...Senin Haberin Yok Be Sevgili...
Senin haberin yok be sevgili.
Yıllar yılı ilmek ilmek işlediğim güven duvarımı söktüm de estim sana.
Cümle olup uçarcasına milyon parça ben dağıttım zerrelerine,
İklimi değişirken kuraklığımın,
Sana ılıman coğrafyalarımı sundum kavurmadan.
Bundan gayri ne vakit bir gülümseme belirse dudaklarında,
Ben rüzgar olup konacağım gülüşünün kıvrımına.
Hiç sarılmasak ya da hiç sarılamayacaksak da ne olur sanki,
Teninin, terinin kokusu burnumda hızma.
Senin haberin yok be sevgili.
Hani sitem ettin ya hiç sormadık birbirimize,
"Biz bunca zamandır bizsizken, neler yaptık, nasıl geçti onca zaman?" diye...
Ben kim bilir kaç ay, kaç hafta, kaç gün, kaç saat, kaç dakika, kaç saniyedir,
Güne gözlerimi açtığım her "Günaydın!" ımda,
Ben her "İyi Geceler" imde öpüyordum seni kaburga kemiklerinden, hala da öperim.
Cemre.Y.
Yıllar yılı ilmek ilmek işlediğim güven duvarımı söktüm de estim sana.
Cümle olup uçarcasına milyon parça ben dağıttım zerrelerine,
İklimi değişirken kuraklığımın,
Sana ılıman coğrafyalarımı sundum kavurmadan.
Bundan gayri ne vakit bir gülümseme belirse dudaklarında,
Ben rüzgar olup konacağım gülüşünün kıvrımına.
Hiç sarılmasak ya da hiç sarılamayacaksak da ne olur sanki,
Teninin, terinin kokusu burnumda hızma.
Senin haberin yok be sevgili.
Hani sitem ettin ya hiç sormadık birbirimize,
"Biz bunca zamandır bizsizken, neler yaptık, nasıl geçti onca zaman?" diye...
Ben kim bilir kaç ay, kaç hafta, kaç gün, kaç saat, kaç dakika, kaç saniyedir,
Güne gözlerimi açtığım her "Günaydın!" ımda,
Ben her "İyi Geceler" imde öpüyordum seni kaburga kemiklerinden, hala da öperim.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder