...Ben Düşerken...
Ben birkaç kış ayazı cümlenden sonra
Silip atabilirim sandım seni, yüreğimin altın kafesinden.
Oysa sen şimdi,
Bir yaz akşamının gün batımında,
Bir kaç kadeh votka ve durmadan içtiğim sigaram kadar,
Gözlerimden akan
Bir kan damlası yaş kadar yakınsın sevdiceğim.
Oysa başladığın kadar kolay bitmeliydin...
Birkaç satır cümle, bir öpücük kadar kolay olmalıydı,
Bitişimize başlamak, senden gidebilmek,
Seni sonsuza dek bitirebilmek.
Senin ruhun kadar göçebe olmalıydı ruhum.
Bir çingene misali konup gidebilmeliydi yüreklerden.
Ah sen...
Bir daha sevmemeye ettiğim yeminlerimi,
Olmazlarımı yıktım seninle.
Sayende öğrendim olabiliyormuş...
Sensiz boğulurum sanmıştım,
Seninle de sensiz de nefes alabiliyormuşum.
Seninle nasıl yeni doğan bir bebek gibi atıyorsa kalbim,
Sensiz akciğer kanseri sanki yüreğim,
Tıkanıyorum ama atıyor işte.
Bitecek biliyorum bu sancılar
Bu yaralarda kabuklaşacak diğerleri gibi.
Ama hep "Bu sonum olsun,
Bu son yangınım olsun" demez mi insan.
Her şeyi yeniden, sıfırdan,
Hiç yoktan var etmek o kadar zor ki...
Hiç hazıra, hiç kolaya konmadım ben mesela...
Sen benim son gücümdün sevdiğim.
Hani zor olan daha güçlü kılar ya insanı,
Hani zirveye bir adım kalmışken,
Tam da ayağın kayarken bir dal kırıntısı bulursun,
Tutunursun ona son bir gayret sımsıkı,
O seni taşıyacak, o seni doruğa ulaştıracak.
O sana hayatı sunacak...
Ve sen onun verdiği hayatla zirveye adımını attığında
Yatacaksın sırt üstü gözlerin bulutlarda
"Başardım" diyeceksin,
"Senin sevdan çok geliyor bir yüreğe,
Kendilerini senden çoğu olabilir'e inandırıp, gidiyorlar",
"Sana hayatı anlık yaşamayı öğretemedik" diyenlere inat,
Son bir hayat gayreti ona sarılacaksın sımsıkı.
Ve o tek umut kırıntısı hiç yoktan "çıt" diye kırılıverecek
Hiç yoktan
Senin onu büyüttüğün kadar gözünde ve yüreğinde
Büyük sanacak kendini...
"Ben" diyecek,
"Senin hayata tutunduğun dal olmak istemiyorum" diyecek,
Kendini o uçurum kenarındaki zirvenin son noktası değil!
Kendini tek kalmaktan kurtaran ellerimde değil,
Bir meyve bahçesindeki herkesin bir el attığı,
Herkesin el salladığı bir dal sanacak,
"Çıt" diye gidiverecek avuçlarından.
Oysa bilmiyor...
Ben uçurumlardan derin kör kuyulara düşsem bile
Yara bere içinde, kan revan,
Kırıklar, acılar içinde de olsam bile
Silkelenir ve yeniden başlarım yolculuğa...
Sakın sanma sen kadar severim birini daha yeniden
Sevmeden seviyor insanlar bir öğrenebilirsem
Ya sen olursun oradaki
Ya da bu sefer ellerimin değerini bilen...
Cemre.Y.
Ben birkaç kış ayazı cümlenden sonra
Silip atabilirim sandım seni, yüreğimin altın kafesinden.
Oysa sen şimdi,
Bir yaz akşamının gün batımında,
Bir kaç kadeh votka ve durmadan içtiğim sigaram kadar,
Gözlerimden akan
Bir kan damlası yaş kadar yakınsın sevdiceğim.
Oysa başladığın kadar kolay bitmeliydin...
Birkaç satır cümle, bir öpücük kadar kolay olmalıydı,
Bitişimize başlamak, senden gidebilmek,
Seni sonsuza dek bitirebilmek.
Senin ruhun kadar göçebe olmalıydı ruhum.
Bir çingene misali konup gidebilmeliydi yüreklerden.
Ah sen...
Bir daha sevmemeye ettiğim yeminlerimi,
Olmazlarımı yıktım seninle.
Sayende öğrendim olabiliyormuş...
Sensiz boğulurum sanmıştım,
Seninle de sensiz de nefes alabiliyormuşum.
Seninle nasıl yeni doğan bir bebek gibi atıyorsa kalbim,
Sensiz akciğer kanseri sanki yüreğim,
Tıkanıyorum ama atıyor işte.
Bitecek biliyorum bu sancılar
Bu yaralarda kabuklaşacak diğerleri gibi.
Ama hep "Bu sonum olsun,
Bu son yangınım olsun" demez mi insan.
Her şeyi yeniden, sıfırdan,
Hiç yoktan var etmek o kadar zor ki...
Hiç hazıra, hiç kolaya konmadım ben mesela...
Sen benim son gücümdün sevdiğim.
Hani zor olan daha güçlü kılar ya insanı,
Hani zirveye bir adım kalmışken,
Tam da ayağın kayarken bir dal kırıntısı bulursun,
Tutunursun ona son bir gayret sımsıkı,
O seni taşıyacak, o seni doruğa ulaştıracak.
O sana hayatı sunacak...
Ve sen onun verdiği hayatla zirveye adımını attığında
Yatacaksın sırt üstü gözlerin bulutlarda
"Başardım" diyeceksin,
"Senin sevdan çok geliyor bir yüreğe,
Kendilerini senden çoğu olabilir'e inandırıp, gidiyorlar",
"Sana hayatı anlık yaşamayı öğretemedik" diyenlere inat,
Son bir hayat gayreti ona sarılacaksın sımsıkı.
Ve o tek umut kırıntısı hiç yoktan "çıt" diye kırılıverecek
Hiç yoktan
Senin onu büyüttüğün kadar gözünde ve yüreğinde
Büyük sanacak kendini...
"Ben" diyecek,
"Senin hayata tutunduğun dal olmak istemiyorum" diyecek,
Kendini o uçurum kenarındaki zirvenin son noktası değil!
Kendini tek kalmaktan kurtaran ellerimde değil,
Bir meyve bahçesindeki herkesin bir el attığı,
Herkesin el salladığı bir dal sanacak,
"Çıt" diye gidiverecek avuçlarından.
Oysa bilmiyor...
Ben uçurumlardan derin kör kuyulara düşsem bile
Yara bere içinde, kan revan,
Kırıklar, acılar içinde de olsam bile
Silkelenir ve yeniden başlarım yolculuğa...
Sakın sanma sen kadar severim birini daha yeniden
Sevmeden seviyor insanlar bir öğrenebilirsem
Ya sen olursun oradaki
Ya da bu sefer ellerimin değerini bilen...
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder