22 Mayıs 2017 Pazartesi

Etme!

...Etme!...
Sanki yüzyıllar olmuştu birilerinin var'lığıma,
"Taa içisin yüreğimin" demeyeli
Durup düşününce, belki de hiç kimse,
Hiç karşılığı olmadan,
Bu cümleyi savurmamıştı ömrüme.
Zaten bana da hep ayrılık şiirleri denk,
Sevgili cümlelerineyse yazık gelirdi.
Oysa şimdi, şu yürek!
Gözlerinin yosun yeşilinde takılıp kaldı.
Gözlerim,
Kulaklarım,
Burnum,
Dilim,
Tenim.
Ona diyemedim ama…
Bu gece resmine dedim.
"Etme sevgilim!" dedim.
Bak zaten hüzünlerini topluyoruz
Ömrümüzün bütün hazanlarının.
Sonra, o gözlerinin yosununda kaybolurum!
O dudağının en buruk tebessümünde
Eririm de buhar olurum.
Sen gözlerimin derininde kaybolursun.
Dudaklarımda son mühür olursun.
Sana da, bana da…
Yapma bunu!
Biz'e gelince…
Aynı şehrin, ayrı zamanlar dilimiyiz biz!
Apayrı olasılıksızlıklarından birileriyiz sadece.
Aynı şehrin gurubuyla şafak vaktinde…
Issızca şiirleşmek kalıyor geriye.
Etme!
Hazır kurulmuş yüreğime çelikten alaşımlı duvarlar'ım!
Hiç bıkmadan…
Her sabah, her akşam, bana şiir yükleme.
Kurak toprakta papatyanın işi ne!
Kalbimin içinde filizlenme!
Yorgunuz be sevgilim,
Uyur kalırız bir yerlerde.
Öldü sanırlar bizi, hiç acımadan gömerler!
Seni de, beni de,
Biz'i de gömerler!
Etme işte etme!
Ama sakın şiir'e de küsme!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...