24 Mayıs 2017 Çarşamba

Siyah Gecenin Ertesinde

...Siyah Gecenin Ertesinde...
Ertesi gün hiçbir şey yapmadı kadın.
Şiir bile yazmadı.
Kalabalıklar arasından geçerken,
Issızca kitabını okuyarak evine dönerken,
Büyükçe bir kırtasiyeye uğradı sadece.
Kocaman bir tuval aldı kendine.
Bir şövale,
Fon fırçası,
Yelpaze fırça,
İnce uçlu yuvarlak fırça,
Yassı uçlu kıl fırça,
Ve spatül…
Spatüle dokunduğu anda!
Beyninde beliren
Bütün çağrışımları kovdu kalbinden!
Öylece, atıverdi onu, sepetinin en dibine.
Yağlı boyalara döndürdü bedenini.
Renkler!
Oysa ne kadar da güzeldiler!
Resim yağı ve terebentini almasını,
Peşinde dolanıp duran
Perçemleri gözlerine girdi girecek
Beyaz tenli o genç delikanlı tavsiye etti.
Kadın muzip bir gülümseme yerleştirdi yüzüne
*-İlla, bir şeyleri inceltmek
İlle de azaltmak gerek öyle mi?” dedi.
Genç delikanlı, kendinden gayet emin;
“İnceltip azaltmazsanız, çoğalamaz ki!” dedi.
Kadın sustu.
Gülümsemesi dudaklarında dondu.
O an, bütün hayatının en büyük yanlışını anlamıştı.
Öyle ya!
Hiç, ama hiç azaltmamıştı.
Hiçbir duygusunu!
Aksine hep!
Yoğun kıvamlıydı onun sevdaları.
Yutkundu, derin bir nefes aldı,
*-Şu perçemini gözlerinden çek çocuk,
Göremiyor muşsun gibi geliyor bana!” diyerek
Hayatındaki ikinci azalımına başladı.
Başka zaman olsa!
Aynı rahatsızlığı duymasına rağmen,
“O böyle mutlu oluyorsa!” deyip,
Tanımadığı bir insana bile asla karışmazdı.
İçi burkuldu.
Paletlere çevirdi gözünü!
Başparmağına iyice yerleşiveren
Büyücek bir palet aldı.
Renkler!
Bu koyu gri palette ne de güzel duracaktılar.
Delikanlı bitiverdi kadının dibinde!
“Vernik almazsanız, hiçbir renginiz sabit durmaz yerinde!"
Kadın, derin bir nefes alıp,
Hala sustu yine gülümseyerek
“La havle….” li o cümleyi söylerken içinden
Sepetine atıverdi verniği de!
Bu sefer “Kalsındı be!”
Kasaya geldi, varını yoğunu saydı…
Hepsi bozukluktu sayamadı!
Kasiyer;
“Kumbaraya veda gününüz müydü?” dedi.
Kadının dudaklarında,
Az öncesinden solmuş gülümseme
Öylece sustu…
Birkaç lirayı sonradan vermek üzere
Yoluna koyuldu…
Sonra evine geldi…
Ne kırmızıydı artık rengi,
Ne mavi.
Ne de sarı.
Ara renklerinse
Bunların karışımından oluştuğunu
Daha orta okuldayken
Öğrendiğini hatırlamıştı çoktan…
Kenarında duran zor günler
Tam da bugünlerdi.
Aldı kenarından,
O sadece yirmi lira olan parayı,
Yeniden koyuldu yola
En yakın tekelden üç bira aldı, evine geldi.
Emma Shaplin’in
Spente le stelle’sini açtı
Şövalesine tuvalini yerleştirdi,
Paletineyse bütün renklerini.
Peki ya şimdi?
Hiçbir renk artık onun değilken,
Hangisinden başlamalıydı!
Kadın…
Bütün renklerini
Yokluğuna savurdu paletinin!
Oysa resim yapabilmek
Onun şiirden daha çok hayaliydi.
Bunu da hiç kimse bilmiyordu ki!
Renkler savruluyordu,
Ve resim orada öylece ölü ve capcanlı duruyordu!
Kendim,
Ne kadar da güzeldim!
Ölüp ölüp!
Bir türlü ölemiyordum!
Yaşamdan gittikçe azalarak.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...