yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2025 Pazartesi

Kader

...Kader...
Üstüm, başım...
Sağım, solum...
Yanım, yörem...
Hep hayal kırıklığı!
Yetmedi mi ey tanrım...
Bu beni, hep ama hep, denemelerin?
Anladım ki aslında...
Benim kaderimi yazmayı,
Hiç istemedin.
Hep başka can kırıklarının kopyası!
Hep başka vazgeçişlerin yapıştırması!
Lakin olmaz artık, olmaz böyle.
Zira çok sabrım da kalmadı nihayetinde.
Günler, bana hiç de sormadan geçip gittikçe,
Ömür saatim geriye sarıyor nihayetinde!
Zaman desen, eski zaman hiç değil.
Ya yırt at, sana sunulan kader çizelgemi,
Yok hükmünde var say beni.
Ya da...
Bunu, bu kaderi ona, ben yazmadım ki,
Ne diye okuyup, yaşasın, yorulsun ki bu kulum de!
Yeniden, yaz kaderimi.
Cemre.Y.

8 Aralık 2024 Pazar

Kusura Bakmam Ben!

...Kusura Bakmam Ben!...
Hayat masalımdaki yolculuğumun
Kitabını yazdığım cümleleri,
Ezberden okuyor küçük beyinler!
Kusura bakmam ben yüreğini sevdiğim,
Yeter ki daha fazla üzülme sen.
Cemre.Y.

24 Kasım 2024 Pazar

Yüreğinin Rengi

...Yüreğinin Rengi...
Yüreğinin rengidir,
İçinden geçeni yazdığın kalemin mürekkebinin rengi.
Cemre.Y.

4 Ağustos 2024 Pazar

Ben Sustum, Şiir Oldu

...Ben Sustum, Şiir Oldu...
Her şey yazılabilirdi masmavi gökyüzündeki o bembeyaz buluta.
Ben sustum, şiir oldu.
Zira bu aralar gönlüm üzgün.
Cemre.Y.

21 Ocak 2024 Pazar

Hep Daha Az...


...Hep Daha Az...
Boşuna ölünce meşhur olmuyor yazarlar!
Konuştukları...
Sustuklarından,
Hep daha az da ondan.
Cemre.Y.

22 Ekim 2020 Perşembe

Artık Acıtmıyor


...Artık Acıtmıyor!...
Neyi fark ettim biliyor musun üstadım?
Ad koyucumun, 
Hiç acımadığı bebekliğimi,
Ve dahi! 
"Nefs'in vicdansızlığıdır!" diye bile,
Hiç düşünmeden, 
Hiç de yüksünmeden harcadığı,
Onca çocukluğumla, gençliğimin,
"Baba!" kelimesini affettiğimden beridir.
Artık acıtmıyor,
İlk adımın sürekli yüzüme vurulması.
Umarım haylice eğlenmiştir, 
Hayatımı uzaktan izleyen,
Kalubelamdaki kaderimi yazanım!
Ben de fena bir savaşçı değildim hani.
Cemre.Y.

17 Kasım 2019 Pazar

O Kadar

...O Kadar...
Ömrümün...
Yoğun bakım kapılarından geçerek geldim bugüne!
Bu vakitten sonra...
Artık hükmü yoktur hangi paslı anahtarın,
Hangi ağulu geçmişimin kapılarını açacağı!
Bu vakitten sonra!
Ben yazarım kaderimin cilvelerini,
En destansı anlarıyla...
O kadar!
Cemre.Y.

26 Ekim 2019 Cumartesi

Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk

...Bugün İlk Defa İlk Adımı Affettim Ben Çocuk...
Nicedir, ömrüme dair affetmeler kraliçesiydim güya!
Lakin tuzu sonradan eklenmiş pilav gibi tadı tuzu yoktu hala hiçbir şeyin.
Ya da ne bileyim, sıcak aşa katılmış soğuk su kokusu gitmiyordu burnumdan.
Bir türlü tadı damağımda kalamıyordu yaşadığım günün!
Bugün ilk defa...
İlk adımı affettim çocuk!
Çocukluğum boyunca gereksiz noktalarla söylenen gibi değil ha!
Bildiğin "Nurten!" olan adımı!
Yahut o komedi de yer alan, o manidar repliğiyle alay edildiğim gibi, değil yani.
Bildiğin...
Nurten!
Adımı...
O davudi ezan sesiyle okuyan babamı da affettim en nihayetinde!
Oysa o kadar kanıksamıştım ki,
Yeter ki onun adlandırdığı kaderi değiştirebilmek uğruna,
Kendime sunduğum Cemreyi.
Sonra vakitsiz öldüm ben bir yerlerde!
Acısız, ağusuz, anlamsız gömüldüm kabıma zor sığan tahta tabutumla!
Toprağın altı nefesti, sıcak, geniş ve rahat...
Lakin biçilen ömürler gibi sonu da böyle başlamalıydı ya hani!
Ellerinde birer altınlı, gümüşlü sırmalı defter...
Kanatları desen biri diğerine zıt rengarenk!
Gülümsedim...
Münker ve Nekirden başka...
Kim olacaktı ki bana öğretilen o öğretilerden!
Lakin ben yalan sevmezdim ya hani?
Adımı her sorduklarında...
Arama motorları kulağıma okunan o ezan sesleriyle eşleşmeyip,
"Hayır bu sen değilsin, adın ne?" diye başlıyorlardı yeniden!
Sorguya çekilmeye bile daha başlayamamıştım.
Sahi benim adım neydi?
Bugün ilk defa ilk adımı affettim ben çocuk!
Benim adım Nurten!
Ey Münker ve Nekir ve de bil cümle melekler!
Hani hatırlıyormusunuz?
O sizin hepinize birden yalvardığım o kara geceyi!
Sonra Cemre olup, od olup, yandım da, yaktım da lakin!
İman tahtamı bir okursanız...
"Namus!" yazar!
Ve...
"İlle de aşk!"...
Benim adım Nurten Cemre Yıldırım!
Var mı başka sorusu olan!
Zira...
Yoksa...
Şurada muhteşem bir ışık var güneşe ulaşacağım!
Melekli şeytanlı bütün kanatlı ve de kanatsızları ısıtır güneş.
Çünkü onun ruhu farklı.
Çoğu korkuyor ondan cehennemi anımsatıyor diye.
Oysa cehennem ve de cennet insanın içinde.
Hoş geldin ilk adımı dahi affettiğim yerden ey cennetliğim!
Cemre.Y.

30 Ağustos 2019 Cuma

Şimdi Gelme Zaten

...Şimdi Gelme Zaten...
Daha yeni...
Bütün hayallerimin enfesliği,
Sarımsak döveceğinde dövülmüştü dün gece,
Kötü bir adam tarafından fethedilmişliğim kızımın rüyasından.
Üstü kapalı misafire sunulacak şişmiş poğaçalar gibi belliydi,
Tadı, namı beğenilse de bünyeler tarafından,
İlle de bir kusurun aranıp bulunacaktı ille ki!
Nicedir bir alt katının kapısına konuşlanmış,
Sahipsiz o valizden şüpheliydi aslında!
Gelmişlerdi belli ki gelmesi,
Geldim denilen ümit edilesi o nefesler!
Kaç gün geçmiş, kapısını kimsecikler çalmamış,
O da çalmalara alışık değildi oysaki.
Mademki deniz soğuk ve kirliydi tam da bugün!
Evinde değiştirmeliydi iklimlerini!
Evladıyla, özgül ağırlığı,
Hayatına bolca iksirli lülüsüyle, iki kelam hasbıhal etti!
Karşılıklı kapanan telefonun bile sessizliğine gülümsedi.
Mademki bugün tatildi,
Sokağının tekeline yollanmaya karar verdi kadın!
Zınk diye önünde durdu bir oğulun kocaman gülümseyen yüzü!
Her iklimde,
Onu cennete yollayası duaları savurduğu onu doğuran anasının
Bu sefer selam bile durmadı ona ya, ona da aldırmadı,
Belki de o da geldiğinin anlaşılmasını umuyordu!
Zira, onun da kendince derdi başına buyruk ve çoktu.
En çok...
Sokağının sonuna kadar gidebildi kadın!
Döndüğünde…
Az önceki hayaline yeni bir roman yazarcasına bir delikanlı!
Derin'ini içine çekiyordu,
Bütün anlayamadıklarıyla, anlatamadıklarını.
Kavuştular!
"Özlemişsin beni hem de çoook!" dedi genç!
Sımsıkı sarılıp hıçkırıklarını susturmaya çalışan kadın...
Derin bir nefes çekerken bütün yokluklardan...
"Oğlu'm benim!
Kaç tane evladım var ki,
Biri kraliçe çıktı, doğurduğum,
Diğeri sen olan sanal anneliğim!"
"Gel ama! Bize gel!" dedi lakin...
Eminim...
O da, onca akraba yorgunluğuyla bana sarılınca...
İyi gelmiştir...
Çünkü benim,
"Senden başka oğlum olabilir mi ki benim evlat,
Elbette ki seni de özlerim!
Yavrucağım karnımdayken geldin sen...
Deprem deprem lülücanıma sarılırken ben,
Ömrüne en erkenden hayata fırlayıverdin anacığından!
Misal...
Vaktinde doğabilsen,
Tıpkı kızçem gibi burcun dahi hayatına ramak kala fark atacaktı.
Elbette özledim hepinizi..." dedi ve uzun uzun sustu kadın.
"Sadece...
Sanmalardan artık durulun, yorulun, vazgeçin!
Emin olun ki,
Ömrüme yeni bir mühür basabilecek kadar ömür edeni,
En çok, ben ifşa ederim!
Hoş geldin oğlum!
Hoş geldin...
Kapı önlerinde sigaraya sarmana gerek yok,
Merak etme, yine, ben, bendeyim!
Amma velakin değecek olsaydı son kere gitmelerime neden?
Yine...
Bir şiir önceki gibi hayallenir ve de uçar giderdim ben."
"Geleceğim halam!" dedin diye kapılarımı açık bıraktım ya ben...
Sen de gelmedin ki...
Gelme zaten...
Ama...
Anahtarımın yerini biliyorsun!
"Canının, yüreğini,
Bunca hissiyatla yüklediysem, şimdi gelme zaten!"
Cemre.Y.

18 Mayıs 2019 Cumartesi

Bazen

...Bazen...
Bazen,
Taş çatlar sabrının muhasebesinden,
Sabır tanelerim…
Ve bazen,
Yazdığın onca kelamın,
Nasıl olup da sen daha yazarken,
Notalarından kaybolabildiğini de biliyorum!
Bazen...
Bazen'leri...
Geç fark etmiş olabiliriz lakin!
Seviyoruz lan!
Biz seviyoruz en azından birbirimizi.
Sanırım şimdi "Sus!" vakti!
Cemre.Y.

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Ben Bir Adam Tanıdım

...Ben Bir Adam Tanıdım...
Resmi tatillerde bile mesaisini vermeden işçisine
"Bizde böyle işine gelmiyorsa yol orada" diyerek,
Çalışmak zorunda bırakan patronları da gördüm.
İş olmasına rağmen "1 Mayıs'ta bari dinlensinler." diyen işvereni de.
Çalışanın maaşını SGK bordrolarında eksik gösterip,
Vergisini eksik ödeyen patronları da gördüm.
Yanında çalışan emektarları için
"Bari emekli olduklarında rahat yaşasınlar,
Emeklilik maaşlarını eksik almasınlar." diyerek,
Ne ücret alıyorlarsa,
Kuruşu kuruşuna bordrolarına yansıtıp vergisini ödeyen iş vereni de.
Çalışanın maaşlarının,
Küsüratlarını cebe indiren patronları da gördüm.
Bütün küsüratları yukarı yuvarlayıp işçisine fazlasıyla ödeyen iş vereni de.
İş yerine, özel şoförünün sürdüğü son model jipiyle gelip,
Kasım kasım kasılarak,
Daha kapıdaki görevlisinden sayıp sövmeye başlayan patronları da gördüm.
Ekmek teknesine gelirken ofisine çıkmadan önce,
Bütün çalışanlarının halini, hatırını soran iş vereni de.
Kalem oyunlarıyla ortaklarının hakkını gasp eden patronları da gördüm.
"Aman be kızım kefenin cebi mi var, sakın hak geçirme kimselere,
Kul hakkıyla gitmeyeyim öte aleme." diyen iş vereni de.
Şimdi bu olanı biteni yazarken ben içinizden diyeceksiniz ki;
"Paragrafın patronlu başlarını hepimiz tanıyoruz da,
İkinci satırlarda bahsettiğin o iş veren nerede?"
Ben bir adam tanıdım,
Hem işçisi ekmek teknesinin ve hem de iş vereni yanındaki emekçilerinin
Ve de kendisine asla ve asla "Patron!" dedirtmeyen,
Keşke benim babam olsaydı dediğim ey insan,
Ey yüce gönüllü adam,
İyi ki dört yıl önce kapını çalıp senden iş istemişim,
Senin de...
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günün kutlu ve mutlu olsun, ellerinden öperim.
Cemre.Y.

30 Kasım 2018 Cuma

Eskidendi

…Eskidendi…
Hatırlayamıyorum ki,
Nicedir yüreğimin kanatları kırık,
Nicedir ayak bileklerim sancılı ya,
Nicedir konamıyorum hiçbir ciğere!
Ortalık yıllar yılı sürecekmiş gibi duran,
Plastikten bardağa isimler yazılan,
White chocolate macchiato dolu.
Biz mi?
Biz sevdalandıksa…
Nerede bir kumsal bulsak,
Hemencecik bir kalp çizer,
İçine de adlarımızın baş harflerini yazar,
Ortasından da bir ok geçirirdik.
Sonra hemen bir dalga gelip silerdi her şeyi.
Biz mi?
Biz sevdalandıksa…
Nerede bir buğulu cam bulsak,
Hemencecik bir kalp çizer,
İçine de adlarımızın baş harflerini yazar,
Ortasından da bir ok geçirirdik.
Sonra yeni bir yağmur fırtınası kopar,
Bütün camları yıkardı.
Olan…
Yüreğimize, olan ciğerimize olurdu.
Ama en azından bilirdik.
An denilen şeyin zaman aralığı kime ne kadarsa
Tam da o kadar…
Sevmiştik, sevilmiştik biz.
Eskidendi, epeyce bir zaman öncesiydi.
Ortalık yıllar yılı sürecekmiş gibi duran,
Plastikten bardağa isimler yazılan,
White chocolate macchiato dolu ya
Bir türlü de sevemedim ki onu ben!
Cemre.Y.

31 Ekim 2018 Çarşamba

Pastırma Yazı

…Pastırma Yazı…
"Şimdi şuraya yağmurlu bir İstanbul'dan…" diye bi şeyler yazardım ya
Sevmiyorum kendisini.
İstanbul'u değil be gözüm, yağmuru sevmiyorum.
Hele yalnızlığı, hele kararsızlığı, hiç mi hiç sevmiyorum!
Şimdi pastırma yazından çalıntı güneşli günler geçiyor ömrümden.
Her şey aslında, bir şeyleri umursamak ve umursamamaktaki o ince çizgide,
Yeni bir kader kapısını açan iki yüreğin
Aynı anda adım atması gereken bir sırdı... 
Ve sen…
Neyse ki o an…
Orada değildin, sen bana hazır değildin! 
Ben sensizliğin kapısından tek başıma geçtim de…
Peki ya sen, bensizliğin kapısından geçebilecek misin!
Bir sonraki kapıdan yalnız geçmeye niyetim yok çünkü…
Senle veya sensiz!
Ama kesin yanımda biriyle…
Cemre.Y.

4 Ağustos 2018 Cumartesi

Hikaye

...Hikaye...
Sık...
Çok sık kitap okurum…
Neredeyse her saniye hatta bazen bildiğim bir yolda yürürken bile...
Öylece bakar insanlar
"Şimdi bir cama veya duvara toslayacak veya bir çukuru göremeyecek” diye...
Yarım kalır duvara veya cama tosladığımda
Canımın nasıl yanacağının hayalinin sevinci ve yarım kalır
Bir çukuru göremeyip bacaklarımın havaya dikileceği anın hayali...
Ben hiç görmediğim kadar görebilirim kitap okurken,
Yolda yürürken ve altı üstü bir buçuk gözümle
Ve ben hep şort giyerim uzun veya kısa etek giydiğimde...
Çünkü okumayı bırakınca bile istediğim,
Benim biçtiğim mekanlarda
Vücut olur kitaplardaki her bir karakter ve her bir yer...
Bir insansa betimlenen hayatımın bir köşesinden
Şöyle bir geçip gitmiş biri olabilir mesela
Ve bir mekansa...
Hayatımda şöyle bir geçmiş bulunduğum bir yer...
Ve çok nadir bazen sezonu bitip geçtikten sonra meftun olurum bir diziye
Ama şöyle bir değil bu sefer baş karakterlerden biri olurum bende…
Ve baş karakterlerden biri olur “O” mutlaka…
Bugünlerde en sevdiğim yazarın, en sevdiğim kitabı elimdeydi
Bir de neredeyse hayatımdan öykülenmiş olan
O sessiz çığlıklı dizisi gözümde ve yüreğimde...
Şimdi ikisi de bitti ya...
Hala anlayamadım ben kimdim aslında ve o kimdi hangi karede ve hikayede...
Bulutların üzerinden hayatı seyretmek hala hayalim evet
Ama hala uçan bir balon olmaya kadar ilerleyememişim demek...
Konuştuğumdan daha çok suskunum aslında evet de
Herkes beni çenebaz sanırken sustuklarımı kim nereden bilecek!
Ve o kitaptaki kızın bir adı bile yoktu galiba...
Ya sessiz çığlıklar...
Hangisi daha çok yakışıyor acaba bugünlerdeki bana.
Cemre.Y.

25 Mayıs 2018 Cuma

Mecal

…Mecal…
Çok değildiniz ama…
Ara ara yıllar içerisinde nüksedip nüksedip…
Gribalime bronşit ekleyip,
Bronşitime de astımı kitleyip geçtiniz!
Yoksa yeniden,
Yine bir sevda nedir ki!
Yürek bu…
Salıversen bileğine bağladığın uçurtmanın ucunu,
Elbet ki kış biter, rüzgar diner, yağmur söner,
Bir gün bir bakarsın ki…
Gün bahara öykünür de,
Tohum toprağa filizlenmeye meyl eder de…
Bende artık ciğer kalmadı be güzelim!
Sen de gidersen…
Tedavülü çoktan geçmiş,
O ince hastalık olur sonum!
Doktorlar anti depresan yazarken daha bana
Ben sen yetmezliğinden verem olur ölürüm.
Yoksa sevdalık dediğin nedir ki "Aşk" olunur elbet de
Bu yürek maktüliyetlerimin cinayet şüphelisiyle dolu.
Hiçbirini ele vermedim.
Ama bir kere daha
Yeniden bu hayata…
Yine doğabilmeye yok mecalim!
Cemre.Y.

2 Nisan 2018 Pazartesi

Beni Soracak Olursan

...Beni Soracak Olursan...
Beni soracak olursan
Geçmişim şiir dolu.
Yazdım.
Bitti.
Cemre.Y.

14 Mart 2018 Çarşamba

Yazar Geçerim

...Yazar Geçerim...
Bir şiirlik hayatsın işte!
Madem öyle!
Yazar geçerim bende.
Artık bana ne,
Kimin neresinden neyi
Anladığından.
Var mısın?
Yoksun artık dolaylı tümleçlerimde!
Ben artık öznelerime,
Ben artık yüklemlerime bakarım,
Var mısın?
Yoksun.
Bana ne, fiillerden, zarflardan, edatlardan,
Elektrikler kesik!
Sıcak su torbama muhtacım!
Var mısın?
Yoksun.
Yazar geçerim bende.
Bir şiirlik hayatsın işte!
Sana da eyvallah!
Cemre.Y.

19 Ocak 2018 Cuma

Zemheri

…Zemheri…
Günlük güneşlik güzelim nisan baharını da
Açık havada sevgiliyle flört etmek yerine
Koltuk köşelerinde şiir yazarak geçirdik ya...
Artık zaman...
Zamanı hatırlama mevsimidir,
Hoş gelmiş ayların en yalnızı zemherinin o son demi!
Isınacak bir şeyler biriktirin hayatınıza.
Cemre.Y.

8 Ocak 2018 Pazartesi

Gölge Yazarlar

...Gölge Yazarlar...
Gölge yazarların gölgeliğini
Dahası üniversite öğrencilerine burs karşılığı
Şiirlerini sattırıp kitapları çok satılanlar listesinde yer aldığını
Biz sizden önce şiir yazan ancak!
Kendilerine şair/şaire yakıştırmasını sevemeyenler olarak
Çoktan keşfettik.
Elbette sizler kadar meşhur değildik
Elbette susturuldu sesimiz!
En örneklerinden birinin adını ifşa etsem deprem olurdu.
Bu durumu öğrendikten sonra
O güne değin edindiğim kitaplarını yeniden okudum!
Ve de hepsine yeniden çok üzüldüm.
Okunmak uğruna...
Yüreklerinden geçen onca kelamları satmış olmalarına!
Ama eminim onlar da
"Bende bu yürek var oldukça alasını da şiir ederim." diye diye
Avutmuşlardır kendilerini,
O anki yürek sızılarının
Aynı kelimelerle mısra edemeyeceğini nereden bilsinler!
Daha çok genç, tecrübesiz ve muhtaçlar!
Cemre.Y.

4 Ocak 2018 Perşembe

Kısa Şiir


…Kısa Şiir…
Şimdi sana yine şöyle güzel
Tumturaklı bir şiir yazardım ama...
Sen uzun şiir sevmezsin!
Neyse...
"Aklına gelişimin geçliğini
S…eyim!" diyeyim de kısa şiir olsun!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...