tutku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tutku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2018 Pazar

Renkler

…Renkler…
Mavili umutlarım vardı benim,
Beyazlı saf hayallerim.
Siyahlı tutkularım kadar,
Yeşilli huzurlarım vardı benim.
Kırmızılı sevdalarım vardı benim,
Sarının ayrılık olmadığını anlatabilmeye dair inceliğim.
Morlu asaletler'im kadar,
Pembeli çocukluklarım vardı benim.
Turunculu rüyalarım vardı benim,
Kahverengili doğallıklarım.
Lacivertli otoriteler'im kadar,
Grili umutsuzluklarım vardı benim.
Hayatımın renklerinin hepsini birden,
Olması gereken yerlere bir türlü koyamasam da…
Hepsi benimdi, benim renklerim.
Cemre.Y.

27 Mayıs 2018 Pazar

Söz Verdi

…Söz Verdi…
Yenilgili bir vazgeçiş uğruna
Temeli tam oturamamış bir tutkuydu geçmişim.
Ne kadar tutunmaya çalışsam da ona...
Hayat ömrüme yeni katlar çıktıkça
En ufak bir depremde
Heba olabilirdi bütün geleceğim.
Ben umudu yıldızlara astıkça
Ay hep tutuluyordu.
Bende tuttum güneşi!
Geleceğime serdim.
Söz verdi bana!
Yokluğunu hiç hissettirmeyecekmiş.
Şimdi varsın ay düşünsün,
Bundan gayrı dünya düşünsün.
Onlardan gitmedim ama kalmadım da!
Cemre.Y.

20 Mayıs 2018 Pazar

Duyamazsın


…Duyamazsın…
Senden geçebilmek için, kaç çeyrek ömür'ü…
Henüz başlayamadan eskittim ben.
Kaybolmuş yalnızlıkların akıntısındaki 
O tek kalabalığa tutundum,
Endişeli görünmezlerin 
Dağınık kalmak tutkusundan bitap düşüp,
Ama artık sen beni göremezsin,
Koklayamaz sın, dokunamazsın, tadamaz sın!
Sen, beni, artık…
Duyamazsın, kalplerimiz çok uzak!
Cemre.Y.

16 Mayıs 2018 Çarşamba

Yalnızlıklar


…Yalnızlıklar…
Kaybolmuş yalnızlıkların akıntısındaki o tek kalabalığa tutunursun
Endişeli görünmezlerin dağınık kalmak tutkusundan bitap düşüp!
Cemre.Y.

8 Nisan 2018 Pazar

Sadakat

...Sadakat...
Aşk uçurumdan atlayabileceğin koskoca bir tutkudur,
Sevgiyle beslenmezse ölürsün, biter!
Ya sevgi öyle mi?
Ölse bile sadakatle seversin.
Cemre.Y.

11 Şubat 2018 Pazar

Bu Da Benim Tercihim

…Bu Da Benim Tercihim…
Tutkulu bir aşkın bedeli,
İkinci, üçüncü, vs. hatun olmak değildir,
"Yüreğin ve bedenin,
Tek aiti olmaktır sevda!"yı seçtim.
Şimdi yalnızlığım,
Geçmiş karşıma alay ediyor benle ya!
Etsin!
Bu da benim tercihim…
Başım dik, alnım, apak!
Cemre.Y.

17 Aralık 2017 Pazar

Gurursa Gurur!

...Gurursa Gurur!...
Bu gece...
Yıldız Teknik Üniversite'sinin
Geleneksel "Yılın Yıldızları Ödül Töreni" için,
Çok çook çook...
Emeği geçen kızımla ve ona en karakter oluşulan zamanda,
Bu karakteri ve kişiliği tek başıma verip,
Onu büyüten kendimle, o kadar gurur duydum ki...
O kadar kere...
"Ömrümün en güzel yıllarını,
İyi ki ben bu evlada adamışım." dedim ki…
Yaşansa bile ancak anlaşılır, sonrası kolaydı zaten.
Hazır hamuru herkes fırına atıp ekmek yapardı.
Kimi derdi ki; "En güzel ekmeği ben yaptım."
Kimi de derdi ki; "Hamurcu iflas etti fırını ben devir aldım."
"Olsun." du hepsinin de emeği vardı.
Belki de "İyi ki de öyle olmuş." lardı.
Hem...
Başka türlü iki koltuğa, nasıl bir karpuz sığardı?
Birkaç gün haber izlemekten kendime ar ederim.
Ben bunları yazarken bile...
Kim bilir doğurduğu evladının böylesi gururlu günlerini görmeyi,
Onca hayal edip ocağı sönen, ciğeri dağlanan kaç ana daha olmuştur.
Birkaç gün ruhuma bencilim!
Başka türlü insan kalamam.
Yaradan hiç kimsemizi evlat acısıyla sınamasın.
Bütün evlatlar çok ve güzel günlerde yaşasın!
Bu gece... yine... bir kere daha...
Kızımın alnının ortasından öptüm ben, ama en çok yüreğinden!
Bir duysaydınız nasıl da kelebek kanadı gibi çırpınıyordu yüreği.
Sanırsın ki bu ilk sınavı!
"Sevmek kelimesi bile sığ kalıyor ona karşı,
Aşk, meşk, tutku zaten başlı başına basit.
Canım, ömrüm, ruhum da yetmiyor ki,
Artık herkes herkese diyor!
Ne diyeyim ben sana be evlat!
Ey benim yosun gözlü dilberim.
Ben...
Kısaca...
Sana...
"Lülücan'ımm!" diyeyim,
Sen iki, üç, beş hayat anla!
Bana yaşattığın gururlar için,
Teşekkür ederim sana ama en çook!
Sana yaşatamadıklarım için
Özünden özür dilerim.
Sana yeterince yetişemediklerim için be yahu...
Affetsene beni bir daha, yeniden affetsene!"
Unuttun mu!
"Uykundan öperim seni çocuk,
Ruhun duysa belki yüreğin duyamaz,
Ama ben her gece öperim seni...
Seni seviyorum'u ekleyerek!
Saçlarının kokusunu bir bilseydin,
Sen bile kendinden vazgeçemezdin."
Gurursa gurur dibine kadar...
Cemre.Y.

4 Aralık 2017 Pazartesi

İyi Günler Sevgilim

...İyi Günler Sevgilim...
Velev ki kim bilir,
Sen şimdi neredesin,
Ne hallerdesin?
Öpüşün de solmuştur şimdi senin.
Şimdi sen...
Bir tek gülüşe razı,
Mutlu mu yoksa...
Hala umutlu musun?
Yoksa vaz mı geçtin çoktan her şeyden.
Artık, eskisi gibi tutkulu olmadığın da kesin.
Zira bizden sonra...
Mavili mevsimler çoktan soldu.
Sana iyi günler sevgili/m.
Cemre.Y.

19 Kasım 2017 Pazar

Ya Da


…Ya Da…
Hız tutkunu birinin 
Size denk gelince 
Fren yapmasını bekleyemezsiniz! 
Ya önünden çekilip 
Geçip gitmesini bekleyeceksiniz.
Ya da ezileceksiniz.
Cemre.Y.

23 Ekim 2017 Pazartesi

Dost Bile Olmadık?

...Dost Bile Olmadık?...
Sahi biz?
Yani senle ben…
Şöyle dostluğu en dibinden pekiştirip,
İki kadeh rakı bile içmedik değil mi?
Acılı şalgam eşliğinde...
Sövemedik daha hiç kimsenin
Gelmişine, geçmişine,
Hiç gelmeyişine!"
Yani...
Biz...
Yani senle ben…
En sevdalısından sevgiliyi bırak,
En aşığından tutkulu aşkı bırak,
Şöyle en afili'sinden, en yürekli'sinden,
Dost bile olamadık dosdoğru
"He!" mi?
Cemre.Y.

1 Eylül 2017 Cuma

Angut Kuşu

...Angut Kuşu...
Oysa ben, tam da o an,
Senin avuçlarına...
Çaresizce konduğumda,
Kanadı kırık bir angut kuşuydum,
Angut kuşunu bilir misin?
Martı değil!
Yaralı serçe değil!
Güvercin ya da kırlangıç değildim.
Beni bilerek mi aldın ki, avuçların arasına?
Avuç içlerin ondan mı,
Öylesine ısıttı ki yüreğimin yarasını ve yasını?
Oysa ben, sevdiceğimi,
Kaybettim sanmış ve büyük bir avazlık
Hıçkırıkla ölmek üzereydim.
Oysa ben...
Annemi kaybettim sanmış ve yönümü şaşırmıştım.
Donmak üzereydim bir bahar akşamı,
Bana, koca bir zemheri kış ayazı gelen
O tek lodosta!
Beni bildin de mi sardın ki
Kanadımın kanayan sol yanımdan?
Yoksa kim olsa,
Kime olsa yapardı mıydı
Şefkatinin o güneş rengini herkese?
Bana, yüreğinin kafeslerini
Sararken yavaş yavaş,
Karanlık ormanımın
Acımasız yangınını ve tutkusunu,
Konduğum gölleri ve denizi
Hep o yüzden mi resmettin bana?
Ne oraya yabancı kal…
Ne de bana diye mi?
Ne zaman istersen o zaman salabilmek için mi?
Öyleyse bilemedin!
Ben bir martı değildim,
Her simidin susamına uçan!
Ben bir serçe değildim,
Bir tek ekmek kırıntısına razı olan!
Ben bir güvercin değildim,
Bir buğday tanesine köle olan!
Ben bir kırlangıç değildim,
Uçanı, kaçanı kovalayan!
Angut kuşunu bilir misin?
Angut kuşları sevda ile beslenir ve yaşarlar,
Sevdiğinden,
“Yarim” dediğinden ayrı yaşayamazlar!
Eğer öldüyse eş seçtikleri…
Hemen ardından ölebilen tek varlıktırlar.
Oysa ben, tam da...
O an...
Aslında her an, her zaman...
Sana...
Hep...
Angut kuşuydum!
Sadece artık...
Ölmekten yoruldum!
Cemre.Y.

16 Mayıs 2017 Salı

Hepimiz Aynı Mezardayız Sevgilim

...Hepimiz Aynı Mezardayız Sevgilim...
Ellerimi tuttuğunda,
Hatta sokaklarda benle el ele dolaştığında,
Yağmur yağarken
Aynı şemsiye altında
Belime sarıldığında,
Ansızın dönüp dönüp çocuksu bir sevinçle,
Benim gözlerimin içine baktığında,
Bana sımsıkı sarıldığında,
Saçlarımı uzun uzun kokladığında,
Beni tutkuyla öptüğünde,
Benimle çılgınlar gibi seviştiğinde,
Uykunda bile benim adımı söyleyip,
Omuzlarımı öptüğünde,
Bunun aşk olduğunu sanmak gibi
Kendime bile küs kalacak büyük bir hata yaptım.
Aramızda yaşayan bir ölü varmış
Hissedemedim de sen…
İçinde yok edemediğin biri varken
Bütün bunları hangi ruhunla yaptın?
Şimdi beni de gömüyorsun ya
Geçmişinin aynı mezarına
Biliyorsun değil mi?
Artık hiçbir şey…
Eskisi gibi olmayacak!
Geçmişindeki o kızıl mezarı,
Her ziyaret ettiğinde…
Toprağına her gözyaşı taneni akıttığında
Başucuna anılarını astığında mezar taşının
Önce bana dokunacak yaş tanelerin
Önce bana dokunacak ellerin
Önce bana dokunacak şiirlerin
Zira hayatının en büyük hatasını yaptın
Hepimiz aynı mezardayız sevgilim!
Cemre.Y.

14 Mayıs 2017 Pazar

Ayrılırken


…Ayrılırken…
Ayrılırken; “Benim hatamdı…
Unutamadığım,
İçimde öldüremediğim biri varken…
"Üzgünüm…
Sana bunu anlatmaya çalıştım…
Sen beni sahiplendikçe boğuldum…
Beni unutmaya çalış…
Nefret et…
Anlamaya çalışma…” demiş son mektubunda.
Cümleler dolusu kelimeler
Kelimeler dolusu harfler sarf ettim ona da
“Burnumun direğinin sızısızın sevdiğim,
Teninin terinin kokusu hala burnumdayken,
Hiç ummadığım bir anda şiirime fotoğraf ararken
Seçtiğim o fotoğrafın altında şiirinle sen varken,
Senin olmadığını farz ettiğim her yerde gördüğüm senken,
Gözlerimi kapattığımda
Bakışlarındaki çocuk sevinci gözlerimin önündeyken,
Yatağıma uzandığımda omzuma kondurduğun o öpücüklerin
Hepsi hala omuz başlarıma konarken.
Karanlık sokaklarda yürüdüğümde,
Ellerimde, ellerinin güveni ve sıcaklığını duyarken.
Tutkulu öpüşlerinin derin sızısı,
Dudaklarımı istemsiz titretirken,
Bütün diğer ilklerim gibi, hayatımda ilk kez birisi,
"Unut beni!" ile değil de
"Beni unutmaya çalış…
Nefret ama sakın
Anlamaya çalışma…" ile giderken mi unutayım seni ha!
Yani nefret edecek kadar olsa da
Seni hala seveyim öyle mi!
Yine dönsem o güne, yine gelsen bana,
Yine aynı çocuk sevinciyle
Bakıversen yine gözlerimin içine…
Yine severdim seni diyemedim ya ona yanarım.
Cemre.Y.

27 Nisan 2017 Perşembe

Kara İnci Tanesi

...Kara İnci Tanesi...
Ruhumun sevgilisi, gözyaşı tanesi…
Senle ben!
Aynı gök kubbenin iki ayrı bulut öbeğiydik.
Herhangi bir bahar melteminin güneş ışıltılarında,
Olanca yumuşaklığıyla buluşurdu dudaklarımız.
Kasım lodoslarında kavga eder,
Uzaklaşırdık bizden, birbirimizden.
Biz uzaklaştıkça,
Güneş görünürdü ardımızdaki sızıdan da
Sanırlardı ki bahar gelmiş bizim ayrılığımıza!
Köydeki merada koyunlarını otlatan bir çobanın
Binbir hasretle kavuşmayı beklediği
O kurtuluş anı gibi,
Birimizden biri,
Yenilmeden ama birbirimizi yenmemiz gereken,
İstanbul gibiydi aşkımız!
İstanbul kadar, gizemli, gizli ve yasaklı üstelik!
İçinde yedi tepesinin yedisi birbirine hasret,
Karşıdan özlemle bakarlar dururlar birbirlerine hep.
Oysa birleşsek bambaşka bir şehr-i diyar olurduk ya.
İstanbul gibiydi aşkımız!
Ruhsuz ruhları barındıran, hüzünleri, kinleri saklayan,
İhtiras ve yersiz tutkuları, kıskançlıkları saklayan
Aldatmayı ve aldatılmayı ışıklarına hapseden!
Öylesine boğucu, sıkıcı,
Aman bir an önce kurtulunması gereken.
Senle ben!
Aynı gök kubbenin iki ayrı bulut öbeğinin içinde gizli,
İki ayrı çiy tanesiydik.
Biz gittik!
İstanbul’dan gittik, bizden gittik, bittik de,
Okyanusun tam ortasında buluştuk gizlice…
Sadece iki şansımız vardı be,
Ruhumun sevgilisi!
Ya yağmur damlası olacak, yağacaktık,
Dokunacaktık hiç yoktan
Bambaşka tenlere ve hayatlara,
Ya bir tek damla gözyaşı tanesi olacak,
Öylece sessizce suya karışacak,
Belki bir yunusun sesi olacaktık bir hıçkırık gibi
Ya da bir istiridye içinde yıllarca oluşmayı bekleyen,
Tek bir kara inci tanesi!
Kimse…
Hiçbir şey bilmeyecekti yine.
Sen,
Yağmur damlası olmayı seçtin!
Bense bir tek gümüş halkanın içinden akan yaş tanesi.
Bir tek ruh bakışı attım sana oysa suskundum.
Sadece sen gördün o suskunluğun acı çığlığını!
Hoşça kal.
Rüzgarım, bulutum, güneşim, sabahım, gündüzüm.
Hoşça kal.
Papatyam, gelinciğim, denizim, yaprağım, kar tanem.
Hoşça kal.
İstanbul kadar nefesim,
İstanbul kadar ruhum!
Sevin…
Sen bambaşka bedenlerden ayrı birer nefes alırken
Ben öldüm…
Ve korkma!
Zamanı geliyor o kara inci tanesinin,
Bilinir kıymeti, ederini ve değerini bilen elde ve yürekte.
Cemre.Y.

14 Nisan 2017 Cuma

Çünkü Yoktun

...Çünkü Yoktun...
Çünkü, hırs...
Çünkü, ihtiras...
Çünkü, tutku...
Çünkü, intikam!
Çünkü...
Vazgeçmek gelecekten!
Çünkü,
Susmak gerekti.
Sustuk!
Çünkü sus zamanlar,
Hayallerin bütün kırıklarından sonra,
Yokluk'ların en dibinden,
Limitlerin bütün aşımlarından,
Sonra gelir.
Ki çünkü yoktun!
Ama...
Merak etme!
Artık yokluklara,
Gülümseyebilmeyi de öğrendim.
Cemre.Y.

6 Nisan 2017 Perşembe

Hiçbirimiz Aptal Değiliz

...Hiçbirimiz Aptal Değiliz...
Hiçbir yerinde yokuz biz bu garip çelişkinin
Hem de aylardır...
Bazen dokunduğun ten işe yaramaz,
Her şeyi göze alabilmek için,
Çünkü anlamışsındır,
Senin hayalindeki son değildir
Bu işin sonu ve o an aslında
Bir son'u bile düşünemeyecek kadar aşıksındır
Oysa hep yaşadığın acı sondur...
Bazen deriinn bir nefes çektiğin
O bir ömürlük kokusu yetmez,
Yetmez hiç kimsenin, seni uçuklaştırmaya
Çünkü aradığın o deriiin bir nefeslik o koku
Aynı değildir işte,
O her bir tene bulaşmış tende...
Bilirsin, hissedersin ya...
Her şey bir yalan ve aslında oyalanma!
Bazen bir ara şeytan bir dürter ya
Açarsın gözlerini o seni tutkuyla öperken...
Gözleri kapalı değilse sevmiyordur çünkü,
Çünkü senle ilgili hiçbir hayali kalmamıştır artık...
Birkaç yakalamada anlarsın
Acı gerçeği görürsün, hani o film şeridi...
Senin gözlerin tam teslimiyetle kapalıyken hep!
Onun gözleri kapalı değildir!
Artık hayallerinin hepsinden arınırsın
O hiçbir zaman senin değildir, olmayacaktır.
Anlarsın değişik bir ten, değişik bir
Heyecan değil belki ama...
Belki tüm fırtınalardan sonra
Sığınacak bir limansındır sen hep!
Ve hep... hepsi budur...
Biz hiçbir yerinde
Yokuzdur aslında biz bu garip çelişkinin
Senin bu metcezirlerinin...
Birbirimizden vazgeçememizin
Belki de hiçbir anlamı yoktur...
Artık vazgeçme zamanı...
Böylece bırak artık be sevgili!
Aptal değiliz hiçbirimiz.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...