…Ey Hayat…
Çok yakında yeni bir yıl daha geliyormuş
Duydun mu ey hayat!
Hala toprağın üstündeymişsin yani!
Yine kanacak mısın?
Tam kırk bir yıldır
Her sabah uyandığında kandığın o umutlu hayallere.
Merak etme!
Merak...
Etme!
Güneş bile vaktinin seyrü seferi dolunca gidecek yine!
Sen de gideceksin!
Hem de her gün biraz daha azalarak…
Sana yalvaran gözlerle bakan yorganından
Hayat karışacak hayatına!
Gittikçe daha çok yorulan,
Ölünen, kirlenen!
Herkes seni, olanlar olurken sustuğun için,
Vurdumduymaz sanırken,
Onlar çoktan unutmuşken her şeyi!
Ölü bir çocuk yüzü yapışacak sahiline...
Bir dilenci gelecek olmayacak anda iş yerine!
Suriyeli, çapraşık cümlelerle,
"Bena değil… Bebek… süt… kol… kalp… üşüyor!"diyecek.
Her zaman ki nahoş dilencilerden olmadığını
Gözlerinin ağlamayan yaşının ışığından göreceksin...
Standart cümleler sarf edilirken ona!
Sen cüzdanına koşacaksın fark bile ettirmeden.
Üstelik cüzdanında acilen'lere sakladığından dahi
Ona verecek bir şey bulamayacaksın.
Olmadık zamanlara
Sakladığın o son çareli, son kağıda ulaştığındaysa,
Çoktan gönderilmiş olacak.
Elinde Atatürk'ün...
Gittikçe herkese gücenen tek büyük resimli kağıtla
Öylece kala kalacaksın...
Sigara paketini kapıp sanki sigara içmeye gidiyor muşsun gibi
Sokak kapısını bulacaksın...
Olurdu ya adam yan dükkana girdiyse diye…
Sen sigaranın dumanını
Yağan kar tanelerine inat içine çekerken
Adam...siteyi aşar ardına bile bakmadan.
Tek bir yere dilenmişti meğer!
Söylesene hayat, çok mu mutlusun.
Bana hiç getirmediğin...
Kimseye de yeterince gelemeyeceğin
Bütün o Allah'sız yıllarından.
Zira sabah olmadı daha!
Öykümce herkese ayrı bir öykümle cevap verebilirim.
Ama bil ki ben senden hiç de memnun değilim!
Cemre.Y.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder