zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2026 Pazartesi

Kahraman

...Kahraman...
İstisnasız herkesin bir kahramana ihtiyacı vardır.
Çoğunlukla görünmezdir pelerinleri.
Hani böyle durduk yere biri sana dokunmuş gibi hissedersin.
Ilık bir sevinç geçer içinden, yalnızlığını unutursun.
Ya da yol boş olsa bile birden bire duruverirsin kaldırımda.
Köşeden hızla gelen arabanın motor sesini bile daha duymamıştın oysa.
Dışarıdaki işin aceleyken evden o an çıkmaman gerekiyorsa hep bir şeyler ters gider.
Sonra bir bakarsın dışarısı kıyamet.
Daha buna benzer nice an gelir aklına gülümsersin.
Başını gökyüzüne çevirip dualar edersin varlığına.
Çünkü her zaman...
Bir tutam güneşle bir tutam mavi iyi gelir insanlığa.
Cemre.Y.

21 Şubat 2026 Cumartesi

Gelsin Hayat Yeni Pencereleriyle

...Gelsin Hayat Yeni Pencereleriyle...
Meğer evimin pencerelerinin güneş yansımaları da varmış yeni fark ettim.
Güneş bu mevsimde, bu ayın bu gününde böyle akmak istediyse demek ki.
Yoksa hangi açıdan olursa olsun, görmemem mümkün değildi.
Tamam o zaman.
Hadi bakalım gelsin hayat yeni pencereleriyle,
Ben çoktan hazırım tabi.
Cemre.Y.

20 Şubat 2026 Cuma

Sus

...Sus...
Bütün konuştuklarım az gelir de!
Suss zamanlı hırkamı geçiriveririm sırtıma!
Yorgun susuşlu zamanlar bunlar.
Ağlamaklardan yorgun, gülmeye sebep kalmamış.
Hayat bu işte, hep acıdır, hep acıtır.
Cemre.Y.

17 Ocak 2026 Cumartesi

Kim Bilir?

...Kim Bilir?...
Kaç gündüzden kaç tane daha ışık kurutmalıyım
Doğru biz'e...
Tam zamanında yeniden kavuşabilmek için?
Kaç geceden kaç tane daha yıldız tozu toplamalıyım
Gece gündüz birbirini seven
Sevgisinden şüphe edilmeyen sevdaya bulaşmak için?
Kim bilir?
Cemre.Y.

14 Ocak 2026 Çarşamba

Zor Da Olsa, Geçti!

...Zor Da Olsa, Geçti!...
Madem ki bu mecliste de bolca sükun etti adın.
Gah-ı söyleyip,
Gah-ı suskunca aktı yine sana gözüm yaşım.
Sonra gün ağardı.
Zor da olsa, geçti!
Diğer bütün geçenlerim gibi bu da geçti.
Amma velakin...
Her gece sen uyumadan önce
Nefesinden öpüyordum ben seni.
Biz'i en çok unuttuğun zamanlarda,
En azından saçlarını da öptüğümü hatırla.
Cemre.Y.

7 Ocak 2026 Çarşamba

İşte O Zaman Görüşürüz

...İşte O Zaman Görüşürüz...
Hani en son giderken,
"İstersen görüşürüz." demiştin ya,
Sana olan o eski güvenimin
İki yakasını tekrar bir araya getirebilirsen
Görüşürüz tabi.
Çünkü neden olmasın?
Ama şimdilik...
Gözlerimin içi bile sana üşüyor.
Yani aslında,
Benim korkum ölmek değil ki,
Varsın canına can kattığımdan olsun.
Lakin...
Ya yeterince ölemezsem?
Toprak üstünde sakat kalırsam!
Kime yük olayım, benim kimsem yok ki.
İşte sen ne zaman ki
Her halimle benim her şeyim olacaksan
İşte o zaman görüşürüz.
Cemre.Y.

31 Aralık 2025 Çarşamba

Şefkatle Sev

...Şefkatle Sev...
Kadınları anlamaya uğraşmakla harcayacağınız zamanı,
Onları, güven ve şefkatle sevmeye harcayın,
Size geri dönüşleri muhteşem olacaktır.
Cemre.Y.

29 Aralık 2025 Pazartesi

Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan

...Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan...
Yıllar öncesi bizden giderken,
Burnunun ucunu bıraktığın ayna izine,
Yıllar sonrası sana en son baktığım taraf olan yana
İki dudak arası kocaman bir öpücük konduramazsın.
Zaman izin vermez buna.
Zira çoktan alıştım ben yokluğuna.
Yine yakıp yıkıp, kırıp döküp gitsen ne fayda!
Çünkü çoktan yıktın sen bizim çekirdek ötesi ailemizi.
Yıkıldı evlerimiz, şehirlerimiz,
Bize dair ne varsa kırıldı çoktan.
Aynamızın sırrı bile döküldü görmedin mi?
Ben değiştirmeye kıyamadım,
Sen bizden kalan o son bakışları da paramparça etmeye.
Lakin biz hala orada kaldık sanma!
Bir kış ayazında sildim bütün izlerini.
Radyoda Fransızca şarkılar...
Yanımda sen..
Gidiyoruz işte uzaklara.
Yosunlu buz tuttu her yanımız.
Ben alıştım küllerimden yeniden doğmaya da,
Fakat kedi canlı da değilim ya hani.
Yaza kalır mıyız işte onu bilemem.
Belki bir tutam yıldız tozu olup, seriliveririm saçlarına.
Şimdi değilse de, elbet bir gün, ben, iyi hatırla!
Cemre.Y.

11 Aralık 2025 Perşembe

Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!

...Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!...
Gündöndü.
Hatta, gecelerde döndü,
Amma velakin yine de gündöndü!
Ama sanki sabah hiç olmayacakmış gibi,
Ezberlerini hepten kandırmışlar gibi,
Çoktan ardını dönmüştü güneşe, çok ama çok, çoktan!
Ki madem ben, ona...
Hep bulut olduydum ya, çoktan çekilmiştim onun ömründen.
Dün gece olsun bari, yahu!
Dün gece...
Ne demeye?
Gecenin en sağır saatinde...
Ona sımsıkı sarılmışlığına bile pişman eder insan olan bir diğerini?
Ki zaten!
Gözü yeterse...
Çiğdem çekirdek olurdu misal, yeni doğan güneşle...
Yetmedi diyelim hadi!
Saman bile olamadı ya la!
Onca sene, onun için, onun semerini taşıdığı eşeğe hem de?
Gündöndü...
Gün ile gece kaldı.
Arada imsak vakti eksik misal, arada kuşluk vakti eksik!
Uyu, hu, uyu!
Bundan gayri ne benden sana gün açar,
Ne de senden bana gece doğar,
Soyadı kısmı boş bırakılmış hükümsüz iki kayıbız biz.
Bir tek hüküm var ise, ki o da sayende, biz artık bize yok'uz.
Bundan gayri artık, biz, bize, hiç, yok'uz.
Cemre.Y.

16 Kasım 2025 Pazar

Ne Vakit Seni Özleyecek Olsam

...Ne Vakit Seni Özleyecek Olsam...
Hiç boşuna rüyalarımı meşgul etme ciğer çiziğim,
Daha ben onlara yeni umutlar, yeni hayaller ekeceğim.
Hiç boşuna arada bir yüzünü döküp, üzgünmüş gibi,
O yosun yeşili gözlerini dikme gözlerime.
Tam istediğin gibi çekildim ben senin ömründen.
Ki zaten ne vakit seni özleyecek olsam,
Mıh gibi aklımda "Ben sensizken daha mutluydum." deyişin.
Yeni yeni öğreniyorum işte ben de, sensizken nasıl mutlu olunuyormuş.
Cemre.Y.

25 Ekim 2025 Cumartesi

Şiir

...Şiir...
Bana bir sevda borçlusun ey sevdiğim.
Yüzümden zamanın çizgilerini silmelisin.
Gözlerimin ferini yeniden canlandırmalısın derken,
Sen daha hayalimin de hayaliyken çekip gittin.
Olsun madem bu rüya da böyle olsun.
Çisil çisil yağan yağmur eşliğinde,
Birkaç mısra şiir yağarım ben de.
Çünkü en güzel şiirler,
Gitmemesi gerekirken gidenlere yazılır.
Cemre.Y. 

5 Ekim 2025 Pazar

Gibi'dir İşte, -Mış Gibi

...Gibi'dir İşte, -Mış Gibi...
Dün gece kırgın yürekler denizinin bir başka sahilindeydim.
Hani şu!
Denize çok uzak ama birkaç adım daha atsan oradasın gibi.
Hani şu!
Ormana çok uzak ama birkaç adım daha atsan tam ortasındasın gibi.
Lakin o birkaç adım'lardan da çoktan çok yorulmuşuz gibi!
Dertlerin derya olup taştığı,
Herkesin birer sandal olduğu o günler zaman aşımına uğramış gibi.
Gibi'dir işte, -mış gibi.
Hani şu!
Bizden kaybolan o kayıpların,
Çoktan kaybolmaya niyetli kayıplar olduklarına emin olduğumuzda,
Onları saldığımız o anın acısını artık hissetmemek gibi.
Değmezmiş gibi değil de, bizden yanası, çoktan yanmış gibi.
Vicdanın rahat, gönlün senden memnun.
Çünkü nihayetinde...
Kuş cıvıltıları kesildiğinde onlarla beraber uyuyorsun,
Bir ayak çıtırtısı duysan onlarla beraber uyanıyorsun gibi huzurlusun.
Bir tek...
Arada bir, sen onların hassasiyetlerine,
Ki genellikle sık sık, onlara bile fark ettirmeden çok özendiğinde bile...
Yola değil de, yürütecek olana en güvendiğinde,
Hani sızım sızlıyor ya diz kapağının bütün can özü!
İşte o kırıyor hayalinin dahi güvenini.
Çünkü sen hayata yalpalıyorken,
Çoktan gidilmiştir o yollara,
Çoktan aşılmıştır o duvarların ötesi.
Tadı tadılmış, duası okunmuştur hayatın her anının.
Şimdi o yollar sana da, onlara da kapanmış olsa onlara ne gam!
Sanki sen, o anlara değmiyormuşsun gibi gülmüşlerdir çoktan.
Sanki sen, o anları anlayamazmışsın gibi ağlamışlardır çoktan.
Ama kesin kes, herkes, her suskunluklarında sadece kendilerini düşünmüşlerdir.
Yani şimdi senle de yaşanacak yeni anıları, sensiz yaşamışlardır çoktan!
Seninle olan her yeni an, her şey, gibi'dir işte, -mış gibi hissedersin acıdır, acıtır.
Cemre.Y.

20 Eylül 2025 Cumartesi

Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler

...Bir Şey Var, Umuda Dair Bir Şeyler...
Orada, tam da kalbimin tam ortasında,
Bir şey var, umuda dair bir şeyler.
Sanki böyle...
Hani her zamanki gibi,
Çim adamının olmayan saçlarını sularken,
Birden bire,
O ufacık tohumların çimlendiğini görmek gibi bir şey.
Hani böyle hayata,
Yeniden yenilenmeye çalışan yama gibi bir şey.
Umuda sarılıp, geleceğe hayallenmek gibi bir şey.
Alnını güneşe doğru dikleştirip,
Gözlerinin içini ışıkla doldurmak gibi bir şey.
Cemre.Y.

6 Eylül 2025 Cumartesi

Ölü Yapraklar

...Ölü Yapraklar...
Güneş bile, bize hiç de haber vermeden ansızın yüzünü dönüp,
Kim bilir hangi ülkenin, hangi şehrine yazı müjdelemeye gitmişken,
Bulutlar elbette yine ağlayacaklardı ardından.
Alışıklardı ta kalubeladan ama...
Onlar bile bu sefer, kırılan hayallerinin yerine
Yeni hayaller kurmaya meyillenmişlerdi belli ki
Ve sanki bu sefer, hiç de hazırlıklı değillerdi bu yeni gidişe.
Oysa nicedir ölü yapraklar hazırlıklıydı eylülün gelişine,
Öyle ki gelen geçen çatur çutur basıp geçiyordu üzerlerine.
Hiç, hem de hiç düşünmemişlerdi,
Onların her birinin, bir zamanlar taze çimen yeşili olduğunu.
Rüzgarlar bile acımamıştı, her fırsatta savurup durmuştu onları bir köşeye.
Amma velakin, güneş kandırıyordu hep bizi.
Bu sefer gitmemeye, bu sefer kalmaya meyilliydi sanki ama!
Eylüle hazırlamadan, sonbahara uyarmadan öylece gitti işte.
Hiç, hem de hiç, geride kalanları umursamadan.
Küçücük bir not bırakmış çıplak bir ağaç dalına,
"Bekle beni!" demiş, "Beni bekle!"
Oysa yağmur bile aynı yağmur değil artık,
Her yer bol köpüklü çamur kıvamında, artık beklesem ne, belemesem ne?
Cemre.Y.

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!

...Lakin Kalp Bu, Unutamıyor İncindiği Yeri!...
Daha güneş bile sabaha uyanmamışken,
Düş'ümde gördüm yine seni.
Ne çok zaman geçmişti oysa, seni böyle görmeyeli.
Sen beni, yine, çok özlemişsin belli.
Yoksa öyle uzaktan göz ucuyla süzmezdin beni.
Öyle utangaç titreşirken göz kapakların,
Ağustos sıcağı gibiydi gözlerin.
Sanki "Gel." desem uçarcasına konacak gibiydin yamacıma.
"Kal." desem sarılacak gibiydin kaburgalarımı çatlatırcasına.
Lakin kalp bu, unutamıyor incindiği yeri!
Ki zaten onca uykusuz geçen gecelerden sonra,
Uykulu gözlerime ağır geliyordu kirpiklerim.
Ne sen bana tam gelebildin,
Ne de ben seni yeniden yüreğime sığdırabildim.
Cemre.Y.

6 Ağustos 2025 Çarşamba

Akıllı Telefonlar

...Akıllı Telefonlar...
Hayatın renkleri insanlıkta gizliydi.
Şimdiki zamanlardaysa mekanik robotlarla dolu kaldırımlar,
Her birinin ellerinde akıllı telefonlar,
En "Sevdim, seviyorum." dediklerini bile tanımıyorlar.
Hala da kendilerini insan sanıyorlar!
Oysa bağlanmak kalbe giden bir yoldu.
Unuttular, unutturuldular.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2025 Salı

Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim

...Yeniden Sevelim, Hiç Yoktan Sevmeyi Sevelim...
Nihayet rüyası yaşanılası geçen bir geceden sonra,
Sabahına gülümsemelerle uyanılan bir gündeyiz.
Kaç zamandır nefesimiz bile kavrulmaktaydı,
Yıkanır yıkanmaz bile yeniden oluşan terden, nemden,
Yapış yapış iklimden bıkmıştık artık.
Nihayet çay ile kahveyi aynı anda yapacak kadar mutluyum bu sabah.
Hadi gel...
Yeniden sevelim.
Hiç yoktan sevmeyi sevelim.
Cemre.Y.

25 Temmuz 2025 Cuma

Uyu... Yavrum... Uyu

...Uyu... Yavrum... Uyu...
Neredeyse aklıma düşecektin bu gün,
Neredeyse sızım sızım sızlayacaktı ciğerimin köşesi!
Durduk yere yine...
Özlemelerin iskelesinde tek başıma oturmayayım diye,
Yordum kendimi tüm gün!
Önce toz, kir ne varsa yudum, yıkadım, yok ettim evimden,
Sonra sanki misafir gelecekmiş gibi
Tencereler dolusu yemekler yaptım ne zaman yerim bilmem.
Tam nihayet yine gittin aklımdan da yüreğimden de derken.
Kalbimin notaları çook eskilere götürdü beni,
Sana rast makamı şarkılardan ninniler söylerdim ya hani!
Elbette bütün ninnilerinin hepsi,
Ahmet Kaya'dan şarkılar, Yusuf Hayaloğlu'ndan şiirler değildi.
Sana rast makamından sözünü içime yuttuğum,
Bir sürü şarkının nağmelerini sunardım her biri, birer ninni gibi.
"Vuslatından gayrı el çektim yeter ey bî-vefâ
Dilfigar ettin beni şimden geru eyle safâ"
Ne de güze söylerdi Muazzez Abacı!
Sonra Nesrin Sipahi ile Nihavent Makamından
"Biraz kül biraz duman, o benim işte..." diyerek devam ederdik.
Daha da olmadıysa,
Kürdili Hicazkara geçer Mediha Sen Sancakoğlu'n dan,
"Bu ateşi sen yaktın içime, gel de sen söndür." diyerek
Beraberce ağlardık sen kollarımdayken.
Ağlayınca herkesin uykusu gelirdi zaten,
Uyu...
Yavrum...
Uyu...
Cemre.Y.

20 Temmuz 2025 Pazar

Bilemedim Sevmeden Önce Sevilmenin Değerini

...Bilemedim Sevmeden Önce Sevilmenin Değerini...
Hiç olmayacak bir zamanda,
Hiç de aklımda olmayan bir şarkıya denk geldim bu gece.
Bana bu şarkıyı hediye ederken bütün hayatımın hayali vardı gözlerinde.
Bilemedim sevmeden önce sevilmenin değerini,
Sevilmelerimin kıymetini bilemediğimdi.
Uçarı gençliğimdeki beni affetsin gençliğimin aşığı.
Sevemedimdi o zamanlar, beni benden çok seveni.
Cemre.Y.

14 Temmuz 2025 Pazartesi

Pazartesi

...Pazartesi...
Hatırlayamıyorum ki,
En son ne zaman küstürüldüm pazartesiye.
Oysa ne çok severdim bugünü yeni bir başlangıç diye.
İşim olsa da, işsiz de olsam mutlaka severdim pazartesileri.
Birkaç zamandır adı bölümü boş bırakılmış,
Hükümsüz bir kimlik gibi bendeki hükmü!
Geçer mi bilmem,
Hadi diyelim geçti lakin,
Eskisi gibi severek sevebilir miyim ki seni.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...