...Nasıl Anlatabilirsin Ki...
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreğinin sol anahtarının kalbi kırık tınılarıyla,
Bütün imkansızlıklar,
Bütün olasılıksızlıklara yenilmiş bir sızıyken beyninde,
Ve bütün doktorlar sana...
"Hani evin yansa!
Dönüp ardına bakmayacaksın,
Canını kurtarıp ardına bakmadan uzaklaşacaksın" dediğini!
Nasıl anlatabilirsin ki,
Senin için kocaman bir cennet diye hayallendiğinin,
Kendi cennetlerinde mutlu mesut sevişirken,
Seninse yıllar sonra bile beş duvarla hasbıhal ettiğini.
Nasıl anlatabilirsin ki,
Yüreği narin bir kelebek gibi boş duvara çarpıp duran,
"İlle de, illa!" diye her yeni gününe umut bağlayan,
Geleceğe hayallenirken, geçmişine hayıflanan,
Her ikilemde cebelleşirken gününü, an'ını kaçıran,
Zamanın zembereği bozulmuş ayarlarıyla,
Sek sek oynayan o küçücük kız çocuğuna nasıl anlatabilirsin.
Hayatın bildiğini okuduğunu ve en azından senin...
Bugüne dair geleceğe gerçek bir adım daha atman gerektiğini!
Lakin hayallerini unutmamalı insan!
Hayallerine sımsıkı sarılmalı tabi!
Tabi ki o hayalin başka bir sahibi yoksa.
Nokta.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder