peki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
peki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2025 Pazar

Hoş Geldiniz

...Hoş Geldiniz...
Hayyam iken Şems,
Şems iken Mevlana,
Mevlana iken Meryem Ana,
Meryem Ana iken safi kul'um ben!
Velev ki hepsini,
Ayrı ayrı ayrıcalıklarıyla tanıyorsanız,
Beni ezelden beridir biliyorsunuz demektir.
Peki madem,
Ruhuma yeniden hoş geldiniz.
Cemre.Y.

29 Eylül 2023 Cuma

Biz Nereliyiz Şimdi?

...Biz Nereliyiz Şimdi?...
-"Peki!
O, bu, şu, öbürü neyse de...
Biz, nereliyiz şimdi?"
-"Ne yazık ki hala,
Dünya'lıyız yavrucağım!
Yıldızlarımız hala birbirinden uzak.
Lakin...
Ne vakit gökyüzüne baksak,
Bulutların şeklinin değişebileceğini var sayarak!
Ay...
Ve kutup yıldızı yönümüze hep ortak.
Evet, meraktasın nicedir biliyorum.
Seni, hala, her gece, uyumadan önce,
Her yeni güne uyandığım sabah da dahil,
Ki buna, zaman zaman, her zaman da dahil!
Seviyorum.
Sen benim zamanlar arasında
Eğip bükebileceğim bir kıvam da olmamalıydın,
Olmadın da!
Ne benim ben olmam suç.
Ne de senin, sen kalmana tam destek olmam hata.
Bunca bizsiz zamandır da...
İyiyimdir umarım ve iyisindir umarım."
Cemre.Y.

31 Aralık 2022 Cumartesi

Madem

...Madem...
Eğer...
O tek doğru "adam",
O en doğru zamanda, güveninize dokunabilmişse
Yüreğinize başkaca tek kelam etmesine gerek yoktur.
Sadece bir kez görünür,
Sonra iki ve sonra üç!
Daha fazla olmayacak bilirsiniz!
Onu beklemenin faydası yok!
Zaten o vermiştir tek bir görüntü ile size olsun mesajını...
"Ama, seni çok özledim ve bekledim." bile diyemeden uyutur sizi,
Kendisi, sanki güneşin doğuşuna bekçi.
Peki!
Madem var'dım diye gelmedin,
Peki!
Mademki artık yok'umdur diye geldin?
"EYVALLAH!" derim ruhun bile duymaz giderim.
Cemre.Y.

29 Nisan 2022 Cuma

Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet

...Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet...
Kalbimin kırıklarıyla,
Yüreğimin kırıklarını bir bohçaya koyup,
Sevdiklerimin can kırıklıklarını da,
Yara kabuklarını da,
Birer birer toplayıp,
Ciğer tanelerimle sarmalayıp,
Kırk yama bohçamın,
Yan ceplerine dizdim özenle.
Nasıl ki sevinçler,
Paylaşıldıkça çoğalıyorsa,
Acılar, kederler de,
Paylaşıldıkça azalıyordu nihayet!
Peki ya neden?
Tam da şimdilerde,
Midemin tam ortasında bir ejderha var!
Durmadan alevler saçıp duruyor,
Zehirli sular dolduruyor dilime?
Neyse...
Bir vakit daha,
Konuştuklarımızın azlığına inat,
Hep ve her zaman da çok sanıyorlar ya,
En derinini susalım biz, bir vakit daha!
Kim öle, kim kala deme sakın ha!
Nasıl olsa gelecek o kıyamet,
Sonrası bakarız,
Kime cehennem,
Kime cennet.
Cemre.Y.

28 Nisan 2020 Salı

Kendi Pisliğinizde Boğulun

...Kendi Pisliğinizde Boğulun...
E-Devletten #Maske ye baş vuralı 20 gün oluyor,
Hala mesaj bekliyorum derken,
SGK'lı çalışanlara #Maske verilmeyeceğini,
#İşveren in dağıtacağını bildirmişler!
Kendi vatandaşını kotarmadan,
ABDye gönderilen maskeler gibi hissediyorum şu an kendimi!
Neyse ki işverenim #covit19 belası yüzünden,
Kısmi Süreli'ye baş vurmazdan önce,
Daha en başından dağıtmıştı maskelerimizi,
Dezenfektanlar ve dahi kolonyalarımızı!
Allah razı olsun,
Hiç değilse,
Yıkayıp yıkayıp kullanıyorum markete gitmem gerektiğinde.
Geçen gün kardeşimin eşi, kendisine çıkan maskeleri bana verdi,
"Biz kardeşine iş yerinden verilenlerle idare ediyoruz." diyerek,
Ondan da, kardeşimden de Allah razı olsun.
Peki şimdi sorarım devlet büyüklerime!
Herkesin çalıştığı yer benim çalıştığım yer gibi,
Özellikle sağlık konularında hem kendilerine,
Hem de çalışanlarına karşı,
Bu kadar hassas ve özverili değilken nasıl olacak o iş?
Vatandaşına maske dağıtamayan devlet,
O vatandaşların çalıştığı şirket ve kurumlara nasıl ulaştıracak o maskeleri?
Daha daha söylenecek, sorulacak, kurulacak nice cümleler var da,
Bizim şirket sağ olsun sigaraya karşı...
Mapusa falan düşersem iyi kötü bakarlar bana da sigara yollamazlar işte!
Yoksa neler neler dönüyor fikrimden!
Lakin güzel ülkemde düşünmek, düşündüğünü dile getirmek yasak!
Cemre.Y.

3 Aralık 2019 Salı

Şimdi?

...Şimdi?...
Zaman...
Zamansızlığının dehlizlerinde kaybolmuş,
Geçmiş ile geleceği sarmış sarmalamış,
Öylece nefesini tutmuş,
Zembereği bozulmuşçasına akmakta!
Geçmişin hesaplarını sarı sandığa gömüp,
Topunu küle çevirip denize salmıştım ya en son!
Hani en son...
Gelecek kaygılarımdan sıtkımı sıyırıp,
Elimde kalan "Şimdi." m le mutlu mesut yaşayacaktım ya!
Hiç bilmediğim bir yerde...
Hiç olmayacak bir anda...
Yön duygumu kaybetmiş gibi,
Sonu güzel bir caddeye çıkar sanıp,
Uzun uzun yürüdüğüm o yolun sonu,
Çıkmaz sokağa çıkmış,
Geri dönmeye de takatim kalmamış gibi çaresizim.
Meğer bunca ömrüm boyunca,
Hiç "Şimdi." m olmamış benim.
Şimdi...
"An'ı yaşa!" diyenler kadar sanal bir kavram mıydı yoksa....
Bunca hayat yorgunluğuna rağmen,
En azından artık ömrü çoktan solmuş koltuğuna,
Bir minder daha ekleyip,
Mümkün olduğunca yumuşak oturup,
Kim bilir kaç yıllık sehpana yorgun ayaklarını uzatıp,
Kıvrım yeri kırılmış laptopuna bari aman bir şey olmasın diye,
Dizlerine yastıklı korumalarla yerleştirdiğinde,
Gün...
Zamansız...
Amansız...
Oradan, buradan nasıl sızıdıysa birkaç kelam eyleyip,
Durduk yere deriinnn bir nefes alıp,
Artık kalbine yetişemeyen ritmine es verip,
Yavaşça...
Nefes verip ayar tutturmaya çalışmak mıydı?
Doktorumun yeni direttiği ilaçtan mı bilinmez lakin,
Bu akşam evime yürürken...
Bildiğin huzur evi, gayri kaslarına hükmedemeyen insanları gibi,
Bildiğin altıma büyük abdestimi yaptım misal!
Hem de...
Tam da evime ulaşmaya ramak kalmışken!
Sonrası çile işte.
Sahi an'ı yaşamak neydi?
Ne vakittir ben yaşayamadan geçip gitti bu zamanlar!
Peki ya şimdi?
Şimdi!
Bana biçilmiş ömrün hangi sahnesindeyim?
Repliğim ne!
Yani...
Ne demeli, ne etmeli, ne eylemeliyim şimdi?
Cemre.Y.

28 Aralık 2018 Cuma

Eyvallah'a Da Peki

...Eyvallah'a Da Peki...
Vaad edenler vaadlerine uysalardı
Böyle bu kadar yamuk durmayacaktı bu dünya!
O nedenledir ki yapamayacağım hiçbir şey için
"Hallederiz!" diye yalan söylemem, söyleyemem.
Bir de...
"Neyse!"ler derindir bizim cephemizde.
Öyle her cümlenin altına yazılmaz,
Hele bir de sizin "Eyvallah"ınız vardır ya hani,
Bizim cepheden bazılarına…
"Umurumda değilsin." hükmünde,
Bazılarına "Konu kapanmıştır." hükmünde!
Bazılarımıza da "Konu, konuşmaya bile değmez!" hükmünde!
Sakın bana...
"Neyse!"ler bazen bi boyun eğiştir, bazen de kabulleniş." deme bak!
Çünkü ben o kısma biraz takığım!
Çünkü bizim kadın cephemizde kocaman bi "Peki!" var.
Tam da...
"Eyvalllah!" la başlayıp,
"Neyse!"nin ne'yselerinde boğulup,
Sonu, son'a kadar giden sessiz bi "Peki!"
Ki bu "Peki!" ler cümleler içinde,
Sizin "Eyvallahlarınız ve neyse." lerinize
Çoktan aynı anlamları geçip aşmış bir "Peki" dir.
Boğazlarda birer yumru kalsa da her "Peki" unutulur sonunda!
Yani bizde "Eyvallah!" a da sonunda "Peki!"
Cemre.Y.

31 Ekim 2018 Çarşamba

Pastırma Yazı

…Pastırma Yazı…
"Şimdi şuraya yağmurlu bir İstanbul'dan…" diye bi şeyler yazardım ya
Sevmiyorum kendisini.
İstanbul'u değil be gözüm, yağmuru sevmiyorum.
Hele yalnızlığı, hele kararsızlığı, hiç mi hiç sevmiyorum!
Şimdi pastırma yazından çalıntı güneşli günler geçiyor ömrümden.
Her şey aslında, bir şeyleri umursamak ve umursamamaktaki o ince çizgide,
Yeni bir kader kapısını açan iki yüreğin
Aynı anda adım atması gereken bir sırdı... 
Ve sen…
Neyse ki o an…
Orada değildin, sen bana hazır değildin! 
Ben sensizliğin kapısından tek başıma geçtim de…
Peki ya sen, bensizliğin kapısından geçebilecek misin!
Bir sonraki kapıdan yalnız geçmeye niyetim yok çünkü…
Senle veya sensiz!
Ama kesin yanımda biriyle…
Cemre.Y.

6 Eylül 2018 Perşembe

Eylül Mü?

...Eylül Mü?...
Sarıya meyyal yapraklar,
Dallarına sımsıkı sarıldığı ağacını terk etmek için,
Eylül'ü bahaneye bulayıp ufacık bir rüzgarı bekler.
Günlerin gecelere karıştığı oynak günler,
Çoktan denizin derinliklerine dalmış,
Mavinin ufkunda öpüşülerek uyanılan sabahlar,
Çoktandır yerini yalnız uyanışlara bırakmıştır.
Deli dolu yaşanan onca aylar,
Onca yıllar boyunca hiç Eylül gelmemiş gibi,
Zemheri ayazlarında,
Gecenin soğuğunda buz tutmuş ayaklar,
Birbirini ısıtarak,
Hiç rüya görmemiş gibi günlerden, haftalardan,
Aylardan, yıllardan sadece o gün Eylül'müş gibi,
Sanki ağaç dalına hiç küsmemiş,
Dal yaprağına hiç gücenmemiş gibi,
Yine de,
Onu sarıp sarmalamamış gibi terklere bahanedir Eylül.
Eylül mü?
Bir görseydiniz on bir ay boyunca onu beklediği halde
Her ilkbaharın ortasında görünüp,
Birkaç zaman sonra solup giden
O son lalesinin arkasından bakarken ki,
Yosun gözlerinin yaş tanelerini.
Bütün vedaları, bütün hazanları,
Bütün kaçışları yükleyin Eylül'e...
Nasılsa biliyor ya,
Kasım da başka aşklar hasreti yükleneceğinizi,
Sessiz bir sükunetle izler arkalarınızdan bütün gidişlerinizi.
Eylül mü?
Siz hiç Eylül'e sormadınız ki!
Lale sever o!
Gözünün nuru, ciğerinin nefesi kadar sever.
Çocukluğunun erken yükü, ergenliğinin göçebe göynü,
Yolların amazon kahramanı kadar sever.
Eylül mü yani?
İlkbaharların geleceğini hiç unutmayan,
Sonbaharın tek yükümlüsü.
Lale mevsiminin,
On iki ay sürmesi gerektiğini hayallenen Eylül!
Bütün suç onun yani.
Neyse peki.
Biz yine "Şerefimize!" deriz.
Ya siz!
İyi bakın yüreklerinizin diplerine,
Bir yudumluk bari kalmış mı şerefleriniz?
Cemre.Y.

18 Temmuz 2018 Çarşamba

Ezber

...Ezber...
Hani hep kızardın yan yana uzandığımızda,
Gözlerimi kapatıp yüzüne dokunup duruyorum diye.
Sevmezdin yüzüne dokunulmasını,
Unutmuş gibi yapar dokunurdum sana.
Alnından yavaşça dokunmaya başlardım her hücresini ezber çekerek.
Kaşlarını çizerdim resim yapar gibi,
Göz kapakların kapalı olurdu rüyada gibi,
Hani hissetsem de sayabilsem kirpiklerinin tanelerini,
Elmacık kemiklerinde gezinirdi parmak uçlarım.
Şakaklarından saçlarının başlangıcını ve bitişini gezerdim.
Burnunun ucuna geldiğimde "Ufff" derdin "Yeterrr!"
Dudaklarını ezberlemeye doyamazdı parmak uçlarım
Ama sen dokunmayı bile hep çok görürdün bana!
Çenen, sakalın nasıl da zor tutardım kendimi gözlerimi açıp,
Öpmemek için seni!
"Neden peki?" derdin,
"Nedir bu şimdi, sevmiyorum işte biliyorsun!"
Ahh be sevgili bilmem mi!
Sen hiç sevmedin ki zaten beni diye kırılırken sessiz hıçkırıklarım,
Gülümseyerek bakardım gözlerine
"Bir gün kör olursam seni bir kokundan,
Bir de parmak uçlarımdan tanıyacağım da ondan" derdim sana.
Kör olmadım.
Yıllar oluyor biz bitip, bizden gideli.
Ah benim burnumun sızısı,
Ne vakit eskilerden bir rüzgar esse,
Kokun burnumun direğinde.
Gözlerimi kapattığımdaysa ezberimsin hala.
Cemre.Y.

3 Haziran 2018 Pazar

Belki

...Belki...
Belki de her şey...
Günü güneşle yıkamaya çalışmakla...
Geceyi yıldızlarla aydınlatmaya uğraşmakla geçen
Bir sonsuzluk düzlemiydi.
Neresinde vazgeçip,
Neresinde pes edip,
Neresinden koptuğun önemlidir belki.
Peki ya sen?
Öldün mü şimdi!
Cemre.Y.

1 Haziran 2018 Cuma

Şükür


…Şükür…
Açtınız mı orucu,
Yediniz mi envai çeşit yemeklerinizi? 
Üstüne tatlıları vesaireleri!? 
Peki... 
Kimlerle paylaştınız!? 
Belki yalnızlıktan…
Akşam yemeğini yiyemeyenler vardır, 
Haberiniz oldu mu?
Şükür mü yani!
Cemre.Y.

19 Nisan 2018 Perşembe

Hani Diyorum

...Hani Diyorum...
Hani diyorum...
Şu saatime,
Şu dakikaya,
Şu saniyeye,
Şu saliseye,
Yetişemediyse ahir olan o zaman!
Boşuna kendini boşa yormasa diyorum.
Yazık değil mi diyorum,
Zira akrebin görevi sabit,
Zamanın ömrünü sömürecek,
Zehirleyecek!
Ya peki...
Ona yetişmeye çalışan yelkovana,
Yazık değil mi?
Ya Şiron Koç burcunda'dır!
Ya da Mars geri hareketinde.
Yahut o en sevdiğin Güneş,
Tam da sevdiğin zaman olan Boğa burcunda'dır da
Yine de istikrarı elden bırakmaman gerekiyordur!
En istikrasız olmayı dilediğin an'larda
Burçlar bile bilemez ki...
Elinde kocaman bir sıfır'la ne yapabileceğini?
Neyi toplasan,
Neyi çıkarsan,
Neyi bölsen,
Neyi çarpsan,
Elinde kalan o kocaman sıfırdır!
Seni yaradan,
"Olmamış bu!" deyip,
Yeniden hamur eylemek varken,
"Çamurun kurumuş!" u bahane var saymıştır,
Ya var oluş aşamasındadır,
Ya da daha kalubelandan kavlin hiç okunmamıştır,
Sen sadece bir serabındasındadır
O kavurucu kumlarının...
Hepi topu su'dur lan!
O bile kumlaşmıştır yutağında.
Ölüyorsun!
Fark...
In...
Da...
Mı...
Sın?
Cemre.Y.

3 Mart 2018 Cumartesi

Peki


...Peki...
Bazen de 
Sadece "Peki." dersin
Ve artık sessizce...
Yola düşersin.
Cemre.Y.

1 Mart 2018 Perşembe

Peki

...Peki...
"Peki." diye bir yer var,
Sonu ecele kadar gidiyor!
Oysa ikimizden de birer tane daha yok!
Gücenikliğim...
Tebessümümde saklıdır görmüyorlar.
Cemre.Y.

21 Şubat 2018 Çarşamba

Hiçbir Şey

...Hiçbir Şey!...
"Neyin var peki?" diyen birine
"Hiçbir şeyim yok!"
Diyebiliyorsanız...
Odur!
Onsuz'dur başka çok şey...
Onsuz.
Ha sahi soranlara,
Elbette benim,
Hiçbir şey'im yok!
Sana da...
"Eyvallah!"
Cemre.Y.

11 Şubat 2018 Pazar

Peki


…Peki…
"Peki!" diye bir yer var,
İnsanın gırtlağına takılan...
Cemre.Y.

9 Şubat 2018 Cuma

Yoksun

…Yoksun…
Kendi kendime
Cenabet çarşaflar geçiyor ömrümden.
Peki sen!
Bunca yokluğumun 
Hangi rengisin?
Ki edepsiz hiçbir hayalimden 
Geçemiyor hiçbir rengin.
Hayalimde bile yoksun.
Cemre.Y.

Senin Canın Sağ Olsun

...Senin Canın Sağ Olsun...
Meğer o masalsı canavarların
Korku eşiğindeymiş korkulan hayaletler!
Saygı ile gittiler!
Peki ben şimdi
En büyük korkumu alt ettiğime göre...
Kimden...korunmalıdır anne!
Gidişinden mi?
Saygı kalacaksın bende.
Kim yetemediyse o,
Vicdanında boğulan olsun !
Sen...
Benden...
Yine...
Gidecek olsan bile
Senin canın sağ olsun!
Cemre.Y.

3 Şubat 2018 Cumartesi

Nokta

…Nokta…
Ne zaman yüreğim
Yıldız gibi birine akmaya meyletse
Ah şu cümlelerin sonundaki
Çengelin altındaki o son nokta var ya…
Daha tam tanışmadan
"Peki ya nerede sevişeceğiz?" le biten.
İşte o nokta burada!
Sevmeden sevişebilenlerden değildim.
Vazgeçiyorum o anda.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...