22 Mayıs 2017 Pazartesi

Son Buluşma

…Son Buluşma…
Artık yokluğundan
Nefesim ciğerime yetemeyip
Dayanılmaz olduğunda!
Bahane bulamadı
Vücudumdaki beynimle kalbim...
Ya ölecekti gururundan
Yol olup yollarına serilmeyecekti.
Gururlu bir mezarı olacaktı bu sefer!
Öyle Zincilikuyu'da veya
Karacaahmet’te de değil ha!
(Şükür ki bedenim de,
Ruhum da henüz hiç satmadı kendisini!)
Nereye gömüldüğümse bana na-mühim.
Son bulurdu ömrüm.
Hiç biri, hiçbir şey umurum değildi.
Senin gülen gamzende
Bir kerecik daha boğula boğula
Yüzmeyi öğrenebilmek dışında!
Oysa daha neler yapmak isterdim,
Neler susmak gözlerinin kahve derininde...
Sende tam kırk yıl daha hatırım kalsın diye.
Kırmızı bir zarf buldum alelacele,
Bir de yazacak kalem!
Hiçbir sayfayı da
Yakıştıramadım ha yazacaklarıma!
Gururumdan
Harf harf eksilişimdi onlar ne de olsa!
Okumakta olduğum kitabın
Daha ortalarındaydım henüz...
Benim son kitabım sendin!
Rüzgarı delen, sesiyle ellerim,
Bir kere daha sen’i görecek olmanın
Heyecanıyla titreyerek
Yazdım mısralarımı...sana!
Oysa...
Gözlerimizin içi çarpıştığı an’da
Gülümsemiştin bana çoktan!
Bekliyordun!
Biliyordun!
Emindin sana yine geleceğimden.
Kalbindeki kelebekler
Dudaklarının kıvrımlarında
Çiçek toplarken, ben hala sana bi telaş,
Kırmızı zarfı hala tutuşturuyordum ellerine...
Ya beni ansız’lığımla bu sefer kabul etmezsen?
Hazırlıksızdım
Gelişimin sen’i bunca mutlu edişine!
Tescilletmek istiyorcasına!
Güzelim sol elinin,
Sağ elimden ruhuma ışık saçmasını bıraktırıp,
“Bunu bir hatun yolladı size?” deyiverdim
Sanki hiç kabulün değilmişim gibi!
Heyecanlı bir telaşla açtın zarfı
Benden olanı bile bile...
Bir çırpıda okudun;
"Hiç Yok!"luğun
Her geçen gün
Canımı daha fazla yakmaktan
Başka hiçbir işe yaramadı.
Yine unutamadım ben seni...
Yeniden...
Tanıdığım olur musun?
Ama seni seviyorum...”
Yazmışım!
Ben sana hep ayazmışım!
Daha nice kereler okursun
Benden sonranda kim bilir?
Ama her harfimi sana,
Anama verdiğim saç sözüm kadar,
Söz veririm!" dedim de...
Ellerin titreyerek yerleştirdin zarfa “
"Hımm tanımıyosun demek bu hatunu!
Güzel yazmış!
Ama sen hoş geldin.” diyerek yerleştirdin
Onu da bana bile saklı sandığına...
"İşin buydu!
Elbette her gelene
Gülümsemeliydin.” demeyeceğim .
Boşuna beklemesin hiç kimse!
Gerçekten gülümsedin,
İçinin ruhu, dola taşa!
Zira sen’in gül gülüşlü
O tek gamzende gizlidir!
Göremez herkes öyle!
Sonrası hoş...sohbet...
Bir ara...
“Çok özledim ben seni, çook!” dedim.
Ağzından kaçıverdi...
“Bende...bir de bana sor!” deyiverdim.
Sonrasını oldurabilen zamane kevaşesi gibi
Statik devre mülk diyalogları
Hiç ezber edemedik ki!
En mühimimizi, söylediğinde,
Pişman olmasın sonradan diye
Duymazdan geldik...
Sonrası cennet,
Hem de arada bir
Denk gelen güzel gülüşlü göz kırpışlara....
Sinemaya bilet almıştım oysa!
Yakınımda..
Yakınımda olamadığın anlarda,
Kitabımı okuyordum...
Sen çookk meşguldün,
Bölmemeliydim seni zira!
Bir ara sonramız geldi yine aklıma...
Ben sana hep şiirle gelip,
Hep şiirle gidiyordum ya
"Yine şiir mi yazıyorsunuz hanımefendi,
Burası…
İlham kaynağı oluyor değil mi size!" dedin.
Biliyordun oysa ben çok mutluyken
Şiir filan yazamazdım.
Zaten hayli dardı zaman...
“Yookk mirim!
Bu sefer ki düz yazı!
Hani bir gün roman yazarsam!” diyerek
Tebessüm ettim en buruğundan.
Zira o an...
Bir kadın...
Romanının arasında bir yerlere
Hece hece...
Harf harf…
Son imzasını atıyordu
Senin, bana, son, gülüşünün.
İlk ve son...ve son...öpüşlerinin...
Son'ar kere hatıralarını hatırlıyordu kadın.
Zira her dudaktan öpüş…sırra kadem,
Parmak izidir aslında…
Hele sol omuzuna son kez
Senin dudakların değdiyse…
Seni yeniden yaşamak isteyecek kadar,
Özlediyse…
Ben sana susuyorken, gülüyorken,
Harfler anlatıyordu bu seramoniyi...
O kadın da bendim…
Yüreğime mühürlerdim o son bakışını.
Sol omuzuma astım son öpüşünü…
Usulca kalktım yanından,
Ve gittim.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...