21 Mayıs 2017 Pazar

En Şefkatli Özürler

...En Şefkatli Özürler...
Özür dilerim ruhundan!
Seni hiç merak etmediğim için!
İlk defa “Hoşça kal” ın dokunduğunda kulaklarıma
Haylice de sarhoştum!
Kızıma ilk defa küfür etmiş,
Üstüne de “Siktir git evimden!” demiştim,
O da “Ben sensiz yaşayamam." demek yerine,
Ona tam on altı yıl boyunca,
Ona öğrettiğim gibi bana bile muhtaçsız,
Bana bile minnetsiz
Öylece çıkıp gidivermişti hayatımdan!
Seni tam olarak duyduğumda
O benden gideli tam tamına
Üç ay on altı gün geçmişti
O güne kadar da,
Bir tek özlemli nefesini dahi duyamamıştım
O küfrü edene kadar nefesim olanın sesini.
Dedim ya ruhundan özür dilerim
Seni hiç merak falan etmedim!
Sen sadece kavuşulması
Yokuşlu aşklarıma değil
Etimin tırnağına bile sestin.
Bencildim seni dinlerken!
Ben’din zaten!
Bana neydi, yaşından, yaşamışlıklarından,
Yaşanma ihtimali saman yığını hayallerinden.
Ben çığlık atıyordum buradan!
Sen duyuyordun hepsi buydu!
Ya çok özür dilerim çookk!
Öpsem geçer mi yüreğinin başucundan.
Affedebilir misin en azından beni?
Zira!
Artık aşka dair yorgunluklarımı
Değerlendirmelere bile
Alamayacak kadar yorgun ve pes-li geçişli
Durağımda yine karşıma sen çıkıverdin.
Halbuki artık çoktan kızım anneliğimi değilse de
Dostluk ve sırdaşlığımı özlemişti.
Hatta daha bu gün
“Anneee!
Bırak kahve yapmayı on dakika sonra gideceğim ben
Nolur beni biraz daha sen gibi sev!” demiş ve ben son benliğimi
Ona sarf etmişken ve artık hiç kimseyi,
Kızımı dahi aynı sevemiyorken
Sen çıktın karşıma yine neden?
Ne seveceğim biri kalmıştı oysa,
Ne de özlemim kadar eder birim!
Kalbimin bir odası artık hep kilitliydi işte!
Hani kilit uydursalar es kaza
Kendi cesetlerinin iskeletleri
Duvarlarıma cam kesiğinden
Gün sayarken buluvereceklerdi.
Yıkılacaklardı.
O kapı artık hep kapalı kalmalıydı!
Dirilen mezar hikayeleri gibi oluyordu
Birkaç gündür kalbimin odasından gelen sesler!
Korkuyordum!
Yüzleşmek istiyordum!
Kendi kilitlediğim o kapıyı
Yalnızken açmak istiyordum son kez!
Bir şarkının tınısı ağır aksak
Yükseliyordu gece yarılarıma
Daha önce hiç dinlememiştim!
"Placebo A Milion Little Pieces”
En normal sevgili günüme nihayet yalnız kalınca...
Cancağızımın kederlerini terastaki halıya serdim
Varsın bu gece de yüreğime mühürlenmesinler,
Kızımın bir türlü olamayan
Platonik sevdasını yine terasımdaki
Salıncağımda sallandırdım.
Ben ilk defa sana geldim.
Keşke sana hayran olan olsaydım da
Bütün hayranların gibi olsaydı
Senin dünyana açılan bütün pencerelerim!
Sadece açabildiğini görmekle hayallenen kadar olabilseydim.
Oysa sen kalbimin mahzeninden sesleniyordun bana
Ölmek istemeyen bir kelebek kanadı gibi!
Neden?
Kim bilir bensiz kaç kere daha öldün!
Bilsen ben yüzyıllardır yeniden doğuyorum!
Yoruldun mu çocuk!
Yoruldum...
Biter sandım sen hep içimdeymişsin!
Yanlış anlama ha sakın!
Aşık filan değilim sana!
Hayran da değilim üstelik!
Normal herhangi bir İstiklal Caddesi anketime denk gelsen
Seni sorsalar zaten benim, ne diyeyim ki derdim...
Ki zaten kimse de affedersin ama bir bok anlamazdı!
Ama...
Bana neydi!
Ah benim, bana bu bencilliğim!
Yav özür dilerim.
Sadece bir kere kalbimin içinin içini merak ettim
Bütün odalarımı es geçerek!
Cinsiyeti farklı olsa da benim kendime küstüğüm o yaşta
Küçücük bir çocuk gördüm...
İçim o çocukla o kız,
Kesin misket oynamış bir yerlerde, ya da yakan top.
Kız can’ları tutmaktan korkmuş hep!
Korka korka birkaç can ancak tutmuş!
Tutmuş onu da o çocuğa hediye etmiş!
Oysa çocuk bütün canları tutup
Cansız olanların hepsine hediye etmiş!
Can’ın bende hep kalmasın be çocuk!
Ben emanet canla pek yaşayamam!
Ki sende belli...
Yoksa!
Şu saatte kimselerimin görmediği
Kilitli kalbimin odasından neden ses edesin ki!
Yüreğinden öpüyorum yetmiyor çocuk!
İlk doğduğun andan başlasam,
Teninin cennet kokusundan itibaren.
Hani masallardaki gibi olsa
Herkes bir dilek dilese bütün meleklerden
Benim iki hakkım olsa...
Kızımın ve senin ilk anından itibaren
Ayrı karınlarda var olsanız bile
Taa ki siz başka, daha güzel bir dünyaya gidene kadar.
Yaralarınızı öpsem ayak uçlarınızdan
Kafanızın en bıngıldağına kadar!
Çocuk!
Çocukluğumuzdan da özür dilerim.
Yaralarının hepsinden
En şefkatli özürler ile öperim.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...