şalgam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şalgam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2025 Cumartesi

Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi

...Olamaz Mıydı, Bence Olabilirdi...
Sana kulak memesi kıvamında şefkatler biriktirmiştim oysa.
Hani böyle sarılınır ya en kocamanından,
Sanki kalpler yer değiştirmiş gibi birbirine atar ya
Öyle derin, öyle sıcak sevdalar biriktirmiştim oysa.
Akşam önü, ikindi vakitleri yavaştan yaklaşınca,
Sen mangalı yakardın hafiften,
Ben penceresi denize bakan mutfağımızda salata yapardım.
Şöyle acılı şalgamı da rakıya yakıştırdıktan sonra,
Günbatımını şereflerimize tokuştururduk misal.
Buselerimizden bizi, bize içerken,
Radyodan denizi dalgalandırırdı kanun taksimi.
Olamaz mıydı, bence olabilirdi.
Hayallerimizin hayalini bile bize, çok görmeselerdi,
Olabilirdi.
Cemre.Y.

31 Aralık 2024 Salı

Anason Kokusu

...Anason Kokusu...
Kim bilir kaç mevsim geçmiş ömrümden,
Şöyle derin bir nefes ile,
Anason kokusunu,
Burnumun direğine hızmalamayalı!
Artık değiştirmeliydim kaderimin hırkasını.
"Yoksulluksa, madem dibine kadar,
Yoksunluğu hele hiç sorma,
Taaa arşı aleme kadar!" deyip,
Oturduk yeni yılı kutluyoruz ben, keyfim ve de kahyası!
Cemre.Y.

13 Kasım 2022 Pazar

Ölemem Ben Çocuk

...Ölemem Ben Çocuk...
“İki nota arası es!” lerim kısadır benim çocuk...
Sonatlarımsa uzun..
Derin...ve acılı...
Ama sonunda biterler...
Sonra olmazsa bambaşka bir tınıdan,
Bir hüdavendigar'ımdır,
Belki daha derin hüzzam'ım,
İki kadehçik acılı şalgamıma eşlik edecek,
Sohbetsiz, neşesiz...
İçinde "siz "olmayan,
Her şey kadar eksiklik....
Birkaç duble işte...
Sakin ve sessiz.
Kış vakti sahil kasabası kadar,
Issız ve çağlayan dalgaları,
Sahili hırçınca döven o engin deniz ağrısı
Ve sancısı ve intikamı kadar...
Yani tek başına çekilmez ya...
Birkaç dublecik rakılık kadar!
Neyimi anlayamadın çocuk!
Senin anandım!
Yani olması gereken her şeyin?
Olamadımsa...
Ver elini Shopen, Vivaldi, Emma Shaplin...
Olmadıysa da oldur!
Söz belki bir yerinden ağlarım,
Ağlarsam!
Yeniden başlarız belki!
Ölemem ben çocuk!
Boşuna vücudumu saran kitlelere,
Sebep bekleme ve umma!
Sensizliği düşünmekten,
Onları düşünmeye fırsat kalmıyor ki.
Her biri, ayrı bir yerden kanser'im ola!
Çatlaktı zaten,
Senden öncesinden yüreğimin sol yanı,
Öylece sızıverdin dışına dışına.
Cemre.Y.

14 Şubat 2022 Pazartesi

Boş Sandalye

…Boş Sandalye…
Bazen…
Bazen iyidir o bazen'ler,
Şarkılar hep güzeldir,
Kafalar daha da güzel.
Bir eksik varsa,
O da masada hala yeri dolmayan,
Boş sandalyedeki o şiirdir.
Ey şiirim…
Hala, daha, neredesin?
Cemre.Y.

19 Aralık 2020 Cumartesi

Hiç yoktan

 ...Hiç Yoktan...
Hiç yoktan leylak kokusuyla,
Sümbül kokusunu aynı anda özledim misal.
Ne bileyim...
Denizde ayaklarımı sallandırmayı,
Kıpkırmızı tahta masanın üzerine kurulmuş,
Rakıyla acılı şalgamın dostluğuna,
Balığın da eşlik etmesini özledim.
Ilık bir rüzgarla savrulan saçlarımdan,
Yasemin kokusu saçılmasını özledim.
O değil de, kaç zaman oldu hatırlayamadım,
Şah damarıma iki dudak arası öpücük konmayalı.
Neyse...
Bir tutam fesleğen okşayalım da,
Burnumuzun ucuna hızma yapalım.
Hiç yoktan o bari mutlu olsun değil mi?
Cemre.Y.

12 Ekim 2020 Pazartesi

Gece


...Gece...
Gün...
Geceye,
Usulca gözlerini kapatıverince anlıyor insan!
Burnunun direğinde derin bir hasret sancısı.
Yüzünde kocaman bir palyaço gülümsemesiyle,
Açlık desen değil, susuzluk desen hiç değil.
"Hiç!"lik yok mu, ah o hiç'lik...
Boğazının ilmeğinde koca bir yumru,
Yutkunsan yutkunamazsın o koca yalnızlığı!
Sitem edecek kimseyi de bulamayınca,
Kendi kendine söyleniveriyor insan...
Ulan!
Hadi, denizi, maviyi, güneşi,
Yıldızı, yakamozu, acemi balıkları,
Hadi gerçekleşmeyen bütün hayalleri geçtim de!
Rakı'ya da mı hasret kalır be insan!
Kimsem, neysem,
Ne değilsem!
Geçerdi belki...
Burnumun direğinden, ciğerime akan,
O anason kokusunun,
Yokluğuna da mı gücenir insan!
Gün...
Geceye,
Usulca gözlerini kapatıverince,
Olur olmadık her şeye güceniyor insan olan.
Cemre.Y.

3 Mayıs 2020 Pazar

Yağmur Hüznü

...Yağmur Hüznü...
Yağmur hüznü sinmiş pazar sabahıma,
Hadi yalnızlık aynı yalnızlık da...
Ben şimdi bu corona belasına,
Karantinalı günlerimde,
Çaysız, kahvesiz,
Rakısız, şalgamsız, sigarasız,
Hüzün kokulu yağmuru,
Nasıl anlatayım bir şiirin mısrasında!
Kim, nasıl anlayacak,
Kaç zamandır tek başıma,
Okuduğum kitapları,
Yeniden okuyup bitirdiğimi.
Kim, cümlelerimi okudukça,
Hissini hissedecek,
Yüreğimin tellerinin kederini.
Cemre.Y.

18 Mart 2020 Çarşamba

Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!

...Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!...
Şu sıralar...
Nasıl olduğumu soranlara,
Bu soruyu soran kendi kendime olsam da...
"İyiyim!" diyorum...
"Hatta,
"Hiç olmadığım kadar iyiyim!"
Zira artık...
Artıksız ve de fazlasız yaşanıyor şu ömür!
Düne çok geç kalınmış,
Defteri çoktan sürülmüş.
Ansa...
Teğet mi geçmiş gibi mi sanki!
Gelecek...
Gelecekse...
Salisesindeki yok oluş oranı belli değil!
Yeni açıklamalar için 00:00 a çok var ki....
Ertesi günümün ve de gecemin 23:59 una hapis!
Lakin...
Şu vakitlerde misal,
Ben ölürsem...
Dilimde aradığım o son telefon numarasının,
Gayette çeken o telefon teflonluğunda o mekanik ses...
"!Vıınnn, dıt, dıııtt!"
Hani mezarımda dillenmesin diye de...
Oldukça affedici şiirlerim vardı hani!
"Ben...
Seni...
Unutmak için...
Sevmedim" li.
Neyse...
Burnumun direğinde,
Boğazımın ilmeğinde,
Bir anason kokusu yığıldı hiç yoktan,
Hiç yoktan acılı şalgamın tadı dilimde,
Oysa...
Sadece...
En alt komşum mangal yakmıştı,
Beni hiç hatırlamadan!
Aslında...
Bütün ömrümün hikayesinin,
Bütün mütercimi buydu.
Ne sen duydun, ne o, ne de bir başkası!
Sen hariç!
İkinci,
Üçüncü,
Biz hariç...
Çoğul şahıslar sanki umurumdaymış gibi,
Hem de çoğulsuz!
Neyse...diye bir yer var!
Neyse hani ya?
Eyvallah ile ölesiye kapışıyor!
Cemre.Y.

16 Aralık 2019 Pazartesi

Kaçırdım

...Kaçırdım...
Ne çok çocukluk kaçırdım ömrümde ah!
Bayram yeri lunaparklarında uçan salıncaklarda,
Çocukça sallanırken kaybolan.
Ne de çok ergenlik kaçırdım ömrümde bir bilsen!
Hırçın denizlerde taş sektirirken,
Ergence eğlenirken elinden taşı alınan.
Ne çok gençlik kaçırdım ömrümde!
Başımda kavak yelleri esecekken,
Rüzgarımın önü kesilen!
Ne çok olgunluk kaçırdım ömrümde!
Tam da,
"Kadın, verandasından durgun denizi seyrederken..."le başlayıp,
Hadi mangalı, balığı, rakıyı, acılı şalgamı,
Seyrü sefayı geçtim de...
İçinde adam olmayan ne çok şey kaçırdım ömrümde!
Cemre.Y.

7 Aralık 2019 Cumartesi

Gelecek De Bir Gün Gelecek

...Gelecek De Bir Gün Gelecek...
Ah benim gönlü yüreğine çoktan küskün yarim...
Ah benim ciğeri parelim, nefesi yaralım.
Oysa..
Ne de güzel rengarenk kır çiçekleri serilmişti hayallerine!
Ne de güzel sere serpe rüyalanıyordun gerçeklerine.
Sonra teker teker kırıldılar içten içe...
Ne kır çiçekleri kaldı hayallerinde,
Ne de sere serpe rüyaların.
Rakı desen, acılı şalgam desen çoktandır bize küs!
Neyse ki balık yarenimiz arada bir onun da boynu bükük.
Yine de hayalleniriz geleceğe inadına!
Değil mi ki...
Gelecek de bir gün gelecek!
Cemre.Y.

10 Kasım 2019 Pazar

Cancağızım

...Cancağızım...
Sana ılık bahar akşamları biriktiriyorum sevdiğim,
Gönlümün salıncağında küçücük bir kız çocuğu gibi sallanırken ben,
Yorgun bedenim titreyen elleriyle mezelerimizi hazırlarken,
Sen mangalı yakmış olursun çoktan.
Dolaptan yeni rakıyla acılı şalgamı çıkartırken buluşur ellerimiz.
Sanki yeni sevgili olmuşuz gibi utangaç bir öpücük kondururum yanağına!
Benim kızla damat, senin oğulla gelin de kol kola gelirler birazdan,
Ellerinde pembe pamuk şekerleriyle torunlarımız da yanlarında olur elbette.
Gerisi ne mühim a cancağızım, ötesi na mühim!
Cemre.Y.

1 Ekim 2019 Salı

Karışma

...Karışma...
Kenarları el örgüsü dantel sırmalı,
Güllerden kaneviçeler işlemeli,
En ala Amerikan bezi yatak odamın dantelleri,
Ütü sarısı bile olmamıştı daha!
Kaneviçe işlemeleri çamaşır makinesi hasarı olmamıştı daha!
O...
Tam yirmi yıl önce kucağımda küçücük bir bebeyle,
Damat yastığımızı terk edip,
Çiftli küstüm yastıklarına geçtiğinde.
Geçen gün biri benim için,
Sanki bunca yıldır merakındaymışım gibi!
"Bununla kimse evlenmez!" dediğinde,
Ziyaret ettim yirmi yıl önce,
Sarı sandığıma terk ettiğim çeyizimi!
Onca göz nuru döktüğüm salon takımıma şeytanlar işemiş.
Onca hayal ektiğim fiskos masası örtüme küf değmiş.
Değişen mutfak dolaplarına göre,
"En çok örtü rengi değişir!" diye de,
Zamane model işlediğim dantellerin modası çoktan geçmiş.
Haklıydı benim için öyle diyen...
Eskiden, yeni olmazdı nice çabalasam da...
Ve yeniden...
Artık bana bile kalmayan
Gözümün nurunu dökemezdim hiç kimselere!
Varsın, gelen, gelecekse bir tastamam gelsin,
Kalan da öyle sandık yadigarı kalsındı,
Tam olması gerektiği yerde.
Daha tülbentleriyle buluşamamış oyalarım vardı benim!
Şimdilerde beğendiğim bütün desenlerde yazma ile buluşturup,
Sehpa örtüsü eylediğim!
Kime ne ki, varsa cebimizde üç beş kuruş,
Tam yerine denk geldiyse manzara koyma an'ımız...
Rakı da içeriz, balık da yeriz,
Acılı şalgama da iki çiçek yer ayırırız illa!
Mademki, iki çıtır, bir kıtır dertleşiyoruz şurada he ana...
Sakıncalı biliyorum lakin sigarama da sakın karışma ha!
Ters tepiyor bulduğum bütün izmaritleri,
Toplayasım geliyor alamazsam diye!
Ha bu arada...
Dün üç tüp kanım çekilirken cesurdum ama!
Hastaneden çıkarken,
Seni oradan son çıkardığımız an geldi aklıma ya!
Acil'in kapısıyla, başka bir hastanenin acilinde,
Gözlerinin yosunu solmak üzere olan kızımla,
İkiniz arasında kaldım da,
Hani...
Elsiz, ayaksız, kolsuz,
Bacaksız uçarcasına gittim ya hani anam!
Beni, yavrumu, o günü, affettin mi ki annem.
Bugün olsa yine ona koşardım diye!
Ben, yine sarıldım dün, hatırlayabildiğim en küçüklük,
En mutlu, en korkusuz, en umarsız o an'ıma!
Hani  senin iki ağaç dalına kurduğun,
Pembe basmalı salıncakta sallanan o kız çocuğuna!
Böyle sarılıp kucaklaştık ki bir görsen ne güzeldi o an.
Benim içim titredikçe kimsesizlikten o daha da sarıldı.
Meğer küçükken,
Ne kadar da sevimliymişim, şaşı gözlerime rağmen!
Ha bu arada sayın seyirciler...
Beni, onu, bizi bir önden sondan yargılamayı kesseniz diyorum!
Zira...
Ben tam kırk beş yaşımda öğrendim kendime bari nazlanmayı!
Bırakın da azıcık çocukluğumla hasret gidereyim korkusuzca!
Cemre.Y.

26 Ağustos 2019 Pazartesi

Ben Kendi Şarkımı Kendim Söylerim Üstadım

...Ben Kendi Şarkımı Kendim Söylerim Be Üstadım...
Bu gece...
Onu tamamen unuttuğumun yedinci gecesi!
Ama sen...
Yine de ona bir şey deme!
Kırılmasın gönlü durduk yere.
Daha balığı kızgın tavada öldüreceğiz,
Mangal keyif işi bilirsin hiç de öyle keyifli falan değiliz.
Ekmek kesme tahtasında sıra sıra doğrayacağız soğanları,
Araya yumuşak birkaç yeşillik de ekleyerek!
Ne bileyim birkaç meze olacak masada,
Birkaç da...
Aynı dertten çoktan muzdarip ahbap ekledik mi bu iş tamam.
Ben hiçbir zaman sevemedim bir ölünün arkasından helva yeme işini ya!
Bilim insanları salık vermiş güya.
Belki biraz un helvası, biraz da irmik helvası koyarız soframıza!
Bana mı...
Bana meze falan gerekmez aga, rakı ile balık eşlik etmişse makama.
Hele yanıyorsa cigaramın dumanı baş köşemde...
Öyle buzlu su falan da lazım değil ha!
Lakin acılı şalgamı sakın unutma.
Ancak öyle idrak ediyor kalbim birinin daha beynime göç ettiğini!
Gayrı kim ne istiyorsa onu izlesin, onu seyretsin bu saatten sonra.
Ben kendi şarkımı kendim söylerim be üstadım!
Sesim hiçbir zaman güzel olmasa da, hem de bağıra çağıra söylerim.
Cemre.Y.

16 Haziran 2019 Pazar

Kime Ne

...Kime Ne...
Yalnızlık durağında bekleşip duruyorduk,
Bir dünya dolusu yapayalnızlıklar seçmiş ordusuyla!
Hiç yoktan, anason kokusunu özlediğimiz düşmüştü aklımıza da!
Hani, hiç yoktan kazıklanmak istemiyorduk yeni hayatlarımızda da!
Belki de bize yeni yıl henüz gelmemiştir,
Daha zamanı vardır diye erteliyorduk bütün kokuları!
Bu akşam şanslı günümdeydim.
Buram buram, burcu burcu ödüllendirdim kendimi.
Önceden acılı şalgamı hazır ettim ki,
Anason kokulum bana kendince gelsin.
Ki zaten özel günlere bindirimlere ifrit'liyim!
Anason kokulum bana uçmuş da gelmiş,
Meğerki ,
Kim bilir yılının başı sonradanmış,
Son'u ilk'inden...
Kime ne'y miş?
Ömrünün o anında, yarının umutlu hayalindeymiş.
Kime ne'y miş!
Cemre.Y.

18 Mayıs 2019 Cumartesi

Hiç Yoktan Hayyam'ı Yad Edelim Bu Akşam

...Hiç Yoktan Hayyam'ı Yad Edelim Bu Akşam...
Egenin kıyılarında şehirden çok da uzak olmayan,
Henüz keşfedilmemiş o koylardan birinde,
Yumuşak minderli rengarenk tahta sandalyeleriyle,
Bembeyaz masaları olan salaş bir balıkçı lokantası açalım misal.
Lakin masaların altına ayak uzatmalık yerleri de olmalı mutlaka.
Ben mezeleri, salataları hazırlayayım pür neşe,
Sen balıkları hazırla yavaştan.
Rakıyla şalgamı da koyalım buzluğa!
Geçen kış antikacıdan aldığımız pikabımızın tozunu alalım,
Taş plakları da dizelim sıra sıra!
Müzeyyen Senar'ın "Fikrimin İnce Gülü" en ilk sırada olsun.
"Seni Ben Ellerin Olsun Diye Mi Sevdim" i en sona koyalım.
Hiç yoktan Hayyam'ı yad edelim bu akşam!
Olur ya gelip geçen yolcular konar masamıza
Olur ya ortak oluruz yanık ciğerlerinin derinine.
Olur ya yeniden sevmeyi severiz belki ha ciğerim!
Cemre.Y.

2 Mayıs 2019 Perşembe

Yürek İsterdi

…Yürek İsterdi…
Birkaç zamandır yeni şiir yazmıyor muşum?
İnsan olan gözlerinin içinden güneş doğmuşken,
Geceyi de aynı gülümsemeyle kapatmışsa,
İçine derin derin resmetmekten başka şiir yazamaz ki!
Yürek isterdi elbette hiç yoktan bir şiir etsin diye, 
Hiç yoktan bir sevdaya yine gönderme yapayım lakin.
Mesele dingin, kaygısız bir huzursa…
Nicedir hasretiyle yandığı o anları salise salise,
İçine derin derin resmetmekten başka şiir yazamaz ki şair!
En çok…
Cebinde üç beş kuruşu varsa, rakıya, tabağındaki balığı,
Tabağındaki balığa eşlik eden acılı şalgamı,
Ve her birine teker teker tanıttığı kalamarı,
Güveçte hala kaynamakta olan o kaşarlı karidesi,
Tanıştırırdı yeniden birbirleriyle,
Tam da o anda…
Göz göze gelip "Şerefimize!"diyerek
Tıngırdatabiliyorsak kadehleri…
Acılı şalgam bile sevinirdi bu işe.
Cemre.Y.

13 Ekim 2018 Cumartesi

Gerisi Hikaye


…Gerisi Hikaye…
Gel biz seninle…
Rakı kadehine eşlik eden balığı ve de acılı şalgamı konuşalım,
Gerisi hikaye…
Cemre.Y.

6 Ekim 2018 Cumartesi

Beni Anla


…Beni Anla…
Derler ki; "Sarhoşun mektubu okunmaz!"
Tut ki, hani sen bir sarsan, ben zaten hoş'um…
Okuma beni, beni anla.
Cemre.Y.

20 Eylül 2018 Perşembe

Hayat

...Hayat...
Yani diyor hayat...
Yine yeniden doğmak vakti.
Ama artık...
Eskisi kadar ne gücüm,
Ne de umudum var hayata dair...
İndir be yelkenlerimin forasını miçom!
Sen de en yakın limanın yerlisi ol.
Bunca esaret ikimize birden çok ağır...
Sen git.
Ben kalayım!
Sahi oradan da bi mümkünse hala...
Emma Sahapplin'in Spente le stelle'sini yolla be usta'm...
Artık yoktur ama biraz yeni rakı,
Biraz da acılı şalgam.
Başka türlü olmuyor zira!
Doğamıyorum safi sarfiyatımla
Yeniliği hiç bitmeyen...
Zümrüdüanka'lığımla yeni ömrümün hayatına!
Ama arık vakit...
Yeniden doğmak vakti.
Ölmeyiyse epeydir beceremedik zati!
Cemre.Y.

11 Ağustos 2018 Cumartesi

Günaydın

...Günaydın...
Yüzüne güneşli rüyalar yapışmış sevdiğim,
Balıkçı kasabasının saklı sahilindeki
Akşamdan kalma öpücükler takılmış tenine.
Biraz rakı, biraz balık,
Biraz şalgam tadı kalmış dudaklarında
Bolca sevda şarkıları takılmış diline
Günaydın uykulu gözlerinden öptüğüm,
Sana da günaydın.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...