...Pazartesilerim...
Oysa pazartesiyi ben hep
"Başlangıç ve şükür" olduğu için severdim,
Anlayamazdım insanları,
İşsiz güçsüz bunca insan varken
Neden işe gidiyor diye üzülür ki bu insanlar!
Milyonlarca ilan ilan iş arayan insan var ki
Akşam evlerine ekmek götürmeyi bırak!
Bakkal veresiyeyi hatırlatmasın diye
Sokak değiştiriyordular.
Hele ev sahibi eve geldiğini duymasın diye
Ayakkabılarını çıkartıp
Çorapla lambasız merdiven çıkıyordular!
Çocuktum daha...kapıcıydık biz...
Bir apartman çoğundan da zengindik yani
Çünkü...ekmeğimiz vardı ve kira ödemiyorduk.
Ödeyebilenlerin çamurlu ayaklarını
Lap lap basa basa geçseler bile
Paspas etmek karşılığı!
Ve ekmeğinin parasını bile bize borç yapanların
Karşılığıydı diyetimiz...
Belki bundandı...
Her pazartesi kolumda ekmek sepetim
Hayal ederdim...
"Dünya değişecek bugün!" diye.
Ekmeğin en sıcaklarını
Parasını bize bile ödemeyenlere
Götürdüğüm yetmezmiş gibi,
Daireleri karıştırmış gibi
Arada bir gazeteleri de
Onların kapılarına koyardım.
Haberleri olsun diye!
Sonra annemden dayak yerdim
Karşı komşu şikayet etmiş diye
Yav aldıkları dairenin borcu yüzünden
Bizden bile fakirdiler ne yapsaydım?
Yıllar sonrasında yosun gözlüm
O gün dünyaya geldiği içinle de sevdim.
Tuhaf daha birkaç ay oldu öğreneli,
Fazlası olmalı pazartesilerini sevmemin
Diyerek ararken buldum kendimi...
Meğer bir pazartesi çocuğuymuşum ben de!
Sevmeyin de göreyim.
Pazartesilerimin akşamlarını ve salılarını
Pek sevmem ben.
Pazartesi akşamı doğan yavrumu
Geç doğmuş diye bir kuvöze tıkıştırıp
(51 cm ve 3.750 gr doğan bir bebeği
Zorla tıkmak durumunda kalmışlar çünkü)
Bütün salı bana göstermeyen
Hain kadere on sekiz yıldır isyanlıyım!
Çarşambaları severim ama...
Onu pazartesi görmeyi umarken
İlk o gün gördüm yosun gözlümü diye.
Ama ille de pazartesi işte.
Hiç doktora gitmemiş anamın
Beni o gün doğuracak olmasının sevincini
Severim tam kırk yıldır.
Ancak akşam olunca
Kız evlat doğmuş olmamın
Hüsranını hiç sevmem.
Hele salısı büyük kayın validenin
Anamın başucuna gelip
"Ağa kızı kız doğurmuş
O da sigara kağıdı kadar!" diyerek
Anamı üzen o kabus günden hep nefret ederim!
Çarşambaları severim ama
Anam ilk yalnız kaldığında
Alnıma ilk öpücüğünü nakşetmişti.
Perşembe, cuma, cumartesiyle pazar
Zaten birer hayat senfonisi.
Cemre.Y.
"Başlangıç ve şükür" olduğu için severdim,
Anlayamazdım insanları,
İşsiz güçsüz bunca insan varken
Neden işe gidiyor diye üzülür ki bu insanlar!
Milyonlarca ilan ilan iş arayan insan var ki
Akşam evlerine ekmek götürmeyi bırak!
Bakkal veresiyeyi hatırlatmasın diye
Sokak değiştiriyordular.
Hele ev sahibi eve geldiğini duymasın diye
Ayakkabılarını çıkartıp
Çorapla lambasız merdiven çıkıyordular!
Çocuktum daha...kapıcıydık biz...
Bir apartman çoğundan da zengindik yani
Çünkü...ekmeğimiz vardı ve kira ödemiyorduk.
Ödeyebilenlerin çamurlu ayaklarını
Lap lap basa basa geçseler bile
Paspas etmek karşılığı!
Ve ekmeğinin parasını bile bize borç yapanların
Karşılığıydı diyetimiz...
Belki bundandı...
Her pazartesi kolumda ekmek sepetim
Hayal ederdim...
"Dünya değişecek bugün!" diye.
Ekmeğin en sıcaklarını
Parasını bize bile ödemeyenlere
Götürdüğüm yetmezmiş gibi,
Daireleri karıştırmış gibi
Arada bir gazeteleri de
Onların kapılarına koyardım.
Haberleri olsun diye!
Sonra annemden dayak yerdim
Karşı komşu şikayet etmiş diye
Yav aldıkları dairenin borcu yüzünden
Bizden bile fakirdiler ne yapsaydım?
Yıllar sonrasında yosun gözlüm
O gün dünyaya geldiği içinle de sevdim.
Tuhaf daha birkaç ay oldu öğreneli,
Fazlası olmalı pazartesilerini sevmemin
Diyerek ararken buldum kendimi...
Meğer bir pazartesi çocuğuymuşum ben de!
Sevmeyin de göreyim.
Pazartesilerimin akşamlarını ve salılarını
Pek sevmem ben.
Pazartesi akşamı doğan yavrumu
Geç doğmuş diye bir kuvöze tıkıştırıp
(51 cm ve 3.750 gr doğan bir bebeği
Zorla tıkmak durumunda kalmışlar çünkü)
Bütün salı bana göstermeyen
Hain kadere on sekiz yıldır isyanlıyım!
Çarşambaları severim ama...
Onu pazartesi görmeyi umarken
İlk o gün gördüm yosun gözlümü diye.
Ama ille de pazartesi işte.
Hiç doktora gitmemiş anamın
Beni o gün doğuracak olmasının sevincini
Severim tam kırk yıldır.
Ancak akşam olunca
Kız evlat doğmuş olmamın
Hüsranını hiç sevmem.
Hele salısı büyük kayın validenin
Anamın başucuna gelip
"Ağa kızı kız doğurmuş
O da sigara kağıdı kadar!" diyerek
Anamı üzen o kabus günden hep nefret ederim!
Çarşambaları severim ama
Anam ilk yalnız kaldığında
Alnıma ilk öpücüğünü nakşetmişti.
Perşembe, cuma, cumartesiyle pazar
Zaten birer hayat senfonisi.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder