iklim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iklim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2026 Perşembe

Selam Söyleyin

...Selam Söyleyin...
Sıcak ülkelerin, sıcak iklimleri olan şehirlerin insanları,
Gün doğumun gökyüzüne serdiği turuncu bulutlara selam söyleyin.
Hele bir de, deniz görüyorsa yürüdüğünüz yollar,
Köşedeki ağaçların dallarında cıvıldaşan serçelere selam söyleyin.
Buralarda güya sırasıyla düşüyor Cemreler ama,
Gelmedi gelmesi gereken baharlar, üşüyor eller, ayaklar.
Sabah sabah omuzlarına düşüyorsa güneşin zülüfleri,
İlle de ona daha çok selam söyleyin.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2025 Salı

Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim

...Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim...
Nihayet rüyası yaşanılası geçen bir geceden sonra,
Sabahına gülümsemelerle uyanılan bir gündeyiz.
Kaç zamandır nefesimiz bile kavrulmaktaydı,
Yıkanır yıkanmaz bile yeniden oluşan terden, nemden,
Yapış yapış iklimden bıkmıştık artık.
Nihayet çay ile kahveyi aynı anda yapacak kadar mutluyum bu sabah.
Hadi gel...
Yeniden sevelim.
Hiç yoktan sevmeyi sevelim.
Cemre.Y.

25 Mayıs 2025 Pazar

Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!

...Bana, Ben Lazımım Her Şeyden Önce!...
Uyku mahmurluğu yapışmış kirpiklerime,
Uyanmaktan caysam, yorgan, yastık benden yorulmuş,
Uyansam...
Saçlarıma yıldız tozları yapışmış.
Öyle kararsız ılıman iklim sabahından biriyim işte.
Açıkta bıraktığım omuz başlarım,
Üşüse mi, yansa mı ikilemde.
Usulca birer öpücük konduruyorum her birine,
Kollarımla sımsıkı sarıp pışpışlıyorum kendi kendimi.
Önce minik bir tebessüm beliriveriyor dudaklarımda,
Sonra güzel bir müzik açıp çayımı yudumluyorum.
Gülümsüyorum nihayet,
Bu da böyle bir günaydın işte.
Zira bana, ben lazımım her şeyden önce!
Cemre.Y.

2 Mayıs 2025 Cuma

Ümit Lazım

...Ümit Lazım...
Birkaç zamandır...
Rüzgarda savrulan elma çiçeği endişesi var içimde.
Tenime yaz güneşi değse kavrulacağım,
Rüzgarlar kasırgaya dönse pul pul döküleceğim.
Bana bir miktar ümit lazım.
Birkaç miktar da,
Baharıma ılıman iklim sunan yaz lazım.
Yoksa!
Neyse!
Cemre.Y. 

4 Eylül 2022 Pazar

Şimdi Lazım

...Şimdi Lazım...
Şimdi bir parça güneş lazım bana,
Bir parça da ılıman iklimli deniz lazım.
Günler iyice griye kesmeden,
Mor çiçekli akşam sefalarım yaprak dökmeden,
Ruhumu kasvetli,
Hazanlı, hüzünlü sonbahar sarmadan,
Yalnızlık hırkamı sırtıma asmadan lazım.
Mutluluğa dair ne varsa şimdi lazım üstadım.
Sonrasını aşarız birlikte!
Cemre.Y.

11 Eylül 2020 Cuma

Bir Düşün Bence

 ...Bir Düşün Bence...
Sonra...
Yine gün güneşe kapandı.
Bulutlar, yerlerini usulca yıldızlara terk ettiler.
Şehrin kalabalık ışıltısında,
Ürkek birer toz tanesi kadar görünen,
Koca bir dağın tepesindeki,
Bir köy merasındaki kadar,
Muhteşem olamayan o yıldızlara terk ettiler.
Yani şiirim...
Gördüğün yer değil,
Baktığın yerdir asıl olan biten!
Misal!
Şimdi, şu anda...
Güneş doğuyor dünyanın bir yerlerinde.
Peki senin ruhun nerede?
Hangi coğrafyanın iklimindesin,
Hangi meridyenin gölgesinde!
Bir düşün bence.
Cemre.Y.

2 Ağustos 2020 Pazar

Mutlu Beyaz Güvercinler

...Mutlu Beyaz Güvercinler....
Uzak coğrafyaların, yakın iklimlerinden,
Ilık bir yaz meltemi salınıyor saçlarımda şimdi.
Yüzümde...
Uzunca bir zamandır, yerini unutmuş bir gülümseme!
Ki artık deniz de çok uzaklarda sayılmaz bence.
Ve bence...
Yalnızlık o kadar da dokunmuyordur artık ruhuma.
Şuraya da...
Güneşi...
Yanaklarının gül gamzesinde batırmış,
Mutlu beyaz güvercinler çizelim mi,
Ruhunu sevdiğim çocukluğumun sevinci...
Cemre.Y.

6 Aralık 2019 Cuma

Isıtamazsın

...Isıtamazsın...
Güneş, İstanbul'a yüzünü dönmüş de sırt çevirmişse,
Gayri yüreği dünden üşümüş birinin,
Ne ellerini ısıtabilirsin ne de ayaklarını.
Hiç olmayacak bir anda, 
Zamansızca akıvermiş yüreğinin coğrafyası çoktan!
Bütün o ansız sarılmalar mazide kalmış,
Nefesinin kokusu burnunun direğinde ya hala!
Gayrı iklimin seyrü seferi değişmez o vücuda!
Sen ne yapsan, ne yapmasan ısıtamazsın, donmuş bir kere!
Cemre.Y.

2 Aralık 2019 Pazartesi

Hayat

...Hayat...
Nihayet...
Rahmetli anamın hastanede yattığı zamanlar hariç,
Bütün ömrüm boyunca...
"Taş olsaydın bari duvara koyardım!" dediği zamandayım sanırım.
O, kendince, sevmeye değersizliğimi dile getiriyordu çok da belliydi lakin!
Yine de yaşımca yaşayamadığım ömrüme inadına,
Dimdik direniyordum hayatın her gününe.
Bugün doktor...
Durduk yere yaşıma yakıştıramadığı,
Ve verdiği ilaçlara rağmen indiremediği,
Bende olmaması gereken değerleri değerlendirirken,
"Bunca doktorluk ömrümde tek vaka sensin!" dediğinde anladım.
Genetizm falan değil onun adı üstadım!
Ananın toprağı, kızına çeker bizde.
Rahmetli anama da hastalığı benzemesin öyle demişlerdi zira!
Öyle ya da böyle,
Çeşitli iklimlerle!
Öyle başlamıştı onun hikayesi de.
Neyse ki ben...
Yavrumun bütün zincirleri kırmıştım altı yıl öncesinde...
Ki iyi ki doğurmuşum onu!
Buyurunuz genetik hastalıklarınız sizin olsun.
Bana bir sade Türk kahvesi lütfen!
Zira, epeyce bir savaşacağız belli ki hayatla!
Cemre.Y.

10 Ekim 2019 Perşembe

Çürük Zincir

...Çürük Zincir...
Uzak iklimlerin, uzak coğrafyalarında da karşılaşsak!
Bir yerlerden kırılmalı bu kader zincirlerimizin çürük halkası.
Bütün dünya bizi kendi kötücül hayallerine alet etmeye meyl etse de.
Nefes aldığımız havada oksijensiz kalmadan kenetlenmeliyiz hayata!
Belki yüreklerimiz ezilir, bileklerimiz kanar,
Yargılarımızı bir kenara atıp birbirimize kenetlenmekten lakin...
Sonunda...
Diyelim ki kırklı yaşlarında yorgun bir kadın ve bir bireysiniz!
Hiç tanımadığınız üç yaşlarında bir kız çocuğu,
Siz evinizin güvenine doğru adım atarken,
O kapı aralığında karşılaştığınızda
"Güzel kadın!" diyecek arkanızdan!
Pabuçlarını bağlarken ve sen merdivenleri hızla aşarken,
"Nasıl bir güzel kadın mesela!" diyecek ayakkabılarını giydirmeye çalışan abisi!
"Ya ne bileyim,
Hiç bizim annelerimiz gibi değil, güzel işte!" diyecek ve seslenecek ardınızdan!
"Güzel kadın!" 
Sesi yankılanacak merdivenlerinizde.
"Asıl güzel olan sensin yavrucuk, büyüyünce göreceksin!" desen de...
"Güzel kadın işte abi, kadın güzel!" derken anladım.
O, benim ruhumun içini görmüştü!
Bir zamanlar ön yargılarla uzak kalınması salık verilen bir kürt soyuydu!
Bunca vakittir de...
Kızım hariç...
Ruhumun dibini de en sadesinden gören tek oydu!
Asıl "Güzel kadın!" oydu!
Zira...
İçinden...
"Uzak iklimlerin, uzak coğrafyalarında da karşılaşsak!
Bir yerlerden kırılmalı bu kader zincirlerimizin çürük halkası.
Bütün dünya bizi kendi kötücül hayallerine alet etmeye meyl etse de.
Nefes aldığımız havada,
Oksijensiz kalmadan kenetlenmeliyiz hayata!" diyen de oydu!
Büyüdüğünde...
Kaderine razı aşiret gelini yahut, aile meclisi kararı olmaksızın,
Aşık olup evlendiğinde...
Güzel kadınları sevebilecek güzel oğullar doğuracaktı hem de coğrafyasız!
Çünkü anneler cinsiyetsiz severdi evlatlarını!
Öyle olmalıydı!
Türk'ü, Kürt'ü fark etmeden!
Bugün bir zincirini daha kırdım anne'm...
Affettin mi beni oğul doğamadım diye?
Değil mi ki kimse evladı gereksiz savaşlarda boğulsun istemez!
Uzak iklimlerin, uzak coğrafyalarında da karşılaşsak!
Bir yerlerden kırılmalı bu kader zincirlerimizin çürük halkası.
Bütün dünya bizi kendi kötücül hayallerine alet etmeye meyl etse de.
Nefes aldığımız havada oksijensiz kalmadan kenetlenmeliyiz hayata!
Misal...
Bugünden sonra doğacak bütün evlatlara, cinsiyetsiz...
Hayata nefes aldığı her gün...
Anneler hiç usanmadan, son nefesine kadar...
Ve seni her anımda hala aynı heyecanla seviyorum evlat!
"İyi ki doğurmuşum seni!" diyecek.
Çünkü ben o eski, ön yargılı çürük zincirlerin hepsini kırdım!
Cemre.Y.

19 Eylül 2019 Perşembe

Yüreğimin Coğrafyası

...Yüreğimin Coğrafyası...
İklimler akıp giderken yüreğimin coğrafyasından,
Kim bilir, kimler,
Kendi atlasında diliyordu ruhumun şehrini!
Gözümün kenarında bir yıldız tozu, birkaç çiy tanesi.
Merak etme artık ağlamıyorum,
En buruğundan birer tebessümle,
Vedalaşıyorum geçmişimle.
Nicedir,
Nasıl olduğunu bile merak etmediğim geliyor aklıma,
Sesli nefesli gülümsüyorum, geleceğime!
Seni unutmayı unuttuğumu,
Hatırladığım o anlarıma da, güzellikler diliyorum.
Evren'e sesleniyorum sessiz avazlarımla!
"Benim bu evrendeki görevim bitti,
Aşkla sevmemeyi, güvenmemeyi sonunda başardım.
Artık buradan alın beni!"
("My mission in this universe is over.,
I finally managed not to love with love, not to trust.
Now Get Me Out Of Here, Please!")
Cemre.Y.

8 Eylül 2019 Pazar

Buralar Hep Çok Soğuk

…Buralar Hep Çok Soğuk…
Onu bunu boşver de…
Yazın sıcacık iklimini hani herkes sever de…
Misal sevdirebilecek misin bana kışları!
Ben zemheri ayazıyla donarken,
Isıtabilecek misin, ellerimle ayaklarımın parmak uçlarını?
Misal…
Bir kere olsun bir tek kerecik olsun he bir tek kerecik!
Bir kıştan olsun sağ salim çıkabilecek miyim deyiver hele?
Kar' mış, yağmur' muş…
Soğuk' muş…
Bunca yıllık ömrümüzde, buralar hep çok soğuk!
Cemre.Y.

7 Eylül 2019 Cumartesi

Yeni Gün

...Yeni Gün...
Aslında yeni güne öylece en sadesinden uyandı kadın,
Bu sefer ki uyanışında sade kahvesinin yanına,
Yeni günle tam da aynı anda,
"Mademki o da uyanmış!" a çay demliğini de ekleyerek!
Sonra iklimler bütün coğrafyalara aktı,
Kadın zemheriye hazır temizliğini yaptı!
Cemre.Y.

30 Ağustos 2019 Cuma

Şimdi Gelme Zaten

...Şimdi Gelme Zaten...
Daha yeni...
Bütün hayallerimin enfesliği,
Sarımsak döveceğinde dövülmüştü dün gece,
Kötü bir adam tarafından fethedilmişliğim kızımın rüyasından.
Üstü kapalı misafire sunulacak şişmiş poğaçalar gibi belliydi,
Tadı, namı beğenilse de bünyeler tarafından,
İlle de bir kusurun aranıp bulunacaktı ille ki!
Nicedir bir alt katının kapısına konuşlanmış,
Sahipsiz o valizden şüpheliydi aslında!
Gelmişlerdi belli ki gelmesi,
Geldim denilen ümit edilesi o nefesler!
Kaç gün geçmiş, kapısını kimsecikler çalmamış,
O da çalmalara alışık değildi oysaki.
Mademki deniz soğuk ve kirliydi tam da bugün!
Evinde değiştirmeliydi iklimlerini!
Evladıyla, özgül ağırlığı,
Hayatına bolca iksirli lülüsüyle, iki kelam hasbıhal etti!
Karşılıklı kapanan telefonun bile sessizliğine gülümsedi.
Mademki bugün tatildi,
Sokağının tekeline yollanmaya karar verdi kadın!
Zınk diye önünde durdu bir oğulun kocaman gülümseyen yüzü!
Her iklimde,
Onu cennete yollayası duaları savurduğu onu doğuran anasının
Bu sefer selam bile durmadı ona ya, ona da aldırmadı,
Belki de o da geldiğinin anlaşılmasını umuyordu!
Zira, onun da kendince derdi başına buyruk ve çoktu.
En çok...
Sokağının sonuna kadar gidebildi kadın!
Döndüğünde…
Az önceki hayaline yeni bir roman yazarcasına bir delikanlı!
Derin'ini içine çekiyordu,
Bütün anlayamadıklarıyla, anlatamadıklarını.
Kavuştular!
"Özlemişsin beni hem de çoook!" dedi genç!
Sımsıkı sarılıp hıçkırıklarını susturmaya çalışan kadın...
Derin bir nefes çekerken bütün yokluklardan...
"Oğlu'm benim!
Kaç tane evladım var ki,
Biri kraliçe çıktı, doğurduğum,
Diğeri sen olan sanal anneliğim!"
"Gel ama! Bize gel!" dedi lakin...
Eminim...
O da, onca akraba yorgunluğuyla bana sarılınca...
İyi gelmiştir...
Çünkü benim,
"Senden başka oğlum olabilir mi ki benim evlat,
Elbette ki seni de özlerim!
Yavrucağım karnımdayken geldin sen...
Deprem deprem lülücanıma sarılırken ben,
Ömrüne en erkenden hayata fırlayıverdin anacığından!
Misal...
Vaktinde doğabilsen,
Tıpkı kızçem gibi burcun dahi hayatına ramak kala fark atacaktı.
Elbette özledim hepinizi..." dedi ve uzun uzun sustu kadın.
"Sadece...
Sanmalardan artık durulun, yorulun, vazgeçin!
Emin olun ki,
Ömrüme yeni bir mühür basabilecek kadar ömür edeni,
En çok, ben ifşa ederim!
Hoş geldin oğlum!
Hoş geldin...
Kapı önlerinde sigaraya sarmana gerek yok,
Merak etme, yine, ben, bendeyim!
Amma velakin değecek olsaydı son kere gitmelerime neden?
Yine...
Bir şiir önceki gibi hayallenir ve de uçar giderdim ben."
"Geleceğim halam!" dedin diye kapılarımı açık bıraktım ya ben...
Sen de gelmedin ki...
Gelme zaten...
Ama...
Anahtarımın yerini biliyorsun!
"Canının, yüreğini,
Bunca hissiyatla yüklediysem, şimdi gelme zaten!"
Cemre.Y.

19 Ağustos 2019 Pazartesi

Senin Haberin Yok Be Sevgili

...Senin Haberin Yok Be Sevgili...
Senin haberin yok be sevgili.
Yıllar yılı ilmek ilmek işlediğim güven duvarımı söktüm de estim sana.
Cümle olup uçarcasına milyon parça ben dağıttım zerrelerine,
İklimi değişirken kuraklığımın,
Sana ılıman coğrafyalarımı sundum kavurmadan.
Bundan gayri ne vakit bir gülümseme belirse dudaklarında,
Ben rüzgar olup konacağım gülüşünün kıvrımına.
Hiç sarılmasak ya da hiç sarılamayacaksak da ne olur sanki,
Teninin, terinin kokusu burnumda hızma.
Senin haberin yok be sevgili.
Hani sitem ettin ya hiç sormadık birbirimize,
"Biz bunca zamandır bizsizken, neler yaptık, nasıl geçti onca zaman?" diye...
Ben kim bilir kaç ay, kaç hafta, kaç gün, kaç saat, kaç dakika, kaç saniyedir,
Güne gözlerimi açtığım her "Günaydın!" ımda,
Ben her "İyi Geceler" imde öpüyordum seni kaburga kemiklerinden, hala da öperim.
Cemre.Y.

25 Mart 2019 Pazartesi

Sevdiceğim

...Sevdiceğim...
Aklımın iklimlerinden
Yüreğime cemreler düşüren yarim,
Ben seni suskunluğundanda severim.
Sana söz sevdiceğim sana söz...
Yaşanacak cennetlerin mevsimi gelene kadar
Seni ben sabah akşam sevdiğim gibi severim.
Cemre.Y.

13 Mart 2019 Çarşamba

Vuslat Gibi

...Vuslat Gibi...
Gönlümün kanatları,
Daha yeni rüzgarından yel almışken,
Beynim hep dur çekiyor senden sebepli.
Zira ben artık...
Allı turnalara sevdiğime selam eylemekten.
Posta kutumda birikmiş cevapsız mektuplar biriktirmekten,
Çok mu çok yorgunum bir nefes kadar ötemdeyken.
Sen, deyince zaman mefhumu donuyordu güya!
Zamana inat senle ben iletişim halindeyken!
Bir sarılmak hasreti sarıyordu ruhu,
Bir de derin bir nefes almak teninden hayali.
Şimdilerde aklımın kefesi ağır çekiyor,
Dengesiz bir tahteravellinin havada asılı kalıp,
Yere çakılacaksın hissi.
Gönlümün kanatları bilmediğim diyarların,
Bilmediğim iklimlerinde sana sığınırken,
Aklımın rüzgarları yıllar yılı binbir emek kazdığım,
Yalnızlığımın çukurlarına gömüyor beni.
Ki nihayet ulaştım ilk temeline lakin bilemedim ki
Kanatlanıp uçsam mı gelecek dedikleri,
O yeni coğrafyanın iklimlerine,
Yoksa ki bir beton daha mı döküversem,
Gelememişime, geçmişime...
Adam gibi gelemeyişine.
Ki zira bu sefer...
Hıdırellez zamanı gül dibine dilek falan ekmeyeceğim,
Sonra da,
Onu denize salmak için çaba sarf eylemeyeceğim o kesin!
Hayal için dua amin olmaz bunu öğrendim.
Ama sen hayal değildin ki,
Vuslat gibiydin.
Cemre.Y.

12 Mart 2019 Salı

Mühür

…Mühür...
Ey benim zifiri yalnızlık dolu yıldızlarına,
Sabırlı bir nakkaş zanaatiyle nakış nakış sevdalar ektiğim.
Ey benim güneşi bol kalabalıklarındaki yalnızlıklarına,
Tel tel, telkari dokuyup ömrüne ömürler biçtiğim.
Sen daha benim kararsızlıklar denizimden daha yeni geçmişsin.
Oysa hissizlik okyanusumun kuytusunda rastladım ben sana,
Ruhunun çırpınışını hissettim de
Sundum sana en mahremimi ve gizemli iklimlerimi.
"Sev!"desem emir kipi ya amade olma şehrime zira benlik değil!
"Ey benim hiç yoktan hiç olmayacak yerde aklıma esişim.
Ben senin gönlüne talibim ki zaten çırpınışında bedenim.
Baksana yüzyıldır sana hasretim." derim.
Şimdi ister gel, ister gelme,
İster sev, ister sevme yürek sana yakmış şirlerinin ucunu ne gam!
Benim bundan gayrı'm sensin.
Ben seni yüreğime mühürledim.
Cemre.Y.

2 Mart 2019 Cumartesi

Günaydın

…Günaydın…
Günaydın kar sessizliğim,
Huzurlu iklimim günaydın.
Kahve telvesi kalmış dudaklarında.
Uykulu kirpiklerinden sonra onları da öpeceğim.
Zemheri ayazları sonrası ilkbahar sevincim günaydın.
Cemre.Y.

18 Şubat 2019 Pazartesi

Cemre

...Cemre...
Sana henüz yazılmamış bir kitabın sayfalarından sesleniyorum sevgilim.
Sonu hiçbir bitişle bitmeyen cümleler biriktiriyorum ruhumun içinde.
Sana yeni iklimler, yeni şiirler biriktiriyorum sevgilim.
Sonu zemheriyle bitmeyen yeni sevişler biriktiriyorum ruhumun dibinde.
Lakin ömrümün iliklerine kelebekler dizilmekte sen de fazla bekletme!
Zira pek yakındır düşecek havaya ilk cemre, ardından suya, sonra toprağa.
İklimler arasına karış bence artık sen, yüreğim henüz toprağa düşmeden.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...