12 Nisan 2017 Çarşamba

Yokluğunda

...Yokluğunda...
Yokluğunda...
Eksik kalan yaş'larını topluyorum kara kıştan.
Sana artık çok fazla gelen yaş'larımıysa
Kana kana su içmek isteyen bir serçe gibi
Suyla beraber donmasın diye
Damla damla içime akıtıyorum.
Yokluğunda…
Eksik kalan sevgi’lerini topluyorum hayattan,
Sana artık çok fazla gelen sevgi’miyse
Doya doya özgür olmak isteyen çocuklar gibi
Mülteci bir kaçakçılıkta sahillerime vurmasınlar diye
Kaderimin dikenli tellerine razı içime akıtıyorum.
Yokluğunda…
Yokluğunda be hey ana!
Ömrüm boyunca…
Eksik kalan savaşlarını topluyorum dünyadan,
Sana artık çok fazla gelen savaş'ımıysa
Kurşun askerkercilik oynayan hırçın bir devlet gibi
Ocağıyla beraber sönmesin diye bayrak bayrak içime akıtıyorum.
Yokluğunda, merak etme be ana!
Ölmüyorum sana…
Ama hayata her gün biraz daha geç kalıyorum!
Hiç ölemedim ki ben sana şöyle doya doya!
Eksik eteğim hala ne de olsa.
Küsüyorum hala hayata!
Zira…
Sen benim son umudumdun.
Karşılıklı bir sevda’ya…
Olası başka bir hayatımaysa çoktandır yoksun!
Bir oğul da doğuramadım sana bile zaten…
“Vatan sağ olsun!” lu…
Ölüyorduk, ölüyoruz!...
Hep beraber içimizden içerimize.
Edip Cansever’in dediği kadar
Kısa bile değil artık hayat!
Artık evren sadece “An!”
Kuşlar uçamıyorlar artık,
Kanatları emin değil hiçbir yere!
Artık..
Martılar yerine ölü çocuk yüzleri vuruyor sahillere.
Ya da olmadık yere
Henüz üç yaşının parçalanmış cesedi takılıveriyor
Usulsüz balıkçı ağlarına
Ele güne yedi düvele haber ediyorlar
Sessizken, sensiz ne kadar dağıldığımı…
Sonra…
Sonra bombalar patlıyor ülkemin her yerinde,
Suçsuz onca insan bedeni parçalanıyor!
Her gün kızlarımız/kadınlarımız
Tecavüze uğruyor tenha yerlerde!
Yokluğunda…
Ben her gece ölüp,
Sonra doğuyorum her yeni güne inadına bir umutla!
Ana'm...
Sahi sen nasılsın,
Çoktan dünyandan bezmiş o yalnız galaksinde?
Zaman denen o el aman...
Oralarda ne alemde?
Anam!
Bari bu seferinde alsaydın ya beni yanına
Kaç gram yük ederdi ki aşkım sana!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...