ayna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2025 Pazartesi

Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan

...Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan...
Yıllar öncesi bizden giderken,
Burnunun ucunu bıraktığın ayna izine,
Yıllar sonrası sana en son baktığım taraf olan yana
İki dudak arası kocaman bir öpücük konduramazsın.
Zaman izin vermez buna.
Zira çoktan alıştım ben yokluğuna.
Yine yakıp yıkıp, kırıp döküp gitsen ne fayda!
Çünkü çoktan yıktın sen bizim çekirdek ötesi ailemizi.
Yıkıldı evlerimiz, şehirlerimiz,
Bize dair ne varsa kırıldı çoktan.
Aynamızın sırrı bile döküldü görmedin mi?
Ben değiştirmeye kıyamadım,
Sen bizden kalan o son bakışları da paramparça etmeye.
Lakin biz hala orada kaldık sanma!
Bir kış ayazında sildim bütün izlerini.
Radyoda Fransızca şarkılar...
Yanımda sen..
Gidiyoruz işte uzaklara.
Yosunlu buz tuttu her yanımız.
Ben alıştım küllerimden yeniden doğmaya da,
Fakat kedi canlı da değilim ya hani.
Yaza kalır mıyız işte onu bilemem.
Belki bir tutam yıldız tozu olup, seriliveririm saçlarına.
Şimdi değilse de, elbet bir gün, ben, iyi hatırla!
Cemre.Y.

19 Nisan 2025 Cumartesi

Gönlümdesin

...Gönlümdesin...
Nicedir hislerimi kaybettim sanmaktaydım.
Gecenin üç otuzunda kimsesizliğime uyanmışken,
Omuz başlarıma sarılmış kelimeler yuvarlanıyordu ağzımdan.
Hiç birinin kifayeti yetemiyordu yüreğimi hissetmeme.
Sonra birden bire sustum, durdum, yutkundum.
"Gönlümdesin!" kelimesi geçiverdi ruhumdan.
Sonra harf harf yuvarlanıverdiler dudaklarımdan.
Hissetmeyen hislerimi hissettim o an.
Böyle bildiğin burnumun direği sızladı.
Göz pınarlarım dökülmeye hazırlanan yaşlara hazırlandı.
Yok!
Ağlamadım.
Koca bir ağız dolusu tebessüm ettim.
Kalkıp gece gece uyku mahmuru gözlerimi aynaya diktim.
Olabildiğince gülümsedim.
Şükür ki insandım hala!
Ha bu arada hala...
"Gönlümdesin unutma!"
Cemre.Y.

9 Kasım 2024 Cumartesi

Kendilerini Hep Kusursuz Sanıyorlar!

...Kendilerini Hep Kusursuz Sanıyorlar!...
Bazen kendimi hayatın şamaroğlanı gibi hissediyorum,
Ben ona gülümsemeye çalıştıkça, gelen de vuruyor, giden de.
Ha...
Bir de...
Her fırsatta,
Saçımın telinden,
Ayakkabımın rengine kadar
Eleştirenler var!
Oysa ben sevdiklerimin,
Tek bir kusurunu görmüyorum.
Onları o kadar çok seviyorum ki
Her şeyleri güzel geliyor bana!
Da...
Onlar...
Kendilerini hep kusursuz sanıyorlar!
Bir kere olsun aynalarına,
Bana baktıkları o gözle baksalar ya!
Aslında bana ne yaptıklarını,
Aslında kendilerinde ne kadar
Eksik olduklarını,
Anlayacaklar!
Ama ben onlara hep "Bir eksik",
Onlar bana hep "Bir tamam!" dılar.
Cemre.Y.

23 Ocak 2024 Salı

Hoş Geldin Madem!

...Hoş Geldin Madem!...
Cancağızım!
Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum.
Gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında,
Artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz.
Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da,
Sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bir duygu bu!
Hoş geldin madem!
Hiç korkma.
Ve merak da etme!
Ben...
Ölsem de ölmem.
Cemre.Y.

20 Kasım 2023 Pazartesi

Ayna

...Ayna...
Bensiz aynalarında,
Yeni burnunun ucuna bir daha bak.
Zira ben...
Kimsenin oltası değilim!
Ucundaki yem olmaya razı olmadığım gibi.
Cemre.Y.

11 Haziran 2023 Pazar

Güne Gülümse

...Güne Gülümse...
Nicedir gülümseyişlerim aynalara küsmüştü ya,
Sana sabah açan akşam sefalarımdan bahsedeceğim.
Nihayet güneşli bir pazar sabahına uyanmışken,
Sade kahvemi içerken penceremden güneşi selamladım.
Kırmızı kadife gülüm goncalanmış,
Terasıma çıkıp burnunun ucundan öptüm.
Bir de ne göreyim!
Bunu kıskanan akşam sefam mor çiçekleriyle beni çağırıyor.
Onların da taç yapraklarını okşadım teker teker.
Uzun zaman sonra dişsiz dudaklarımla güne gülümsedim.
Cemre.Y.

4 Aralık 2022 Pazar

Yara

...Yara...
Yardan çok, yaralarım vardır benim ve sen,
Asıl sen yanıldın!
Seninkilerden çoktur yaralarım!
Yaralayanlarım!
Ben seni bildim!
Gözbebeklerine baktığım o ilk anda,
O kadar tanıdım ki seni ve o kadar tanıdıktın ki,
Sanki ben sadece aynaya bakmış gibiydim.
Yaralarım kabuk tutmaz benimde,
Safran sarısından, tabut yası yeşiline meyilli, küflenir.
Küf!
Tabut üzerine konulan yeşilinden toz olur.
Toz!
Başkaca seni sevdiğini sanan birinin hıçkırıkları ile yok olur.
Halbuki!
Küf’e ve toz’a dokunmayandır asıl yarasına değmeden sarılan.
O yarayı kıskanıp,
Yeni bir yara ve yeni bir küf olmaya karar olmayandır aslolan!
Ben seni…
Hiç dokunmadan da sevebilirdim!
Sevdim!
Cemre.Y.

7 Temmuz 2022 Perşembe

Renklere Bakın!

...Renklere Bakın!...
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Bıkılır, usanılır.
Ateşlesen...
Eriyik olup yeni bir cam olsa dahi...
Ne o aynı camdır, ne de o, aynı can.
Yüreğiniz fırtılandığında
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
O...
Olsa da, olmasa da.
Sen...
Olsan da, olmasan da.
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Zira...
Ayna dediğin,
Sırrıyla saklıdır.
Sırlamasan sade bir cam kalır.
Cam dediğinse,
Zamanla sararır, çizilir, eskir,
Kırılıp durur en basitinden!
Ne cam olun, ne gölge, ne de ayna,
Aynayı ayna yapan,
O sır olduğunuzu unutmayın yeter!
Bırakın herkes geveze kuş olduğunuzu sansınlar.
"Sır" dediğinin de bir ömrü var,
Bir gün gelir...
Yorulup...
Aynanın arkasından, öyle dökülürsünüz,
Herkes sizi eskimiş, pörsümüş,
Gereksiz bir cam sanır!
İşte o zaman yine, sessiz bir avazla, fısıltıyla...
"Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında." deyin kendinize.
Sizi...
En güzel yansıtan ayna olun, yalansız!
Ne kumun haberi olsun,
Ne güneşin, ne de suyun,
Ateşi, har'ı, nar'ı, od'u saymıyorum bile!
Yüreğiniz fırtılandığında,
Mütemadiyen renklere bakın.
Mutluluk...
O renklerden birindedir mutlaka!
İlle de bir ayna yansımasında.
Ki her ne kadar...
Ki her şey'e rağmen!
O renklerden en sevdiğiniz olan,
Gecenin karanlığında bile size, hala!
"Gölge etme, başka ihsan istemem" dese dahi!
Siz...
Gölgelerinizi dahi ondan uzaklaştırıp,
O rengin, renginin güzelliğine,
Hücre hücre dahil olduğunuzu unutmayıp,
Sitemlerle, kinayelerle ömrünüzü tüketmeyip,
Durduk yere olayı,
Mitokondrilere bulaştırmayın!
Cemre.Y.

20 Mayıs 2022 Cuma

Sonrası Şiir İşte

…Sonrası Şiir İşte!...
Nicedir farkına varamamıştı kadın,
Her sabah yüzünü yıkadığı aynada…
Şöyle uzun bir vakittir…
Gözlerinin içine bakıp gülümsemediğinden olsa gerek!
Saçlarının sarısı, renkten renge bulanmış,
Başı, sonu, netameli bir hal almış!
Farkında bile değil.
O kadar çok, o kadar fazla gönül yorgunuymuş ki,
Depresyona girmeye dahi,
Kendine zaman ayıramamış!
Ki depresyona bari girse…
Saçlarının rengiyle oynaşıp,
Mutlaka, kendine gülümseyecek bir renge boyarmış.
İklimlerin bile rengine karar veremediği şu günlerde,
Kadının normalliğinin,
Normal'siz olduğunu anlayanlar olmuş nihayet!
Usulca fısıldamışlar kulağına,
Ve kadın uyanmış!
Saçlarındaki sarının renklerini soldurmuş önce.
Sonra mısra mısra boyamış her birini.
Siyah ve mavi.
Sonrası şiir işte!
Kısa, kısa, şiirler,
Kısa, kısa, parlement mavisi saç kırılmaları işte.
Nihayetinde…
Kadın artık, yeniden gülümsüyor,
Her sabah, yüzünü yıkarken,
Karşısında beliriveren o değişik kadına.
Dediğim gibi, sonrası, şiir işte.
Cemre.Y.

21 Nisan 2022 Perşembe

Sayelerinizde Gönlüm Yorgun Çünkü

…Sayelerinizde Gönlüm Yorgun Çünkü…
Ah be ciğerparem!
Kimse, kendi aynasına bakmıyor,
Hani es kaza bakarsa da baktığını görmüyor!
Ve istisnasız, kötücül ruha sahip olan herkes,
Diline ağulu sözleri, çoktan yapıştırmışsa eğer.
Seni yaralarının izlerinden yaralıyor.
Bile isteye, sırıta sırıta,
Kötücüllüklerinden zevklere gark ola ola,
Cayır cayır, jilet kazıntısı can kırıklıklarına basıyor!
Acımadı sanıyor ki daha da eziyor aklınca.
Oysa sustuklarım, konuştuklarımdan çoktur benim.
Ki zira!
Söylenecek ne çok şey vardı,
Lafı gediğine koyacak ne çok cümle!
Lakin sonunda öğrendim sanırım,
Hayatıma lüzumu dokunmayan insanlara,
Tek bir harfimin dahi değmeyeceğini,
Boşuna çenemi de yüreğimi de yormamam gerektiğini.
Evet yaşlandım ve de ne yazık ki evet!
Şu birkaç yıldır, her şeyden, herkesten,
Daha da fazla ihtiyarladım.
Yetmezmiş gibi, epeyce de çöktüm!
Sayelerinizde, gönlüm yorgun çünkü!
Hem de taa gönünden yorgun!
Cemre.Y.

26 Mart 2022 Cumartesi

Gülümsedim

...Gülümsedim...
Nicedir...
Emekliğine eremeden,
Ömürlerinin baharını çoktan geçmiş,
Yaşlı teyzeler gibi,
Covit'ti, grip'ti, aralarına serpişen bilmem neydi,
Türlü çeşit hastalık halsizlikleriyle boğuşurken.
Ki ben ne vakit...
Kimselere, yeterince yetemediysem,
Kendimi de çoktan es geçtiysem,
Adları değişip duran hastalıklarla boğuşmuşumdur.
Nihayet...
Bugün, güneş gülümsedi yüzüme!
Kaç zamandır,
Aynada bakan yüzüme gülümsemediğimi fark ettim.
Renklerden mavi'ye, renklerden sarı'ya,
Renklerden yeşil'e ve renklerden kırmızı'ya,
Ve renklerin renklerine ve o renkleri hissetmeye,
Ne kadar da hasret kaldığımı fark ettim.
Ben bugünü,
İlkbaharın ilk günü farz ettim ve gülümsedim.
Hem de içimin içinden, dışıma kadar gülümsedim.
Cemre.Y.

5 Şubat 2022 Cumartesi

En Şefkatli Özürler

…En Şefkatli Özürler...
Önce, nicedir, sürgüleri lime lime dökülmekte olan,
Yüreğimin kilidinin pasını sildim güzelce.
Sonra, bol sirkeli, bol çamaşır sulu yara bantlarıyla,
Kalbimin bütün odalarını tertemiz, mis, temizledim iyice.
Dudağımın kenarındaki uçuğa,
Sıcak kahve telvesi sürdüm özenle.
Zorla da olsa, aynaya, gülümseyen iki gözümü astım.
Kendime dair en şefkatli özürlerimi,
Tavuk suyuna çorba yaptım.
Korkularımla yüzleşmeye hazırdım,
Covid pozitif olsam ne yazar!
Cemre.Y.

5 Ocak 2021 Salı

Sen Bari Geç Kalma


...Sen Bari Geç Kalma...
Çocukluğunun kırılgan kanatlarından öptüğüm,
Ben de isterdim, bütün akşamlar,
Sana, sen uyumadan önce yetişeyim de,
Sonu güzel biten masallar anlatarak uyutayım,
Ki büyüdüğünde hala uyumaktan korkmayasın.
Ben de isterdim be yosun gözlüm, bütün sabahlar,
O güneş ışıltılı saçlarından öpe koklaya,
Misler gibi kahvaltı tabaklarıyla uyandırayım seni.
Ki büyüdüğünde hala çocukluk hayaline uyayakalmayasın.
Çareler dizi dizi başka hayatlarda alemdeyken,
Tek çaresiz bizdik işte, yalnız büyüdük, yapayalnız.
Otur şöyle aynadaki yamacına, sarıl omuz başlarına,
Güzel bir müzik aç, kitaplarla barış mesela,
Seni inandıracak gerçek masalları düşün.
Uyu...
Uyan!
Yaşamaya devam et, nefes almakla kalma!
Ruhum, ruhunun içinde nefes almakta,
Yorulma!
Vazgeçmezsin biliyorum lakin pes de etme n' olur!
Görmüyor musun,
Kem gözlerin hepsi sinmişler cam kenarlarına da,
"Başaramadı" demeyi beklemekteler,
Başarmak, artık onlara göre her neyse!
Bana sorsan,
Yıllardır ailem olduğunu hissettirmiş olman bile yeter.
Lakin hayat bu, her yeni adıma bir belge ister!
Alnın çatısından gururla öptüğüm, ne yazık ki,
Küsmek, kırılmak, gücenmek sadece bizi ilgilendiriyor!
Sadece bizim canlarımızı üzüyormuş çok geç anladım.
Birileri hep kendi hayatını, umarsızca hala yaşıyormuş,
Çok geç anladım sen bari geç kalma e mi?
Öperim yara izi geçmiş gibi görünen dizlerinden.
Cemre.Y.

12 Mayıs 2020 Salı

Ömrüm

...Ömrüm...
Ey benim yorgun ömrüm,
Gün geceye dönerken güneşle yüzleştin mi?
Gece, yatağını güne terk ederken dolunayla yüzleştin mi!
Yeterince unuttun mu unutamadıklarını,
Olanca hissizliğinle affettin mi kendini, onu ve sebeplerini?
Sonunda gülümseyip aynadaki göz bebeklerine...
"Gönül teatisindeysek demek ki...
Çekirdekten yetiştirdim ben seni,
Tohumun da ithal değil üstelik…"dedin mi,
Sarıldın mı kendine?
Cemre.Y.

26 Aralık 2019 Perşembe

Sahi Bugün Nasılım Acaba?

...Sahi Bugün Nasılım Acaba?...
Kaç gün oldu saymadım ki aynalara dahi bakacak mecalim kalmamış!
Vücudumu komaya sokan lüzumsuz ilaçlardan sonra,
"Nihayet!" demiştim oysa.
"Nihayet, kurtuldum tüm yüklerimden!" demiştim azıcık sevinerek.
Sanki bilmezmişim gibi, her derdin ağırlığınca heder ede ede gittiğini!
Bugün biri..
Kaç gündür canıma eziyet eden gribim için...
"Yazıklar olsun, kaç gündür geçiremedin mi birine, kurtulurdun ne güzel" dedi.
Şaka yaptığını sanıyordu zannımca!
"Benimki insan gribi!" dedim.
"Onun nice eziyeti varsa hepsi banadır, çamur gibi yapışmaz öteye beriye!" dedim.
"Aman iyi çek madem bize ne!" dedi.
Sanki çektiğim çekmediğim ona neyse!
Es kaza biri hasta olsa ona da hazır etiketi vardı nasılsa!
"Senin yüzünden!" diyecekti bu sefer güncel dedikoducu bey abiler!
Kaç gün oldu saymadım ki aynalara dahi bakacak mecalim kalmamış!
"Sahi bugün nasılım acaba?"
Cemre.Y.

25 Aralık 2019 Çarşamba

Masal

...Masal...
İnsanlar masal sever üstadım.
İnanırlar Kül Kedisinin Sindirella olup,
Baloya katılıp, prensle dans ettikten sonra saati dolunca,
Aceleyle kaçarken,
Tek ayağından düşürdüğü camdan ayakkabı için,
Bütün ülkeyi baştan sona,
Ayakkabı denettirip ki buçuklu bir ayak bile olsa,
Ne bileyim koskoca ülke ya hani
Kız oğlan birine denk gelirdi yani,
Sıra kilitli son mahzene gelene kadar.
İnsanlar masal sever üstadım.
İnanırlar Pamuk Prensesin üvey annesinin onu onca yıl,
Hem de doğrucu davut aynası her defasında
"Senden daha güzeli Pamuk Prenses" diyecek de,
Taa o yaşlanıp, öteki de genç kız olana kadar sabredip,
Sonunda "Ahanda yaşlandım,
E bu kız hala benden güzel öldürteyim madem" diyecek.
Avcı ona kıyamayıp ormana bırakacak,
Yedi cücelere denk gelecek vs.vs.
İnsanlar masal sever üstadım.
İnanırlar Heidinin taa,
Alplerdeki zavallı dedesinin ve dahi Peter'inin bile,
İyisinden, idaresinden ayacıklarında birer pabuç varken,
Bu kızcağızın ayacığı çıpaçıplak!
Sormazlar, masal bu ya inanırlar!
Ki bu arada itinayla ve de önemle belirtmeliyim ki!
Sağ ya da sol göz tembelliği fark etmeksizin,
Beyin odağı oluşturmanızı istedikleri hiçbir şeyi,
Sizde o tembellik var ise oraya, subliminal yerleştiremiyorlar!
Yani gerçeği çırılçıplak görüyorsunuz!
Olan Peter'e ve kör annesine oldu yani!
Neyse...
İnsanlar masal sever üstadım.
Sana daha buna benzer ne çok masalın kapalı kasasını açardım lakin!
Mart'ın kapıdan baktırıp,
Kazma kürek yaktırdığı zamanlardan zemheri bir geceymiş,
Rahmetli anacım,
Kim bilir ne karın ağrım varsa salla salla uyutamamış kaç gün...
"Doktora götürelim bey!" demek ne haddine de...
Bir gece olsun, bir tek gecenin, birkaç dakikacığı!
"N'olursun be herif,
Azıcık da sen sallasan, bak ölüyorum yorgunluktan!"
Olur demiş herif!
Yarına yemeğiydi, aşıydı, kaynana, kaynata, kayındı,
Eltiydi, görümceydi hizmetini kim yapacak!
Birkaç saat güzelce uyuyup dinlemiş anacım!
Sonra el yordamı beşiğime gitmiş eli, ilk bebesiyim ya hani!
Yok muşum!
Babama sormuş,
"Herif bebe nerde, sesi uzakta sanki kendi yok, nerede!"
Babam gayet umursuz,
"Sustur" dedin,
"Susturdum işte!" deyince fırlamış annem yatağından!
Zira ne zaman sıfatına tükürdüğüm babaannem ortalığı karıştırıp,
Gelin'di, görümceydi, bilmem neydi anam için babama
"Sustur!" dense oradaydı ya yeri, koşmuş hemen!
Gecenin bilmem saat kaçı...
Bütün eşiği küremiş elleriyle beşiğim ortaya çıksın diye!
Bulmuş da sonunda!
Koynuna almış, sarılmamışım,
Memesini vermiş sıcacık, emmemişim!
Sabahına kızamık olmuşum,
Ağır ateşten gözlerim kaymış şaşı olmuşum!
Annem bana gücenmiş kaç gecedir bangır bangır bağırıp ağlarken,
Babam beni kurbanlık adak gibi kara gömerken ses etmemişim diye!
Ben anama gücenmişim daha bana hamileyken,
Babaannemle babam bizi öldürmek için...
Anamın boğazından aşağı,
Kızgın yağ akıtmaklı cümleleri duyduğu halde
Hala kendini ona, hala beni ona,
Hala ömrümüzü,
Onlara nasıl olup da güvenebildiğini anlayamadığım için.
Kızgın yağ hikayesi de şöyle...
Sıfatı batasıca babaannemle en büyük gelini her sene anlaşır,
O yılın bir ambarlık darısını kendilerine iç ederlermiş,
Rahmetli anacım buna şahit olup da suça ortak olmayınca da...
Başka bahanelerle dili kurutulsun istenmiş!
Ben şahidim!
Yanisi sonraki ölüm fermanım sekiz aylıkkenliğime biçilmiş!
On bir yaşımda,
Yardımsever biri tarafından şaşılıktan ameliyat olurken,
Canlı canlı ameliyat edilmenin korkusundan diğeri de kaydı!
Gözlerimin yuvarlakları hala askıda sanki!
Tam iki ay kör yaşadım!
Bana şimdilerde kulaklarımın keskinliğine laf eden insanlarım,
O günlerimin bir günün,
Bir dolu saatini dahi bilseler lal olurdu halleri!
Düşünsenize on bir yaşındasınız!
Uzaktan yakından tanıdığınız,
Apartman sakininiz size şefkatle yanaşırken,
En akrabam dediğiniz o tanıdık en sesler,
Nasılsa gözleri açılınca tanımaz diye,
Hep elleme derdinde bir yerlerinizden!
"Görmeyince duyulmaz, duyulmayınca görülmez,
Hiçbiri olmayınca olmamıştır,
Tövbe bismillah" la bitiyorsa cümle
Zaten baştan sen suçlusun!
Ulan doğmayısıca doğmuşsun!
Piç değilsin, bir şey değilsin ama kız doğmuşsun,
Yanisi öteden yarılı yüreğim!
Sadece sekiz ay ana sütü emmişim o da ne vitamin edebildiyse!
O günden bronşit olduğumu otuz yaşımda öğrendim!
O günden astım olduğumu ve dahi bir vakitler,
Nasıl ve ne zaman olup da,
Zatürreyi atlattığımı da kırk yaşımda!
Yani bana sorulmuyor,
Kaderimin hangi notasında hangi es'i seçeceğim!
Kimini farkımda olmadan sollamış geçmişim,
Kiminin daha farkında değilmişim!
Lakin...
Kulak bu!
Ne kadar...
Unutmak için sağır olmayı dilese de,
Duyduğunu unutmuyor!
Göz bu!
Ne kadar...
Unutmak için şaşırıp kör olmayı dilese de,
Gördüğünü unutmuyor!
Burun bu!
Ne kadar...
Unutmak için koklamamış olmayı dilese de,
Aldığı kokuyu unutmuyor!
Ağız bu!
Ne kadar?
Unutmak için sıkılmış olmayı dilese de,
Yutturulduğu cümleyi unutmuyor!
Ten bu!
Ne kadar...
Unutmak için yok olmayı dilese de,
İstemsiz her dokunulduğu o anı unutmuyor!
İnsanlar masal sever üstadım.
Kesin senin öncende eksik bir şey var,
Kesin bir şey var!
E peki madem!
Bunca masal içinde,
Benim tahta beşiğimi bulun ve de içinde ki bebek imzamı da
Benjamin Button'a da ufaktan bir Mimai usulü göz kırpın,
Yakında sarılacağız,
Artık kim bebek, kim yaşlı bir anneanne!
Cemre.Y.

19 Aralık 2019 Perşembe

Yorgunum Be Üstadım

...Yorgunum Be Üstadım...
Nicedir sabahları uyanıp yüzümü yıkarken baktığım aynam küs bana!
Nicedir gözlerimin feri kaçmış, ışıldamıyor eskisi gibi.
Nicedir, her kimin, herhangi bir sebepten yükselse sesi...
Gittikçe çoğalıyor hayata daimliğime dair yetersiz bakiyem!
İç organlarımın kararsızlığı ayrı bir hikaye,
Ruhuma giydirilen tenimin gün be gün eskimesi ayrı bir roman!
Ömrümün seyrü seferi çocuk olmadan, ergen olmakla,
Ergen olmadan, orta yaşa seyirtilmiş çoktan!
Yarına dair hiçbir hayali bırakılmamış bir insan eskisiyim neticede.
Keşke diyorum şimdi...
Keşke!
Uyusam ve yarına bir daha uyanmasam!
Ha olur da ömrümün kum saati yeni güne uyanırsa...
Merak etmeyin...
Bütün iyi niyetlerimle...
Hepimize güler yüzlü günaydınlar dilerim, lakin!
Şimdi...
Çoktan...
Gönlüm gönünden sıyrılmış kadar...
Yorgunum be üstadım.
Gayrısını sen yaşasan da ben ufuktan sana melek olsam.
Cemre.Y.

18 Aralık 2019 Çarşamba

Kime Ne?

...Kime Ne?...
Sana, ne çok, fezayı biriktirmiştim yiğidim!
Sana ömrümden es geçip,
Sonunda vazgeçtiğim baharlardan geçip,
En mevsimini beklediğim kalbimin kilidinden de,
Göynümün göçebeliğinden de cayıp,
Sonu netameli koskoca bir evren seçmiştim lakin!
Sakın ha, sen sen ol,
Sana yüklediğim o ikinci tekil şahıs zamirliğini de çok önemseme.
Zira...
İki tekil şahıslıklarımızı bir yüreğe toparlayıp,
Daha birinci çoğul şahıs zamiri bile edemediysek.
İlkini, sonunu, arasını, ortasını,
Olanı, biteni kalanı siktir et!
He!
Tam da öyle...
Böyle aynada dimdik bakarken taa!
Gözlerinin içine içine!
Merak etme beni,
Beni merak etme,
"Nicedir niceyim?" diye ki sana ne!
Hala sövüyorum gelmişine, geçmişine, hiç gelemeyene,
Ama en çok da, an'da sonsuz kalmayana!
Misal aylardan Temmuzmuş,
Gece yıldız yakamoz bütün şirinliği üzerindeyken,
Almışım olmayan gitarımı elime denizin ortasında yüzüstü yatıyorum!
Sakın ha, sen sen ol,
Sana yüklediğim o ikinci tekil şahıs zamirliğini de çok önemseme.
Sana ne...
Bana ne...
Bize ne!
Kime ne?
Cemre.Y.

7 Kasım 2019 Perşembe

Güz Yanığı

...Güz Yanığı...
Güz yanığı suskunluklara dişimi sıkıyorum bu aralar,
Ağzım, burnum karanfil yarası.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Umarsızca, hiç de düşünmeden...
En ağulu cümlelerle onları zehirleyebilirdim lakin!
Yüreğe açtığı hasarı en iyi de bilen benim.
Güz yanığı hıçkırıklara gözümü yumuyorum bu aralar,
Yüzüm, gözüm bulut kümesi.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Canının canına yüksünmeden,
En gerçek öfkelerle onları tam ciğerinden vurabilirdim lakin!
Ciğere ve beyne açtığı hasarı en iyi de ben bilirim.
Hadi şimdi bir ayna bulun kendilerinize ve...
Gözlerinizin dibine dibine bakıp...
Öfkenizi, kininizi, benimle olan alıp verememişliğinizi...
Tebrik edin!
Çünkü başardınız.
Çünkü bende artık...
Güz yanığı yaralar birer birer açılmakta kansere davetiye renginde.
Bütün o, her şey güzel olacakların hepsi birden iptal!
Gülümseyin.
Ölüyorum!
Cemre.Y.

2 Kasım 2019 Cumartesi

Cumartesi

...Cumartesi...
Ömrümün güz güneşi vuruyor perdelerimin çiçeklerine.
Kasım'da kasıla kasıla gelmiş kurulmuş sonbaharın son deminde.
Yakındır perdeler kenara sıyrılmaz, pencereler açılmaz olur hanemde.
Bugün yüzümü yıkamadım, gülümsemedim de aynaya falan!
Ancak sade kahvemi yudumladığımda uyandım.
Günaydın cumartesim sana da günaydın.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...