6 Eylül 2018 Perşembe

Eylül Mü?

...Eylül Mü?...
Sarıya meyyal yapraklar,
Dallarına sımsıkı sarıldığı ağacını terk etmek için,
Eylül'ü bahaneye bulayıp ufacık bir rüzgarı bekler.
Günlerin gecelere karıştığı oynak günler,
Çoktan denizin derinliklerine dalmış,
Mavinin ufkunda öpüşülerek uyanılan sabahlar,
Çoktandır yerini yalnız uyanışlara bırakmıştır.
Deli dolu yaşanan onca aylar,
Onca yıllar boyunca hiç Eylül gelmemiş gibi,
Zemheri ayazlarında,
Gecenin soğuğunda buz tutmuş ayaklar,
Birbirini ısıtarak,
Hiç rüya görmemiş gibi günlerden, haftalardan,
Aylardan, yıllardan sadece o gün Eylül'müş gibi,
Sanki ağaç dalına hiç küsmemiş,
Dal yaprağına hiç gücenmemiş gibi,
Yine de,
Onu sarıp sarmalamamış gibi terklere bahanedir Eylül.
Eylül mü?
Bir görseydiniz on bir ay boyunca onu beklediği halde
Her ilkbaharın ortasında görünüp,
Birkaç zaman sonra solup giden
O son lalesinin arkasından bakarken ki,
Yosun gözlerinin yaş tanelerini.
Bütün vedaları, bütün hazanları,
Bütün kaçışları yükleyin Eylül'e...
Nasılsa biliyor ya,
Kasım da başka aşklar hasreti yükleneceğinizi,
Sessiz bir sükunetle izler arkalarınızdan bütün gidişlerinizi.
Eylül mü?
Siz hiç Eylül'e sormadınız ki!
Lale sever o!
Gözünün nuru, ciğerinin nefesi kadar sever.
Çocukluğunun erken yükü, ergenliğinin göçebe göynü,
Yolların amazon kahramanı kadar sever.
Eylül mü yani?
İlkbaharların geleceğini hiç unutmayan,
Sonbaharın tek yükümlüsü.
Lale mevsiminin,
On iki ay sürmesi gerektiğini hayallenen Eylül!
Bütün suç onun yani.
Neyse peki.
Biz yine "Şerefimize!" deriz.
Ya siz!
İyi bakın yüreklerinizin diplerine,
Bir yudumluk bari kalmış mı şerefleriniz?
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...