...Sen Bana Bakma Sevgili...
Sen bana bakma eyy sevgili!
Mitolojik tanrılarla
Antik çağlar kitaplarının kahramanlarıyla,
Agatha Cristie romanlarımın
En kabuslu kahramanları,
Geceleri hep yorganıma gelirlerdi benim.
Hatta hayattaki tek korkum
Fredyy Krueger gibi yanma ihtimalimdi.
Daha küçücük bi kızken,
Kalorifer dairesinin o sessiz karanlığında,
Eğer sınıfı geçemezsem
Bir sonraki seneyi okutmayacaklar diye!
On iki kişilik,
Artık varlığından bıkılmış,
Ultralüx masamın üzerinde,
Bacaklarımı da Jaws yiyemesin diye,
Bağdaş kurmuş tek başıma ders çalışırken,
Altından geçip giden farelerden biri durup,
Gözlerimin derinine bakıyordu her akşam.
İşte o zamanlar…
Tek tek bütün sayfalarında
Arıyordum kahramanımı Meydan Larusse ciltlerinin!
Bulamayınca da burnumu deliyordu,
Hayat Ansiklopedilerinin,
Matbaadan yeni çıkmışcasına derin kokuları!
Yukarı katlardaki dairelerde de kızlar vardı.
Onlar her ay hep değişen,
Moda ve magazinlerin sayfalarından sıkılmışken,
Kapı önlerine konmuş dergileri de alır,
Gezi ve tarih bölümlerinde,
Denizinin o yılgın iyotunu kokladığım Ölüdeniz'i,
Bulutların yere inmiş haliyle,
“Pamukkale” yi görmeyi hayal ederdim.
Bir de senin gözlerini…
Daha küçücüktüm, yalnızdım, korkuyordum.
Yılgın ışıkta solmuştu çocukluğumun gözlerinin feri!
Kuytuya inmişti nefesi.
Yine de inadına gülümsüyordum hayata!
Gelecekteki kahramanımdın sen benim.
Sen bana bakma eyyy sevgili!
Ne okusam,
Nereye gitsem değişecektin,
Yenilenecektin belli ki…
Hayalimdeki suretin başkalaşacaktı hep!
Ben hayata daima gülümserim ne de olsa
Yine bana kalacaktı gözlerin son hayalim.
Kahramanımdın sen benim.
Peki bunca yıldır hala neredesin?
Cemre.Y.
Mitolojik tanrılarla
Antik çağlar kitaplarının kahramanlarıyla,
Agatha Cristie romanlarımın
En kabuslu kahramanları,
Geceleri hep yorganıma gelirlerdi benim.
Hatta hayattaki tek korkum
Fredyy Krueger gibi yanma ihtimalimdi.
Daha küçücük bi kızken,
Kalorifer dairesinin o sessiz karanlığında,
Eğer sınıfı geçemezsem
Bir sonraki seneyi okutmayacaklar diye!
On iki kişilik,
Artık varlığından bıkılmış,
Ultralüx masamın üzerinde,
Bacaklarımı da Jaws yiyemesin diye,
Bağdaş kurmuş tek başıma ders çalışırken,
Altından geçip giden farelerden biri durup,
Gözlerimin derinine bakıyordu her akşam.
İşte o zamanlar…
Tek tek bütün sayfalarında
Arıyordum kahramanımı Meydan Larusse ciltlerinin!
Bulamayınca da burnumu deliyordu,
Hayat Ansiklopedilerinin,
Matbaadan yeni çıkmışcasına derin kokuları!
Yukarı katlardaki dairelerde de kızlar vardı.
Onlar her ay hep değişen,
Moda ve magazinlerin sayfalarından sıkılmışken,
Kapı önlerine konmuş dergileri de alır,
Gezi ve tarih bölümlerinde,
Denizinin o yılgın iyotunu kokladığım Ölüdeniz'i,
Bulutların yere inmiş haliyle,
“Pamukkale” yi görmeyi hayal ederdim.
Bir de senin gözlerini…
Daha küçücüktüm, yalnızdım, korkuyordum.
Yılgın ışıkta solmuştu çocukluğumun gözlerinin feri!
Kuytuya inmişti nefesi.
Yine de inadına gülümsüyordum hayata!
Gelecekteki kahramanımdın sen benim.
Sen bana bakma eyyy sevgili!
Ne okusam,
Nereye gitsem değişecektin,
Yenilenecektin belli ki…
Hayalimdeki suretin başkalaşacaktı hep!
Ben hayata daima gülümserim ne de olsa
Yine bana kalacaktı gözlerin son hayalim.
Kahramanımdın sen benim.
Peki bunca yıldır hala neredesin?
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder