kaburga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaburga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

28 Haziran 2025 Cumartesi

Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir

...Güvenli Limanım Yıkıldığından Beridir...
Kim bilir kaç yaz geçti şöyle bir...
Denizin koynuna boylu boyunca uzanıp,
Kulaç kulaç kaburgalarını çatlatacakmış gibi sarılmayalı!
İyot kokusunu özlemeye çare var azizim,
Tuzunu tatmaya da çare var,
Kumsalının bağrında adım adım gezinmeye de çare var.
Ama...
İlle de...
O...
İçinde olmak var ya...
Güvenli limanım yıkıldığından beridir
İşte ona çaresiz kalıyor insan olan.
Öyle ya...
Sahiline soyunsan,
Kumsalında senden kalanlara kim bakacak?
Hiç yoktan geri dönebilmek için,
Evinin anahtarını olsun kim koruyacak?
"Özledim!" derken burnunun direği sızlasa ne fayda.
Ne güven kalmış ne de liman.
Senden bana diyar olmaz birkaç zaman.
Cemre.Y.

9 Haziran 2025 Pazartesi

Gelsen Diyorum

...Gelsen Diyorum...
Sana sevgi dolu gülüşler biriktirdim,
Hani gülünce gözlerinin içi ışıl ışıl ışıldayan.
Hani sarılınca kalbinin ritmi kaburgalarına sığmayan,
Kocaman koskocaman sevgi dolu gülüşler biriktirdim.
Yüzümdeki çizgilere, saçımdaki aklara aldırmadan,
Zamanın zembereği bozulmadan gelsen diyorum.
Ne bileyim...
Belki sen de sıkılmışsındır
Çift kişilik kahveyi tek başına yudumlamaktan.
Cemre.Y.

12 Kasım 2024 Salı

Ne Zaman Özleyecek Olsam

…Ne Zaman Özleyecek Olsam…
Sen çocukken…
Hayatı yaşamak,
İkimize de gücümüzden de zordu.
Öyle ya…
Sen esnerken bile yosun gözlerinden yaşlar aksa,
Benim kaburgalarım çatırdardı,
Kalbimin müsebbiblerine sebep acısından!
Sarılırdım sana sımsıkı, öperdim alnından.
Seneler öyle öyle geçip gitti çocuk.
Büyüdün…
Kimbilir kaç mevsim geçti sensiz.
Ne zaman özleyecek olsam,
Ben sensizken daha mutluydum deyişin gelir aklıma.
Mutlu ol, hep, mutlu ol.
Cemre.Y.

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!

...Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!...
Hayat, bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
Misafire özel...
Bol kaşarlı tost istenmiş gibi!
Üstelik o misafirin,
Sen kendine münhasır,
Mesleğinle ilgili bir şeye düşünüp dururken,
Onca emeğinden sadece iki ısırık almış gibi!
Hayat bazen...
Zemheri ayazında, elin ayağın donmuşken,
Annenin yaptığı o, etli keşkeği özlemiş gibi,
Annenin yaptığı, o, etli güveci özlemiş gibi,
Tam da...
Sen, o etlerin en kaburgalısına dalmışken,
Baban tarafından,
Sen dahil...
Bütün kardeşlerinin etleri ve kemikleri,
Çoktan onun, boğazından geçmiş gibi!
Hayat bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
El alem gibi olman bekleniyormuş gibi.
Oysa artık sen...
Elinde malzeme alacak güç varken,
Saatlerce ve saatlerce...
Soğanlarını, domateslerini,
Çeşit çeşit sebzelerini ince ince doğrayıp!
Keşkeğini de yaparsın, güvecini de...
Yetmez!
Kışlık domates salçalarını, turşularını da kurarsın.
Zeytinyağlılarını da dizersin sıra sıra!
Lakin...
Hepsi, şöyle bir tastamam olunca...
Şöyle bir durup beklersin mecbur!
İlk kaşığı kim çalacak!
Hani kabusun yorulmuş mudur nihayet yemelerden!
Sen, zaten...
Kokularından çoktan doymuşsundur.
Hala...
Bunca özgürlüğüme rağmen!
Yaptığım hiçbir yemeği,
Üzerinden zaman geçmeden yiyemiyorum ben!
Misal eksilmişse rengi, kokusu, dokusu,
İlle de, eti, kemiği...
Kim doyarsa doysun madem.
Kokusu salınıyorsa doyuyorum zira...
Bir türlü koyun olmayı beceremedim ben!
Kendime bile.
Ama işte...
Hayat, sadece...
"Bazen!"ler de kalsaydı keşke!
Amma...
Ve lakin!
Sus!
"Neyse!" ye bağlan mı yor mu, her şey sonuçta!
Evet!
Evet!
Tok'um ben!
Taa, çocukluğumdan!
Cemre.Y.

13 Haziran 2022 Pazartesi

Sen Bundan Sonra Hiçbir Yere Gidemezsin!


...Sen Bundan Sonra Hiçbir Yere Gidemezsin!...
Yaşamın kıyısından geçerken,
Ne çok iç çekişlerimiz...
Ne çok iç çöküşlerimiz olmuş,
Ne çok...
Tam biz, bir hayale uzanmaya çalışırken,
Ellerimizden kayıp gidişleri olmuş.
Şimdilerde, ağır aksak adımlarımla izliyorum,
Artık hiçbir yere gitmek istemeyişlerimi.
Oysa...
Önüm, ardım, sağım, solum açık!
Lakin bir kere düşmeyegör!
Bir kere daha,
Bütün can kırıklıkların bir araya gelecekmiş gibi,
Bütün hayaletlerin sana çelme takacakmış gibi,
Sanırsın ki, düşersin,
Düşersen...
Böyle böğründe, hiç geçmeyen,
Her ufacık rüzgarda,
Kendini hatırlatan bir kaburga sancısı.
Ardından yapışan bir kol ağrısı.
Yüreğin nefesine yetmez olur birden,
Geldi mi sana yürek yarası!
Gidemezsin.
Gitmeyi hayal ettiklerini de sümen altı edip,
Gitmek zorunda olduğun yerlere dahi,
Kıytırıktan birer bahane uydurup,
Öylece durursun.
Çünkü sen...
Sen bundan sonra,
Hiçbir yere gidemezsin.
Cemre.Y.

18 Mart 2022 Cuma

Mart Karı

…Mart Karı…
Nasıl olmuşsa olmuş,
Mart ayazı yerleşmiş ciğerlerime,
Nazlı bir kedi gibi hırıl hırıl, hırıldamakta.
Penceremden karlı kiremitlere bakarken,
Öksürük nöbetleri kaburgamı zorlamakta!
Hiç değilse sigarayı azaltsam diyorum,
Fincanımdaki çayım soğumuş,
Mutfağa gitmek lazım ayakları sürüyerek.
Hiç yoktan birkaç lokma kahvaltı etmek lazım.
Halsizliğime gücenip,
Bir sigara daha yakıyorum.
"Mart karı ağulu olur!" derdi rahmetli anam.
"Mevsiminde yağan kar gibi değildir,
Hasta eder insanı, içinin içi acır!" derdi.
İçimin içi acıyor annem, çok özledim seni derinden.
Cemre.Y.

30 Ocak 2022 Pazar

Seven Sevdiğine Söylesin Bence!

...Seven Sevdiğine Söylesin Bence!...
O değil de, kaç yıl oldu,
Sevdiceklerimizle,
Şöyle yürek yüreğe sarılmayalı,
Ama öyle böyle değil ha!
Sarılmak dedimse,
Şöyle...
Kaburga kemiklerini falan kıtlatırcasına.
Kokusunu, burnunun direğine çekmelisinden,
Bir yandan da,
Biriktirilen bütün özlemlerle beraberce,
Şöyle şapur şupur öpmeli falan yani!
Kaç ay, kaç hafta, kaç gün,
Kaç saat, kaç dakika, kaç salise oldu ha!
Hani kıyamet günü,
Seven sevdiğini tanımaz gelecekti ya!
Kaç zaman oldu,
Şu Covid ve varyantlarından sebep,
Göz göze bile değdirmeye korktuğumuz, kaç an geçti.
Yeter be.
Seven sevdiğine söylesin bence!
Sarılmasak da olur, koklamasak da,
Ne bileyim, öpmesek de olur da.
Bir şekilde...
Seven, sevilene, sevdiğini hissettirsin bence.
Cemre.Y.

26 Temmuz 2021 Pazartesi

Kırık

...Kırık...
"Sen de, artık, canını yakan her şeyine,
Kırılmış diyorsun!" demişti bir keresinde.
Kaburganı incitmişsin,
"Kırıldı." diyorsun!
Dizinde sadece bir yırtık var,
"Kırık." diyorsun!
Midende gastritli ülser var,
"Kenarı kırılmış." diyorsun!
Kalbini üzmüşler,
"Zaten hep kırıkmış." diyorsun!
"Sen de, her şeye kırık diyorsun." demişti.
Ona...
Bunca zaman sonra,
Bunca kırıklarım hakkında,
İlk kez, tek bir cevap vermiştim.
"Artık, canımın canını üzen her ne olsa da,
Çoktan kırılmıştır benim için,
Canımı yakan her yerim, kırıktır benim için,
Kırılmıştır yani, çoktan olanından!
Ve buna birilerini inandırabilmek için,
Ayrıca bir çabam yok!
Kırıksa bana kırık,
Acısını da ben çekiyorum yani!" demiştim.
Anlamamıştı...
Yine hiçbir şey anlamamıştı.
"Sen öyle mutlu oluyorsan,
Herkese hep öyle de madem." demişti.
Bir kere daha kırılmıştım.
Ama bu sefer...
Canımın yongası, ciğerimin çiziği,
Taa en dibinden kırılmıştı.
Elbette, ben, ondan,
Onun bebekliğinden ergenliğine kadar,
Ayağına taş değse,
Büyüme ağrılarından kemiklerine acı değse,
Yüreğine gam değse,
Onu şefkatimle zerre zerre öptüğüm gibi,
Her şeylerimin yerlerine koyduğum sevgilerim gibi,
Ne kaburgamın,
Ne dizimin, ne midemin,
Ne de kalbimin kırıklarını,
Teker teker öpsün de geçsindili,
En ufak bir şefkat belirtisi beklemiyordum ama!
Ama, bu kadarı da...
İnsan olan,
Anahtarı, hem elinde, hem de cebindeyken,
Girip çıkacağı bir kapıyı,
Koca bir hayatın intikamıyla, öylesine dolu,
Kocaman bir tekmeyle,
O yürek kapısını darmaduman eder mi?
Neyse ya neyse...
Cemre.Y.

26 Haziran 2021 Cumartesi

Pişman

...Pişman...
Yıllar yılı, yaşadığım onca acıya rağmen,
Şöyle bir geçmişlerimize bakınca,
"Yine de pişman değilim hakim bey!" derdim,
Bana her...
"Pişman mısın peki?" diye sorduklarında."
Meğer fazlası varmış bazı aldanmaların da,
Yeni haberim olmuş kadar ağrıyor kaburga kemiklerim.
Üstüne bir de...
Yıllar yılı aynı temcit pilavı önüne sürülünce,
Geç kalınmış pişmanlığın acı ağrısı ekleniyor işte.
Geçecek ama...
Geçecek!
Diğer bütün geçenler gibi bu da geçecek.
Şimdi mi?
Geçmişi geriye doğru saramayacağımıza göre,
Hani onun...
O ilk adına rastlama anına dönemeyeceğimize göre,
Görmezden gelip, yüzümüzü çevirip,
Bambaşka hayatlar yaşayamacağımıza göre!
"Milyon kere pişmanım." desem ne fayda!
Şimdi ben...
Hayallerim ve de kırıkları,
Hep beraber oturmuş gölgeleniyoruz.
Cemre.Y.

9 Ocak 2021 Cumartesi

Sarılmak

...Sarılmak...
Bir zaman sonra,
Uzakları yakın edemediğin vuruyor insana!
Eskiden, sadece yalancıların maskesi vardı,
Şimdilerdeyse konuşulanları bile anlayamaz olduk,
Yüzlerimize taktıkları beyaz maskelerden!
Çok özlediğini, öyle uzaktan görmek yetmiyor misal.
Şöyle kalbinin kanatlarını hissedecek kadar sıkı,
Kaburgalarını çıtırdatacak kadar sıkı sarılmak istiyor insan!
Sarılmalara bile hasret kaldığımız günlerdeyiz be can.
Cemre.Y.

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Senin Haberin Yok Be Sevgili

...Senin Haberin Yok Be Sevgili...
Senin haberin yok be sevgili.
Yıllar yılı ilmek ilmek işlediğim güven duvarımı söktüm de estim sana.
Cümle olup uçarcasına milyon parça ben dağıttım zerrelerine,
İklimi değişirken kuraklığımın,
Sana ılıman coğrafyalarımı sundum kavurmadan.
Bundan gayri ne vakit bir gülümseme belirse dudaklarında,
Ben rüzgar olup konacağım gülüşünün kıvrımına.
Hiç sarılmasak ya da hiç sarılamayacaksak da ne olur sanki,
Teninin, terinin kokusu burnumda hızma.
Senin haberin yok be sevgili.
Hani sitem ettin ya hiç sormadık birbirimize,
"Biz bunca zamandır bizsizken, neler yaptık, nasıl geçti onca zaman?" diye...
Ben kim bilir kaç ay, kaç hafta, kaç gün, kaç saat, kaç dakika, kaç saniyedir,
Güne gözlerimi açtığım her "Günaydın!" ımda,
Ben her "İyi Geceler" imde öpüyordum seni kaburga kemiklerinden, hala da öperim.
Cemre.Y.

22 Mart 2019 Cuma

Yüzümü Düşürme Ayak Dibine, Ben En Son, Sana Güvendim

...Yüzümü Düşürme Ayak Dibine, Ben En Son, Sana Güvendim...
Sen hiç yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüzyıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Şimdi sen say bakalım...
Ömrünün, ömrüme eksikliği kaç etti?
Beni ateşlere attılar, sevdiğimi başkalarına eş ettiler ölmedim.
Beni yardan uçurdular,
Evladımı evimizden uzak koydular ölmedim.
Beni yalancı baharlarla, zemheri ayazlı kara kışlı beşiklerde unuttular ölmedim.
Tam tamına, yüzyıl sonra, çırılçıplak, son, sana, güvendim.
İçim dışım ne kaldıysa,
Her zerremi sana emanet ettim lakin,
"Olmayacak bizden!"e kefen biçmişiz madem!
Yüzümü düşürme ayak dibine, ben en son, sana güvendim.
Sen yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüz yıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Neyse üç beş sigara daha yakalım biz ardı ardınca!
Cemre.Y.

6 Mart 2019 Çarşamba

Yağmur

...Yağmur...
Sana...
Korkularımı biriktirmiştim oysa!
Hani ansızın yakalanırsam,
Sana sımsıkı sarılıp,
Ürkek bir serçe misali korunurdum ya,
Güvenli kollarının gücünün kuvvetinde.
Sen, usul usul...
Dağınık zülüflerimi atardın kulak arkalarıma!
"Geçecek!" derdin altı üstü...
"Geçecek!"
Geçerdi ille de...
Bense bunca yıldır,
Kendi zülüflerimi kendi kulak arkalarıma atarken,
Hep de "Geçecek!" demiştim kendi kendime...
Neden tam bir geçemediğini anladım nihayet,
Neden hiç kimseye, hiçbir zaman,
Sana güvendiğim kadar, güvenemediğimi!
Geçecek, geçiyor elbet
Lakin tam da bir geçemiyormuş demek ki!
Artık seninle geçmeli.
Ki madem şimdi yine yalnızım,
Lakin hayalinin elleri zülüflerimde.
Vallahi de, billahi de geçti.
Seni seviyorum net.
Sen benden hiç geçme ama!
Ki zira öpüyorum kaburga kemiklerinden,
Ve dahi o mağrur alnın tam ortasından.
Cemre.Y.

1 Kasım 2018 Perşembe

Yoksa Gerçekten Öldük Mü Lan

…Yoksa Gerçekten, Öldük Mü Lan!...
O değil de…
Arada bir Neşet Ertaş türkülerine denk gelmiyor muyum!
Kalbim kaburgalarımı zorluyor yeniden...
Bir ayrılık, bir yoksuzluk, biri de ölüm! diyordu ustam...
Ki biz bu sıfatların hiçbirine dahil değildik!
Sahi biz, yoksa gerçekten, öldük mü lan!
Cemre.Y.

27 Ekim 2018 Cumartesi

Ne Demek?

…Ne Demek?…
Ne demek?
Hiç değilse kelebek kanadında bir nokta dahi olamayacakmışım!
Ne demek bunca vakit o vakit?
Senin kımıl zararlısı birer tenya olduğunu anlayamışım da
Ola ola, bir kör sinek olacağını anlayamamışım mış gibi mi yani!
Nerede kaldı benim yüreğim!
Adın aklımdan geçse…
Kaburgalarımı zorlayan kalbimin tırtıl kanatları.
Kimseden bir dileğim de yoktu hani, nicedir.
Kim, kime ne kadar azalmış…
Bana…
Yüreğimin kelebek kanatlarını, geri verin yeter!
Cemre.Y.

30 Eylül 2018 Pazar

Artık Git

...Artık Git...
Ömrümde ilk defa...
Yaşımdan büyük birini sevmeyi denemiştim.
Oysa onun da benden hızlı yürüyordu adımları...
Ve hala kızıl bir bahara aşıktı.
İkimizde birer harika ötesi yanılsamaydık yani.
Ben unutmayı bile unutmuştum.
Oysa, kendine bile dair değildi.
Bazen...
Son'ların acısı içimizi kırsa dahi!
Hani yüreğine dokunup,
Senin onca...
Ona gitmişliğini piç edip...
"Artık...
Git!"
Derler ya!
Hiç batmayan ayak tırnakların batar,
Hiç yanmayan kaburganın sol yanı acır,
Durduk yere…
Yüksek!
Merdivenleri...
Uça kona uçuverirken birden başın döner!
Birden...
Ve aslında da hepten!
Kolundan tutsun istersin!
Yani n'olur ki...
Sonuç buysa!
Artık...
Hissetmekten de yoruldum la.
Sabah...
Kahvaltıya gelirim,
Gülümseyen maskelerimden birini bulabilirsem!
Cemre.Y.

13 Mayıs 2018 Pazar

Bomboş

...Bomboş...
Hani insan içinin bomboş olduğunu hisseder ya
Hani kaburgalarının altında yürek yokmuş,
Kalbin artık hiç atmıyormuş gibi,
Tam olarak öyleyim bugün…
Bomboş...
Cemre.Y.

17 Şubat 2018 Cumartesi

Yüreğimde Hala

…Yüreğimde Hala…
Şimdi nerede
Senin gülüşüne benzeyen
Bir gülüş görsem...
Kalbim kaburgalarımı zorluyor.
Yüreğimde hala son gülüşün.
Cemre.Y.

1 Ocak 2018 Pazartesi

Sakın Gelme

…Sakın Gelme…
Sen bana gelme sakın
Hiç gelme.
Sonra kokun
Sızım sızım olur burnumda.
Sen de gittiğinde,
Kaburgalarım ağrır
Artık sarılmıyorsun diye!
Yüreğim yarılır…
Gözlerim hüzne sarılır.
Gelme no'lur,
Sen de gidersin.
Sakın gelme!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...