kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2025 Çarşamba

Şefkatle Sev

...Şefkatle Sev...
Kadınları anlamaya uğraşmakla harcayacağınız zamanı,
Onları, güven ve şefkatle sevmeye harcayın,
Size geri dönüşleri muhteşem olacaktır.
Cemre.Y.

2 Ekim 2025 Perşembe

Aşk Öyle Bir Şey Değildir

...Aşk Öyle Bir Şey Değildir...
"Aşk'ın şavkı yaktıysa can'ını da canan'ını da,
Gerekiyorsa tamamen vazgeçebilmektir ondan." dedim.
"Yok!" dedi en sevdiklerimden biri.
Diyemedim ki; "Konu evlat aşkıysa!" diye.
O bu konuyu sadece kadınla adam arası bir şey sandı.
Sansındı.
Böylesi bir pes edişi kimse yaşamasındı.
Cemre.Y.

8 Eylül 2025 Pazartesi

Yağmurda Çıkılan O Yokuş

...Yağmurda Çıkılan O Yokuş...
Yağmur çisil çisil yağarken,
O, o kadar hızlı gidiyordu ki,
Küçük adımlarım ona yetişmekte zorlanıyordu.
O, tepedeki bir çatı kenarına sığınmışken,
Ben nefes nefese, zar zor çıkmıştım yokuşu.
Onun hiç aklından geçmemişti nedense,
Benim koluma girip bana destek olmak.
Yetişemeyen o olsaydı, ben öyle yapardım misal.
Hayat böyleydi işte,
Herkes, kendi vicdanının el verdiğince.
Asıl zor olan ise, yağmurda çıkılan o yokuştu işte.
Cemre.Y.

29 Mart 2025 Cumartesi

Yalan Gülüşler

...Yalan Gülüşler...
İsmiyle müsemma gül kıvrımlı gamzelerinden içtim,
Yalan gülüşlerin kahkahasının son durağındaki o hain bakışı.
Cemre.Y.

16 Mart 2025 Pazar

Yaralarımın Yeri

...Yaralarımın Yeri...
Yaralarımın yerini iyi bildiğiniz halde,
Neden, hep oralardan konu açıyorsunuz?
Kanarsa durmaz, onu da biliyorsunuz!
Cemre.Y.

24 Şubat 2025 Pazartesi

Kar Taneleri

...Kar Taneleri...
Kim bilir kaç mevsimdir gücenikti kara kış'a!
O gün durduk yere giyinip dışarı çıktı kadın.
Öyle ya daha ne kadar uzaktan seyredecekti,
Önünden geçip giderken,
Kar topu oynayan çocukların sevinçli çığlıklarını.
Zamanında dost dediklerinden birinin
İçine taş koyup ona attığı,
Gözünü mosmor eden o acı anıyı bir kenara koyup,
Kendi kendine yumuşacık bir kar topu yaptı,
Usulca atıverdi kendi başından aşağı.
Öyle ya, kendi kendine de ihanet edecek değildi ya!
Sonra gökyüzüne baktı gözlerini kısarak.
Oradaydı, gülümsüyordu güneş!
Kadına kalpten kar taneleri yolluyordu usul usul,
Kirpiklerinin tellerine konuverdiler kalpten taneler.
Kristal ışıltılar doldu göz pınarlarına.
Birkaç tane de burnunun ucundan öptüler.
Durduk yere sevinçlendi kadın, unuttu gücenikliğini her şeye!
Cemre.Y.

21 Şubat 2025 Cuma

Kardan Kadın

...Kardan Kadın...
Göz kapaklarını kirpiklerinden zorla ayırdı kadın.
Uyanmakla uyanmamak arasında kalktı yatağından.
Ayaklarını sürüye sürüye salonuna gitti,
Camlarının perdelerini sıyırdı hafifçe.
Penceresini açtı derin bir nefes alırken en soğuğundan
Karşı binaların çatılarına baktı uzun uzun.
Yine bembeyaz gelinliğini giymiş İstanbul.
Sokakları çocuk cıvıltıları doldurmaya başlamış.
Yaşlısı genci fark etmiyor azizim.
İstisnasız herkes el açıyor,
Gökten lapa lapa yağan karlara!
O da el açtı işte sonunda göğe, sonrasını düşünmekten cayarak.
İlk defa anı yaşadı, ilk defa içinin içi sevindi nihayet!
Terasına çıktı küçük bir kardan kadın yaptı.
Öyle ya kardan adamı herkes yapardı.
İçinden kikirdedi bu hallerine.
Kocaman bir gülümseyiş kondurdu dudaklarına.
Yaşamak lazımdı azizim,
Mademki nefes alıyorsak lazımdı yaşamak!
Cemre.Y.

29 Aralık 2024 Pazar

İyiydim Böyle

...İyiydim Böyle...
An'ı yaşa diyenler soğuttu beni aşktan.
Onların an'ları hiç bitmiyordu
Her önüne geleni ve herkesi hep!
Aynı seviyorlardı nedense?
Oysa ne sevecek yürekleri vardı bir tek kadını,
Ne de sadakat vardı hayat ağaçlarında.
Oysa...
"Ben bir adamın ciğerini sızlatmazsam,
Yatağında işim ne?" diye diye eskittim bu ömrü.
Sarındım yatağıma yorganıma iyiydim böyle.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2024 Salı

Hiç Yoktan

…Hiç Yoktan…
Hiç yoktan kahkahalarla gülen kadınlara rastladım bu sabah!
Masalarında yeşil güzeli üzüm salkımları,
Ellerinde kıpkırmızı şarap dolu kadehleriyle,
Oturmuşlar kamp sandalyelerine…
Sanırsın güneş makas almış yanaklarından,
Deniz de orada, sahil de orada, şiir de orada.
Öyle güzel gülüyorlardı ki,
Bir tutam gülüş yerleşti dudaklarımın kenarlarına.
Hiç yoktan birkaç dakikalığına da olsa güzelleşti dünyam.
Hiç yoktan sevmeyi sevdim mesela, günüm günaydınlandı.
Cemre.Y.

11 Temmuz 2024 Perşembe

Bir Yağmur Suyu Hikayesi

...Bir Yağmur Suyu Hikayesi...
Yıl 1991 (On yedi yaşımdayım.)
-“Oooff anne offf yaaa!
Köyde yaşadığın günler gerilerde kaldı artık!
Görmüyor musun sular musluklardan akıyor artık!
Ne diye balkona boş bidon koyacak mışım püüfft!
Yağmur suyu dolunca ne olacak mış yani eeee!
Öfff beee!
Saçlar mı?
Ütüye mi, sular mı kesilirseee daha neler?
Altı üstü bi saat kesilir eee!
Boşuna söylenme ordan öyle sen çok bağırınca ben hiç duymuyorum seni.
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal laaa!--
Hayret bi şi ya burası İstanbul başka da İstanbul yokk!
Ne zaman kopacaksınız bu köy kafasından!
Ne geç ergenliği yaa!
Nolmuş yani zamanında ergen olmadıysam,
Ondan mış mış hep bu asilikler miş miş püüüfff!
Oraya bi gelirse de kafamı bidona sokarmış mış!
Köşeye mi koycaktım bu boş arap sabunu kokulu turşu bidonunu ben yaa!
Iıııyykkkk!
İyi aman rahat et koydum işte.
(Kıçına sokacak sanki yağmur suyunu hayret bişi!)
Ders kitabı arası şiir çalışcam ben!
Rahat bırak beni!
Nee o da mı nee!
Yeni bi ders adı anne!
Sanki üniversiteyi kazansam da yollayabilecek de beni.
Bu nasıl egodur yaa hiç değilse kazandı diyecekmiş sülalesine.
(Ders deyince aklı duruyo kadının yaa!
Doğruyu söylüyorum neyse ki anlamıyor!
Suç benim mi?)
Bi bidon yüzünden beni ağlattın ya!
Mutlu ol anne yağmur yağıyor ben ağlarken!
Nefret ediyorum yağmurdan ve ağlamaktaannn!
Yıl 2015 (Kır bir yaşımdayım.)
- Offf anne offf yaaa!
Dünden planımı yaptımdı oysa!
Öğleden sonra işimden dönerken eksik temizlik malzemelerimi alıp
Bana bayram olmayan bayrama temizlik yapacaktım güya!
Sahi söylemedim sana değil mi?
Geçen hafta, bizim sokaktaki senin komşun Havva ablalaların binası yıkıldı
Müteahhide mi vermişler ne!
Yıkılırken bizim binanın çatır çatır sallandığını da söylerim de,
Oralardan, ya yıkılıp gitseydik diye üzülme diye söylememişimdir sana kesin!
Neyse işte kapalı camlar ardında kesif kokulara dayanamadığımı bilirsin.
Camlar apaçık bütün hafta!
Havva ablaların yıkık binasının bütün tozları da evimde tabiside!
Bilirsin beni temizliğin temiz halini severim hep ben!
Yapmaktan hiç de haz etmem!
Sırf bu sebepten!
Her şeyim gibi temizliğin temiz halini görmek de ellerimden öperken,
Bi gün önceden ayar çekmişim hamaratlığıma!
İşten eve dönerken almışım eksiklerimi.
Evime çıkarken de Behiye'den,
(Biliyorum ana!
Hani evde bi kedi kaybolsa diye,
Ona özlemli gözyaşlarını -n hatırımda hala) elektrikli süpürgesini
(Evet ilk defa,
Bozuk süpürgemi terastan fırlatıp kredi kartına dayanıp yenisini almadım.
Offf yaa evet alamadım henüz!
Dayanacak yerim kalmadı evet olur böyle şeyler hayatta) ödünç alayım dedim.
Baktım süpürgeyi verirken çaresiz moralsiz dolanıyor ortalıkta sudan çıkmış balık gibi!
Sular kesikmiş!
Sulaaarrrrrrrr!
Hem de başkası olmayan İstanbul’daaa!
Hem de sabahtan beriiiiiii!
Neee!!!!
Boşuna söylenmeyeyim mi ben çok bağırınca duyamıyormusun beni!
--Bbla blla la laaaa blaaaa lal—derdin ama neyse miii?
Yapma ana yaaa!
Zaten biliyosun bu mevsimde ellerim bütün detarjanlara alerjili!
Neee!
Terastaki mavi bidonlar mııı!
Ne diyon yaa!
Hani geçen terasta otururken ölü hayvan kokusu gelmişti burnuma da
Kaldırıp kıçımı sağa sola bakmamıştım da eve mi girmiştim!
Eee evet emindim o kokunun ölü hayvan kokusu olduğundan da
Açık havada terasta ölü hayvanın ne işi vardı çevreden sandım dı eee!
Mavi bidonlar mı?
Yağmur suyu muuu?
Ağzı açık olan küçük turşu bidonunda da ölü bi serçe mi var!
Onu da bi zahmet bahçeye mi gömeyiimmm!
Daha da neler!
Adam gibi temizliğimi onlarla yapıvereyim mi?
Pencere pervazlarını da ovayım mı yook daha neleerr!
(Herkes çaresiz dolanırken,
Küçük bidondaki yağmur suyunda boğulmuş ölü serçe bahçeye gömüldü.
Büsbüyük mavi bidondaki saf yağmur suyuyla camlar ve yerler silindi.)
Anne affet beni yaaaa!
Olaydı ellerin hala yine teker teker öperdim parmak uçlarını
Ve ben kadın olduktan sonra bi çok kereler öptüğüm gibi,
Öperdim ayaklarının parmak uçlarını.
Yağmur yağmayacak bu sefer biliyorum yeni sildiğim pencerelerime ve gözlerime.
Eminim, ağlamayacak kadar seninleyim ama!
Anaammm sahi serçeler hep mi gözleri açık ölürler?
Ve sonsuz kere sonsuz teşekkür ederim sana,
En isyankar olduğum zamanlarda bile benim ilk sevdam canım anam olduğun için.
Seni hala, her gün, yeniden seviyorum biliyorsun zaten hep ama yine duy istedim.
Duy diye bu sefer yüreğimin taaa içinden söyledim!
Beni öylece terk ettiğin o yer, sahi mi çok güzel be ana!
Bana diyorum bana, yer var mı ki caba?
Sığınır mıyım acaba senin bi kuytuna!
Cemre.Y.

10 Aralık 2023 Pazar

Sus

...Sus...
Bir kadını susturmanın en iyi yolu,
O susana kadar süren
Mükemmel bir öpüştür.
E tabi dudaklarını kanattıracak kadar üzmediysen.
Şimdi öp bakalım öpebilirsen.
Cemre.Y.

25 Kasım 2023 Cumartesi

Hatıralarımı Çalıyorlar!

...Hatıralarımı Çalıyorlar!...
Sabah ayazı vurmuş gri sokakları geçip,
Denize kıyısı olan yerlerden birine gitti kadın.
Yün şapkasını iyice kaşlarının üzerine indirdi.
Kaşkolunu ensesinden soğuk girmesin diye düzeltti.
Paltosuna sımsıkı sarılarak usulca yanındaki banka oturdu.
Derin bir nefes vererek, yüreğindeki ayazı,
Denizin ayazıyla öpüştürdü.
Bir sigara yaktı en kaçağından,
Yanındaki kahvesinden yudumladı.
Sonra güneşin doğan yüzüne gülümsedi.
"Hatıralarımı çalıyorlar!" dedi kadın.
"Onları hatırlamana gerek kalmayacak." dedi adam.
Usulca süzülüp ufukta kaybolurken,
Kadına göz kırptı buluttan adam.
Gülümsedi kadın hem de yine hiç yoktan!
"Günaydın ömrüm, sana da günaydın."
Cemre.Y.

23 Eylül 2023 Cumartesi

Artık Ne Fayda!

...Artık Ne Fayda!...
Vakit...
Sabır taşının çatlamasına ramak kalmışsa!
Gayrı, kendi kendine konuşup durarak,
Sabır tesbihi çekmeyi hayli geçmiştir.
Zaman...
"Amaaann!"dan ibarettir artık.
Kadın ne vakit,
Eder bilinmezlikle
Değeri düşürüldüğünü hissettirildiği anları çoğaltıldıkça,
Deniz üzerinde yüzen bir sal dahi olsa,
Adına siz tekne deyin misal.
Usuldan kulaç atar,
Tümden gelen bütün imleçlerine.
Zira anlar ki,
Hiçbir vakit,
Kendisiyle tümevarım hiç kavranamamıştır!
Şimdi...
Kim?
Hangi dilde anlatabilir ki
Sizdeki bu "Sen!" eksikliğini?
"Biz!" var!
"Ben!" var!
"Sen!" yok!
"Nasıl olacak bu iş?"der çoktan!
Sen kendince akıl tutulmalarında sörf yaparken,
Sessizce kayığını yol almaya doğru ikna etmiştir kadın.
Karşısında sessiz bir liman olsa da,
Yahut bir çağlayan...
Akacaktır o, en uzağa!
Sonra kendi kendine hayıflansan ne fayda!
Keşke...
"Keşke!"siz duysaydınız sessiz harflerinin,
Kulaklarınızı çınlatan bütün sitemlerini.
Artık...
Ne fayda!
Cemre.Y.

8 Temmuz 2023 Cumartesi

Günaydınlar

...Günaydınlar...
Yağmur sonrası herhangi bir temmuz sabahında,
Yüzünü, gözünü, burnunu,
Güneş kırıntıları öperken uyandı kadın.
Yasemin kokulu tüllerini sıyırdı penceresinden.
Bir sigara yaktı, sade kahvesini ocağa koydu.
Verandasındaki sallanan koltuğunun,
Yağmurluklarını çıkarttı hemencecik.
Bu sabah da kahvesini denize nazır içecek,
Gün batımıyla uzaklaşan pembe bulutların,
Yavaş yavaş ufuktan kaybolmasını seyredecekti.
Sonra belki bir şımarıklık yapar,
Kahvaltı tepsisini kumsala götürür,
Denizin suları ayaklarını ıslatırken,
Güne gülümserdi yeniden, günaydınlar olurdu belki.
Cemre.Y.

28 Ağustos 2022 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Güne gülümseyerek uyandı kadın,
Rüyasında ne görmüşse belli ki mutluydu.
Uzun zaman önce aç karnında da,
Tok karnına da içilecek ilaçlarıyla vedalaşmıştı.
Sade bir kahve yaptı kendine!
Yudumlayarak verandasının kapısından çıktı.
Ayağını gıdıklayan kumları aşıp denize ulaştı.
Bugün pazardı ve daha kuşlar bile uyanmamıştı.
Usulca sokuluverdi denizin koynuna.
Bu sabah yüzünü deniz yıkayacaktı.
Daha akşama çok vardı.
Cemre.Y.

24 Temmuz 2022 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Sabah serinliğiyle usulca süzülüverdi güneş,
Kadın uyanıklıkla uyku arasında,
Yatağında dönüp durmaktaydı.
Önce kirpiklerine dokundu teker teker,
Sonra burnunun ucundan öptü yavaşça.
Yanaklarından süzülüp dudaklarına,
Kibar bir buse kondurdu.
Omuzunu okşadı fısıltıyla.
"Günaydın güzellik, bugün pazar!" dedi.
Yavaşça yatağından kalktı kadın.
Çayını ocağa koymadan, sade kahvesini hazırladı.
Şöyle iyot kokulu bir kumsala uyanmadıysa ne çıkardı.
Akşamdan mayaladığı hamura göz kırptı.
Cemre.Y.

4 Haziran 2022 Cumartesi

Sonunda İnandı Kadın

...Sonunda İnandı Kadın...
Uzanıp, usul usul öptü şakaklarını kadının.
Yorgun kirpiklerine tel tel dokundu sonra.
Yaşından erken çökmüşlüğüne aldırmadı hiç!
Ağarmış saçlarını okşadı yumuşacık.
Yüzünün hüzün yüklü çizgilerinde gezindi eli.
Konuşmadı.
Hiç!
Konuşmadı.
Sessizce sevdi, sevdiğini.
Öyle boş sözleri sarf etmedi,
Yok "Ölüm bizi ayırana kadar."lı,
Yok "Seni sonsuza kadar seveceğim."li,
Tek kelam etmedi tutulamayan sözlere dair.
Biliyordu çünkü!
İnanmazdım,
Çeker giderdim yalanının tam ortasında.
Susa susa sevdi kadınını,
Susaya susaya.
İnsan olan hiç!
Susuz yaşar mıydı?
Sonunda inandı kadın,
Dudaklarının kenarına,
Gülen yüzlü gelecekler için,
Gül kıvrımlı bir gülümseme yerleştirdi.
Sonunda,
Nihayet!
Her şey çok güzel olacaktı.
Cemre.Y.

21 Mayıs 2022 Cumartesi

Cumartesi

…Cumartesi…
Geceden, uykuya uyumadan önce,
Kendisiyle sözleşmişti kadın.
Şöyle bir cumartesiye yakışır şekilde,
Kuşluk vaktinin sonuna doğru uyanacaktı güya!
Yine yanlış yapmıştı zaman.
Güneşin doğuşundan birkaç zaman sonra uyanıverdi.
Sade kahvesinden sonra, yine çayını demledi.
Kahvaltı etmedi bu sefer!
Bahar mevsimine yakışır,
Bol yeşillikli, saçakları kaseden sarkan,
Göz doyuran, koca bir salata yaptı kendisine.
Durduk yere tohuma sardı, durduk yere çiçeğe sardı.
Temizlik vesaire derken gün batımı yaklaştı.
Sonra, gökyüzünün bulutsuz maviliğine daldı kadın.
Cemre.Y.

20 Mayıs 2022 Cuma

Sonrası Şiir İşte

…Sonrası Şiir İşte!...
Nicedir farkına varamamıştı kadın,
Her sabah yüzünü yıkadığı aynada…
Şöyle uzun bir vakittir…
Gözlerinin içine bakıp gülümsemediğinden olsa gerek!
Saçlarının sarısı, renkten renge bulanmış,
Başı, sonu, netameli bir hal almış!
Farkında bile değil.
O kadar çok, o kadar fazla gönül yorgunuymuş ki,
Depresyona girmeye dahi,
Kendine zaman ayıramamış!
Ki depresyona bari girse…
Saçlarının rengiyle oynaşıp,
Mutlaka, kendine gülümseyecek bir renge boyarmış.
İklimlerin bile rengine karar veremediği şu günlerde,
Kadının normalliğinin,
Normal'siz olduğunu anlayanlar olmuş nihayet!
Usulca fısıldamışlar kulağına,
Ve kadın uyanmış!
Saçlarındaki sarının renklerini soldurmuş önce.
Sonra mısra mısra boyamış her birini.
Siyah ve mavi.
Sonrası şiir işte!
Kısa, kısa, şiirler,
Kısa, kısa, parlement mavisi saç kırılmaları işte.
Nihayetinde…
Kadın artık, yeniden gülümsüyor,
Her sabah, yüzünü yıkarken,
Karşısında beliriveren o değişik kadına.
Dediğim gibi, sonrası, şiir işte.
Cemre.Y.

23 Nisan 2022 Cumartesi

Kendimden Özür Dilerim

...Kendimden Özür Dilerim...
Saçlarımın kırıklarıyla beraber,
Tırnaklarım da sayfa sayfa kırıldığında,
Artık umursamadığımı fark ettiğim an anladım!
Çoktandır kadınlığımdan vazgeçtiğimi.
Kim bilir en son ne zaman,
Şöyle bir kendime süslendim?
En son ne zaman,
Canım istedi diye elbise giydim,
En son ne zaman,
Taze gelinler gibi dans ettim salonumun ortasında!
Kim bilir...
En son ne zaman,
İçimden içime çok sevdim kendimi?
Kendimden,
Kendimi ihmal ettiğim için,
Çok mu çok özür dilerim.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...