24 Ekim 2019 Perşembe

Ruhum

...Ruhum...
Sevgili çocukluğum!
Ben hatırlayamıyorum kaç yüz yıl oldu,
Ruhumun nasıl olduğunun merak edilme hissini yaşamayalı,
Lakin eminim ki sen hatırlıyorsundur gün gibi.
İşte şimdi onunla topaç oynamaya gidiyorum ben!
Hatta bir kavanoz renkli misketim varken misket de oynarım.
Artık sek sek oynayamam belki,
Dizlerim ağrıyor zira!
Saklambaç da oynayamam hala,
Diğer çocukların birbirlerine gizli işmar etmelerini gördüm çünkü!
Nasılsa hep ben ebe kalacak, 
Nasılsa hep onlar "Sobe!" diyeceklerdi.
Ve yakan top da oynayamam misal!
Hiç can tutamam gözlerimi sımsıkı yummaktan.
Gözlerimin önünde iki göz belermiş gibi gelir zira!
Ama sevgili çocukluğum!
Ruhumun nasıl olduğu soruldu ya bugün!
Topaç oynamaya çıktı ruhum...
Rengarenk renkli misketlerle ruhumu mutlu ediyorum.
Demek ki ne vakit az kalırsan, 
O kadar ekleniyormuşsun kısmı,
Bir tık ciğerimi yaksa da, benim de olayım bu!
Gayri "Eder!" i, "Değer!" ini aşmışsa meğer...
Geçip gitmeli zaman sayacının zembereği.
Ruhumsa merak eylenen kaç yüz yıl sonra!
Lakin...
Ruhum önemli.
Evet...
İyiyim ben!
Ruhum iyi yani
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...