asla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2023 Perşembe

Hoşça Kal Can Kırıklarım

...Hoşça Kal Can Kırıklarım...
Ona deki...
Ben o günlerin hiçbirini unutmadığım gibi,
Ben bugünü de asla unutmayacağım!
Artık ne kadar delirebilirse delirmesine gerek yok.
Onu yüreğimden azat ettiğim gibi,
Bugün ruhumdan da azat ettim.
Hoşça kal can kırıklarım.
Hoş kal, mutlu kal.
Cemre.Y.

9 Temmuz 2022 Cumartesi

Bayram

...Bayram...
Ses'in, bir nefes' e, kuş cıvıltıları gibi şakırken,
Yar dediğine, aynı şenlikte,
Yaren oluyorsa bayramdır asıl!
Ve hiçbir bayram, asla yalnız yaşanmamalıdır.
Hiç yoktan, akşam olunca, kendine kalınca,
Gelip gidenlerin, yerinden kaydırdıkları halıları,
Koltuk örtülerini, sehpalarını düzeltmelisin misal!
Yarın gelip, yine dağıtsınlar diye dileyerek.
Cemre.Y.

18 Nisan 2021 Pazar

Suç Desen Hala Ortalıkta Yoktu!

...Suç Desen Ortalıkta Yoktu!...
Bir, olmadan iki...
İki, olmadan da üç olunamayacağını,
Üç, olmadan hele!
"Biz" olamayacığımızı bildiğimden beridir,
İki'nin bizi terk edip,
Üç ile bir'i öylece bırakınca...
Üç ile bir'in, birbirine asla,
Şöyle bir tastamam yetemeyeceğini de öğretti hayat!
Suç desen...
Ortalıkta yoktu!
Ne o "Bir", kendi kendine yetebildi ki üç'e yetsin,
Ne de o "Üç", kendi kendine aşabildi ki bir'e kalsın.
"İki" vardı bir zamanlar...
Suç desen...
Ortalıkta yoktu...
Sonra sonra ortaya çıktı "İki"!
Kendince geçmişini kızına affettirmeye çalışan,
Kendince ona yaşatamadığı babalığı yaşatmaya çalışan!
Sonra onu da unutturdular iki'ye,
O "Bir"i "Üç"ü ve "Biz"i unutturdukları gibi...
Suç mu?
Suç desen hala ortalıkta yoktu!
Sanki o hiç ölmeyecekmiş gibi.
Cemre.Y.

12 Ekim 2019 Cumartesi

Affet

...Affet...
Affet beni,
Beni..
Affet.
Beni yüreğinin en dibinden affet ey çocukluğum!
Dişil doğmuşluğumu,
Eril eyleyemem!
Kaderimi, kaderimizi yeniden yazamam misal!
Seni daha doğduğun an yuhalayan insanların,
Yüreklerine sevgi yerleştirmem misal,
Belki biraz sevgi, belki biraz şefkat sunamam o anlarına lakin!
Sana...
En gerçeğinden...
Sarılabilirim en çok!
Ama böyle...
Günümüz insanı gibi,
Öyle uzaktan-mış gibi yapılanlardan değil ha!
Sağ boşluğun sol boşluğuma denk gelene kadar,
Sağ boşluğum sol boşluğuma denk gelene kadar...
İki yürek atışı kadar sarılırım sana,
Kaburgalarımız...
Hasretleri yok edecek kadar çıtırdayana kadar!
Şimdi...
Beni affet lütfen!
Ve tam tamına...
Kırk beş yıl sonra..
O duvar tam da yerinden kırıldığında bana yeniden gülümse lütfen!
Çünkü ben hazinemi bulmuş olurum çoktan...
Tosbağam, mahallenin çocuklarından üttüğüm bilyalarım ve ben.
Bir keresinde...
Şimdiki yaşımdan çok yıllar önce...
"Hayaller ölmeden kızım, insan asla ölmez!" demişti anam.
O yılın ertesinde kansere yakalandığını şimdi anımsamak ne acı!
Bilseydim beni bunca sevdiğini...
Ben bari...
Sana yeni hayaller ekmez miydim be anam!
Keşke bi kere olsun bari!
Yavrunun saçlarını şöyle kokulu kokulu öpüp,
O kokunun, kaç hayal ettiğini bilebilseydin demeyeceğim sana!
Şimdilerde, her gece…
Rüyalarımda sımsıkı sarılıp dökülmeye başlayan saçlarımın her telini...
Öpüyorsun nasıl olsa!
Kanser olurum diye mi korkuyorsun be ana!
Zakkumun kökünü de yesem yahut içsem!
Kanserden öldü diyemeyecekler ardımdan!
Yoruldu, yorgundu.
Ama ille de hayalleri vardı, böyle gülümseyerek gitti,
Bu dünya yetemedi belli ki...
Kendi dünyasını seçti diyecekler ardımdan!
Olsun.
Ben, ruhumu, hiç olmaması gereken varlığımdan affettim ya...
O, bana, yeter!
Cemre.Y.

14 Nisan 2019 Pazar

Güven

...Güven...
Birilerine sınırsızca güvenmek değil bu!
Bu olsa olsa...
Her defasında ecele razı olup,
Boş kalmayacak ellerine güvenip, kaderine razı bir geçişle,
Ömründen vazgeçip, geçip, yine, yeniden hayata doğmak bu!
Aşk, gibi!
Sevda, gibi, vuslata dair son umut gibi bir şey bu!
Ömürden vazgeçişli bir ayrılık gibi.
Tutsaydın ya ellerimi ömrümü sana sunarken ben!
Bir daha da asla!
Bırakmayacağına da güvenseydim ya hani!
Cemre.Y.

23 Ocak 2019 Çarşamba

Yorgun Kırgınlıklardan Geçiyorum Sevdiğim

...Yorgun Kırgınlıklardan Geçiyorum Sevdiğim...
Yorgun kırgınlıklarda geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim!
Ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul, bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Şimdilerde...
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Bu dünyaya ait zamanıma,
Gelecek mektupları bırakmaktayım.
Ey insan oğulları, ey ki insan evlatları!
Ben...
Hiç kimsenin...
Kurduğu aynı hayalin hayaleti olamadım!
Aynı oyunların girdabında savrulamadım bir türlü,
Beceremedim ben, insan bile olamayan o, milyonlarca siz'le,
Aynı kafesin içinde yoğrulmayı!
Ve de...
Türlü yalan dolanlarla elde ettiğiniz sanal sevinçlerle,
Gerçek olduğuna inandığınız o, mutluculuk oyunlarınızı oynamayı.
Pişman mıyım?
Asla!
Zira hangi kimliğinize bürünsem,
Aynaya bakan yüzüm ben olmayacaktı.
Olamadı.
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Çünkü asla anlamlandıramıyorum,
Size ait bu dünyaya neden sınav için geldiğimi!
Çok ama çok eminim ki ben...
Cehennemi hak edecek tek bir günah işlemedim!
Yaradan ki!
Beni ilk adam'a Adem'e meyl ettirip,
Meğerki,
"Ol!" emredip,
Beni de, ben oldurmaya üşenip ki,
Onun kaburga kemiğinden yaratmış madem,
Ulan!
Sormazlar mı insan oğlu/kızına!
Bir Adem,
Bir sen varsın, bir de Havva ana!
Şeytan senin neyine?
Ki...
Yaradan'ın "Ol!" deyince...
Hani yarattığı o şeytan'ı da yok edebilme hükmü var!
Neyse...
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Hele ki daha ölürsem mekanım cennet olacak diye,
Kur-an'ı Kerimde yazılı yaşım olan,
Günahsız cennet olan o yaşımda.
Daha altı yaşımda!
Kurtulmak için direndim de,
Bütün ömrüm boyunca kurtuldum diye miydi?
Bunca bela!
O yaşımda...
Bağırsak yırtılmasından ölemediğim için mi yani,
Bu dünyadaki bunca c/eza'm!
Yoksa!
Ömrüme dahil olanların kaderi cehennem olsun diye,
Neden onların ömrüne alet ve de dahil olan ben olaydım ki?
Misal onlardan biri,
Şimdi umrede!
Mekke'n, Medine'n arası af diliyor,
Bir tilkiyi...
Sırf aç kalmış da...
Tavuklarınından birkaçını yemiş diye,
Ağaca asıp,
Derisini diri diri soyup,
Öylece,
Çırılçıplak salıvermişliğinden!
Sonra, sonra sıra gelecek bendeki günah meyillerine daha!
Kabul mü?
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Sana kavuşmama az daha dünya yılı kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın!
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Yıllar boyunca saçlarımın kesimiyle uğraştım
Ve yıllar boyunca da rengiyle!
Yıllar boyunca gözlerimin rengiyle uğraştım
Ve de yıllar boyunca da kapaklarındaki far renkleriyle!
Öyle farklı bakabilirim sanıyordum bütün aynalara.
Ama ne yapsam ne etsem değişmiyordu,
Her sabah aynaya gülümserken dahi baksam,
İçindeki o kız çocuğunun kırılgan kanatları aynıydı hep!
Ben...
Bendim işte...
Bu saatten sonra da değiştiremem!
Sizi...
Boğazıma bir yumru tıkandı şu an ama...
Evet...
Sizi...
Hepinizi...
Ait olduğunuz dünya normlarınızdaki kafesinize koyuyorum,
Ve ben gidiyorum toptan.
Affediyorum!
Fakat!
Siz de affedin beni lütfen!
Size dair değilim ben.
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Ama...
Hangi dünyada olursa olsun,
Geçmiş ise madem!
Geçmiştir be!
Bulmak istersen, beni bul!
Ve sakın kaybolma bir yere!
Yeter be!
Cemre.Y.

6 Eylül 2018 Perşembe

Vicdanın Sesi

…Vicdanın Sesi…
Vicdanın sesi kör bir bıçak gibidir,
Yıllar yılı çok yorulsa da, yıkılsa da asla pes etmez.
Her gece hiç bıkmadan gıcırdar yüreğinin kafesinde.
Sonra birden artık gecelerinin neden uykusuz geçtiğini anlarsın.
Elbette çoktan affettim seni ama…
Sende çok geç kaldın be güzelim.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2018 Pazartesi

İnsanoğlu

…İnsanoğlu…
Ey insanoğlu sana kimse söylemedi mi?
Sendelerim, hatta bazen büyük hatalar yapar tökezlerim,
Yıkılırım, düşerim, acımı da dibine kadar çeker,
Yasımı da dibine kadar tutarım evet ama
Acıdan yere yığılsam bile zaman zaman,
Asla yerlerde sürünmem.
Kimse ayak basamaz yüzüme.
Kalkıp, kararlı adımlarla hayatıma devam ederim.
Güldüğüm kadar ağladığım gibi,
Ağladığım kadar da güleceğim elbet!
Cemre.Y.

22 Mayıs 2018 Salı

Yoruldum

…Yoruldum…
Camlarıma yağmur vuruyor ey yar!
Senin gözyaşların da var!
Benim gözyaşlarımda var!
Ne sen bana bir adım geldin…
Ne ben senden ayrılabildim…
Korkma sevdamın ateşinden artık…
Yanmayacaksın asla…
Yeter korunma, kaçma, sessizliğine sığınma…
Çünkü ben…
"Öz"ünden hep "Üvey" çıkmasından yoruldum !
Fırtınamın şiddetiyle geldiğim gibi, 
Yere düşen kar tanesi gibi 
Usulca giderim sessiz ve sensiz.
Cemre.Y.

17 Mayıs 2018 Perşembe

Yara

…Yara…
Küçücük bir bebekte olsa, 
Her kadın başını yaslayabileceği bir omuz ister, en kuvvetlisinden…
Bu önce bir baba olur, sonra sevdiceği…
Kimi korkmadan söyler, kimi de düşünülse der! 
Benim ne babam oldu ne de sevdiceğim.
Ne zaman birine güvenecek olsam,
Hemen buldular içimdeki küçücük kız çocuğunun yaralarının yerini.
Kırk yaşımdan sonra öğrenebildim bir daha asla sevmemeyi…
Cemre.Y.

14 Mayıs 2018 Pazartesi

Olmayacak

…Olmayacak…
Öyle bir an gelir ki,
Tek bir nefeslik kokusuna muhtaç olursun!
Psikolojik bir buhrandır evet!
Kimyan bozulur, nefesin tekler…
Ama o bir tek nefesi ona ait,
Herhangi bir kokudan alamazsan, ölebilirsin.
Bir daha asla olmayacak,
Bir daha asla kimse nefesim olmayacak.
Cemre.Y.

23 Şubat 2018 Cuma

Yaşayan Şiirler


...Yaşayan Şiirler...
Yaşayan şiirlerim var benim,
Bir tek romana sığmaz,
Adı yüzündense,
Asla, seri serüven olamaz.
Cemre.Y.

19 Şubat 2018 Pazartesi

Cemre Atasözü


…Cemre Atasözü…
Cemre atasözü der ki;
Aslan pençesini törpülerken
Çakallar çil yavrusu gibi kaçarmış.
Cemre.Y.

26 Aralık 2017 Salı

Yürek Yok

...Yürek Yok...
Olur ya!
Bir daha olur ya es kaza
Denk gelirsek...
Asla ama asla!
Sevmeyiz birbirimizi.
Çünkü bütün akıllı direktifleri
Uyguluyor çünkü şu kalp!
Senin kalbinin içinde yürek yok çünkü!
Cemre.Y.

16 Aralık 2017 Cumartesi

Olamazdı

…Olamazdı…
Karma karışık şu topacın ipleri,
Birbirinden apayrı değişik...
Renk bozuğu hayatlar
Bize göre değildi be azizim!
Olamazdı da zaten!
O yüzden de, hiçbir diziye de kanmadık!
Hiçbir reklamın,
Subliminaline bile…
Aldanmadık!
Sadece...
Bir tek kere…
Tastamam bir tam kandık...
Adam maskeli bir sıfata!
Araf'la dans ederken!
Yakalamışlar bizi…
Bir dahası mı asla!
O yüzden, yüreğimin tellerinde,
Hep aynı güfte!
"Cahildim dünyanın...."
Kanamıyoruz ya artık!
Neyse…
Cemre.Y.

Daha Çabuk Ölüyorum Sensiz


…Daha Çabuk Ölüyorum Sensiz…
Üzülme be yürek çiziğim!
Tabi ki yarın yine…
Sen varsın diye yeniden doğacağım.
Sadece…
Sensiz bütün gecelerimde…
"Onun geleceğinde asla olmamalı!"larla
Kabuslu rüyalarım,
Her büyüdüğün gün biraz daha…
Biraz daha korkulu,
Biraz daha korku dolu yaşlı olacağım.
E alış artık sende buna!
Bir gün…
Gitmek zorundayım!
Sahi sen lale severdin değil mi?
Arsız papatyalarımı ekme sakın
Sırf ben seviyorum diye mezarıma!
Hep…
Lale zamanları gel bana…
Ama…
İlle de gel ha!
Beklerim ben seni…
Sabırlıyım biliyorsun ama sakın!
Mezarımda dahi
Gırtlağıma dayanma!
Göğsüne yaslan en güzel uykularının.
Uykusuz gecelerini de unutma!
Sahi … Korkma!
Ellerimin parmaklarının
Bütün boğumları söz verdi bana
Sen okşamak istersin bir zaman diye
Diri kalacaklar onlar…
Evet…
Ben…
Seni…
Çok…
Bekledim.
Sakın ha yine gözlerini devirme bana!
Yüz milyar galaksi gezsem de dahi
Etmez hiçbir yıldız
Gözlerinin yosunun devrilmesi kadar!
Sakın ha!
Gitme bu sefer…
Daha çabuk ölüyorum ben sensiz!
Cemre.Y.

11 Kasım 2017 Cumartesi

Sevişmek Cinsel Bir Eylem Değildi Sadece

...Sevişmek Cinsel Bir Eylem Değildi Sadece...
Kalem...
Yürekten akıp,
Dilden sızamayanı kolay yazar çocuk!
Gizleri...
Acıları...
Aşkları...
Hasretleri...
Nefretleri...
Vedaları...
Hepsini.
Aynı acıyı çekmeyen birinin,
Asla anlayamayacağı ne varsa işte!
Şiir olur harflerin,
Bir uçurum kenarında şelale olur
Akar, akar, akar…
Deli dolu çağlayan bir nehir olur bazen,
Bazen dingin bir dere oluverir!
Sonunda bir denize yol alır çocuk.
Belki, okyanusa açılır bazen!
Bazen de
Manzarası eşsiz bir göl olur biriktirdikleriyle.
Ama illa ki en sonunda,
Bir dağ yamacında,
Yoldan geçen o son yolcunun,
Suya kanacağı minicik bir gölet olur.
Gölcüğün içindeki bir bakır tas su olur.
Gün olur, buhar olur göğe çıkar,
O ilk yağmur tanesi olup,
Göz pınarlarına konar da,
İllaki en sonunda,
Gözünün yaşının bir damlası olur be çocuk!
Sen bütün renklerin dilini biliyordun
Gittin nefreti seçtin!
Yoksa bana o son buğulu bakışında,
Sarıp sarmalayıp seni,
İçmez miydim göz pınarlarında birikenleri!
Yoksa sevişmek
Cinsel bir eylem değildi sadece!
Renklerinle kal çocuk!
Cemre.Y.

Bir Daha Asla Omuzum Olmadan Ağlama

…Bir Daha Asla Omuzum Olmadan Ağlama…
O tek cümlelik!
Ömrümce isteyip de sana dair,
Yapamadıklarımdan sebep!
Ömrünce sana ettiğim bir tek küfürümle
Seni benden savurduğumdan beridir,
Yedi ayımızı...
Beni hiç özlememekle,
Yetmiş yıla çevirdiğinden beridir!
Her gelişinin gidişinde...
"Yokluk!" temizliği yapıyordum ben.
Bana hiç gelmezdiysen!
Çünkü her geldiğinde, özlemekten
Burnumun direğinin sızının dinmediği...
Hiç yoktan,
Kokun siniyordu yastığına yorganına!
Hiç yoktan, birkaç uzun güneş teli
Saçın düşüyordu halılara!
Hiç yoktan,
Seni doya doya öpebildiğim
Anlar kalıyordu dudaklarıma!
Hepsi iyiydi ama!
Hiç yoktan...
Ukala bir bakışın kalıyordu odandaki aynanda...
Asi burnunun izine, dayanamıyordum.
Duruyordu çünkü hala orada...
Bana öylece, dikine... dikine!
Her seferinde öpüyordum burnunun ucundan.
Ama bu sefer!
Temizlemedim hiçbir şeyi...
Ne gelişini...
Ne de gidişini....
Gereği ve zamanı neyse evimizin
Onu yaptım sadece.
Oysa yine!
Bütün varlık delillerin yine yerli yerindeydi de.
"Yokluğuna!" artık...
"Yok!" kalmıştı sanki!
Çünkü...
Hiç dokunmamışsın
Çocukluğunun aynasına!
O isyankar burnun bile değmemiş bir kere bile!
Hiç sevmemişsin meğer!
Nice zamandır kendini,
Edebileceğin son inatla,
Bana rağmen bile!
Olmadı be çocuk!
Yine olmadı.
Tamam yokluğuna korkmuyorum artık
Temizlemedim artık hiçbir şeyi ama!
Ama ben sana!
Odanın halısına
Gözyaşını damlatma demedim mi?
Bak...
Bu ikinci oluyor!
Ha birincisinin farkında bile değildin!
Hiç küfür etmemiştim daha sana!
Bir daha asla omuzum olmadan ağlama.
Cemre.Y.

5 Kasım 2017 Pazar

Şiirin Şiirime Çarpmasın

...Şiirin Şiirime Çarpmasın...
Sakın ha!
Bir kere daha asla,
Gün gecenin yalnızlığına gebeyken,
Kimsesizlik kaldırımlı sokaklarıma çıkma!
Hele, o çıkmaz sokağın sonunda,
Bir kere daha asla!
Bir tek şiirinin dahi,
Ayağı kaymasın benden yana!
Neme lazım!
Sonra yine şiirin şiirime çarpar,
Hiç yoktan siyaha kırmızı keser sokaklar,
Herkes sadece uzaktan seyrederken
Canımızın kırık camlarını bu sefer ben toplamam.
Bu sefer bende sana acımam!
Bu sefer geçsin diye öpmem mesela dudaklarını
Terklerimizin gözyaşlarından.
Bu sefer, kanatırım,
Öperken dudaklarından geçip
İçinin, o hep yalnızlık yolcusu seferini
Öyle öper de senden öyle giderim ki
“Bir daha asla…
Benden geçemezsin!”
Cemre.Y.

29 Ekim 2017 Pazar

Senin Seçeneğin Yoktu Be Sevgili

...Senin Seçeneğin Yoktu Be Sevgili...
Sırlarım olmadı hiç!
Bana dair hiç gizemim olmadı.
Triplere girmedim,
Amaç oyunlarına vakit harcamadım.
Ya kabullendim olduğu kadarını
Ya "Olmaz" ı çektim gittim.
Utançlarımsa asla olamaz
Buna izin vermedim!
Bana istemsiz yaşatılan her şeyiyse
Zaten çoktan affetmiştim!
Milyarlarca insanla paylaşabilir
Gram da gam yemezdim!
İki seçenekleri vardı ne de olsa,
Ya beni doğru anlayacaklar,
Ya da hayatımdan yok olacaklardı.
Senin seçeneğinse yoktu sevgili
Doğru anlamak zorundaydın beni.
Yüreğimin üstünü örtmeyi unutmuşsun
Yazık harcamasınlar!
Ört ve çek git!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...