...Günaydınlar...
Yağmur sonrası herhangi bir temmuz sabahında,Yüzünü, gözünü, burnunu,
Güneş kırıntıları öperken uyandı kadın.
Yasemin kokulu tüllerini sıyırdı penceresinden.
Bir sigara yaktı, sade kahvesini ocağa koydu.
Verandasındaki sallanan koltuğunun,
Yağmurluklarını çıkarttı hemencecik.
Bu sabah da kahvesini denize nazır içecek,
Gün batımıyla uzaklaşan pembe bulutların,
Yavaş yavaş ufuktan kaybolmasını seyredecekti.
Sonra belki bir şımarıklık yapar,
Kahvaltı tepsisini kumsala götürür,
Denizin suları ayaklarını ıslatırken,
Güne gülümserdi yeniden, günaydınlar olurdu belki.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder