bahar rüzgarıyla savrulan elma çiçeğinin
Burnumun tam ucundan öpmesini özledim.
Sıcacık bir günün ertesinde,
Denize gitmeye hayallenmeyi özledim.
Bir sahili boylu boyunca yürüyerek,
İyot kokusunu ciğerlerime çekmeyi özledim.
Ben yaşamayı çok özledim.
Cemre.Y.

24 Ocak 2026 Cumartesi

Bize Biraz Umut Lazım

...Bize Biraz Umut Lazım...
Nicedir güneşsiz günlere uyansak da,
Yüzümüze bulaşan tebessümsüz sabahları atlatmak lazım.
Mor çiçekli kırların da mevsimi gelecek elbet.
İyot kokulu denizlere kavuşacağımıza inanmak lazım.
Sebepsiz gülümsemelerle,
Heyecanlı sabahlara sarılacağımız günler de gelecek elbet.
Bize biraz umut lazım, birkaç tutam da sabır yeterli.
Gelecek de bir gün gelecek elbet.
Cemre.Y.

1 Ocak 2026 Perşembe

Anason Kokulu Günaydınlar

...Anason Kokulu Günaydınlar...
Birazdan anason kokulu günaydınlar başlar.
Dün akşamdan kalan dağınıklıklar toparlanır yavaştan.
Salonun en güzel köşesinde yer alan
Işıklı çam ağaçları nasıl da üzgündür şimdi.
Bir kez daha aynı heyecanla kurulmak için,
Koca bir yılın daha bitmesini bekleyecek çünkü.
Tombala pulları da en az yılbaşı ağacı kadar üzgündür.
Ben mi?
Ben anason kokulu günaydınları geçeli çok oldu.
Hem yeni yıla dair hiçbir umudum kalmadığından,
Hem dilediğim bütün dileklerimin hala havada kalmasından.
Hem de artık rakıya da, acılı şalgama da ulaşamadığımdan.
Öyle yeni yıla girmek için gece on ikiyi falan beklemiyorum,
Çünkü yeni yıl heyecanımı da çaldılar benden.
Uykum gelince uyuyor, uykum bitince uyanıyorum.
Sade bir kahve eşliğinde güne başlamayı çok severdim ya
Kahveye de eskisi kadar ulaşamaz olunca,
Demli bir çay eşliğinde güne günaydın diyorum.
Öyle zeytinli, peynirli, ballı, reçelli kahvaltılarım da yok.
Ekmeğe katık ne varsa en güzel kahvaltı işte, günaysın madem.
Cemre.Y.

23 Aralık 2025 Salı

Haberin Yok

...Haberin Yok...
Kokundan sonra sesini de unutmuştum ya hani.
Geçen gün rastladım sesine.
Terasta oturmuş mırıl mırıl mırıldanmaktaydın.
Şöyle bir kulak kesildim de,
Sensin desem, sen değilsin.
Penceremden başımı uzattığımdaysa,
Anılarımdaki silüetin beliverdi karşımda.
Üşüme diye aldım içeri lakin,
Ne cümleler senin cümlelerin, ne dil senin dilin.
Gözlerin hala yosun yeşili ama,
Bakışlarını çalmışlar senden haberin yok.
Sarılma teklifine karşı koyamadım ama,
Ne eller senin ellerin, ne kollar senin kolların.
Seni senden çalmışlar haberin yok.
Meğer benim de ruhumu da çalmaya gelmişsin.
Benim sırat köprüm de sen olmuşsun meğer!
Ey benim ciğer çiziğim,
Olur da bir gün daha bana yolun düşerse,
Kaybettiğin kendini bul da öyle gel.
O güzelim bedenine,
Benim güzel meleğimin ruhunu giyindir de gel.
Belki o zaman sana yeniden güvenirim.
Cemre.Y.

29 Kasım 2025 Cumartesi

Güneşli Günlerin Mevsimi De Gelecek Elbet

...Güneşli Günlerin Mevsimi De Gelecek Elbet...
Ey benim çiy damlasından yansıyan çiçek bahçem.
Yasemin kokulu saçlarına yağmurlar mı yağdı?
Ellerin de üşümüştür şimdi senin!
Burnunun ucu gül pembesine dönüşmüştür çoktan.
Gül kıvrımlı dudağının kenarına rüzgar değmiştir.
Bu puslu gri günlere kanma sakın.
Hele bir mevsimi geçsin sonbaharla kış ayazının.
Sıkı giyin bu aralar, hayata sıkı sarıl.
Güneşli günlerin mevsimi de gelecek elbet.
Cemre.Y.

25 Kasım 2025 Salı

Koku

...Koku...
Hiç yoktan zambak kokusunu özlediğimi fark ettim bu sabah.
Hani böyle annemin köyündeki evine giderken,
Ormanın kıyısında çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Hiç yoktan hanımeli kokusunu da özleyiverdim birden bire.
Hani böyle çocukluğumun evine giderken,
Bahçe duvarından sarkıp çıkıvermişti ya karşımıza işte tam da onu özledim.
Ben aslında burnumun direğine hızma olan,
Kokusunu ciğerime çektiğim bütün kokuları özledim de
Artık ömrümün son çeyreğindeyken,
Önüme çiçek bahçeleri serilse ne, serilmese ne!
Cemre.Y.

20 Kasım 2025 Perşembe

Rüyan Olurdum

...Rüyan Olurdum...
Oysa ne de güzel uyunurdu
Yarin göğüs kafesinden gelen
Bi yürek dolusu ninniyle
Teninin kokusunu giyinirdim üzerime.
Sabaha kadar dudakların
Okşayışlarım olurdu.
Serilirdim sana yıldız niyetine
Rüyan olurdum.
Cemre.Y.

7 Kasım 2025 Cuma

Yağmurun Da Kokusu Değişti Bu Aralar

...Yağmurun Da Kokusu Değişti Bu Aralar...
Çatımın bacası söküleli beri,
Odamın renkleri değişeli beri,
Yağmurun da kokusu değişti bu aralar.
Sararıp kuruyan yapraklar,
Ağaçların dallarına veda ederek,
Rüzgarlarla salınırken,
Çim rengi çimenler büyümeye başladı yeniden.
Hani böyle bahar desen bahar değil lakin,
Sanki kış çok uzakmış gibi bu havalar.
Güllerim yeniden tomurcuklandı misal,
Kokusu desen sanki yaz gibi.
Öyle işte,
O güzel günler sanki yola çıkmış gibi.
Cemre.Y.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem

...Eylül Gelmiş Diyorlar, Gelsin Madem...
Herkeste bir eylül telaşı almış gidiyor!
Oysa ben daha yaz'ıma doyamadım.
Güz kokulu günlere hazır değilim henüz.
Güneş yanığı yaprakların çıtırtılarına hele hiç!
Hazır değilim.
Daha dün denizle kucaklaştım misal.
Öyle umarsızca sırt üstü uzandım göğsüne.
Şöyle bir de ayak ayak üstüne attım ki değmeyin keyfime.
Sonra bir rüzgar esti ki sorma,
Utanmasam üşüyecektim hani,
Öyle tabi, mevsimler de değişiyor nihayetinde.
İlkbahar ile sonbahar eskisi gibi üçer ay sürmüyor artık.
Eylül gelmiş diyorlar, gelsin madem.
Asıl ben ondan sonrası gelecek olan
O zemheri ayazlarına hiç, hazır değilim!
Cemre.Y.

31 Temmuz 2025 Perşembe

Neyse Gülümseyelim Bari

...Neyse Gülümseyelim Bari...
Taze kesilmiş çimen kokusuyla uyandım yeni güne.
Gündüzü yaşadığım kabustan sonra,
Gecesi gördüğüm rüyaları hatırlamıyorum çok şükür.
Sabah sabah domatesli pirinç pilavı düştü aklıma
Hatta biraz da zencefil de kattım.
Mükellef bir kahvaltı yapmayalı ne kadar oldu acaba?
Ne çok severdim oysa peynirin her çeşidini,
Zeytinin her rengini sunum sunum kendime sunmayı.
Neyse gülümseyelim bari.
Gülümseyince o da, bu da, hepsi de geçmiş oluyor nasıl olsa.
Cemre.Y.

26 Temmuz 2025 Cumartesi

Günaydın Cumartesi

...Günaydın Cumartesi...
Sanki kabuslarımı bölüp beni kurtarmak istercesine,
Taze demlenmiş kaçak çay kokusuna uyandım bu sabah.
Kavurucu sıcaklarla geçen günler ve gecelerden sonra,
Ayağıma hafiften bir rüzgar dokundu hiç yoktan.
Aralık penceremden sızıp tülümü kımıldatıyordu.
Kalkıp mutfağıma süzüldüm, çay demledim kendime en kaçağından.
Günaydın hayat, günaydın cumartesi, günaydın canım kendim.
Bana daha çok günaydın.
Hadi şimdi küçük bir tebessüm yerleştiriver dudağının kenarına.
Yaşanacak günlerimiz var daha!
Cemre.Y.

28 Haziran 2025 Cumartesi

Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir

...Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir...
Kim bilir kaç yaz geçti şöyle bir...
Denizin koynuna boylu boyunca uzanıp,
Kulaç kulaç kaburgalarını çatlatacakmış gibi sarılmayalı!
İyot kokusunu özlemeye çare var azizim,
Tuzunu tatmaya da çare var,
Kumsalının bağrında adım adım gezinmeye de çare var.
Ama...
İlle de...
O...
İçinde olmak var ya...
Güvenli limanım yıkıldığından beridir
İşte ona çaresiz kalıyor insan olan.
Öyle ya...
Sahiline soyunsan,
Kumsalında senden kalanlara kim bakacak?
Hiç yoktan geri dönebilmek için,
Evinin anahtarını olsun kim koruyacak?
"Özledim!" derken burnunun direği sızlasa ne fayda.
Ne güven kalmış ne de liman.
Senden bana diyar olmaz birkaç zaman.
Cemre.Y.

22 Haziran 2025 Pazar

Olmadı Tabi

...Olmadı Tabi...
Ayaz vurmuş gonca gül'üme.
Oysa ömrünün solmasına daha çok vardı.
Daha kadife gibi olacaktı yaprakları,
Hayata gülümserken mis-i amber gibi kokacaktı.
Olmadı tabi, bu sefer de olmadı.
Cemre.Y.

24 Mayıs 2025 Cumartesi

Koku

...Koku...
Misal...
Yıllar önce terasımdaki saksıma ektiğim,
Hiçbir zaman, hiçbir çiçeğinden de,
Özlediğim o zambak kokusunu bana hiç sunmayan
Ki buna rağmen sırf hiç yoktan çiçekleri açıyor diye
Onlardan vazgeçemediğim o kökleri,
An gelince yine çiçekler açmaya meyillenince,
Saksısını ne yana çevirirsem çevireyim,
İlle de akşam güneşine döndürüyorlar ya yapraklarını,
Gayri çiçek açsa ne, açmasa ne!
O güzel çiçeklerinin kokusu,
Misk-i amber kokusu olsa ne, olmasa ne!
Hayata her daim umutla tutunmaktan da yoruluyor insan.
Hem ben güneşi seviyorum diye
Güneşinde beni sevip
Mis kokulu çiçekler açtırması
Ya da...
Sadece yapay bir çiçekmişim gibi
Çiçek yapraklarımı kokusuz bırakması
Artık umurum dışı oluyor ya!
İşte ben tam ondan vazgeçtiğimde,
Onun bu mevsimde yeni çiçekleri açtığında
Artık misler gibi alıyorum o kokularını.
Sorsan sanki anamın köyünden
Doğduğum eve giderken rastladığımız
Sadece annemle ikimizin görüp bildiği
Doya doya doyumsuz kokladığımız
O dağ zambağının kokusuymuş gibi,
Sanki bir özür ve sanki,
Elden bu kadar gelir,
Ne sana ait kalabilirim, ne de sana dair!
Ama seni seviyorum gibi bir şey bu.
Cemre.Y.

23 Mayıs 2025 Cuma

İnadına Gülümsemeli Hayata!

...İnadına Gülümsemeli Hayata!...
Yüzüne güneş değmiş gözlerimin,
Omuz başlarım sabah sıcağına dokunmuş.
Çıplak ayaklarım çimenlerle sırnaşmakta.
Az kalmış iyot kokusuna doymaya.
Öyle özlemişim ki kaç kulaç eder acaba!
Zülüflerim de süzülür denizin koynunda.
Benim mevsimim gelmiş belli.
İçim dışım kıpırdamakta.
Bir sevmek geçer kalbimden bir de sevilmek.
Öyle ya!
Geçmişse nihayet ayaz zamanlar,
Şimdi...
İlle de, inadına gülümsemeli hayata!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...