23 Ağustos 2019 Cuma

Sonra Ne Oluyordu Da Büyüsü Bozuluyordu Ki Bu Vuslata Dair Bütün Hasretlerin

...Sonra Ne Oluyordu Da Büyüsü Bozuluyordu Ki Bu Vuslata Dair Bütün Hasretlerin...
Akşamın günü ağarıp parkasını omuzuna vurup çekip giderken,
Gece selam eyledi bir ayağı kırık masanın ortasına!
Hepi topu iki tahta sandalye vardı zaten biri kırmızı, diğeri mavi.
Sahilin en ucundaki tek ağacın topraktan aşan damarlarına baktı kadın uzun uzun.
Belli ki toprak yetmemişti kökleştikçe köklenen ağacın yer altındaki dallarına.
Bir sigara daha yaktı derin bir nefes çekti ciğerlerine!
Sonra ufuktaki batmasına ramak kalan güneşe baktı usul usul,
İçinden ayak tırnağının ucunu duvara bodoslama dalıp kıran genç kızın acısı geçti.
Kendi kendine...
"Sonra ne oluyordu da büyüsü bozuluyordu ki bu vuslata dair bütün hasretlerin?" dedi.
Kelimeler yuvarlanırken ağzından koşarcasına kumsalı aşıp,
Koca denizi yarıp güneşi çekip çıkartmak istedi tam da boğulmak üzereyken.
Güneşin son kızıllığında bir adam görüverdi birden!
Dilinde Ahmet Kaya'nın en sevdiği "Doruklara Sevdalandım" şarkısı,
Elinde yemyeşil bir muhabbet kuşu, okşamaktaydı kanatlarını şefkatlice.
Vazgeçti kadın bütün anlardan, bütün zamanlardan ki zaten,
Belli ki gelmeyecekti beklenmeyen de karşısındaki o boş sandalyeye!
Şimdi mehtaba dalmalıydı.
Misal az ötede cıvıldaşan yakamozlara şiirler yakıştırmalıydı.
El ele sarmaş dolaş gezinen çiftlere,
Her zaman olduğu gibi gülümseyerek bakmalıydı yine.
Yaşlı ihtiyarlar gibi yetemediklerini ayıplayarak bakanlara da o ayıplayarak bakacaktı
"Size ne!" diye.
Sahi şimdi şöyle üç beş duble rakı da ne giderdi be!
Hani öyle balıkmış, mezeymiş de istemezdi şu an,
Lakin, acılı şalgam olsa fena olmazdı.
"Yazın yaz akşamları çoktan bitmiş sevgilim,
Gece sonbahara çoktan hazır ayazıyla pusuda beklemekte." diye mırıldandı kadın.
"İnsan incecik bir hırka olsun bari yanına alır!" diye de yalnızlığını azarladı.
Kıpkırmızı birasından son yudumlarını içerken,
Usulca bitmeye yakın sigara paketinin içine çakmağını attı.
Köklere, masaya, boş sandalyeye, ufukta batan güneşin yerine ve...
O adamın hayaline bir daha baktı, o uyurken usulca okşadı saçlarını.
Sonra ne oluyordu da büyüsü bozuluyordu ki bu vuslata dair bütün hasretlerin?
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...