hiç yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hiç yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2026 Pazar

Hoş Geldin Lan Yaşamak

...Hoş Geldin Lan Yaşamak...
Belki de...
Hiç yoktan karşına çıkan bir çiçeğin özüdür hayat.
Uzanıp usulca koklasan,
Sanki küçük bir top renk kondurmuşsun gibi,
Burnunun ucuna konuverir polen taneleri.
Yüzünü güneşe dönüp gülümsersin sebepsiz.
"Hoş geldin lan yaşamak." dersin.
Seversin işte, yine, yeniden seversin.
Cemre.Y.

11 Aralık 2025 Perşembe

Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!

...Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!...
Gündöndü.
Hatta, gecelerde döndü,
Amma velakin yine de gündöndü!
Ama sanki sabah hiç olmayacakmış gibi,
Ezberlerini hepten kandırmışlar gibi,
Çoktan ardını dönmüştü güneşe, çok ama çok, çoktan!
Ki madem ben, ona...
Hep bulut olduydum ya, çoktan çekilmiştim onun ömründen.
Dün gece olsun bari, yahu!
Dün gece...
Ne demeye?
Gecenin en sağır saatinde...
Ona sımsıkı sarılmışlığına bile pişman eder insan olan bir diğerini?
Ki zaten!
Gözü yeterse...
Çiğdem çekirdek olurdu misal, yeni doğan güneşle...
Yetmedi diyelim hadi!
Saman bile olamadı ya la!
Onca sene, onun için, onun semerini taşıdığı eşeğe hem de?
Gündöndü...
Gün ile gece kaldı.
Arada imsak vakti eksik misal, arada kuşluk vakti eksik!
Uyu, hu, uyu!
Bundan gayri ne benden sana gün açar,
Ne de senden bana gece doğar,
Soyadı kısmı boş bırakılmış hükümsüz iki kayıbız biz.
Bir tek hüküm var ise, ki o da sayende, biz artık bize yok'uz.
Bundan gayri artık, biz, bize, hiç, yok'uz.
Cemre.Y.

5 Aralık 2025 Cuma

Çünkü Sen Yoksun

...Çünkü Sen Yoksun...
Bugünlerde nice çabalasamda
Eskiden elekle evime, yüreğime taşıdığım güneşi
Aynı kalbur elekle içime atıp yaşatamıyorum kendimi
Çünkü artık içinde sen yoksun eskisi gibi.
Cemre.Y. 

7 Ağustos 2025 Perşembe

Yağmur

...Yağmur...
Ey benim gül yaprağındaki yağmur tanelerim.
Nasıl da güzelce, elini yüzünü yıkadınız İstanbul'umun.
Terasıma çıkıp kahveme birkaç damla yağmur damlatayım hele!
Seveyim, sevineyim hiç yoktan.
Öpeyim gülümseyişlerinizin kıvrımlarından.
Aylardır yokluğunuz kavuruyordu yüreğimizi.
Geldiniz, iyi ki geldiniz...
Hoş geldiniz.
Size söz verdim bu gece,
Sitem etmeyeceğim artık çatımdaki tıkırtılarınıza.
Yeter ki ağlatmasın odalarımın duvarlarını.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2025 Salı

Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim

...Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim...
Nihayet rüyası yaşanılası geçen bir geceden sonra,
Sabahına gülümsemelerle uyanılan bir gündeyiz.
Kaç zamandır nefesimiz bile kavrulmaktaydı,
Yıkanır yıkanmaz bile yeniden oluşan terden, nemden,
Yapış yapış iklimden bıkmıştık artık.
Nihayet çay ile kahveyi aynı anda yapacak kadar mutluyum bu sabah.
Hadi gel...
Yeniden sevelim.
Hiç yoktan sevmeyi sevelim.
Cemre.Y.

28 Haziran 2025 Cumartesi

Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir

...Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir...
Kim bilir kaç yaz geçti şöyle bir...
Denizin koynuna boylu boyunca uzanıp,
Kulaç kulaç kaburgalarını çatlatacakmış gibi sarılmayalı!
İyot kokusunu özlemeye çare var azizim,
Tuzunu tatmaya da çare var,
Kumsalının bağrında adım adım gezinmeye de çare var.
Ama...
İlle de...
O...
İçinde olmak var ya...
Güvenli limanım yıkıldığından beridir
İşte ona çaresiz kalıyor insan olan.
Öyle ya...
Sahiline soyunsan,
Kumsalında senden kalanlara kim bakacak?
Hiç yoktan geri dönebilmek için,
Evinin anahtarını olsun kim koruyacak?
"Özledim!" derken burnunun direği sızlasa ne fayda.
Ne güven kalmış ne de liman.
Senden bana diyar olmaz birkaç zaman.
Cemre.Y.

24 Nisan 2025 Perşembe

Korkularım Korkuyor

...Korkularım Korkuyor...
Dünden beri yine,
Korkularım korkuyor sevdiğim.
Sanki koca bir yük gemisinin güvertesinden,
Marmara Denizinin tam ortasına,
Savrulmuşta,
Dalga dalga sallanmakta olan,
Kağıttan gemi gibi sallanıyor İstanbul'um!
Elim ayağımın canı çekilmiş gibiyim.
Kulaklarımda dinmeyen o uğultu geçmiyor.
En büyük depremim bu değildi lakin,
O gece koynumdaydı yavrucağım.
Sarıp sarmalayıp kucağımda dışarı çıkarırken,
O daha çok korkmasın diye korkamamıştım bile.
Kaç vakittir hiç yok ya, ahvalini ele güne sormak da yoruyor bu kalbi.
Cemre.Y.

14 Şubat 2025 Cuma

Kilit

...Kilit...
Kalbimi yokladım da şöyle bir,
Kırk yamalı yüreğimde kalmamış hiç,
Sana dair, bana dair, sevgiye dair hiçbir ümit.
Kalkıp gittim ben de oralardan vurdum bir kilit.
Cemre.Y.

28 Aralık 2024 Cumartesi

Hiç Yoktan!

...Hiç Yoktan!...
Uyandım gün yine karanlık.
Açtım iki göğsümün arasını,
Yokladım kırk yamalı yüreğimi.
Kuytu köşelere saklanmış birkaç renk buldum.
Nicedir sıkılmıştım ya etrafımı saran grili anlardan.
Güneşsiz günlere inat,
Kalbimin ölü kelebeklerinin kanatlarını boyadım teker teker,
Rengarenk yamalardan uçurtma yaptım sabah sabah.
Uçurtmamın kanatlarına taktım kelebeklerin renk renk kanatlarını.
Terasıma çıkıp uçurdum uçurtmamı,
Yağmura yakalanmadan yüzdürdüm bulutların içinde.
Hiç yoktan güneşim oldular bana,
Bugün de yaşadım hiç yoktan!
Cemre.Y.

24 Aralık 2024 Salı

Toz Oluyor Hepsi

...Toz Oluyor Hepsi...
Bizim dost kervanımız...
Kapalı gişe oynuyor bu gece.
Ne vakit dara düşsek toz oluyor hepsi.
Oysa...
Benim ütopyamı da bir sorsaydılar.
Camdan saraylar yapardım her birine.
Eksiksiz mutluluklar sunardım her birine.
Sorgusuz, sualsiz, hesapsız, kitapsız,
Yüreğimin en baş köşesiydi yerleri.
Ama ne vakit ayağım tökezlese, hiç yoktular!
Böyle böyle acılaştı kahvelerin telveleri.
Böyle böyle azalıp bittiler ömrümden.
Cemre.Y.

15 Aralık 2024 Pazar

Dün Geceydi İşte

...Dün Geceydi İşte...
Hatırlamıyorum ki en son ne zaman,
Gülümseyerek yattım yatağıma.
Battaniye üstü yorganıma sarınıp,
Yastığıma küçük bir buse kondurup,
Sabaha kadar hiç uyanmadan uyudum.
Dün geceydi işte.
Kırmadım, incitmedim kendimi,
Ne çatımı akıtan yağmura kızdım,
Ne de güneşimi saklayan gri bulutların karasına.
Sabahında yeniden sevdim kendimi.
Tavuk suyuna çorba yaptım hiç yoktan.
Aferin dedim canımın canına,
Ve hiç yoktan mutlu oldum yeniden.
Aferin hayata inat günaydının var hiç yoktan!
Cemre.Y.

8 Aralık 2024 Pazar

O Kadar Çok Ağladım Ki

...O Kadar Çok Ağladım Ki...
Ahhh çocuk ahh!
O kadar çok ağladım ki,
Sana "Git!" demeden önce
Yüreğimden çoktan gitmiş bedensizliğine!
Bilesin ki benim hiçbir zaman vicdanım ölmedi!
Sadece senin vicdansızlığına hüküm giydi!
Cemre.Y.

13 Kasım 2024 Çarşamba

Hiç Yoktan

...Hiç Yoktan...
Sabah olsun diye çırpınılan,
Kabusu bol bir gecenin ardından,
Uyandım!
Sade kahvemi içmek aklıma bile gelmedi.
Çay demlemeyi de erteledim.
Durduk yere, sabahın köründe,
Şöyle bolca salçalı, kırmızı, kıpkırmızı,
Tavuk suyuna şehriye çorbası yaptım.
Yine kıştan,
Bir bahar gününü ve güneşimi çaldım.
Şimdi hiç yoktan,
Kırmızıya meyyal bir huzurdayım.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2024 Salı

Hiç Yoktan

…Hiç Yoktan…
Hiç yoktan kahkahalarla gülen kadınlara rastladım bu sabah!
Masalarında yeşil güzeli üzüm salkımları,
Ellerinde kıpkırmızı şarap dolu kadehleriyle,
Oturmuşlar kamp sandalyelerine…
Sanırsın güneş makas almış yanaklarından,
Deniz de orada, sahil de orada, şiir de orada.
Öyle güzel gülüyorlardı ki,
Bir tutam gülüş yerleşti dudaklarımın kenarlarına.
Hiç yoktan birkaç dakikalığına da olsa güzelleşti dünyam.
Hiç yoktan sevmeyi sevdim mesela, günüm günaydınlandı.
Cemre.Y.

28 Haziran 2024 Cuma

Olamadık, Gitti, Bitti!

...Olamadık, Gitti, Bitti!...
Hiç olmayacak bir vakitte,
Hiç yoktan,
Ayrık otu gibi birden ortaya çıkıvermiş de,
Yıllar yılı, hayata tutunmaya çalışan,
Asma yaprağının dalına asılmış kırmızı kurdelayım şimdi.
Tutunsak da, bırakmasak ya birbirimizi!
Biliyordum elbet...
Öyle, üç beş yeşil yaprak, iki dal ile,
Şarap falan olmazdı bizden de!
Ne bileyim, kim bilir?
Belki birer fincan sade kahve eşliğinde,
Üzüm üzüm, iki gözüm, akacaktık ömürlere.
Ya da yapraklarımızdan sarılan sarmalarla,
Mutlu boğaz ilmeklerinden geçerken,
Bayram gelmiş sanırlardı hayatlarına.
Öyle nakış nakış, ince ince,
Sarıla sarıla mutlu ederdik herkesi.
Zaman işte!
Suyum yetse, toprağım yetmedi.
Güneşim yetse, bağım yetmedi.
Olamadık gitti, bitti.
Cemre.Y.

18 Haziran 2024 Salı

Bazı Acılar

...Bazı Acılar...
Acı derinleştikçe...
İçine içine, haykırış içinde oluyor insan.
Bazı acıların kuyusunun dibi yok!
Cemre.Y. 

21 Aralık 2023 Perşembe

Adam Yok Çünkü

...Adam Yok Çünkü...
Etraf yavşak dolu!
Bit olmadan başlarını ezmek lazım.
Zira...
Son kararımı caydıracak kadar adam yok çünkü.
21.12.2013 S: 21:48
Cemre.Y.

4 Kasım 2023 Cumartesi

Hiç Yoktan Yine Gülümsedim Hayata!

...Hiç Yoktan Yine Gülümsedim Hayata!...
Sana, serin bir sonbahar sabahının,
Sade kahve kokulu rüzgarından sesleniyorum,
Sana, kabussuz uyunmuş da uykusu alınmış,
Eli, yüzü yastık izi olmuş bir cumartesi sabahının,
Gürültüsüz yağmur çiselerinden sesleniyorum.
Ey benim sevdiğim, sevdiceğim, yürek çiziğim.
Az önce yokladım yüreğimdeki eski yerini!
Az kalsın seni unuttuğumu unutacaktım ya!
Eski bir Türk filmi şeridi gibi geçip gittin gözlerimden.
Sonra siyah beyaz ekran renklendi,
Geçen gün terasa koyduğum buğday tanelerine kuşlar kondu.
Cıvıl cıvıl cıvıldaşıp teşekkür ettiler bana.
Gülümsedim.
Hiç yoktan yine gülümsedim hayata.
Cemre.Y.

17 Ekim 2023 Salı

Bu Neyin Yokluğu

...Bu Neyin Yokluğu...
Sen ömrüme,
Sıcak bir yaz sabahı gibi doğmayalı beri,
Buralar hep ayaz sevdiğim,
Hani "Özledim." desem.
Yüreğimin kıyısı, köşesi,
Ne var, ne yok hepsini söküp gitmişsin.
Öyle dingin bir hissizlik bırakmışsın ki,
Sanki sana dair ruhumda ne vardıysa,
Onu da alıp gitmişsin gibi.
Lakin...
Ne vakit, zaman sonbahara doğru aksa,
Ellerim, ayaklarım buz kesiyor ya,
Bu işte bu!
Bu neyin yokluğu çözemiyor insan.
Cemre.Y.

19 Ağustos 2023 Cumartesi

Uzaklar Diye Bir Yer Var

...Uzaklar Diye Bir Yer Var...
"Değer!" ile
"Eder!" i,
Karşılaştırmadığımız için oluyor bütün bunlar böyle.
Şimdi mi?
Yüreğimin gönlünün kırıklarını topladım her yerden,
Öylece çekip gittim aranızdan.
Siz daha farkında değilsiniz,
Size, hiç yokluğumun!
Oysa bana çoktandır,
Uzaklar diye bir yer var,
Sessiz, sakin, huzurlu.
Yakındır, kırmadan,
Daha da kırılmadan,
Üzmeden,
Daha da üzülmeden,
Yollarımızı ayıran veda cümlelerim.
Bir hoşça kal ile,
Elveda'yı sımsıkı sarıp koynuma,
Yakındır gülümseyerek gitmelerim.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...