defter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
defter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2024 Perşembe

Söyle Sevgilim

...Söyle Sevgilim...
Söyle sevgilim beni soranlara,
Yalandı.
Yalandı diyebilecek misin?
Onu seninle görmüşler diyenlere,
Rüyaydı,
Hayaldi diyebilecek misin?
Sen beni böyle,
Bu kadar çabuk!
Gönül defterinden,
Silebilecek misin?
Cemre.Y.

18 Mart 2020 Çarşamba

Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!

...Neyse Diye Bir Yer Var, Eyvallah İle Ölesiye Kapışıyor!...
Şu sıralar...
Nasıl olduğumu soranlara,
Bu soruyu soran kendi kendime olsam da...
"İyiyim!" diyorum...
"Hatta,
"Hiç olmadığım kadar iyiyim!"
Zira artık...
Artıksız ve de fazlasız yaşanıyor şu ömür!
Düne çok geç kalınmış,
Defteri çoktan sürülmüş.
Ansa...
Teğet mi geçmiş gibi mi sanki!
Gelecek...
Gelecekse...
Salisesindeki yok oluş oranı belli değil!
Yeni açıklamalar için 00:00 a çok var ki....
Ertesi günümün ve de gecemin 23:59 una hapis!
Lakin...
Şu vakitlerde misal,
Ben ölürsem...
Dilimde aradığım o son telefon numarasının,
Gayette çeken o telefon teflonluğunda o mekanik ses...
"!Vıınnn, dıt, dıııtt!"
Hani mezarımda dillenmesin diye de...
Oldukça affedici şiirlerim vardı hani!
"Ben...
Seni...
Unutmak için...
Sevmedim" li.
Neyse...
Burnumun direğinde,
Boğazımın ilmeğinde,
Bir anason kokusu yığıldı hiç yoktan,
Hiç yoktan acılı şalgamın tadı dilimde,
Oysa...
Sadece...
En alt komşum mangal yakmıştı,
Beni hiç hatırlamadan!
Aslında...
Bütün ömrümün hikayesinin,
Bütün mütercimi buydu.
Ne sen duydun, ne o, ne de bir başkası!
Sen hariç!
İkinci,
Üçüncü,
Biz hariç...
Çoğul şahıslar sanki umurumdaymış gibi,
Hem de çoğulsuz!
Neyse...diye bir yer var!
Neyse hani ya?
Eyvallah ile ölesiye kapışıyor!
Cemre.Y.

18 Şubat 2020 Salı

Hiç


...Hiç!...
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
(Okurken idrak edelim lütfen,
"Yüreğim!" demedim!)
Bakıyor, bakıyor baktıkça tebessüm ediyorum.
Gülümseyişim bile farkında değil,
Buruk mu, yoksa muzip mi?
Öylece konuvermiş dudağımın kenarına.
Bu yeni bir ömür defteri değil,
Lakin eski de değil.
Kar beyazı da değil rengi üstelik!
Fakat hazan sarısı da değil.
Belki birkaç cümle şiir ederim diye,
Sayfalarını çeviriyorum hızlıca lakin,
Ne karalanmış, ne de silinmiş daha önce!
Sanki hiç doğmamış,
Sanki hiç doğurulmamış,
Sanki hiç doğurmamışım!
Öylesine rahvan.
Önümde kalbim kadar temiz,
Tertemiz boş bir sayfa...
Sanki yüreğim hiç olmamış gibi,
Hiç yoğrulmamış gibi boş...
Sahi sen!
"Eyvallah!" ile,
"Hoşça Kal!"ın ölesiye kapıştığı o...
"Hiç!"liği, bilir misin?
Bilme zaten!
Cemre.Y.

12 Ekim 2019 Cumartesi

Durduk Yere

...Durduk Yere...
Bir vakit sonra eski defterleri de yakıyor insan.
İçinde kurutulmuş güllerle,
Kurutulmuş papatya yaprakları olsa bile.
Sonra durduk yere...
Yıllardır boş duran ikinci sandalyeyi yakıyor insan.
Durduk yere oturup saatlerce,
Hiç gelmeyeni beklediği o sandalyeyi kırmızıya boyayıp,
Sehpasını gök kuşağı renklerine daldırıyor,
Ve durduk yere bir hamak yapıyor kendine,
Yumuşacık minderli, rengarenk yamalı bir hamak.
Biraz daha yeni hayalimiz olsa da güzelce sallandırsak.
Cemre.Y.

10 Eylül 2019 Salı

Gelişi Güzel

…Gelişi Güzel…
Kusursa, sen o kusuruma, iyi bak sevgili…
Hiç öyle aruz vezni kalıplarına sığdırmaya uğraşamam yürek dizelerimi!
Beyitlerimi ergenliğin verdiği platonik heyecanlarıma hediye ederken,
Akrostiş şiirlerimiyse kim bilir hangi lise defterinin arasında unuttum ben.
Hani şöyle ölçülü, vezin'li şiirlere kafa yormayıysa,
Edebiyat öğretmenimin, tam da rahmetli anam gibi…
"Sen buna şiir mi diyorsun yani,
Aç da, iki kelam Bediüzzaman Risale İ Nur oku!" dediğinde vazgeçmiştim!
Zira bütün çocukluğum, ergenliğim,
Genç kızlığım,
İki dudak arası kaderimin nedenini onlarla aramakla geçmişti.
Yani öyle keşke kalıplara sokmaya falan çalışmasaydın beni,
Önden önden yargılamasaydın bi!
Garipçiler gibi serbest ölçüde, gelişi güzel, severdim ben seni.
Yani öyle böyle de değil ha!
Allah ne verdiyse denilen cinsinden.
Hani olur da bir gün birini sevmeyi gerçekten denersen,
Geçmişinde bırak kafiyeleri, uyakları, redifleri.
Gelişi güzel sev yani.
Kışın can eriğine aşer misal, tatlı şeyler sevmediğim halde,
Şeker pudralı kreması bol çileğe misal.
Yazın, portakal,
Mandalina kabuğu kızart misal,
Kuzine sobanda ayağında yün çorapla yatarken.
İlkbaharda güz yaprakları savuştur ellerinde,
Böyle çıtır çıtır hayat geçsin ellerinden.
Sonbaharda da, yeni yağmur çiselemiş de,
Taze biçilmiş çimen kokusunu çek içine.
Kusursa sen o kusuruma iyi bak sevgili…
"Sevgili!"dediysek de hani lafın sana gelişiydi
Yoksa ben bütün o sanal sevişgenlerin ta ebesini.
Lakin, belli ki hiç olmamış,
Hiç de olmayacak bizden, senden önceki yalnızlığıma bir sal beni.
Cemre.Y.

12 Ağustos 2019 Pazartesi

Bugün Pazartesi

...Bugün Pazartesi...
Bir yaprak daha eksildi hayat defterimizden
Bir sayfa daha hayal eklenirken.
Kırk beş yıllık geçmişi saymazsak
Bugün Pazartesi ve ben doğdum yeniden.
Cemre.Y.


10 Ağustos 2019 Cumartesi

Ama Yarın Bayram

...Ama Yarın Bayram...
Boşuna uğraştı biliyordu kadın, ama en azından, uğraştı.
Tek bir harf yazılmamış o defterin,
Bütün yapraklarının tozunu aldı.
Şöyle derin bir bayramlık, havalandırdı.
Çoktandır...
Artık sararmaya yüz tutmuş yapraklarını iyice havalandırdı.
Boşuna bir uğraştı biliyordu kadın!
Ama, en azından, uğraş-tı.
"Olsun!" dedi kadın kendi kendine gülümserken!
Hiçbir harf yazılmamışsa da, artık çoktan sararmış,
Tek bir harf yazılmamış kader defterine gülümserken.
"Olsun" dedi kadın.
"Yarın bayram, temizlenmek senin de hakkın elbette!"
Cemre.Y.

27 Kasım 2018 Salı

Hazan Yaprakları

...Hazan Yaprakları...
Meğer ne çok birikmiş ömrümün hazan yaprakları,
Yaprak ağacına küsmüş, dalı gövdesine dargın,
Gövde toprağına kırgın.
Yoksa suçlusu yok bu heba olan ömrün.
Mevsimdi, rüzgardı, yağmurdu hep bahane.
Vakit ömrü kırk dört geçiyor sevdiğim.
Ve bu hayat hikayesi bitmek üzere.
Hazan yaprakları çoktan çöpe atıldı.
Gel biz bu ömrü de yakalım,
Yazıp yazıp silmek, sonra üstüne yeniden yazmak yerine.
Kendimize yeni bir defter alalım.
Ve mevsimlerden sonbaharı,
Ve ille de zemheri ayazlı kışları da es geçelim olmaz mı?
Cemre.Y.

1 Ekim 2018 Pazartesi

Sevmeyi Hatırla

...Sevmeyi Hatırla...
Bir Eylül daha saklarız şiir defterlerimizin arasına...
Yani sonuçta yalnızlık da
Hele bunca alışılmışken kolay kolay vazgeçilmiyor.
Papatyalara da çoktan küsmüştük ya hani.
Şimdi kim bilir başka bir mevsimde güzel bir bahar gelir mi,
Daha sırada Ekim rüzgarları, Kasım lodosları vesaire varken?
Çoktandır sevdiğim çiçek adlarını da unutmuşum ya
Şimdi hiç yoktan gerek var mı yine sevmeyi hatırlamaya?
İlle de sonu ayrılık olduktan sonra.
Cemre.Y.

9 Ağustos 2018 Perşembe

Ruhsuz

...Ruhsuz...
Bir zamanlar gidenlerim uğruna gözlerimin yaşı durmak bilmiyordu...
Şimdilerdeyse her şeyi tamamlamış defterini dürmüş sarı sandığa gömmüşüm...
Ne giden umurumda, ne de tamamlanamayan, öylesine ruhsuzluğa dönüşmüşüm.
Cemre.Y.

15 Aralık 2017 Cuma

Ne Kaldı Geriye

...Ne Kaldı Geriye...
Peki...
Ne kaldı geriye?
Geçen güzelim günlerde
Paylaşılan geçmişlerimize dair
Acı tatlı hatıraları andıktan sonrasında
Son defterin son yaprağını,
Sarı sandığa özenle yerleştirip,
Bütün acıtan hatıraları
Küçük bir sandalla
Denizin dalgalarına savurduktan sonra
Evinize, yalnızlığınıza döndüğünüzde
Kaldı mı size de
Gözlerinizin ta içine yansıyan
Kocaman bir gülümseme?
Hiçbir şey kalmadı değil mi.
Neyse...
Yaşamamıştınız zaten!
Cemre.Y.

10 Aralık 2017 Pazar

Ay Dolunaydı

...Ay Dolunaydı...
Ay...
Dolunaydı.
Hem de 68 yıl önceki kadar,
18 yıl sonraki kadar
Büyük bir dolunay...
Daha beni
Kalubelamdan henüz almamışlar,
Anam, babam bile daha doğmamıştı.
Ay böyle bir dolunaydı.
Defterler açıldı.
Saçıldı.
Oldular,
Oldum.
Şimdi bunca yıl sonra
Ay yine dolunaydı.
Kalubelamaysa
Henüz ecele hayli vakti varmış kadar,
Ama yeter gayrı der gibi
Gelecek bir dolunay.
Koca bir dolunay!
Ömrümün sonrasını
Hiç tamamlayamadım hayalimce.
Kalalım mı,
Yoksa!
Yoksa yeni bir şiir daha mı,
Yeni bir hikaye daha,
Yeni bir öykünme daha mı yazalım,
Ama artık ben bu hayattan çok yoruldum,
Hani ay dolunaydı!
Cemre.Y.

Son Şiirim

…Son Şiirim…
O zamanlar,
Mademki odana poster asıyorsan
Yoldan çıkmış sayılıyordun!
Gündüzleri yaşıtım olan
Ergen beylerle beraber
Tommiks, Zorro okuyorken
Akşam üstleri
Dünyamı her seferimde yeniden çizen
Resimli şiir defterleri yapardım kendiciğime  
Anacım da Agatha Christie gibi
Buluverirdi hepiciğini sakladığım yerlerden.
Yırtıp yok ederdi resimli şiirlerimi hemen!
Yırtardım bende bütün Zorro'ları, Tommiksleri.
Yırttım sanıyorken hayatımın
Beraberindeki şiirlerimin hepsini!
Rahmeti bol olsun.
Cennet cennet turlar eylesin.
Meğer,
Tek onu en çok seveyim diyeymiş
Bütün ahlarının hepsi.
Gitmeden az önce ezberinden söylediydi.
Benim en güzel şiirim
İlk'im sendin Anne'm
Sonra kızım doğdu.
Son'um oldu.
Son şiirim.
Cemre.Y.

12 Kasım 2017 Pazar

Hıdırellez Zamanı

...Hıdırellez Zamanı...
Şimdi sana dairli şiirlerimin
Defterlerini tek tek dürüyorum.
Son'umuza ramak kala
Şimdi bütün şiirlerimin,
En kıyılılamayasıcalarına!
Kıyama duruyorum!
Yakmıştım halbuki
Zamanında diğerlerini de!
Tam olmadıydı demek ki.
Ama bu sefer!
Evliyalara, enbiyalara,
Sahabilere, yarlara,
Yar'dan uçuran yarenlerime...
Hatta daha da yatırlara adanan
Rabb'be havale,
Rengarenk...
Hıdrellez zamanı,
Her hatıram birer kırmızı kurdele!
Oysa epeyce çokça zamandırlık
Epeydir de artık dilenmeyen
"Dilek bu ya!" lar!
Kısmet olmadı bunca zamanlar.
Şimdi hepsi tek tek sürülüyor ömrüme
Sağ olasıcalar!
Boynu bükük oysa her birinin...
"Daha da yaşar mı,
Ölür mü bilinmez!" li şiirlerimin.
Ölemeden ölen, mezarlarında
Apayrı birer mabutlar oysa hep bir,
Gül çiçek şiirler dolusu hayallerim.
Yüzyıllar var ki,
Derdim...
Gül mektubunun herhangi bir dalına
Şiir edebilmek değildi oysa!
Derdim, o şiirlerimi,
Gül toprağına kazıp,
Dilek niyetine, hıdırellez' e
Bir gün olsun gömebilmek değildi ki!
Derdim...
Koklarken sen beni...
Olur a!
Olur mutlaka!
Acılarımdan acıtırım canının ciğerini ya!
Ciğerimin kan kokusunu bile
Nefes nefes duyarsın da
Sen teksin ya, beni böyle duyma!
Ama bu sefer sen bari kaçma!
Yoksa ne ki!
Bembeyaz bir A4 kağıda
Tertemiz hayaller kurmak?
Ne ki...
Bizim zamanımızca
On beşlik hayallere...
Bir dere kenarına ev,
Evin içinde sevgi,
Sevginin içinde bir adam,
Adamın dışında
Birkaç lira,
Bir de şu yol çilesine mesele
Bir de araba çizmek!
Oysa ben hiç…
Henüz on beş yaşım olmadım.
On sekiz'ime değdiğimdeyse çokça ağladım.
Yirmi bir'im deyse,
Ömrümde ilk defa sevildim sandım.
Çok çocuktum daha çookk!
Biz'e çocuk diyenlere
Kör bıçaklar bileyecek kadar çok çocukmuşum
Kırkımda görüyorum!
Oysa daha yirmi altı'mdaysa
Kucağımda bir yosun gözlüyle
Bembekar kaldım!
Şimdiki zamanın evlenmeyi düşünmediği yaşta!
Hıdırellez diyorlar!
Ben o günlerin hepsini
Bayram zamanlarında
Evladımın bir çareli ama ona hep öğrettiğim gibi
Zamana ve her şeye inatlı bakışlarına
En önce kendiciğimi astım onun duvarlarına!
"Onu bari kurtar yavrun niyetine
Yorgunum be adam/İnsan!" yazsam...
Nasılsa kimsem okumayacak...
Gül dibi mezarlarım
Rahat uyusunlar yerinde bu seferde.
"Ama bu gece Hıdırellez!" deyip,
Onları kazmayacağım!
Gül dibi falan aramayacağım,,,
Gecemin ilçeme en uygunsuz saatinde!
Elbette bana yakışanı yapacağım!
Ne vakit kokulu bir gül'e denk gelsem
Bütün hıdırellezlerden
Dileksiz es geçtiğim için,
Haddimi bilerek sükut geçeceğim!
Bu sefer de böyle!
Cemre.Y.

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Yoksa Cennet De Mi Ağır Bedelli?


...Yoksa Cennet De Mi Ağır Bedelli?...
O vade...
Ecel denen defterin yolu,
Neden bu kadar çileli? 
Sakın bana cennet demeyin,
Yoksa cennet de mi ağır bedelli?
Cemre.Y.

24 Mayıs 2017 Çarşamba

Artık Unutsam Mı Seni De

...Artık Unutsam Mı Seni De…
Artık şiir yazmasam mı sana da?
Sen'li/ san'a dairlerimin,
Bana ilk bakan
O utangaç, çocuksu gözlerini,
Sakladığım gibi.
Sen'li/ san'a dairlerimin
Bana son kez bakan,
Pişman piç gözlerini
Sakladığım yere!
Küllerin tam ortasına yani…
Eriyik bir toz tanesi kalan o yangın yerime!
Gömsem mi geçmişimizi senle de.
Artık'mış sın gibi yani.
Saklasam mı seni de,
Kendi çoktan çürük, kesif, küf kokulu,
Adını insanoğlunun
Sadece aşık olduklarında
Hatırladıkları yürek denen mahzenime.
Sana dair…
Sensizliğe dair…
Ne varsa hepsini işte.
Bütün renklerin içinden
Mavi'yi!
Artık hiç sevmesem mi diyorum.
Yoksa?
Aynı şarkının…
Aynı nakaratını…
Kurutup yine saklasam mı
Eski defterlerimin arasına.
Ya da ilk defa…
"Toz duman
Ummanda el aman!" deyip
Uçsam mı yer, gök mavi ne varsa!
Artık hiç sevmesem mi diyorum.
Hem de hiç kimseyi bir daha!
Bu mu istedikleri benden!
Küllerimin en içi mi?
Oysa söz verdimdi ben,,,
Böyle de unutmayacaktım ama!
Yine sen bana bir tamam olamadınsa,
Mademki yine artık...
Unutsam mı seni de.
Mümkünü neyseyle!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...