25 Mayıs 2017 Perşembe

Terasımızdaki Salıncağımız

...Terasımızdaki Salıncağımız...
Bugünlerde,
Hem de tam da yazdan çalıntı, o günlerden birinde,
Ansızın...
Çorap örmeye heves ettim aklımca.
Öyle ya şimdiye dek hiç denemedimdi.
Her biri kendi cinsinden farklı kaderlerimin ağdan kozalarına
Numarısına göre çorap örmeleri ya!
Oysa benim tek hayalim...
Benden olsa olsa, ayaz gecelerinde sarıp sarmalanacak,
Boynunu koruyan bir atkı olabilirdi ancak!
Becerebilirdim de oysa deneseydim!
Ama benim hiç kimsem,
O kadarıma uğraşmaya dahi, değmedi.
Hiç örmedim bende.
Bilirim...
Heveslisi olmayınca, yaş doksan olsa da,
Öğrenemez hala insan!
Kimsemin başına bir tek çorap da örmedim bugünüme kadar.
Örmeyi bile denemedim, çorapsız olmalıydı olacaklar!
Bugünlerde...
Hem de tam da yazdan çalıntı o günlerden birinde,
Ansızın...
Buruk bir tebessüm ettim,
Umurum tası değil, kırk yıllık ömrüme,
Kırk kere hiç muhtaç olmadım ama!
Kadınlığıma da halel gelecek amma!
Hiç mi hiç konuşmadım.
Yeminli, yeminsiz pezevenklerle!
Valla!
Kendime bile sustum!
Hiç yoktan, terasımızdaki salıncağımızın eskimişti teğelleri
Yamulmuştu demirleri...
Tıpkı, kızımla hayatımız gibi tel tel,
Sırma sıra kopuyordular teğelleri.
Kardeşcağızım düzeltti demirlerini...
Kopuvermişti iplerinin zembereği.
"Sen dikersin be ablam,
Zaten sandığın gibi sağlam bile değilmiş ipleri” dedi.
Oysa ben, hayatıma dokunan her şeyimin,
Sağlam sanmıştım bütün iplerini!
Zaten onu da...
Yaşından önce ilk büyüdüğünde be yavrucağım!
Doğum günü harçlıklarınla sen almıştın!
Terasımızda yer ettiğinde o salıncak ben...
İkinci kere sana yetememiştim.
Daha küçümen yaşında onu sen almıştın!
Kırıldı diye ona bahane etmeyesin.
Sen bari, bana gelmelerine...
Sebepsiz yarınlı ertelemelerin olmasın diye,
Başkalarına göre bazen...
Bana göreyse her zaman!
Rakamsal hesaplar ya bunlar!
Anıları getiremiyor yerine diye,
Hiç becerememe rağmen!
Aldım iğneyi ipliği elime,
Biliyordum, çünkü kendimce,
İnsanlarımın başına çorap örmek hariç
Bütün anılarımı örebilirdim.
Gelmişine...
Geçmişine...
Hiç gelememişine...
Şimdi!
Dokunmayın bana, diktim bütün zembereği boşalmış salıncaklarımızı.
Şimdi sallanıyorum hatta uzun uzuun.
Sen bana geldiğinde, sen sallandığında, düşmeyesin diye!
Düş-me-dim!
Yosun gözlüm ben ömrümüzce kaç kere
Sen düşmeyesin diye düşmeleri göze aldım da ben!
Sen...
Sen..
Sen...
Diye diye en çokça kendime bile sustum
Ve caydım geleceğimden bilemezsin!
Çünkü anıları yoktu hiçbirinin
Sana, kopan salıncağını dikmeyecekti hiç kimsen
Ve hiç kimsen sarı saksını boyayıp,
Anneannenin anısına, ona,
Nisan ayında lale,
Mayıs ayında salatalık ekmeyecekti.
Ektim...hep gel diye.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...