2 Nisan 2017 Pazar

Yosun Gözlümün Günlük, Olağan Toplantısı

…Yosun Gözlümün Günlük, Olağan Toplantısı…
Yosun gözlüm ne güzel, günlük olağan rutin toplantısını yapmıştı,
Toplantı sonrası, kızlarla bir cafede oturup, hasbıhal ettiler.
Gerçi planda ailecek bowling oynamak vardı ya!
Kafasındaki sorular ve sorunlar, engellemişti o plana dahil olmasına!
Kalabalığın içindeki yapayalnızlığına gülümsedi,
Güncel dedikodulara "Hı hıııh!" dedi.
Herkes onu konuşup, gülüyor sandıkça o, içine içine biriktirmişti çoktan.
Herkes, pür neşe dağılırken o cafeden...
Etrafındaki hiç kimsesi...
"Yosun gözlüm...Çantanı unutma sakın!" demedi.
Unuttu da zaten.
O bile farkına, unuttuğu yerden, onca metrobüs durağı geçmişken varabildi.
En acil butonundan annesini aradı, belki önce kan kardeşini...
Sanki, o hep sırt çantasını bir yerlerde unuturmuş gibi…
Bilinçaltılı, baskılı o anlık panik depresifli acil plan eylemleri sundular ona!
"E, ne var ki bunda, bulursun, hemen mekana git, kesin oradadır!"
Hiç kimsesi...
"Korkma!
Ben zaten yoldayım!" demeyi akıl edemedi, ben de dahil.
Hiç kimsesi...
Algılayamadı, aslında unutmak istediğinin,
Sırtındaki o kamburunun olduğunu, ben dahil.
Yosun gözlüm...
Bir zamanlar kaybolduğum yolları buldu.
Gayba uğramak istediği o en ilk anını...
Alıverdi sırt çantasını sırtına, kimsesi yoktu kaybolduğunda!
Yine kimsesiz kaldı.
Sorsan herkes uğruna fedaydı!
Kimi sorsa...
Anası dahil çookk uzaktaydı.
En yakın, en yalnız başka bir cafeye daldı.
Bir bira ısmarladı kendine,
Kendine hayli yabancı gelen,
Herkesinin bir maça gittiği,
Yapa yalnız bir Cafe'nin
Yapa yalnız tek aykırılı sandalyede otururken.
İçine içine içerledi.
Aradı, yazdı, aradı,
Hiç kimsesi onu tam anlayamadı.
Çünkü...
Hiçbir zaman bütün değildi o...
Yarıma razıydı,
Çeyrek bile olmadığını hissetti yeniden!
Sanki öykünmüş gibi ilk gençlik yıllarıma...
Adım adım arşınlıyordu ilk gençliğimde geçtiğim
Bütün yolların, bütün kayboluşlarını.
Oysa onu en ilk kucağıma koyduklarında,
Üç kilo yedi yüz elli gram ağırlığında,
Tam tamına elli bir santim bir bebek bu!
Baştan şanslı doğdu bu Dünya'ya demişlerdi.
Ey benim en sevdiğim pazartesim,
Senle ilk göz göze geldiğimizde
Günlerden salı sabahı olmuştu çoktan!
Yürek isterdi ki...
Yüreğin gram dahi ezilmesin.
Ama seni dünyaya getirmekle
Fena bir şey işlediysem
Senden...
"Özür dilerim!"
Ama seni doğurduğum hiçbir an için pişman değilim!
Çünkü sen olmasaydın benim,
Yaşamaya devam etmek gibi bi anlamım kalmazdı.
Haydi şimdi sil o güzelim gözlerinin,
Yosunundan bütün imkansızlıklarını!
Sen değil, onlar kaybetti.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...