...Acı...
Kimsesi olmayınca insanın
An gelip kimse'siz kalıyormuş meğer!
Sinesine yanık yarası sardığına muhtaç kaldığının
Çığlıkları figan olunca...
Bir yanın evlat feryadı,
Bir yanın anne avazı,
Bir yanın baba aymazlığı!
Böyle derin bir çaresizlikle,
Elin, kolun, kalbin tıkanır olurmuş.
Hiçbir şeyin acımasa bile...
Karındaşlığın acır taa bağırsaklarına kadar da
Kimselere diyemezsin çaresizliğini!
Ah be çocuk!
Aaahhh!
Keşke...
Keşke beş tel sigara içip,
Altı kutu daha bira içseydin de
Düşmeseydin bu dermansız pisliğe!
Sen...
Kendine ne yaptın be çocuk!
İnsan olan hiç ölmeden
Kendi cehenneminde kendini yakar mı cayır cayır!
Ah be çocuk!
Aaahhh!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
keşke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keşke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Aralık 2023 Perşembe
Acı
Labels:
acı,
anne,
avaz,
baba,
çare,
çığlık,
çocuk,
Hiç kimse,
keşke,
kimsesiz,
meğer,
yangın,
yanık,
yara
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
23 Eylül 2023 Cumartesi
Artık Ne Fayda!
...Artık Ne Fayda!...
Vakit...Sabır taşının çatlamasına ramak kalmışsa!
Gayrı, kendi kendine konuşup durarak,
Sabır tesbihi çekmeyi hayli geçmiştir.
Zaman...
"Amaaann!"dan ibarettir artık.
Kadın ne vakit,
Eder bilinmezlikle
Değeri düşürüldüğünü hissettirildiği anları çoğaltıldıkça,
Deniz üzerinde yüzen bir sal dahi olsa,
Adına siz tekne deyin misal.
Usuldan kulaç atar,
Tümden gelen bütün imleçlerine.
Zira anlar ki,
Hiçbir vakit,
Kendisiyle tümevarım hiç kavranamamıştır!
Şimdi...
Kim?
Hangi dilde anlatabilir ki
Sizdeki bu "Sen!" eksikliğini?
"Biz!" var!
"Ben!" var!
"Sen!" yok!
"Nasıl olacak bu iş?"der çoktan!
Sen kendince akıl tutulmalarında sörf yaparken,
Sessizce kayığını yol almaya doğru ikna etmiştir kadın.
Karşısında sessiz bir liman olsa da,
Yahut bir çağlayan...
Akacaktır o, en uzağa!
Sonra kendi kendine hayıflansan ne fayda!
Keşke...
"Keşke!"siz duysaydınız sessiz harflerinin,
Kulaklarınızı çınlatan bütün sitemlerini.
Artık...
Ne fayda!
Cemre.Y.
Labels:
değer,
deniz,
eksik,
geçmiş,
kadın,
karşı,
kayık,
keşke,
liman,
sessiz,
sonra,
tekne,
uzak,
vakit,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Mart 2023 Cuma
Gidişim Sana Vurulmak Korkusu
…Gidişim Sana Vurulmak Korkusu…
Ansızın bir ses geliverdi uzaklardan,Bunca zaman sonra…
Özlemine yenik düşmüş sesinin tınısıyla,
Konuyla hiç de alakası olmayan.
Koca bir yalan savurdu arayan,
Hiç yoktan bir fotoğrafım düşmüş önüne!
Sanki, gerçek sen değildin o sesin sahibi.
Keşke o, gerçek sen olsaydın da,
“Gidişim sana vurulmak korkusuydu,
Seni yüreğime sığdırırsam,
Senden asla cayamazdım,
İşte sırf bu yüzden kaçmıştım.” deseydin.
Böylesi bir kaçışla,
Hiç de özlenesi olmayan geçmişime,
Yeni bir buruk tebessüm ettirmeseydin.
Cemre.Y.
Labels:
ansızın,
bitti,
fotoğraf,
gerçek,
gitmiş,
gitti,
keşke,
korku,
özlem,
sonra,
tebessüm,
uzak,
yalan,
yüreğim,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Aralık 2022 Cuma
Hiç Kimse
...Hiç Kimse...
Ben...Hep...
Çok...
Keşke o çok'un bi tarifi ve ederi olsa idi?
Çok...
Küçücük bir kızın,
Kollarını geriye gererek gösterdiği kadar çok.
Çok sevdim ya!
Eminim!
Büyüse bile,
Hiç kimsem'in kolları benimki kadar uzun değildi!
Ve...
Geriye gidemiyordular!
Çünkü...
Hiç kimsem...
Beni...
Asla...
Sevebildiğim kadar, sevemedi!
Cemre.Y.
Çok sevdim ya!
Eminim!
Büyüse bile,
Hiç kimsem'in kolları benimki kadar uzun değildi!
Ve...
Geriye gidemiyordular!
Çünkü...
Hiç kimsem...
Beni...
Asla...
Sevebildiğim kadar, sevemedi!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Mart 2020 Cumartesi
Corona Mı Ne Sokum Sa, Belki De Geçip Gitti De, Biz Ölemedik!
...Corona Mı Ne Sokum Sa, Belki De Geçip Gitti De, Biz Ölemedik!!...
"Corona mı ne sokumsa belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"Yok!...
Benim cümlem değil bu cümle.
Çok şükür herkes her şeyin farkında!
Güya Corona hakkında hiçbir şey yazmamaktı niyetim.
Kafalarına at gözlüğü takmış, at kadar beyni olmayan,
Yıllar yılı ezber ettikleri cümleleri tekrarlayan,
Toplumun asalak kesimi hariç,
Başka başka, bambaşka yaşlılarımızın da var olduğunu hatırlayana kadar!
Kulağımdan bahçedeki yaşlılara, tükürürcesine,
"Yaşlılar, ya yaşlılar, evlerinize gidin ya!" diye seslenen genç delikanlının sesi,
Dimağımdan yaşlı amcaların o çaresiz bakışı geçip gitmezken.
Öyle bizim millet gibi markette ne var ne yok evime stoklamadığımdan!
Zira kalbim şiir yürekli olsa da, beynim muhasebecidir benim.
Eğer, bu musibet bize de uğrar da, ölmez de sağ kalırsak,
Ay sonu o kredi kartının kaç para geleceğini hesap edenlerdenim.
Çok şükür temizliğimi bitirmiş, hem evimin ihtiyaçlarını almak,
Hem de şöyle insanlara uzak mesafe bir tutam nefes almak için dışarı çıktım.
Birkaç maskeli, birkaç da eldivenli insan dışında herkes normalindeydi.
Bu sefer ben uzak ara korunmasını tercih ettim.
Parkın sonuna doğru ilerlerken hayret ettim mangal sefalarına bari ara verilmiş!
En köşedeki kamelyada iki kasketli yaşlı amca vardı.
Tam "Eyvah, eyvah hala söz dinlemiyorlar bunlar!" diye söylenecekken,
Daha yaşlı olanın şu cümlesini duyduğum an donakaldım.
"Korona mı ne sokum sa, belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"
"Ne biliyim aga! Sen tee Çinlerden gez dolaş, dünyayı kavur,
Bir bize uğrama! Olacak iş mi şimdi?" dedi diğeri!
Beynim yanmıştı duyduklarımdan gittim karşı kamelyaya oturdum.
Nasılsa iki kamelya arası ikişer metreydi.
"Sankim biz şinci çıktık sokaklara, sanki hep evde böyle torun torba,
Sanki böyle, gelin, oğul, damat, kız, iç içeydik de şimdi böyle diyolar" dedi biri.
"Sorma aga! Bu olaylar olmadan evvel duydum daha bizim oğlandan,
Emekli maaşım olmasa çoktan huzur evine atacaklarmış beni!" dedi öteki!
Diğerinin sesi çatallaştı öylece uzaklara bakarak konuşurken...
"Sanki dünden önce sarılmamıza izin veriyorlar mıydı torunlarımıza,
Ya da ne bileyim hatırlamıyorum en son ne vakit sarıldık biz oğlumla!"
Öteki burnunu kırıştırdı böyle direği sızlamış da ağlayacakmış gibi!
"Ben en son dört bayram önce sarılmıştım kızıma,
Sonra emekli maaşımı oğlana veriyorum diye gönül koyduydu bana!" dedi.
"Sanıyorlar ki, derdimiz onlara heder olmak!
Rabbim ömürlerimizden alıp onlara verse ya keşke!" derken bey amca...
Ah nasıl da koşup sarılmak istedim her ikisinin de boyunlarına!
Hiç benim babam gibi değildiler, ya ne biliyim gerçek baba gibiydiler işte.
Ortalıkta hastalık kol gezerken köyüne gideceği günü,
Kahvehane arkadaşlarıyla okey taşı yuvarlayarak geçirmiyorlardı misal.
Onlar, sadece, doya doya, sevip, sevmek ve sarılmak istiyorlardı emeklisiz!
"Önceden evlerimizde iğreti bakıyorlardı bize fazlalık diye,
Şimdi sokaklarda aynı bakışlar üzerimizde aga!" dedi kasketli amca.
"Hee, eskiden camilerde, meydanlarda dolanırdık da kimse görmezdi,
Hani bizde bu bacaklarla sokaklarda olmaya meraklı değildik lakin,
Ya gelin temizlik yapacaktır, ya oğlan evden çalışacaktır,
Ayakaltında olmamak içindi bütün gayretimiz." dedi diğeri.
"Şimdi her yerde fazlalık olduk mirim,
Şu Corona mı ne sokumsa belki de geçip gitti de, biz ölemedik!"
Şu insanlar ne kadar zenginler bir farkına varsalar!
Benim ne böyle bir babam oldu, ne de...
(Rahmetli anamın gücüne gitmesin)
Ne de böyle bir anam!
Ne dedelerimden gördüm bir tek sevgi dolu bakış,
Ne de anneanne ya da babaannemden!
Çocukluğunun hayli yerleşiverdi hülyalarıma,
Keşke kocaman cam fanustan bir dünyam olsa da,
Bütün sevgileri bir araya toplayıp koskocaman sarılsam!
Bütün sevgilere de ölmeyi yasaklasam.
Cemre.Y.
Labels:
bayram,
belki,
Corona,
cümle,
dünya,
insan,
kalbim,
keşke,
maske,
niyet,
sokak,
şiir,
tercih,
uzak,
vakit,
yaşa,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Şubat 2020 Çarşamba
Gülümse
Çıkıp gidecek kadar kolay olsaydı keşke!"derken,
Birden güneş başını uzatıverdi bulutların arasından.
Saçlarımı okşadı önce...
Sonra yüzümü, gözümü, burnumu, çenemi,
Alnımın tam ortasını öptü şefkatlice...
Yaramın üzerindeki yamayı çıkartıp güneşe uzattım.
Hiç gocunmadan onu bile öpüverdi gülümseyerek!
Kocaman bir tebessüm yerleşiverdi yüzüme,
Bu kez ben öptüm yaramı şefkatle.
Öyle ya bulutlar önünü, yönünü kesiyor,
Gün geceye dönüp,
Birden güneş başını uzatıverdi bulutların arasından.
Saçlarımı okşadı önce...
Sonra yüzümü, gözümü, burnumu, çenemi,
Alnımın tam ortasını öptü şefkatlice...
Yaramın üzerindeki yamayı çıkartıp güneşe uzattım.
Hiç gocunmadan onu bile öpüverdi gülümseyerek!
Kocaman bir tebessüm yerleşiverdi yüzüme,
Bu kez ben öptüm yaramı şefkatle.
Öyle ya bulutlar önünü, yönünü kesiyor,
Gün geceye dönüp,
Ay ve yakamozlar kurum kuruluyor diye,
Gitmiyordu ki güneş!
Hep oradaydı.
Hiç gitmemişti.
Terk edilmiyordum en sevdiğim tarafından.
Şimdi akşamın hemen ardında gece!
Ve yüzüm hala güneşe gülümsemekte.
Cemre.Y.
Gitmiyordu ki güneş!
Hep oradaydı.
Hiç gitmemişti.
Terk edilmiyordum en sevdiğim tarafından.
Şimdi akşamın hemen ardında gece!
Ve yüzüm hala güneşe gülümsemekte.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
bulut,
burnumun direği,
deniz,
gece,
gitme,
gülümse,
güneş,
keşke,
kırgın,
küfür,
sevdiğim,
şefkat,
tebessüm,
yama,
yara,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Şubat 2020 Çarşamba
Bil İstedim

...Bil İstedim...
Nicedir...
Sesinin kırgınlığına, yine...
Yeni bir çare bulamadığımdan beridir,
Sana zemheri ayazında,
Bütün kar tepelerinin üzerinde,
En mevsiminde olması gereken,
O laleleri açtıramadığımdan beridir,
Seni aramadığım doğrudur lakin...
Bu demek değil ki,
Burnumun direğindeki sızı değilsin,
Bu demek değil ki,
Boğazımın ilmeğindeki yumru değilsin.
Bu demek değil ki,
Ben bütün kitapları okudum da,
Sensiz yeni bir kitaba başladım.
Ben...
Hala...
Birlikte o okuduğumuz,
O kitabın son sayfasındayım!
Keşke...
Yazan ben olsaydım.
Sana istediğin kadar,
Keşke...
Yazan ben olsaydım.
Sana istediğin kadar,
"Mutlu Son"lu romanlar yazardım.
Ha bu arada...
Saçlarının güneş ışıltılı tellerini,
Göğe baktığında...
Gülümseyen o kalp dudaklarınla,
Kamaşan gözlerinin,
Ha bu arada...
Saçlarının güneş ışıltılı tellerini,
Göğe baktığında...
Gülümseyen o kalp dudaklarınla,
Kamaşan gözlerinin,
Yosun yeşilini de özledim,
Bil istedim.
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Labels:
ayaz,
boğaz,
burnumun direği,
çare,
dudak,
gülümse,
güneş,
ışıltı,
keşke,
kitap,
lale,
mevsim,
mutlu,
nicedir,
özledim,
sayfa,
sensiz,
yosun gözlüm,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Eylül 2019 Pazar
Lakin Bir Şey Eksik
…Lakin Bir Şey Eksik…
Yağmur tanelerinin sesine uyanmak gibiydi belki de huzur.
Ya da ne bileyim…
Camdan bakan bir kedinin gözlerinin içinde
Kendi yansımanı görmek gibi bir şeydi belki de şefkat.
Lakin bir şey eksikti,
Yağmur tanelerinin sesine uyanmak gibiydi belki de huzur.
Ya da ne bileyim…
Camdan bakan bir kedinin gözlerinin içinde
Kendi yansımanı görmek gibi bir şeydi belki de şefkat.
Lakin bir şey eksikti,
Ya da yarımdı adını anlamlandıramadığım bir şey...
O kadar tanıdık ruh halleri ki bunlar,
Sanki hiç kimse seni anlamıyormuş gibi hissedersin.
Bir süre sonra,
O kadar tanıdık ruh halleri ki bunlar,
Sanki hiç kimse seni anlamıyormuş gibi hissedersin.
Bir süre sonra,
Onlar doğru diyormuş ben görememişim desen de,
Yıllar sonra anlıyorsun ki hakikaten seni anlamıyorlarmış.
"Keşke o zaman vazgeçmeseymişim!" diyorsun.
Çok sevdiğin bir sanatçının en sevilesi bir şarkısına
İlk defa rast gelmek gibiydi belki de hayat...
Lakin bir şey eksik…ya da…
Adını koyamadığım
Yarıda kalmak korkusunu,
Yıllar sonra anlıyorsun ki hakikaten seni anlamıyorlarmış.
"Keşke o zaman vazgeçmeseymişim!" diyorsun.
Çok sevdiğin bir sanatçının en sevilesi bir şarkısına
İlk defa rast gelmek gibiydi belki de hayat...
Lakin bir şey eksik…ya da…
Adını koyamadığım
Yarıda kalmak korkusunu,
Yenmeye yetecek kadar koca bir cesaret!
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Ağustos 2019 Çarşamba
Keşke Giderken
...Keşke Giderken...
"Çiçekleri fazla sulamayacaksın!" derdi rahmetli anam,
En sevdiği menekşesinin yaprağına değdirmeden su koyarken.
"Ne çok güneşte bırakacaksın, ne de çok gölgede koyacaksın.
Her çiçeğin tabiatı da farklı elbette!" derken fısıltılarla bir şeyler derdi onlara!
"Evinde canlı bir çiçek beslemek istiyorsan eğer,
Kökünü bir yerden çalman gerek önce,
Ve sonra kendinle aşılamalısın onu ille de." derken muzipçe gülümserdi.
Halbuki çalıntı şeylerden hiç de haz etmezdi annem!
Bir çiçek merakı vardı işte.
Doğurduğu bizlerden bile çok sever, çok ilgilenirdi onlarla.
Kıskanırdım onların her bir taç yaprağını,
Sadece anneme gülümseyen her bir çiçek bakışlarını.
O gün, onca çocukluğumun kıskançlığıyla...
Bütün çiçeklerinin saksılarına tek tek işedim ya anne!
Şimdilerde nerede, saksıda bir çiçek görsem hepsinden özür diliyorum.
Sahi anne!
Ben seni çoktan affettim de, sen beni...
Affedebildin mi oralardan?
"Uykumda,
Ciğerimden vuruluyorum bazı bazı sen yokluğundan!" derdim sana da,
Sen, "Ayetel-Kürsi oku öyle zamansız anlarında korur seni" derdin ya hani,
Ben içimden sessiz çığlıklarla hep...
"Neden ki sen sarılıp yaşatmıyorsun ki beni!" diye gözüm yaşını durduramazken,
"E hadi madem boş durma öyle,
Su koy çaydanlığa bir çay içelim şöyle..." der susardın.
Konu komşu gelir, bolca muhabbetle içerdiniz çaylarınızı,
Ben köşede öylece sensizliği yutkunurken.
Şimdi kan bağın olsun olmasın,
Seni tanıyan herkeste var mutlaka bir saksı çiçeği hakkın.
Hepsi de maşallah neredeyse hiç solmuyorlar!
Ben mi?
Sadece bir kere denedim senin çiçeklerinden bir kök olsun çalabilmeyi!
Yaprak bana baktı, çiçek bana, kök bana baktı, toprak bana.
"Sen kıvamında sevemezsin ki bizi,
Ya öldürürsün sevmekten, biz sıkılırız öyle fazla ilgiden.
Ya öldürürsün ilgisizlikten biz yoruluruz beklemekten,
Bari günahımıza girme e mi!
Ha sahi rahmetli anacığının o bize fısıltılarını da çok merak edersen,
Aslında onu, canımın yongası kadar seviyorum lakin,
Bunu ona dersem sevdası soğur benden!" demekteydi.
İnsan olan...
Bunca zaman geçmiş eti sıyrılmıştır gönünden toprak altındaki bedeninin...
Diri kalmış tek tırnağını dahi öpebilmeyi özler mi?
Çünkü beceremedim hala...
Ben doğduğum andan, sevdiğim andan,
Evlenip çocuk doğurduğum andan,
Aldatılıp ayrıldığım andan itibaren,
Kucağımda senin hislerinden eserli yavrumla kalıp,
Onu da hayatıma bir tastamam mevsiminde lale,
Mevsiminde gül, mevsiminde yasemin, ya da zambak misal!
Her mevsim, mevsimine göre rüyalarının hülyası olamadım misal.
Affetsin artık beni o da beni en gül gamzesinin gül kıvrımından.
"Sahici duran sanal ve naylon bir ton çiçek var oysa,
Şöyle salonumun şu köşesine begonviller koysam,
Yatak odamın duvarlarına sarmaşıklar dolasam!" diyorum bazı bazı...
Naylon kokuyor ya onlar!
Alamıyor astımlı nefesim, kabulüme!
Yani olmuyor be anne!
Keşke giderken,
Rahmine gömseydin beni de!
Ki zaten...
Yanlış zamanın, yanlış mekanın, yanlış cinsiyetiydim,
Hani, bana hiç yokluğun, bu kadar da koymazdı bana be!
Keşke gelirken olsun bari!
Kulağıma fısıldamasaydın o ilk ve son ninniyi!
Cemre.Y.
"Çiçekleri fazla sulamayacaksın!" derdi rahmetli anam,
En sevdiği menekşesinin yaprağına değdirmeden su koyarken.
"Ne çok güneşte bırakacaksın, ne de çok gölgede koyacaksın.
Her çiçeğin tabiatı da farklı elbette!" derken fısıltılarla bir şeyler derdi onlara!
"Evinde canlı bir çiçek beslemek istiyorsan eğer,
Kökünü bir yerden çalman gerek önce,
Ve sonra kendinle aşılamalısın onu ille de." derken muzipçe gülümserdi.
Halbuki çalıntı şeylerden hiç de haz etmezdi annem!
Bir çiçek merakı vardı işte.
Doğurduğu bizlerden bile çok sever, çok ilgilenirdi onlarla.
Kıskanırdım onların her bir taç yaprağını,
Sadece anneme gülümseyen her bir çiçek bakışlarını.
O gün, onca çocukluğumun kıskançlığıyla...
Bütün çiçeklerinin saksılarına tek tek işedim ya anne!
Şimdilerde nerede, saksıda bir çiçek görsem hepsinden özür diliyorum.
Sahi anne!
Ben seni çoktan affettim de, sen beni...
Affedebildin mi oralardan?
"Uykumda,
Ciğerimden vuruluyorum bazı bazı sen yokluğundan!" derdim sana da,
Sen, "Ayetel-Kürsi oku öyle zamansız anlarında korur seni" derdin ya hani,
Ben içimden sessiz çığlıklarla hep...
"Neden ki sen sarılıp yaşatmıyorsun ki beni!" diye gözüm yaşını durduramazken,
"E hadi madem boş durma öyle,
Su koy çaydanlığa bir çay içelim şöyle..." der susardın.
Konu komşu gelir, bolca muhabbetle içerdiniz çaylarınızı,
Ben köşede öylece sensizliği yutkunurken.
Şimdi kan bağın olsun olmasın,
Seni tanıyan herkeste var mutlaka bir saksı çiçeği hakkın.
Hepsi de maşallah neredeyse hiç solmuyorlar!
Ben mi?
Sadece bir kere denedim senin çiçeklerinden bir kök olsun çalabilmeyi!
Yaprak bana baktı, çiçek bana, kök bana baktı, toprak bana.
"Sen kıvamında sevemezsin ki bizi,
Ya öldürürsün sevmekten, biz sıkılırız öyle fazla ilgiden.
Ya öldürürsün ilgisizlikten biz yoruluruz beklemekten,
Bari günahımıza girme e mi!
Ha sahi rahmetli anacığının o bize fısıltılarını da çok merak edersen,
Aslında onu, canımın yongası kadar seviyorum lakin,
Bunu ona dersem sevdası soğur benden!" demekteydi.
İnsan olan...
Bunca zaman geçmiş eti sıyrılmıştır gönünden toprak altındaki bedeninin...
Diri kalmış tek tırnağını dahi öpebilmeyi özler mi?
Çünkü beceremedim hala...
Ben doğduğum andan, sevdiğim andan,
Evlenip çocuk doğurduğum andan,
Aldatılıp ayrıldığım andan itibaren,
Kucağımda senin hislerinden eserli yavrumla kalıp,
Onu da hayatıma bir tastamam mevsiminde lale,
Mevsiminde gül, mevsiminde yasemin, ya da zambak misal!
Her mevsim, mevsimine göre rüyalarının hülyası olamadım misal.
Affetsin artık beni o da beni en gül gamzesinin gül kıvrımından.
"Sahici duran sanal ve naylon bir ton çiçek var oysa,
Şöyle salonumun şu köşesine begonviller koysam,
Yatak odamın duvarlarına sarmaşıklar dolasam!" diyorum bazı bazı...
Naylon kokuyor ya onlar!
Alamıyor astımlı nefesim, kabulüme!
Yani olmuyor be anne!
Keşke giderken,
Rahmine gömseydin beni de!
Ki zaten...
Yanlış zamanın, yanlış mekanın, yanlış cinsiyetiydim,
Hani, bana hiç yokluğun, bu kadar da koymazdı bana be!
Keşke gelirken olsun bari!
Kulağıma fısıldamasaydın o ilk ve son ninniyi!
Cemre.Y.
Labels:
affet,
anam,
ciğer,
çiçek,
çocuk,
eğer,
fısıltı,
gölge,
güneş,
keşke,
menekşe,
nefes,
rahmetli,
rüya,
sanal,
uyku,
yaprak,
yasemin,
yokluğun
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Ağustos 2019 Pazar
Keşke
Labels:
belki,
keşke,
sevdiceğim,
sevdim,
vazgeç
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Nisan 2019 Pazar
Bu Dünya
|
Labels:
affet,
anam,
bebek,
bekle,
dünya,
efsane,
etme,
hücre,
keşke,
masal,
meze,
sadece,
yalan,
yara,
yaşa
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Şubat 2019 Perşembe
Yitirilmiş Sevdalar
...Yitirilmiş Sevdalar...
Epeyidir güllere dargın, papatyalara da küsüm ya!
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
Küçümen bir çingene kızı kaldırıma çökmüş
Sevgililer günü için papatyalar, güller,
Artık ne hükmü kaldıysa karanfiller satıyordu.
Soğuktan dudakları morarmış, sesi kırılmıştı.
Gönül nergisler, yaseminler satsaydı keşke diye hayıflanırken
Ki hepsini kendime alırdım.
Öz'ünden alsam köz'ü öksüz kalacaktı,
Epeyidir güllere dargın, papatyalara da küsüm ya!
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
Küçümen bir çingene kızı kaldırıma çökmüş
Sevgililer günü için papatyalar, güller,
Artık ne hükmü kaldıysa karanfiller satıyordu.
Soğuktan dudakları morarmış, sesi kırılmıştı.
Gönül nergisler, yaseminler satsaydı keşke diye hayıflanırken
Ki hepsini kendime alırdım.
Öz'ünden alsam köz'ü öksüz kalacaktı,
Köz'ünden alsam kül'ü yetim kalacaktı!
Yine de bütün çiçeklerini satın aldım pazarlık etmeden.
Cumhuriyet Meydanından yavaş adımlarla geçerken,
Nerede elinde çiçekle geçen o kadına özentiyle bakan bir kız görsem,
Gülümseyerek tutuşturdum ellerine demetleri birer birer.
Sevgilileri yok diye,
Yine de bütün çiçeklerini satın aldım pazarlık etmeden.
Cumhuriyet Meydanından yavaş adımlarla geçerken,
Nerede elinde çiçekle geçen o kadına özentiyle bakan bir kız görsem,
Gülümseyerek tutuşturdum ellerine demetleri birer birer.
Sevgilileri yok diye,
Diğerinin haspa çatlatma bakışlarına maruz kalmasınlar değil mi?
Ben mi?
Çiçeklerin hepsini alan bendim ya hani!
Meydandan geçerken herkes, en çok ben seviliyor muşum gibi bakıyordu.
Akşam geceye gebeyken bana kalan...
Onların kem göz nazarlarına, çiçekleri dağıttığım kızların gülümsemeleri.
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
İhtimalsiz bir günde rastlasaydım eğer ona!
"Kalan ömrüm kadar,
Ben mi?
Çiçeklerin hepsini alan bendim ya hani!
Meydandan geçerken herkes, en çok ben seviliyor muşum gibi bakıyordu.
Akşam geceye gebeyken bana kalan...
Onların kem göz nazarlarına, çiçekleri dağıttığım kızların gülümsemeleri.
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
İhtimalsiz bir günde rastlasaydım eğer ona!
"Kalan ömrüm kadar,
Bir süreliğine yüreğini işgal edebilir miyim?" diyecektim.
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
çıkmaz sokak,
çiçek,
dudak,
gece,
ihtimal,
kadın,
kara kış,
keşke,
nerede,
öksüz,
ömrüm,
özen,
papatya,
pazar,
sevda,
sevgilim,
soğuk,
yasemin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Aralık 2018 Cumartesi
Gülümse
| ...Gülümse... Mevsimsiz ömürler geçiyor ömrümüzden, Her biri geçmişlerimizin keşke'leriyle geçip giden. Oysa objektiflere anlık gülümsemeler bırakmak yerine, Gözümüzü açtığımız her yeni güne gülümseyebilsek olacak gibi. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Ekim 2018 Salı
İnsan Ve Hayvan
...İnsan Ve Hayvan...
"Ah keşke diyorum keşke!
Hayvanlara...
O çaresiz varlıklara var olmayı denemek için
Kurumlar, vakıflar kuran hak koruyucuları,
Her hakkını korudukları hayvanın yanında…
Birer de sahipsiz çocuk edinseler ya, hani onlar da çaresiz ya!
Ne bileyim onların yanında, biraz da insanların hayatları kurtulsa!
Cemre.Y.
"Ah keşke diyorum keşke!
Hayvanlara...
O çaresiz varlıklara var olmayı denemek için
Kurumlar, vakıflar kuran hak koruyucuları,
Her hakkını korudukları hayvanın yanında…
Birer de sahipsiz çocuk edinseler ya, hani onlar da çaresiz ya!
Ne bileyim onların yanında, biraz da insanların hayatları kurtulsa!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Temmuz 2018 Cuma
Sonra Diyorum Ki
…Sonra Diyorum Ki…
Sonra diyorum ki,
Keşke göründüğü kadar,
Gözlerinin içinin de gülebileceği kadar
Mutlu olabilseydi.
Bunu en çok…
O hak ediyordu çünkü!
Cemre.Y.
Sonra diyorum ki,
Keşke göründüğü kadar,
Gözlerinin içinin de gülebileceği kadar
Mutlu olabilseydi.
Bunu en çok…
O hak ediyordu çünkü!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
24 Mayıs 2018 Perşembe
Anlamadın
| …Anlamadın… Her yere ve her şeye parça parça dağılırken, Bir tek duygunu bana ayırmayı deneseydin keşke. Ben senin yüreğinin içine, Ben senin ruhunun içine, Ben senin kalbine taliptim, sende onu anlamadın! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Mayıs 2018 Salı
Dürüst Olabilseydiniz
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Mayıs 2018 Cumartesi
Mümkünü Varsa
…Mümkünü Varsa…
Keşke hiç şiir yazamayacak kadar mutlu olsak demiyorum değil hani.
Malum mutlu şiir yazılamıyor mümkünü varsa yaşanıyor ancak!
Cemre.Y.
Keşke hiç şiir yazamayacak kadar mutlu olsak demiyorum değil hani.
Malum mutlu şiir yazılamıyor mümkünü varsa yaşanıyor ancak!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Mayıs 2018 Cuma
Geceler
| …Geceler… |
| Geceler ayaz sevgili, |
| Keşke hiç… |
| Varsaymasaydım seni. |
| Oysa çoktandır alışıktım ben |
| Omuzlarımı kendim sarmaya. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
3 Mart 2018 Cumartesi
Pembe Düşler
...Pembe Düşler...
Pembe salıncağında kurduğun
Pembe düşlerinle,
Sabahları doğan güneş bambaşkadır.
Keşke hepsi...
Sadece birer hayal bulutu kalmasalar.
Cemre.Y.
Pembe salıncağında kurduğun
Pembe düşlerinle,
Sabahları doğan güneş bambaşkadır.
Keşke hepsi...
Sadece birer hayal bulutu kalmasalar.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...


















