4 Nisan 2017 Salı

Sahi Sen Hiç, Seni, Ben Gibi, Sevdin Miydi Anne!

...Sahi Sen Hiç, Seni, Ben Gibi, Sevdin Miydi Anne!...
Sen hiç aşık oldun mu an-ne?
Hem de her biri, ayrı yerinden, ayrıldı mı?
Yüreğinin her bir köşesini.
Bir değil, iki değil hem de.
Hayatın boyunca tam üç kere…
Hep bir yerlerinden,
Tutundun mu hayatının,
Karmaşasına bu aşk ile.
Hep bir yerden, bu aşk sayesinde,
Seni yoldan çıkarmaya çalışanlara,
Belki senin bir hiçlikte,
Yok olmanı sağlayacak,
Parlak jelatinlerle,
Kaplamalı zengin hayatlardan,
Sonu kaldırım yosmalığında biten,
O uçurum hayatlardan kaçtın mı ha!
Her birinde, bir eksiğini,
Bir sevgi yoksunluğunu savmaya çalıştın mı?
Her birine binbir emek,
Binbir sevda sundun mu ki!
Biri… biriciğin olan bir parçasını,
Biri… çaresizliğinin çıkmaz sokaklarını,
Biri… hiç mi sevmedi seni…
Sen bir gün ansızın hiçbir sebep yokken
Belki kendince sebep çokken,
Sen onun yüreğinde bir kıymıklık!
Bir ufacık hayalcik bile,
Edemediğini anladığın an gittin mi ondan!
Sonra hepimize susup,
Sadece hayallerinden vazgeçip,
Yamaladın mı yüreğinin kırıklarını,
Yeniden ve eskisi gibi olabildin mi ki?
Anne bundan yirmi yıl önce,
Kendini mi görmüştün bende…
Yoksa hiç de bir bilemediğin,
Yürek yangısının insanı kor ettiğini…
Hatta hep var ama aslında,
Hiç “Yok” ettiğini biliyor muydun da
“Sevgi ne ki, yenilmez de, içilmez de,
Sen yarınını sana film gibi göstereni seç,
Yoksa…” deyip sustun hep!
Bak yine canım yanıyor ana!
Yüreğimin başka bir yerinden!
Ben hala öğrenemedim
Hiçbir şeyi bu sevda dene illete dair…
Tamam pes ettim de…
Hayallerimden vazgeçip,
Üzerlerini hala…
Tükenmez bir kalemle çizişim neden ki anne?
Sanki bir yerlerden,
Daha doğarken düşmüş olduğum
Gözüne mi gireceğim ki!
Anlasana ben diğerleri gibi olamıyorum.
Ben her şeye ve herkese rağmen,
Senin apak hamurunu,
Boyayamıyorum hiçbir renge!
Ne kendimce ve ne başkalarınca…
Anne canım yanıyor.
Senin hep korktuğun,
O karanlık sokaklara!
Girmeyi bile denemedim ben…
Kimse değil, sen bile değil!
Kendim korudum!
Kendimi bütün kahpeliklerden.
Hem de küçücük bir kıymık hayalcikler edinerek…
Sen benim bembeyaz tüllerden hayallerime bile,
“O yoldan çoktan çıktı” demişsin.
Beni zaten olmayan yüreğinden söküp atmışsın.
Ben hiç senin yolundan çıkmadım anne!
Şimdi düşünüyorum da…
Keşke küçük yaramazlıklarıma dediğin gibi…
Beni doğuracağına taş doğursaydın be anne!
Hiç değilse, bir duvara dayanak olurdum…
Keşke beni doğurmasaydın be anne.
Çocuk oldum, genç oldum,
Anne oldum, koskoca kadın oldum da,
Değil bir duvara,
Senin hiç var saymadığın,
Kendime zor dayanak oldum be!
Oysa ben, her aynaya baktığımda hep!
Gözlerimin değil sadece,
Göz bebeklerimin içine baktığımda
Öyle azdı ki içinin yıldız yıldız ışıltısı…
Ama hep başım dik, anlım ak oldum.
Ben sana eziyet hiç olmadım ki be anne…
Belki feryat figan ağlayışlarım,
İlk geceler sevgisizliğinizi hissettiğimdendi ha!
Sütüme bile ortak ettin,
Ciğerparem biricik kardeşimi…
Bir lastik eldiven,
Bir çöpten alınmış süt şişesi oldu biberonum.
Bir ölü bebecikten,
Arta kalan basma elbiseler oldu üstüm, başım.
Çocukluğumun mezar taşlarının,
Üstüne adak bırakılmış bozukluklar oldu harçlıklarım!
Ben doğduğumdan beri,
Senin bütün hayatının,
Bütün gözyaşlarına,
Hep ortak oldum da hiç soru sormadan!
Bak acıdan, çaresizlikten ölüyorum artık da,
Hala bir tek göz yaşın yok bana anne!
Bak bembeyaz tüllerden, bulutlardan
Kıpkırmızı gül yapraklarımdan,
Ulan hayallerimden vazgeçtim,
Bak ben artık kendimden bile vazgeçtim.
Zaten hep acı oldu, her hayalimin sonu…
Herkese göre...
Hep olamayacak dualara “Amiiin!” dedim de,
Olsun duası da güzeldi.
Ama vazgeçtim işte….
Sen hep ölüme yaklaştığında mı!
Sevecektin beni…
Sahi sen...
Hiç sevdin mi anne?
Beni hiç sevmeseydin,
Yeter ki, bana, ömrün, çok uzun olsaydı be!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...