
...Daha Söylenecek Harflerim Vardı Sana...
Oysa...
Daha söylenecek harflerim vardı sana...
Sen uyurken yazılmışlardı.
Suya söyler gibi...
Bir ninni fısıltısıyla saçlarını okşarken ben,
Yanaklarından,
Sakallarına süzülürken parmak uçlarım,
Dudaklarının kıvrımlarına
Bir minicik kelebek busesiyle konacak harflerim vardı.
Gülümsemelerinin tam ortasına...
Kim bilir kaç gecenin bir yarısı,
Herhangi bir dakikası,
İki damlacık gözyaşıyla süzüldüler!
Sol göğsünün üzerine...
O, iki damla berrak, tuzlu su.
Sen sandın ki, bütün cümlelerimi duydun!
Gittikçe kısılan sesimdeki
Hecelerimi, kelimelerimi,
Sessiz birer ağıt olmuş dileklerimi...
Harflerimi!
Sen sandın ki hepsini çoktan duydun!
Ben...
Sen öylece,
Masum bir bebek kımıltısızlığında uyurken,
Kendime kıydım da!
Sana kıyamadım be güzelim...
Olur da duyarsın fısıltımı, harflerimi de,
Dudaklarını gülümseten,
Görmekte olduğun,
O tatlı rüya bozulur diye
Sustum!
Oysa...
Daha söylenecek harflerim vardı sana,
Kaç kez bitip yeniden,
Hiç bitmemiş gibi,
Hiç zahmetsiz seni,
Yeniden yine...
Seni hayatıma kabul edişim hep bu yüzden.
Belki artık söyleyebilirdim şu harfleri sana...
Ruhum bembeyaz tüllerle,
Yemyeşil kırlarda
Uçuşmanın hayalindeyken.
Mademki...
“AŞK” idi asıl masal,
Varsın hayallerim gerçek olmasındı
Ne çıkar?
Vazgeçtim...
Hem de kaç kere,
Bütün hayallerimden bir bilsen!
Belki sen...
Artık, başka hiçbir şey düşünmek...
Zorunda olmadığını anlayabilirdin,
Belki sen...
Senden razı olduklarımla bir ömür benim...
Sadece benim...
Kalabilirdin.
Oysa!
Sana diyecektim ki, bir ninni fısıltısıyla...
“Beni böyle sev, seveceksen!”
“Seni en güzel,
Ben sevdim be sevdiceğim!” diyecektim.
Diyemedim...
Bozulmasındı.
O, hayatın boyu sürecek uykun.
Ve sen öylece gittin.
Ve...
Sana dair bütün söylenemeyen harflerim,
Sonsuzluğun yıldızlarına asılı kaldı...
Uyuyamadığım bütün rüyalar gibi.
Cemre.Y.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder