.jpg)
...Son Adres...
Hani çocukluğunun en unutulmaz çağında,
Kiracılarından biri olduğun o evlerden biri vardır ya...
Hani, odalarında en güzel hatıraların kalmıştır.
Pembe salıncağında kurduğun pembe düşlerinle,
Sabahları doğan güneş bambaşkadır.
Akşamlarıysa...
Gecenin kabuslu canavarları gelmezden hemen önce,
Yastığının altına sakladığın duaların hep çok başka!
Sokağından ötesini bile bilemezsin ya daha!
Hep gitmek istersin de...
Henüz cesaret bile edemezsin ya bir türlü!
Ya dönemezsen geri?
Ya bulamazsan evini ve içindekileri?
Bahçe duvarları hep kocamandır.
Ağaçlarıysa hep büsbüyük!
Senden yaşça büyüklerin göz hizasına yetişemezsin bir türlü.
Yine de...
Yüzyıllar geçse de üzerinden...
Özlersin.
Kavurur bütün ciğerlerini o özlemin ateşi.
Sokağının dışından korksan,
Dıştan artık çok öteyken...
Gecesinden korksan,
Günden bile artık çok ileriyken...
Özlersin işte.
Savrulur bedenin.
Ayakların küçücük numaralarıyla bütün mantığına isyan ederler.
An olup,
Zamansız,
Danışıksız,
Düşerler yollarına.
Sanki aşsalar!
Çocukluklarında onlara çok büyük gelen o yolları...
Tam olacaklar sanki.
Bu sefer, hiçbir çift ayakkabı bir daha da
Asla artık ayaklarını vurmayacak sanki!
Küçücük bir çocuksan...
Gittiğin her evden gittikten sonra,
O gittiğin evin odalarından birinde hep!
En sevdiğin kaldı sanırsın!
Alıp gelmeyi unuttum sanırsın!
Sandım yine.
Gittim yine bu seferde!
Seni,
Son bıraktığım yerde de
Yoktun işte sende.
Adresin değişmiş!
Mahallen hiç yokmuş!
Sokağının adını geçtim de
Binanın adı bile değişmiş!
Hatta seni beklerken
Yıldızlara dualar savurduğum pencerelerde
Bekleyenler bile değişmiş!
Sandım ki...
Seni sağ bulurum orada bari!
Hani...
En son seni, orada sağ bırakmıştım ya?
Sandım ki...
Beni sağ bulurum orada bari!
Hani...
En son beni,
Orada sağ salim emanet etmiştim ya sana?
"Gel" dedin.
Bende öylece geldim.
Yoktun!
Bu muydu son vedan bana be anne!
Bari bu sefer bari be ana
Olsaydın ya son adresimizde?
Cemre.Y.
Kiracılarından biri olduğun o evlerden biri vardır ya...
Hani, odalarında en güzel hatıraların kalmıştır.
Pembe salıncağında kurduğun pembe düşlerinle,
Sabahları doğan güneş bambaşkadır.
Akşamlarıysa...
Gecenin kabuslu canavarları gelmezden hemen önce,
Yastığının altına sakladığın duaların hep çok başka!
Sokağından ötesini bile bilemezsin ya daha!
Hep gitmek istersin de...
Henüz cesaret bile edemezsin ya bir türlü!
Ya dönemezsen geri?
Ya bulamazsan evini ve içindekileri?
Bahçe duvarları hep kocamandır.
Ağaçlarıysa hep büsbüyük!
Senden yaşça büyüklerin göz hizasına yetişemezsin bir türlü.
Yine de...
Yüzyıllar geçse de üzerinden...
Özlersin.
Kavurur bütün ciğerlerini o özlemin ateşi.
Sokağının dışından korksan,
Dıştan artık çok öteyken...
Gecesinden korksan,
Günden bile artık çok ileriyken...
Özlersin işte.
Savrulur bedenin.
Ayakların küçücük numaralarıyla bütün mantığına isyan ederler.
An olup,
Zamansız,
Danışıksız,
Düşerler yollarına.
Sanki aşsalar!
Çocukluklarında onlara çok büyük gelen o yolları...
Tam olacaklar sanki.
Bu sefer, hiçbir çift ayakkabı bir daha da
Asla artık ayaklarını vurmayacak sanki!
Küçücük bir çocuksan...
Gittiğin her evden gittikten sonra,
O gittiğin evin odalarından birinde hep!
En sevdiğin kaldı sanırsın!
Alıp gelmeyi unuttum sanırsın!
Sandım yine.
Gittim yine bu seferde!
Seni,
Son bıraktığım yerde de
Yoktun işte sende.
Adresin değişmiş!
Mahallen hiç yokmuş!
Sokağının adını geçtim de
Binanın adı bile değişmiş!
Hatta seni beklerken
Yıldızlara dualar savurduğum pencerelerde
Bekleyenler bile değişmiş!
Sandım ki...
Seni sağ bulurum orada bari!
Hani...
En son seni, orada sağ bırakmıştım ya?
Sandım ki...
Beni sağ bulurum orada bari!
Hani...
En son beni,
Orada sağ salim emanet etmiştim ya sana?
"Gel" dedin.
Bende öylece geldim.
Yoktun!
Bu muydu son vedan bana be anne!
Bari bu sefer bari be ana
Olsaydın ya son adresimizde?
Cemre.Y.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder